Abluka ve tecrit altında: Gazze’nin yaralarını sarmak

MSF, geçen yıl Gazze'deki protestolar sırasında İsrail ordusu tarafından vurulan ve ardından kemik enfeksiyonu gelişen birçok kişiyi tedavi ederken büyük zorluklarla karşılaşıyor. Bu enfeksiyonlar, yaralıların zaten zor olan iyileşme süreçlerini daha da uzatıyor. Hastaların ağır yaraları aylarca – hatta bazen yıllarca - pansuman, cerrahi müdahale ve fizyoterapi gerektiriyor. Enfeksiyonlar iyileşmeyi engelliyor. Daha da kötüsü çoğu enfeksiyon antibiyotiklere dirençli.

Oda şimdi rengarenk: Duvarlar ve boş duran ikinci yatak çizimlerle kaplı. Bir bukalemun. Tukanlar. Bir kaplumbağa. Ama Ayman uyandığında oda bomboştu. Karşısında duran hemşire tuhaf bir mavi cüppe ve eldiven giyiyordu. “Buraya gelene kadar kemikteki enfeksiyondan haberim yoktu” diyor Ayman, “Ameliyattan çıktım ve kendimi karantinada buldum.”

19 yaşındaki Ayman, Han Yunus'ta bulunan hastanede ayağındaki enfeksiyon için karantinada tedavi görüyor. @Jacob Burns/MSF

Ayman, MSF'nin Gazze'de İsrail ordusu tarafından vurulduktan sonra gelişen şiddetli kemik enfeksiyonlarına maruz kaldığını tahmin ettiği binden fazla kişiden biri. İnsanların vurulup öldürüldükleri bir rutine dönüşen bu gösteriler, bir yılı aşkın zamandır devam ediyor. Protestolar sonucunda 7.400'den fazla Filistinli gerçek mermilerle yaralandı ve yaralananların yarısı açık kırıklardan mustarip, yani yaranın yakınındaki kemik kırılmış.

Enfeksiyona açık yaralar

“Açık bir kırığınız olduğunda, iyileşmek için birçok şeye ihtiyacınız var: Farklı türde cerrahi müdahaleler, fizyoterapi ve yaranın enfekte olmasının önlenmesi ki bu tür yaralanmalarda enfeksiyon yüksek risk,” diye belirtiyor MSF’nin Gazze’deki tıbbi ekibinin başında bulunan Aulio Castillo. “Ne yazık ki, vurulmuş olan hastalarımızın birçoğu için, yaralarının şiddeti ve karmaşıklığı - Gazze’de var olan tedavi sıkıntısıyla da birleşince - enfeksiyonlarının artık kronik hale dönüştüğü anlamına geliyor. Dahası, yaptığımız ön testlerde hastaların çoğuna antibiyotiklere dirençli bakteri bulaşmış olduğunu tespit ettik.”

Ateşli silah yaraları doğaları gereği enfeksiyona meyillidir. Kirli bir yabancı cisim cilde girdiğinde, enfeksiyon riskini azaltmak için, yaranın temizlenmesi gerekir. Gazze’deki gibi yaraların çok büyük, kemiklerin parçalanmış olduğu ve tedavi konusunda sıkıntılar yaşandığı durumlar, birçok yaranın yaralanmadan sonra uzun süre açık kalması anlamına geliyor, bu da enfeksiyon riskini büyük ölçüde artırıyor.

Antibiyotiğe dirençli yaraların tedavisi daha da zor

Antibiyotiğe dirençli enfeksiyon oranlarının çok yüksek olması mevcut durumu daha da karmaşık hale getiriyor­. Enfeksiyonlar, onları tedavi etmede sıklıkla kullanılan antibiyotiklere direnç geliştirmiş durumda. Bu da dünyada giderek yükselen bir problem olan antibiyotiklerin gereğinden fazla kullanılmasından kaynaklanıyor.

MSF ekibi, 16 Ağustos’ta protestolar sırasında İsrail ordusu tarafından vurulan bir hastaya eksternal fiksatör yerleştiriyor. Eksternal fiksatör, kırık kemikleri yerinde tutmak için kullanılıyor. Gazze’de İsrail ordusu tarafından silahla yaralanan çoğu hastanın tedavisinde bu cihaza ihtiyaç duyuluyor. @Jacob Burns/MSF

Antibiyotik direnci, Ayman gibi insanları tedavi etmeyi zorlaştırıyor. Ayman’ın iyileşmek için antibiyotiklere ihtiyacı var, ancak dirençli enfeksiyona karşı yararsız olan sıradan seçenekler yerine, yüksek yan etki riski taşıyan daha güçlü bir tip almak zorunda. Ancak bu “ağır” antibiyotikler, diğerlerinden çok daha pahalı.

Bakterinin yayılmasını önlemek için karantina

Ayrıca, dirençli bakterilerin hastane içinde yayılmasını önlemek ve diğer hastaları korumak için, Ayman’ın tedavi boyunca tek başına karantinada kalması gerekiyor. Odaya giren herkes koruyucu kıyafetler giymeli ve ellerini temizlemeli. Son derece yorucu geçen karantina süresi altı hafta sürüyor.

