Batı Şeria’da kırılma noktası: “Önceden böyle değildim ben”

İsrail’in işgali altındaki Batı Şeria’da, El Halil kentinde Sınır Tanımayan Doktorlar (MSF) 1996’dan bu yana ruh sağlığı danışmanlık hizmetleri veriyor. Burada yaşayan Filistinli siviller evlerinin yıkılması, keyfi gözaltına alınma ve İsrail Ordusu’nun üstü kapalı desteğiyle İsrailli yerleşimcilerin sistematik saldırısına uğrama gibi travmaları sıklıkla yaşıyorlar. Erkekler, kadınlar ve özellikle çocuklar, fiziksel yaralanmaların yanı sıra ruh sağlığı alanında, bu rutin saldırılardan kaynaklanan ciddi ve uzun süreli sorunlar yaşıyorlar.

Rahaf 14 yaşında bir kız çocuğu. Babasının ve iki ağabeyinin tutuklanmasından beri, yani 2 yıldır, uykusuzluk, ellerinin titremesi gibi ciddi psikosomatik belirtiler gösteriyor. İsrail Ordusu’ndan söz ederek “Uyuyorduk biz, bir uyandık ki tepemizde dikiliyorlar,” diyor Rahaf. Kendini bildi bileli İsrail Ordusu evlerini basıp talan ediyor. “Bir ayda iki kere bastılar evimizi.”

Rahaf 14 yaşında bir kız çocuğu. Babasının ve iki ağabeyinin tutuklanmasından beri, yani 2 yıldır, uykusuzluk, ellerinin titremesi gibi ciddi psikosomatik belirtiler gösteriyor. @Juan Carlos Tomasi/MSF

Rahaf’ın kırılma ânı dördüncü kardeşi Hamzeh’nin alınmasıyla olmuş. Hamzeh benzincide çalışıyormuş. “Onu alacakları hiç aklıma gelmemişti,” diye anlatıyor Rahaf: “İş yerinden alıp götürdüler. Video kaydı vardı, askerlerin onu dövdüğünü gördük. Sonra ondan hiç haber alamadık, 60 gün sonra eve geri getirdiler.”

Rahaf’ın hikayesi tanıdık bir hikaye. Batı Şeria’nın her yerinde, özellikle de El Halil’de Filistinliler her gün bu gibi olaylar yaşıyorlar. Kimileri bölge üstünde hakimiyet kurmaya çalışan yerleşimcilerin zulmüne uğruyor, kimilerine evlerinin yıkılacağı haberi geliyor.

Bazı Filistinlilerin evleri gözlerinin önünde yıkılırken bazıları yıllarca süren hukuk mücadelelerine giriyor. Tüm bunlar bir araya geldiğinde istikrarın hiç sağlanamadığı, gergin, stresli bir ortam oluşuyor ve bunun ruh sağlığı üstündeki etkileri ağır oluyor.

Altı çocuk annesi Raghda da bunu iyi bilenlerden. Çocuklarının ikisiyle birlikte yaşadığı eve yıkım kararı gelmiş ve Raghda 11 yıldır bununla mücadele ediyor. Sonunda, 12 yaşındaki oğlunun İsrail Ordusunca tutuklanıp 6 ay hapsedilmesi bardağı taşıran son damla olmuş ve Raghda Sınır Tanımayan Doktorlar’dan (MSF) psikolojik destek almaya başlamış. Oğlunun tutuklanışını, bu olayın onu ve çocuklarını nasıl etkilediğini anlatırken gözyaşlarını tutamıyor.

“Ben normalde üzüntüsünü gösteren biri değilim ama yaşadığım onca şey yüzünden çocukların önünde ağlamaya başladım. Önceden böyle değildim. Bu noktaya geldiğimde artık kırılma noktasına dayandığımı anladım. Çocuklarını döven, saldırgan bir insan değilim, tabakları-bardakları kırar oldum. Çocuklarıma ya da kendime zarar vermektense bunları kırıp dökerek öfkemi dışarı vurduğumu hissediyordum.”

Ragha’nın yaşadıklarına benzer travmatik olaylar karşısında ortaya çıkan ruh sağlığı sorunları uzun süren bir öfke ve ümitsizlik hissine yol açabilir, bunlar da aileyi ve toplumu çöküşe götürebilir. MSF El Halil’de işgalle ilişkili ruh sağlığı sorunlarının en ağır etkilerini aşmak için çalışıyor; ruh sağlığı alanında eğitimli çalışanlarımız, kâbus görmek, titreme gibi belirtiler gösteren insanlara ücretsiz ruh sağlığı desteği veriyor.

El Halil’de ruh sağlığı sorunlarıyla ilgili belirtiler yaşayan kişilere ve ailelerine destek veren psikososyal çalışmacılardan biri de Abu Firas. Neredeyse 20 yıldır El Halil’deki projede MSF ile çalışıyor. @Juan Carlos Tomasi/MSF

El Halil’de ruh sağlığı sorunlarıyla ilgili belirtiler yaşayan kişilere ve ailelerine destek veren psikososyal çalışmacılardan biri de Abu Firas. Neredeyse 20 yıldır El Halil’deki projede MSF ile çalışıyor. “Bir annenin, bir babanın, güvenli diye sığındığı evinin yıkımına şahit olunca nasıl bir tepki verebileceğini tahmin edebilirsiniz. Böyle bir durumda insanlar stres ve anksiyete yaşıyor, uyku bozuklukları çekiyor; sürekli olarak hayatlarının tehdit altında olduğunu hissediyorlar, geleceğe dair hayalleri yok, haksızlığa uğradığını hissetmekten doğan kızgınlığı üzerlerinde taşıyorlar ve umutsuzlar,” diye anlatıyor Abu Firas. “Bizim üstümüze düşen onlara yardımcı olmak için elimizden geleni yapmak, hayatlarını normal bir şekilde sürdürebilmeleri için onlara ellerindeki kaynakları göstermek. Destek verdiğimiz insanların bazıları okudukları üniversiteye, okula geri döndüler, bazıları yeniden çalışmaya başladı, bazıları ailesinin geçimini temin etmenin başka bir yolunu buldu. Bu bence bir kazanımdır.”

2019’un Şubat ve Temmuz ayları arasında MSF’nin ruh sağlığı alanında hizmet verdiği 8.145 kişinin %60’ı çocuktu.

Böylesi bir şiddetin etkileri uzun erimlidir, bundan etkilenmeyen pek kimse kalmaz. Özellikle çocuklar, travmatik olaylara şahit olmaları ya da bunları bizzat yaşamaları sonucu ruh sağlığı konusunda uzun süreli sorunlar yaşayabilir, onlar bu bakımdan daha savunmasız durumdalar. 2019’un Şubat ve Temmuz ayları arasında MSF’nin ruh sağlığı alanında hizmet verdiği 8.145 kişinin yüzde 60’ı çocuktu. Bu saha projesi genişlemeye devam ediyor. Amacımız, maruz bırakıldıkları acı olaylardan etkilenen insanlara hizmet vermek ve olabildiğince fazla kişiye ulaşmak.

*Ana sayfa görseli: Juan Carlos Tomasi/MSF

Yorum Yapın