Akdeniz - Arama ve Kurtarma (2018)

2018’de bölgede görev yapan MSF çalışanı sayısı: 12 | 2018 yılı harcamaları: 2,7 milyon avro | MSF’nin arama kurtarma faaliyetlerine başladığı yıl: 2015 | msf.org/mediterranean-migration

ÖNE ÇIKAN TIBBİ VERİ:

Gemide gerçekleştirilen 3.240 muayene

Aquarius gemisinde MSF’nin bir sağlık çalışanı, bir hastanın pansumanını değiştiriyor. Şişme botlardan sızan benzinin deniz suyuyla karışması nedeniyle, denizden kurtarılan birçok kişinin vücudunda böyle kimyasal yanık yaraları açılıyor. Fotoğraf: Kenny Karpov/SOS MEDITERRANEE.

2018 yılında İtalya ve diğer Avrupa ülkelerinin hükümetleri, dünyanın en ölümcül göç yolunda arama ve kurtarma faaliyetlerini bilfiil durdurdular.

Uluslararası Göç Örgütü’ne göre, 2018 yılında yaklaşık 2.297 kişi Akdeniz’de boğuldu ya da kayboldu. Bu ölümlerin büyük çoğunluğu, Libya, İtalya ve Malta arasında, hâlen dünyanın en ölümcül göç yolu olan uluslararası sularda gerçekleşti. Hayatta kalmayı başaran binlerce insanın denizde önü kesildi, bu insanlar AB’nin desteğiyle, uluslararası kanunlar ihlal edilerek Libya’ya zorla geri gönderildiler. Mülteciler ve göçmenler Libya’da rutin olarak istismar, işkence, sömürü ve insanlık dışı gözaltı koşulları ile yüz yüze kalıyor, bu da onların gerek fiziksel sağlığını, gerekse ruh sağlığını derinden etkiliyor.

Sınır Tanımayan Doktorlar (MSF) ve SOS MEDITERRANEE’nin birlikte çalıştığı Aquarius arama kurtarma gemisi 2018 yılında 3.184 kişiye yardım etti. Bununla birlikte İtalya’da yeni seçilen hükümet Haziran ayında sıradışı bir hamleyle İtalya limanlarını bütün mülteci ve göçmenlere kapattı, böylece kırılgan durumdaki erkek, kadın ve çocuk 630 yolcusuyla Aquarius’u denizde beklemek durumunda bıraktı. Gemi, yolcularını ancak sekiz gün sonra, 1.300 kilometre uzaklıktaki İspanya’nın Valensiya limanında karaya çıkarabildi.

İtalya’nın bu hamlesi Avrupa’da büyük bir şok dalgasına yol açtı ve Doğu Akdeniz’deki arama kurtarma faaliyetlerini felç eden tehlikeli bir örnek oluşturdu. Avrupa ülkeleri, Akdeniz’de hayatta kalarak Avrupa kıyılarına ulaşanlar için sorumluluğu paylaşacakları, sürdürülebilir bir çözüm bulmayı başaramadılar. Yılın geri kalanında bu insanlar ve onları kurtaran gemiler, bir seferlik anlaşmalara varılana kadar her seferinde günlerce, hatta haftalarca denizde bekletildiler.

Aquarius gemisi Ağustos ve Eylül aylarında daha fazla siyasi baskı altına girdi. Gemi, denizcilik kanunlarına ve teknik şartnamelere tamamen uygun olmasına rağmen, İtalya Hükümetinin baskıları sonucunda önce Cebelitarık sonra da Panama, Aquarius’a verdikleri bandıra ve sicil kaydını geri çekti. Artık bandırası olmayan Aquarius gemisi, denizde tehlike altındakilere yardım etmek üzere limandan ayrılamadı.

Katanya Savcılığı’nın İtalya limanlarında yasadışı atık taşındığına dair şaibeli suçlamalar üzerinden Aquarius’a el konulmasını talep etmesiyle, mülteci ve göçmenlere destek veren sivil toplum kuruluşlarını suçlu göstermeyi amaçlayan ve uzun zamandır devam eden kampanya Kasım ayında iyice sertleşti. Suç teşkil eden faaliyetlerde bulunduğumuza dair iddiaları, denizden kurtarılanların yediği yiyeceklerin artıklarından ve bu insanların eski kıyafetlerinden HIV, verem, uyuz gibi hastalıkların bulaşma riski bulunduğu şeklindeki savları derhal çürüttük, ancak siyasi amaçlı adli kovuşturmalar Aquarius’la gerçekleştirdiğimiz can kurtarma çalışmalarına devam etme ihtimalimizi iyice zayıflattı.

2018’in sonunda, MSF ve SOS MEDITERRANEE’nin Aquarius’la yaptıkları arama ve kurtarma faaliyetlerini sonlandırmak dışında seçeneği kalmamıştı.

Avrupa devletleri sorumluluklarından kaçıp yardım kuruluşlarının faaliyetlerini kısıtlarken, Orta Akdeniz’deki insani yardım krizi, uzun vadeli zorluklar ortaya çıkarmaya devam ediyor. Mülteciler, göçmenler ve sığınmacılar denizde boğulduğu ve uluslararası kanunlara aykırı bir şekilde Libya’ya dönmeye zorlandığı sürece MSF onlara ulaşıp tıbbi ve insani yardım sunmak için yollar aramaya devam edecek.

Kaynak: MSF 2018 Uluslararası Faaliyet Raporu

Yorum Yapın