Al Salamah (Barış) Hastanesi'ne veda

Sınır Tanımayan Doktorlar'ın (MSF) 8 yılın ardından yönetimini bugünlerde başka bir dernek ve yerel yetkililere devrettiği Al Salamah Hastanesi'ni kuran ekipte yer alan Aitor Zabalgogeazkoa, hastaneyi 2012 yılında hangi koşullarda hizmete açtıklarını ve hasta kabul etmeye devam edebilmek için almak zorunda kaldıkları önlemleri anlatıyor: "Bu hastane ve onu koruyabilmek için aldığımız tüm bu önlemler savaşın dayattığı koşulların bir sembolü haline geldi: Sağlık çalışanları ve sağlık tesisleri, çatışmanın farklı taraflarınca sistematik olarak hedef alındı."

2012 yazının sonlarına doğru Suriye'nin kuzeybatısındaki Azez bölgesinde aylarca süren çatışmaların ardından Suriye hükümeti bölgenin kontrolünü kaybetti. Sınır Tanımayan Doktorlar (MSF), savaştan etkilenen insanlara yardım sağlamak için Azez ve diğer bölgelere erişim için Suriye hükümetiyle müzakereler yürüttü, ancak erişim izni alamadı. Birkaç hafta sonra ise Türkiye sınırında bu bölgedeki silahlı grupların liderlerinden oluşan bir konseyin yön verdiği yeni geçici yönetim, ihtiyaçları tespit etmek için Azez'e ulaşmamıza izin verdi.

Her gün bombalamalar, topçu saldırıları, farklı silahlı gruplar arasındaki çatışmalar, sürekli olarak yerinden edilen aileler... Şiddet çok yoğundu ve ayrım gözetmiyordu.

Tanık olduğumuz yıkıcı bir tabloydu ve yaptığımız tespit kuşku götürmüyordu: Kentsel alanlarda büyük bir yıkım ve can kaybı, müdahale edilmeyen son derece acil tıbbi ihtiyaçlar. Bu boyutta bir yıkıma tanık olmayalı uzun zaman olmuştu. Her gün bombalamalar, topçu saldırıları, farklı silahlı gruplar arasındaki çatışmalar, sürekli olarak yerinden edilen aileler... Şiddet çok yoğundu ve ayrım gözetmiyordu. Suriye'deki savaş, MSF çalışanlarının çoğu için yeni bir bağlamdı. Yalnızca ekibimizin en deneyimli üyelerinin aşina olduğu bu düzeyde bir yıkımı en son 1990'ların başında Kafkaslar ve Balkanlar'da yaşanan savaşlarda görmüştük.

MSF’nin önündeki zorluk, hasta ve yaralıları etkili bir şekilde tedavi etmek için yeterince güvende olacağımız, aynı zamanda oradan kaçan sivillere ulaşmak ve yardım etmek için ön saflara yeterince yakın da olacak bir hastane kurmaktı. Türkiye sınırına birkaç kilometre uzaklıkta, küçük bir petrol sahası olan ve etrafı buğday tarlaları, zeytin ve fıstık bahçeleri ile çevrili küçük bir kasaba vardı. Yiyecek bir şeyler (ekmek, yağ, domates, salatalık, tavuk ve fıstık) ve benzin almak için orada mola verdik. Yerel yetkililerle faaliyetlerimizi nerede yürütebileceğimizi konuştuk, çocuklar derslere devam  edemediği için bize köy okulunu önerdiler. Kasabanın adı Sijjo idi. Öncüpınar (Bab Al Salamah) adı verilen sınır kapısına giderken, Sijjo da dahil olmak üzere tüm bölge, şehirlerden kaçan yerinden edilmiş insanların yerleşim yerleriyle doluydu.

Cephe hattı zaman zaman bir kilometre ötemize kadar geldi ve saldırılar nedeniyle hastaneyi kapatmak zorunda kaldık. Ama koşullar elverdiğinde, tıbbi bakıma ihtiyacı olan insanlar için hastaneyi her zaman yeniden açtık.

