Güney Sudan (2017)

2017’de ülkede görev yapan MSF çalışanı sayısı: 3.574 | Harcama: 74,3 milyon avro | MSF’nin ülkede faaliyete başladığı yıl: 1983 | msf.org/south-sudan | @MSF_SouthSudan

ÖNE ÇIKAN TIBBİ VERİLER:

1.154.600 ayakta tedavi

334.400 sıtma tedavisi gören hasta

47.200 hastaneye yatırılan hasta

11.700 yardımcı olunan doğum (bunların 240’ı sezaryen)

10.600 beslenme merkezlerinde tedavi edilen hasta

8.400 kasıtlı fiziksel şiddet için tedavi edilen hasta

6.000 büyük çaplı cerrahi müdahale

2.400 kala azar tedavisi gören hasta

Sınır Tanımayan Doktorlar (MSF), 2017 yılı boyunca Güney Sudan’da çatışmalardan ve salgın hastalıklardan kaynaklanan acil tıbbi ihtiyaçlara yanıt vermeye çalışırken mevcut sağlık programlarını da sürdürmeye gayret etti.

2013 yılının Aralık ayında Güney Sudan’daki çatışmalar yeniden patlak verince on binlerce kişi öldü ve yaklaşık olarak her üç kişiden biri evlerini terk etmek zorunda kaldı. 2 milyon kişi komşu ülkelere kaçtı, diğer 2 milyon kişi ise Güney Sudan içinde yer değiştirdi. 2017 yılında tesislerinin saldırıya uğraması ve bazı bölgelerde çalışmanın gittikçe daha tehlikeli olmaya başlaması yüzünden insani yardım kuruluşu çalışanları için güvenlik de büyük bir sorun olmaya devam etti.

MSF hastanelerde ve kliniklerde birinci ve ikinci basamak sağlık programları yürütüyor, yerinden edilen insanlar ve ücra bölgelerde yaşayanlar için topluluk içinde insani yardım faaliyetlerini sürdürüyor, acil durumlara ve salgın hastalıklara zaman kaybetmeden müdahale ediyor ve aşı kampanyaları gibi önleyici çalışmalar yapıyor.

Eski Fangak Hastanesi’nde MSF için çalışan bir ebe, geleneksel bir ebeye hamile bir kadına nasıl aşı yapacağını gösteriyor. Fotoğraf: Frederic Noy/COSMOS.

Büyük Yukarı Nil bölgesi

2017’de MSF, yıllardır şiddetli çatışmaların gölgesinde yaşayan Mayendit ve Leer idari bölgelerinde yetersiz beslenme oranlarının yükseldiğine dair bildirimler üzerine acil beslenme yardımı sağladı. Bunun yanında, cinsel şiddete maruz kalanların da aralarında bulunduğu yerinden edilmiş kişilere sağlık hizmeti vermek için Güney Sudanlı personelin de onlarla birlikte yer değiştirdiği bir sistem oluşturdu.

Personeli, sağlık merkezini birçok kere terk etmek zorunda bırakan ve sivilleri ormana sığınmaya mecbur eden çatışmalara rağmen MSF, Lankien’de kala azar (viseral layşmanyaz) tedavisi de dahil birinci ve ikinci basamak sağlık hizmeti sunmaya devam etti. Ekipler kolera salgınına da müdahale ettiler ve Lankien’de bir tedavi merkeziyle civar bölgelerde üç adet ağızdan rehidrasyon (sıvı takviyesi) noktası kurdular.

Muhalif güçlerin kontrolü altındaki ücra bir bölge olan Fangak’ta MSF, Eski Fangak Hastanesi’nin acil servisinde, ameliyathanede, yatarak tedavi veren beslenme merkezinde, ayrıca çocuk ve yetişkin tedavi bölümleri ile doğumhanedeki çalışmaları yürütüyor.

2017 yılında ekipler Phom yakınlarında bir ayakta tedavi kliniği açtılar ve Zeraf Nehri boyunca gezici klinikler çalıştırdılar.

