İdlip'teki kimyasal gaz mağdurlarına MSF'den ilk müdahale

Sınır Tanımayan Doktorlar'ın (MSF) Han Şeyhun (Khan Sheikhoun) saldırısı sonrasında 5 Nisan'da yaptığı açıklamayla, Bab el-Hava hastanesine getirilen 8 hastada nörotoksik maddelere maruz kalındığında gözlemlenen gözbebeğinde küçülme, kas spazmı ve istem dışı dışkılama görüldüğünü belirtmiş, hastalara ilaç ve panzehir sağlarken hastanenin acil servisinde çalışan ekibe de koruyucu kıyafet dağıtmıştı. Saldırıyı takip eden ilk günlerde Atme, Atme Charity ve Bab el-Hava hastanelerine getirilen kimyasal gaz mağdurlarını tedavi eden MSF ekipleri, bu süreçte Türk Kızılayı ile işbirliği yaparak Kızılay'a ilaç desteğinde de bulundu. Suriye’nin kuzeyinde 4 sağlık tesisini yöneten MSF, halihazırda ülkenin genelinde 150’nin üzerinde sağlık tesisine destek veriyor.

Saldırı sonrası MSF ekiplerinin yürüttüğü tedavinin ayrıntılarını içeren konuyla ilgili aşağıdaki haber, 9 Nisan 2017 tarihinde Habertürk gazetesinde yayınlanmıştır.

Habertürk, 09.04.2016


Sami Akbıyık / İstanbul / Özel Haber

"Yaralılar bombalanırız diye hastaneye gelmiyor"

İdlib'e düzenlenen kimyasal saldırının ardından Türkiye sınırındaki Atme Hastanesi'ne ilk gün 14, ikinci gün 26 vaka geldiğini söyleyen Sınır Tanımayan Doktorlar Direktörü Rebaudengo, sarin gazına maruz kalanların şoku uzun süre atlatamadığını belirtti.

Sınır Tanımayan Doktorlar'ın (MSF) Kuzey Suriye ve Türkiye Program Direktörü Massimiliano Rebaudengo, Suriye'nin İdlib kentinde sivillere yönelik gerçekleştirilen 'sarin gazlı' saldırının ardından Hatay sınırında bulunan Atme ve Bab el-Hava hastanelerindeki son durumu HABERTÜRK'e anlattı. Rebaudengo, yaralılarn Suriye'deki hastanelerin hedef alınması nedeniyle hastaneye gitmekten korktuklarını söyledi.

Kızılay - MSF işbirliği

Rebaudengo gözlemlerini şöyle anlattı: “Çocuk, kadın ve erkek her yaştan ve cinsiyetten kimyasal gaza maruz kalan Suriyeliler hastanelere geliyor. Bu durum her geçen gün artarak devam ediyor. Saldırının gerçekleştiği gün MSF'nin Atme Hastanesi'nde 14 vaka gözlendi. Ertesi günse 26 vaka daha tespit edildi. Bab el-Hava Hastanesi'nde 17 vakaya rastlandı ve 8'i tedavi edildi. Sınır Tanımayan Doktorlar'ın desteklediği Atmeh Charity Hospital'da da toplam 50 vaka tedavi edildi. Bu süreçte Türk Kızılay’ıyla işbirliği yaptık. Kızılay'a ilaç yardımında bulunduk."

'Gözbebeği daralması ve sinir sistemi kasılması'

Suriyelilerin, hastanelerin savaş uçakları tarafından vurulduğu için hastaneye gitmediklerini belirten Rebaudengo, "Evlerde tedavi almayı tercih ediyorlar. Ancak kimyasal gaz gibi saldırı durumlarında hastanelere gelmeleri gerekiyor” diye konuştu.

Kimyasal gaza maruz kalan vakaların 3 temel sorunla karşılaştıklarını dile getiren Rebaudengo şu bilgileri verdi: “Öncelikle gözbebeği daralması gözlemleniyor. Ardından sinir sistemi kasılması ve nefes alma problemleri oluşuyor. Kimyasal gaza maruz kalan yaralılar uzun süre şoku atlatamıyor. Biz sinir sistemi ve nefes alma durumlarını normale döndürmeye çalışıyor ve bir sonraki tedavi aşaması için hastanede misafir ediyoruz."

"Sınır Tanımayan Doktorlar olarak bölgedeki her hastaneye yetişmeye ve en az 2 doktorumuzla hizmet vermeye çalışıyoruz" diyen Rebaudengo, "Kimyasal saldırıya maruz kalan sivillerin ne şekilde tedavi edilmesi gerektiğini bu hastanelerde çalışan doktorlara gösteriyoruz. Biz de doktorlarımızla tedavi süreçlerini takip ediyoruz” ifadesini kullandı.

Yorum Yapın