Karantina altındaki hastalar koruyucu kıyafetler giydikleri takdirde odalarından çıkabiliyorlar. Ancak hareketleri tamamen kısıtlanmasa da karantina çok ağır bir tecrübe. Ayman “Kendimi hapiste gibi hissediyorum. Tek başıma olmaktan hoşlanmıyorum. Koğuşta bir yıl kalabilirdim ama karantina… Buradayken düşündüğüm tek şey buradan ne zaman çıkacağım.” diyor. MSF'nin sosyal hizmet uzmanları ve danışmanlarının hastanelerde hastalarla çalışmasının sebebi de bu; onlara tedavi sırasında destek olmak. Sosyal hizmet görevlisi Amal Abed, “İnsanlar karantinaya alınacaklarını duyduklarında sarsılıyor, bazıları ağlamaya başlıyor” diye anlatıyor. “Kemikteki enfeksiyonun muhakkak ampütasyon (uzvun kesilmesi) anlamına geldiğini düşünüyorlar, onlara açıklama yapmamız gerekiyor.” Psikososyal destek ekibi, hastalarla oturup onlara durumlarını açıklıyor ve gereken önlemleri almanın önemini anlatıyor.

Ekip, hastaların moralini yükseltmek için karantinadaki hastalar arasında bağlar kurulması için de çabalıyor. “Alınan tedbirlere uymak zorundayız, ancak onların şarkı söylemeleri, dans etmeleri ve diğer hastalarla eğitici toplantılar yapmaları için odalarından çıkmalarını da istiyoruz” diye açıklıyor Amal. “Eğitim tek başına yapılmadığında daha ilginç hale geliyor. Grup olunca biri bir yorum yapıyor ve oradan bir sohbet başlıyor.”

Abluka altında tıbbi bakımın zorlukları

Bu enfeksiyonları tedavi etmek dünyanın herhangi bir yerinde de zor olabilirdi ama Gazze’de daha zor. 10 yılı aşkın süredir devam eden İsrail ablukası, Filistin’in siyasi iç çatışmaları ve Mısır’ın Gazze’nin güney sınırında hareket özgürlüğü alanındaki kısıtlamalarının etkisi altında ezilen bir sağlık sistemi söz konusu. MSF, hizmetin mevcut olmadığı bir bağlamda sağlık hizmeti sunmaya çalışıyor. “Kemik örneklerini analiz edebilmek için bir laboratuvar geliştirmek üzere Sağlık Bakanlığı ile birlikte çalıştık. Bu, kemik enfeksiyonlarını doğru teşhis edebilmek ve hangi antibiyotiklerin işe yarayacağını bilmek açısından büyük bir ihtiyaç,” diyor tıbbi ekibin lideri Aulio.

MSF ile çalışan hemşire Ola, Jabaliya’da (Gazze) bulunan hastanede antibiyotiğe dirençli enfeksiyon geliştirmiş ve karantinada tedavi gören bir hastanın pansumanını değiştiriyor. @Jacob Burns/MSF

Burası Gazze’de kemik örneklerinin analiz edilebildiği ilk laboratuvar. Daha önce her örneğin test için İsrail’e gönderilmesi gerekiyordu. Hastane laboratuvarı çalışanları, petri kaplarında tutulan bakterileri büyütmek için enfekte olmuş ufak kemik parçaları kullanıyor. Farklı kimyasal bazlar, farklı bakteri tiplerinin büyümesine imkân vererek hangi tiplerin mevcut olduğunu gösteriyor ve böylelikle bakterilerin farklı antibiyotiklere duyarlılıkları ölçülüyor. Bu temel testler dizisi sayesinde ekiplerimiz hangi enfeksiyonlarla mücadele ettiklerini ve bu mücadelede neler kullanabileceklerini tespit ediyor.

Yeni MSF laboratuvarında kolaylaşan teşhis olanakları

“Bu enfeksiyonları tedavi etmek büyük çaplı bir iş” diyor Aulio. “Bu laboratuvarı geliştirdik, iki hastane koğuşu açtık ve bir yenisini daha açıyoruz. İhtiyaç duyduğumuz uzman personel, tedarik etmemiz gereken ilaçlar ve bu enfeksiyonların tedavisi için gereken fiziksel alan gibi konular üzerimizde büyük baskı yaratabiliyor. Ancak zor olsa da insanlara ihtiyaç duydukları cerrahi müdahale ve tedaviyi sunmak için elimizden gelenin en iyisini yapmaya çalışıyoruz.”

Ayman şimdilik bekliyor, her gün dört saat boyunca damardan antibiyotik alıyor, sağlık ekibi ilacın enfeksiyonla savaştığından ve herhangi bir yan etkisi olmadığından emin olmak için gözlemliyor. Bir zamanlar arkadaşlarıyla dans edip müzik dinleyerek takıldıkları günlerden özlemle bahsediyor Ayman. “İşime, pastacılığa geri dönmek istiyorum” diyor. Bunun için bir dizi ameliyat daha olması gerekiyor, ancak ameliyat olabilmesi için öncelikle enfeksiyondan kurtulması gerekiyor. Ayman’ın önünde uzun ve belirsiz bir süreç uzanıyor.

Yorum Yapın