Milliyet: MSF İspanya Başkanı Dr. Noguera ile röportaj

Bu yıl "Sınır Tanımayan Fikirler" temasıyla düzenlenen Brand Week İstanbul etkinliği kapsamında, Sınır Tanımayan Doktorlar (MSF) oturumu için Türkiye'ye gelen MSF İspanya Başkanı Dr. David Noguera, Milliyet'ten Dr. Ecz. Metin Uyar'a konuştu.

Röportaj: Metin Uyar - Milliyet

Dr. David Noguera birçok ülkede, küresel krizlerden etkilenen milyonlarca insanın temel bir insan hakkı olan sağlık hakkından mahrum kaldığını anlatıyor ve “İnsan sağlığını da küresel ısınma kadar önemsemeliyiz” diyor.

Geçtiğimiz hafta Zorlu PSM’de düzenlenen Brand Week İstanbul’a katıldım. Dünyadaki ilham verici isim ve projeleri buluşturan organizasyonun bu yılki teması “Sınır Tanımayan Fikirler”di. Bu kapsamda Sınır Tanımayan Doktorlar’ın İspanya Şube Başkanı Dr. David Noguera da “Sınır Tanımayan Doktorlardan İlham Veren Hikayeler” başlıklı bir konuşma yaptı.

2001 yılından bu yana farklı ülkelerde çatışma, beslenme krizi ve salgın hastalıklara bağlı acil durumlar gibi konularda çalışmalar yapan Noguera ile Sınır Tanımayan Doktorlar’ı konuştuk.

Sınır Tanımayan Doktorlar 1971 yılında Biafra’da yaşanan kıtlık ve savaşın ardından bir grup doktor ve gazeteci tarafından kurulmuş. Kurucularının amacı hızlı, etkili ve tarafsız biçimde acil tıbbi yardım sağlayacak bağımsız bir dernek kurmakmış.

Noguera “Temel insan haklarına göre hepimiz eşitiz. Dil, din, ırk, cinsiyet, cinsel yönelim ve siyasi görüş ayrımı gözetilmeksizin, haritalardaki fiziksel sınırlardan bağımsız olarak, dünyanın neresinde olursa olsun kaliteli sağlık hizmeti almak her insanın temel hakkı. Bu pratikte her zaman uygulanamıyor olsa da uluslararası bildirgelerle kabul edilmiş bir hak. Biz de bunun için çalışıyoruz” diyor.

Sınır Tanımayan Doktorlar’ın bu amaç için 150 farklı ülkeden, 45 binden fazla çalışanı olduğunu öğreniyorum. Üstelik bu kişilerin hepsinin doktor olduğu düşünülse de aslında multidisipliner bir ekipleri var. Örneğin ekiplerinde o bölgelerdeki insanların hikayelerini dünyayla paylaşan gazeteciler de bulunuyor.

“Türkiye ile de çalıştık”

Noguera gelirlerinin yüzde 90’ından fazlasının bireysel bağışçılardan geldiğini, bu sayede de bağımsızlıklarını koruduklarını anlatıyor: “Kaynaklarımız sınırlı olduğu için öncelikle ölüm oranının yüksek olduğu bölgelere ulaşmaya çalışıyoruz. Ve oralarda hayat kurtaran hizmetlere odaklanıyoruz. Bölgenin ihtiyaçlarına göre kimi zaman ameliyathane açıyoruz, kimi zaman besin ihtiyaçlarını karşılıyoruz.”

Noguera, “Bir yıldan fazla Ebola ile savaşımıza yardımcı olduktan sonra kendisi de Ebola’dan etkilendiği için hayatını kaybeden bir meslektaşımı hâlâ unutamıyorum” dedikten sonra ise bu süreçte çok cesur kahramanlarla tanıştığını da söylüyor.

Sınır Tanımayan Doktorlar 1992 Erzincan, 1999 Marmara ve 2011 Van depremlerinin de aralarında bulunduğu doğal afetlerde, geçici destek mekanizması olarak Türkiye’de de çalışmış.

71 ülkede 10 milyondan fazla tedavi

Edinilen bilgiye göre 2017’de Filistin’den Yemen’e, Nijerya’dan Orta Afrika Cumhuriyeti’ne, Yunanistan’dan Almanya’ya kadar 71 ülkede 10 milyon 648 binden fazla kişiye ayakta tedavi imkanı sunuldu.

2 milyon 520 binden fazla kişiyi sıtmaya karşı tedavi edildi. 2 milyon 95 bin kişiye salgın dolayısıyla kızamık aşısı yapıldı.

“Önlem almalıyız”

Dr. David Noguera birçok ülkede, küresel krizlerden etkilenen milyonlarca insanın temel bir insan hakkı olan sağlık hakkından mahrum kaldığını anlatıyor. Önlem almazsak bu durumun hepimizi etkileyen global sonuçları olacağını da vurguluyor ve bu açıdan sorunu küresel ısınmaya benzetiyor.  “Ancak günümüzde ne yazık ki insan sağlığını küresel ısınma kadar önemsemiyoruz” diyerek de buna şaşırdığını söylüyor.


Noguera'nın etkinlikte yaptığı konuşmayı izlemek için bu bağlantıyı ziyaret edebilir, Medyascope ile yapılan röportajı bu bağlantıdan izleyebilirsiniz.

Yorum Yapın