MSF Tüberküloza Karşı Seferberlik Raporu 2020 yayınlandı

Rapor hakkında
• MSF'nin yeni raporunda, tüberküloza yönelik yeni ilaçlar ve testlerin insanlara yeterince hızlı ulaşmadığı ortaya konuyor.
• Rapor, 37 ülkedeki tüberküloz önleme, test ve tedavi politikaları ve uygulamalarına dair araştırma sonuçlarını paylaşıyor.
• 2014 yılında yayınlanan ilk raporda 8 ülkede kaydedilen gelişmeler izlenirken, 2015’te yayınlanan ikinci raporda 24 ülke ve 2017’de yayınlanan üçüncü raporda 29 ülke incelenmişti.
• COVID-19 salgınının, dünyanın en ölümcül bulaşıcı hastalığı olan tüberkülozun (verem, TB) test edilmesi gibi hizmetler üzerinde ciddi bir etkisi oldu.
• MSF, hükümetlere TB politikalarını Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) yönergelerine uygun hale getirme ve TB testi ile tedavisine hız verme çağrısında bulunuyor.

Cenevre, 16 Kasım 2020 - COVID-19 salgını, tüberküloza (TB) karşı küresel mücadeleyi olumsuz etkileme riski oluşturuyor. Sınır Tanımayan Doktorlar (MSF); hükümetlere TB test, tedavi ve önleme çalışmalarına hız verme ve fon kuruluşlarına da bu öldürücü hastalığa yakalanmış olan milyonlarca insanı teşhis ve tedavi etmekte kullanılacak yeni tıbbi araçlara erişimi arttırmak için gereken mali desteği sağlama çağrısında bulunuyor. 

MSF ve Tüberkülozu Durdurma Ortak Girişimi (Stop TB Partnership) tarafından yayınlanan raporda – Step Up for TB – hastalık yükünün yüksek olduğu 37 ülke inceleniyor. Kritik tıbbi yeniliklerin onlara acilen ihtiyaç duyan çok az sayıda kişiye ulaştığı, bunun sebebinin ise birçok ülkenin DSÖ’nün yeni yönergelerine uygun ulusal politikalar geliştirmediği aktarılıyor.

MSF Erişim Kampanyası Kıdemli Tüberküloz Politika Danışmanı Sharonann Lynch, "TB ile mücadeleye hız vermek yerine, COVID-19 nedeniyle bu konuda hız kaybetme riskiyle karşı karşıyayız", diyor. “Hükümetler ve fon kuruluşlarına, kritik tıbbi yenilikler ve araçların verem hastalarına ulaşması için daha fazla çaba göstermenin acil bir ihtiyaç olduğunu tekrar hatırlatıyoruz. Bu son derece bulaşıcı ancak tedavi edilebilir hastalığı önlemek için nihayet daha etkili ilaçlara ve testlere sahibiz. Ancak bunların daha fazla insanın hayatını kurtarmak için kullanılmıyor olmaları kabul edilemez."

COVID-19 salgınının tüberküloz hizmetleri üzerindeki ciddi bir etkisi olduğunu kaydeden DSÖ, teşhis alan kişi sayısında keskin bir düşüş olduğunu ortaya koydu. Ayrıca, mevcut TB hizmetlerinin sürekliliğinin sağlanmasını, daha iyi test politikaları ve uygulamaları benimsenmesini tavsiye etti.

Şu anda bazı ülkelerde, hâlâ gözden kaçan 3 milyona yakın kişiye ulaşmaya yardımcı olabilecek güncel test politikalarını hayata geçirme konusunda yetersiz kalınıyor. Raporda vurgulandığı üzere, araştırmaya konu olan ülkelerin yüzde 85'inde, DSÖ tarafından önerildiği gibi, HIV ile yaşayan insanlarda rutin TB tanısı için hayat kurtaran hasta başı idrar LAM testi kullanılmıyor.

MSF’nin Malavi’deki tıbbi koordinatör yardımcısı Dr. Patrick Mangochi, "Şiddetli TB salgınının ön saflarında çalışan hekimler olarak, HIV ile yaşayan insanların hayatlarını kurtarmadaki rolü kanıtlanmış olmasına rağmen, LAM testinin ulusal tedavi programlarına kabul sürecinin çok yavaş ilerlediğini görmek üzücü" dedi. "Ülkeler, test hizmetlerinin temel bir bileşeni olarak TB LAM kullanımını artırmalıdır. Aksi takdirde, tüberküloz teşhisi ve tedaviye başlamada yaşanacak gecikme, tüberküloza yakalanan HIV pozitif kişileri olumsuz etkilemeye devam edecek.”

Tüberküloz, dünyanın en ölümcül bulaşıcı hastalığı olmaya devam ediyor. 2019'da 10 milyondan fazla insan vereme yakalandı ve 1,4 milyon insan bu hastalık nedeniyle hayatını kaybetti. Tedaviyi aksatmadan ve sağlık tesislerine ziyaretleri azaltarak COVID-19’a gereksiz maruz kalma riskini minimize etmek için DSÖ yönergelerinin acilen uygulanması gereklidir.