Okul için yeni bir alan aradık ve üç hafta içinde eski okul Al Salamah adını verdiğimiz bir hastaneye dönüştü; Barış Hastanesi. Bu projeye kasabadaki çocuklar ve yaşlılar dâhil herkes katkı sundu. Ancak proje halk arasında karışık hisler uyandırdı. Bir yandan böyle bir sağlık tesisine ev sahipliği yaparsa kasabanın askeri bir hedefe dönüşme riski ve bunun yarattığı kaygı vardı. Diğer yandan, halkın tıbbi bakım için gelebileceği ve hastanede tedavi edilemeyen ağır durumdaki hastaların Türkiye'ye sevk edilebileceği bir yer olmasının verdiği gurur. O geçici hastane kurulalı şimdi neredeyse 10 yıl oldu.

Al Salamah, diğer adıyla ‘Barış’ Hastanesi, kasabayı ya da hastaneyi bombardımanlar ve topçu ateşlerinden koruyamadı. Saldırılar nedeniyle okulun etrafında bir ‘kale’ inşa etmek zorunda kaldık; dört metre yüksekliğinde ve bir metre kalınlığında duvarlar yükselttik ve bomba sığınakları inşa ettik. Bu hastane ve onu koruyabilmek için aldığımız tüm bu önlemler savaşın dayattığı koşulların bir sembolü haline geldi: Sağlık çalışanları ve sağlık tesisleri, çatışmanın farklı taraflarınca sistematik olarak hedef alındı.

Al Salamah Hastanesi sekiz yıldır 100 kişilik ekibiyle ameliyathane, doğumhane ve acil servislere dönüştürülen küçük sınıflarda yüz binlerce insana bakım sağlıyor. Birkaç dakika içinde onlarca yaralının hastaneye getirildiği, malzeme ve personel sıkıntısı çekilen zamanlar oldu. Suriyelilerin nasıl olup da savaşın uçurumuna sürüklendiklerine dair derin bir şaşkınlık duydukları zor, yorucu ve korkunç günler yaşandı. Cephe hattı zaman zaman bir kilometre ötemize kadar geldi ve saldırılar nedeniyle hastaneyi kapatmak zorunda kaldık. Ama koşullar elverdiğinde, tıbbi bakıma ihtiyacı olan insanlar için hastaneyi her zaman yeniden açtık.

Dr. Mohamed Abyad ve diğer meslektaşlarımızı mesleklerine saygıları ve bağlılıkları ile anıyoruz. Bizimle ekmeklerini, zor zamanları ve dostluklarını paylaştıkları için onlara daima minnettar kalacağız.

2015 yılı itibarıyla, uluslararası MSF personelinin Türkiye sınırını geçmesine izin verilmedi. Savaşın tarafları birbiri ardına şehirden geçip giderken bu en zor durumlarda hastaneyi ayakta tutan şey, başka bir yere (Türkiye, Avrupa ya da Körfez ülkelerine) gidebilecekken kalıp yardım etmeyi seçen Suriyeli meslektaşlarımızın bağlılığıydı. Bazıları bunun bedelini pazarda portakal alırken meydana gelen bir patlama nedeniyle, bazıları ise hedef haline getirilerek ödedi. İşkence edilip öldürülen, işine gönülden bağlı Halepli bir cerrah olan Dr. Mohamed Abyad bu insanlardan biriydi. Onu ve diğer meslektaşlarımızı mesleklerine saygıları ve bağlılıkları ile anıyoruz. Bizimle ekmeklerini, zor zamanları ve dostluklarını paylaştıkları için onlara daima minnettar kalacağız.

Sijjo bölgesi bir süredir daha sakin. Yerinden edilmiş insanlarla dolu bu bölgede, COVID-19 salgınından büyük ölçüde etkilenmediği için bir nebze normallik hakim. Hastanenin müdahale ettiği ihtiyaçlar eskisi kadar yoğun değil, o nedenle MSF hastaneye sunduğu desteği sonlandırıyor. Hastanenin bulunduğu noktadaki okula gitmesi gereken çocuklar 8 yıl sonra şimdi artık genç ve yetişkinler, ve savaştan başka bir şey görmediler. Barış hâlâ çok uzak görünse de, Barış Hastanesi'nin bu yeni döneminin daha iyi bir hayatın da habercisi olmasını umuyorum.

Aitor Zabalgogeazkoa, Sınır Tanımayan Doktorlar’da (MSF) Genel Direktörlük yaptı ve 2012'de Azez’de Al Salamah Hastanesi'ni kuran ve hizmete açan ekipte yer aldı.

Ana sayfa görseli: @Mahmoud Abdel-rahman/MSF

Yorum Yapın