MSF, Pibor’da Murle halkına sağlık hizmeti veren tek kuruluş olmayı sürdürüyor; Lekongole ve Gumruk’ta da bir adet birinci basamak sağlık merkezi ve iki farklı birinci basamak sağlık birimi bulunuyor. 2017’de hastalarımız arasında beslenme yetersizliğinin en yüksek düzeyi, bir önceki yılda gözlenen en yüksek düzeyden üç kat fazlaydı.

MSF’nin Pibor’daki kliniği 2017 yılında iki kere saldırıya uğradı ve ekip, faaliyetlerini geçici olarak durdurmak zorunda kaldı. Yukarı Nil Eyaleti’ndeki şiddetli çarpışmalar da iki MSF projesinin kapanmasına yol açtı. Ocak ayı sonlarında Wau Shilluk’ta hükümetle muhalif güçler arasındaki çarpışmalar, MSF çalışanları dahil buradaki insanları bulundukları yeri terk etmeye zorladı. Ardından MSF hastanesi yağmalanıp tahrip edildi; bunun üzerine ekip Kodok’a taşındı ve burada yerinden edilmişlere sağlık hizmeti sunmaya devam etti. Nisan ayında Kodok’a da saldırı düzenlendi ve MSF personeliyle hastalar, bölge halkıyla beraber Aburoc’a gitmek zorunda kaldı. Ekip burada bir saha hastanesi kurdu, hızla kurulan düzensiz kamptaki kolera salgınına müdahale etti ve ücra bölgelerdeki topluluklara bulundukları noktalarda hizmet ederek destek oldu.

Bir laboratuvar teknisyeni Benitu Sivilleri Koruma Bölgesi’ndeki MSF hastanesinde kan örneklerini test ediyor. Fotoğraf: Peter Bauza.

2017’nin sonlarına doğru, daha fazla insanın yerinden edilmesine yol açan çarpışmaların ardından MSF, Akobo ve Pibor Nehirleri kenarında, çok az sağlık merkezinin olduğu ücra köylerde yaşayanlara tekne kliniklerle sağlık hizmeti vermeye başladı. Bu dağınık yerleşim bölgelerindeki topluluklarda olabildiğince çok insana ulaşabilmek için MSF, birinci basamak sağlık hizmetini merkezi olmaktan çıkararak yerelde sunma modelini uygulamaya ve geliştirmeye devam ediyor.

MSF, Sağlık Bakanlığı ile işbirliği içinde Mayom Kasabası’nda bir klinikte HIV ve tüberküloz  tedavisinin yanı sıra birinci basamak ve acil sağlık hizmetleri de sunmayı sürdürdü.

Sivilleri Koruma Bölgeleri

MSF, 2013 yılının Aralık ayında şiddetten kaçmaya çalışan insanları korumak için o dönemde geçici çözüm olarak kurulan Birleşmiş Milletler Sivilleri Koruma Bölgeleri içinde sağlık hizmeti sunmaya devam ediyor. Çatışmaların başlamasından dört yıl sonra yüz binlerce insan hâlâ yaşam şartlarının kabul edilebilir standartların çok altında olduğu, düşmanca ve sağlıksız bir ortamda sıkışıp kalmış durumda.

Ülkenin en büyük Sivilleri Koruma Bölgesi olan, nüfusu 110.000’i aşan Bentiu’daki 160 yataklı MSF hastanesinde ikinci basamak sağlık hizmetleri, ameliyat imkanı ve cinsel şiddet görmüş kişilere yönelik destek mevcut. Yaklaşık 25.000 kişiye ev sahipliği yapan Malakal Sivilleri Koruma Bölgesi’nde MSF ikinci basamak sağlık hizmetleri ve ruh sağlığı hizmetleri sunuyor. MSF’nin ayrıca Malakal kentinde bir hastanesi var ve kuruluş civar bölgelerdeki ücra topluluklara da sağlık hizmeti veriyor.