Ülkeler, tedaviye birinci basamak sağlık tesislerinde başlanması ve takip edilmesi de dâhil olmak üzere, insan merkezli tüberküloz politikalarını uygulamak için derhal harekete geçmelidir. Ayrıca ulusal tedavi programları, ilaca dirençli TB (İD-TB) hastalarının tedavisinde enjekte edilerek alınan ve ciddi yan etkileri olan eski ve toksik ilaçlar yerine ağızdan tedavi yöntemlerine öncelik vermelidir.

Rapor, ankete katılan ülkelerin yalnızca yüzde 22'sinde, hastane yerine birinci basamak sağlık kuruluşlarında tedaviye başlanması ve izlenmesi ya da ilaç tedavisinin evde yapılmasına izin verildiğini ortaya koyuyor. Son olarak, 37 ülkenin yüzde 39'unda daha kısa süreli oral tedavi uygulanmıyor ve yüzde 28'inde ilaca dirençli tüberküloz hastası (İD-TB) çocukların tedavisinde hâlâ enjekte edilebilir ilaçlar kullanılıyor.

Yaygın ilaca dirençli tüberkülozu (YİD-TB) atlatan ve Hindistan'ın Mumbai kentinde yaşayan Meera Yadav tedavi ve iyileşme sürecine dair şöyle konuşuyor: "Dayanılmaz yan etkileri olan ilaçlarla tedavi edildiğim ve akciğerlerimden birini kaybettiğim acı verici bir süreçti. Nihayet 2016'da hayatımı kurtaran tedavinin bir parçası olarak daha yeni ilaçlara erişebildim.

Kimsenin bu çetin sınavdan geçmek zorunda kalmasını istemem. Artık daha yeni ve sadece ağızdan alınan ilaçlarla tedavi olmak mümkün. Verem hastaları, özellikle de COVID-19 nedeniyle tedavi merkezlerini ziyaret etmekten korktukları bu dönemde, bu yeniliklere erişimden daha fazla mahrum bırakılamaz."

Sınır Tanımayan Doktorlar (MSF) Hakkında

Merkezi Cenevre'de bulunan Sınır Tanımayan Doktorlar (Médecins Sans Frontières - MSF), silahlı çatışma, salgın hastalık ve doğal afet durumlarından etkilenen veya sağlık hizmetlerinden mahrum bırakılan insanlara acil yardım hizmeti veren uluslararası bir bağımsız tıbbi insani yardım kuruluşudur.

MSF, 30 yılı aşkın süredir, çoğu zaman ulusal sağlık yetkilileriyle işbirliği halinde çatışma bölgeleri, kentsel gecekondu yerleşimleri, hapishaneler, mülteci kampları ve kırsal alanlar da dâhil olmak üzere farklı bağlamlarda tüberküloz (TB) tedavi çalışmaları yürütüyor. Çok ilaca dirençli TB tedavisi programlarına 1999'da başlayan ve halihazırda 30 ülkede TB tedavisi programları yürüten MSF, ilaca dirençli TB tedavisi sunan en büyük devlet dışı kuruluşlardan biri.

Tüberkülozu Durdurma Ortak Girişimi (STBP) Hakkında

Tüberkülozsuz bir dünya hedefleyen Tüberkülozu Durdurma Ortak Girişimi (Stop TB Partnership - STBP) 2001 yılında kuruldu. Halihazırda dünya çapında 1.600’den fazla resmi paydaşı bulunan STBP’nin yürüttüğü programlar arasında yer alan Global Drug Facility (Küresel İlaca Erişim Kolaylığı), dünyanın pek çok ülkesine kaliteli ve uygun fiyatlı TB ilaçları ve teşhis araçları temin ediyor. STBP’nin bir diğer programı olan TB REACH, tüberküloz alanında yenilikçi yaklaşımları tespit etmek ve yaygınlaştırmak için sağladığı küçük hibelerle 2 milyondan fazla insanın teşhis ve tedavisine katkıda bulundu.

2020 Tüberküloza Karşı Seferberlik Raporu (Step Up for TB) - 37 Ülkedeki Tüberküloz Politikaları: Önleme, Test ve Tedavi Politikaları ve Uygulamalarına Dair Araştırma Sonuçları (İngilizce)

2017 Tüberküloza Karşı Seferberlik Raporu (Out of Step) - 29 Ülkedeki Tüberküloz Politikaları: Önleme, Test ve Tedavi Politikaları ve Uygulamalarına Dair Araştırma Sonuçları (İngilizce) (Türkçe)

2015 Tüberküloza Karşı Seferberlik Raporu (Out of Step) - 24 Ülkedeki Tüberküloz Politikaları: Önleme, Test ve Tedavi Politikaları ve Uygulamalarına Dair Araştırma Sonuçları (İngilizce)

2014 Tüberküloza Karşı Seferberlik Raporu (Out of Step) - 8 Ülkedeki Tüberküloz Politikaları: Önleme, Test ve Tedavi Politikaları ve Uygulamalarına Dair Araştırma Sonuçları (İngilizce)

Ana sayfa görseli: Svitlana'ya iki buçuk ay önce ilaca dirençli tüberküloz (İD-TB) teşhisi kondu. Tedaviye başladığından beri kendini daha iyi hissediyor. 30 Ocak 2020 Zhytomyr Tüberküloz Hastanesi, Ukrayna @Hannah Whitcombe/MSF

Yorum Yapın