İnsanın insana ettiği kötülüğün son raddesinde anlık bir "Nefes"

“Kişiler en yüksek teknolojinin kullanıldığı, en uzman doktorların olduğu bir hastaneye bile başvursalar sorunları çözülmeyebiliyor çünkü işkence öykülerini paylaşabilmeleri için güven duymaları gerekiyor"

Sınır Tanımayan Doktorlar'ın (MSF) saha programlarında klinik psikolog olarak çalışmış olan Öznur Acicbe, kendi ülkelerinde veya Türkiye’ye göç esnasında kötü muameleye maruz kalmış göçmen ve mültecilere yönelik psikososyal ve tıbbi vaka yönetimi desteği veren İstanbul - Fatih'teki Nefes Rehabilitasyon Merkezi'ni Sivil Sayfalar’dan Erdal Aktaş'a anlattı.

28 Eylül 2017 - Resmi rakamlara göre Türkiye’de yaklaşık dört milyon ‘mülteci’ bulunuyor. Bu insanlar çoğunlukla ülkelerindeki savaştan kaçarak canını kurtarmaya çalışsa da, ‘vatanlarında’ ve göç yollarında uğradıkları kötü muamele ve işkenceyi benliğinde taşımaya devam ediyor. Öte yandan Yurttaşlık Derneği ile Sınır Tanımayan Doktorlar‘ın “Nefes” projesi kapsamında hayata geçirdiği kötü muameleden hayatta kalan göçmenlere yönelik rehabilitasyon merkezi, söz konusu insanlara psiko-sosyal ve tıbbi vaka yönetimi’ desteği sunuyor. Projenin koordinatörü Öznur Acicbe ile projeyi, rehabilitasyon merkezinin çalışmalarını, kötü muameleye rağmen hayatta kalan göçmenlerin durumunu ve sivil topluma düşen rolü konuştuk.

Özensiz yaklaşımlar, bazen önerilen tedavinin kendisi bile daha önce sözünü ettiğimiz yeniden travmatizasyona yol açabiliyor. Örneğin elektrik işkencesi görmüş bir vakaya hekim EMG isteyebiliyor…

Röportajın tamamını okumak için bu bağlantıyı tıklayabilirsiniz.

Yorum Yapın