Ekvatorya bölgesi

2016 yılının ortasında Ekvatorya bölgesi çatışmada yeni bir cephe hattı haline geldi ve yüz binlerce insan şiddetin artmasıyla evlerini terk etmek zorunda kaldı. Güvenlik sorunları, MSF’nin yerinden edilmişlerin insani yardım ihtiyaçlarına yanıt vermek için bölgeye, özellikle de hükümet kuvvetleriyle muhalif güçler arasında yoğun çarpışmaların olduğu şehir merkezlerine tam erişim sağlamasına engel oldu.

Yei’deki MSF çalışanları 4 Ocak’ta görev başındayken Güney Sudan ordu güçleri tarafından tutuklandı; çalışanlarımızın ikisi 27 Ocak’ta, diğer dördü de 31 Mart’ta serbest bırakıldı. Bu olay ciddi endişeye yol açtı çünkü söz konusu kişiler, ihtiyacı olanlara hayat kurtarıcı sağlık hizmeti vermek için büyük çaba gösteriyorlardı. MSF her şeye rağmen bölgede çalışmalarını sürdürmeye kararlı. Yei’deki ekip, şehirdeki iki klinikte temel sağlık hizmetleri sunuyor.

Mundri’de birinci basamak sağlık ekibi, anne ve çocuk sağlığına olduğu kadar cinsel şiddet görmüş kişilerin toplum içinde sürecek tedavisine de odaklanıyor. Yambio’da ekip, daha önce başlatılan HIV “test et ve tedaviye başla” programını uygulamaya ve yerinden edilmiş kişiler için gezici klinik hizmetleri vermeye devam ediyor.

Büyük Bahr el Ghazal bölgesi

Mart ayında MSF, Wau’da ve civardaki kırsal kesimde sağlık alanında hizmet veren başka kuruluşlar devreye girdiğinden dolayı, çatışmalardan etkilenen bu bölgede hizmet verdiği gezici kliniklerini kapadı.

MSF personeli Aweil Eyalet Hastanesi’nin çocuk sağlığı bölümünü ve doğum birimini idare ediyor; burada hastaneye yatış nedenleri arasında sıtma başta geliyor. Ekipler ayrıca, yağışlı mevsim boyunca sıtma tahlili ve tedavisinde beş sağlık merkezine destek veriyor.

Abyei Özel İdare bölgesi

MSF Agok’ta, bölgedeki tek sevk hastanesini işletiyor ve nüfusun 140.000’den fazla olduğu topluluğa, ameliyat imkanlarının da dahil olduğu birinci ve ikinci basamak sağlık hizmetleri veriyor. Uzmanlık gerektiren sağlık hizmet ihtiyacının artmasından dolayı MSF, 2017 yılında hastaneyi iyileştirmeye ve genişletmeye başladı. 2018 yılının ortalarında tamamlanması beklenen yeni yatarak tedavi bölümü 140’tan fazla hastaya yatış imkanı sağlayacak.

Sudanlı mülteciler

MSF Sudanlı mültecilerin yaşadığı kamplarda çalışmaya devam ediyor. Yida’da ekipler bir yatarak tedavi bölümü, yatarak tedaviye dayalı bir beslenme merkezi ve yenidoğan ünitesiyle hizmet verirken, HIV ve tüberküloz tedavisi de sunuyor.

Doro’da MSF, daha gelişmiş hasta bakımı ve enfeksiyon kontrolüne sahip yeni bir hastane inşa etti. Ekip ayrıca kitlesel bir aşılama kampanyası gerçekleştirdi ve sıtma vakalarını azaltmak için spreyleme faaliyetleri yürüttü. Buna ek olarak MSF, yakınlardaki Maban’da yaşayan 21.000 Güney Sudanlı’ya ayakta tedavi ve aşılama hizmeti sundu ve aşılama faaliyetlerini civarda muhalif güçlerin kontrolü altındaki bölgeleri de kapsayacak şekilde genişletti.

Kaynak: MSF 2017 Uluslararası Faaliyet Raporu

Yorum Yapın