Bekleme Odasında 3 Yıl: Bangladeş’teki Rohingyalar

25 Ağustos tarihi, Rohingyaların on yıllardır maruz bırakıldığı devlet şiddetinin, zulmün, ayrımcılığın ve temel hakların reddinin bir hatırlatıcısı. Sınır Tanımayan Doktorlar (MSF), Bangladeş'in yanı sıra Myanmar ve Malezya gibi yerlerde birlikte çalıştığı Rohingya mülteciler için belirsizlik içinde yaşamanın ne anlama geldiğine tanıklık ediyor.

“Kamplarda yaşamak zor; küçücük bir alandayız ve çocukların oynayabileceği bir yer yok” diyor Bangladeş'in güneydoğusundaki Cox’s Bazar bölgesindeki kamplardan birinde yaşayan Abu Siddik. Burada yaklaşık 860.000 Rohingya mülteci yalnızca 26 kilometrekarelik bir alanda sıkışmış durumda.

“Myanmar'dan ayrıldım, çünkü evimi yaktılar. Herkesi öldürüyor, işkence ediyor, kadınlarımızı taciz ediyorlardı. Ülke güvenli değildi."

Abu Siddik, Arakanlı. Şu anda eşi, iki kızı ve üç oğluyla Cox’s Bazar mülteci kampında yaşıyor. Fotoğrafta, MSF Kutupalong Hastanesi'nde yara bakımı alan 5 yaşındaki oğlu Rashid Ullah ile birlikte. @Hasnat Sohan/MSF

Siddik, Ağustos 2017'de Myanmar güvenlik güçleri tarafından başlatılan "temizlik operasyonlarından" bahsediyor. Bu operasyonlar sırasında Rakhine (Arakan) eyaletinde yaşayan 700.000'den fazla Rohingya, sınır üzerinden Bangladeş'e sürülmüştü. Daha önce de 200.000 mülteci benzer şiddet dalgalarından kaçmıştı.

Ülkeden kaçmadan önce birçok insan, korkunç bir şiddete maruz kaldı ya da tanık oldu. Arkadaşları ve aile üyeleri öldürüldü, evleri yıkıldı.

Geleceğe dair tükenen umutlar

Aradan üç yıl geçti, ancak Rohingyalar için olumlu bir değişim veya yakın zamanda güvenli ve onurlu bir şekilde eve dönmeleri yönünde pek bir umut görünmüyor. İnsanlar, plastik ve bambudan yapılmış aşırı kalabalık, dayanıksız barınaklarda yaşamaya devam ediyor. Hayatları beklemede.

Rohingyaların ruh sağlığı ihtiyaçları yıllar içinde evrildi. İşsizlik, gelecek kaygısı, kötü yaşam koşulları ve resmi eğitim gibi temel hizmetlere sınırlı düzeyde erişiyor ya da hiç erişemiyor olmak Myanmar'da yaşanan şiddetin travmatik etkilerini artırdı. Bazı hastalar, bipolar bozukluk ve şizofreni dâhil olmak üzere ağır ruh sağlığı sorunları için psikiyatrik tedavi görüyor. MSF ekipleri, Cox’s Bazar'daki MSF sağlık tesislerinde ruh sağlığı sorunları yaşayan insanların sayısının arttığını gözlemliyor.

Hastalıkların başlıca sebebi kötü yaşam koşulları

Dünyanın en büyük mülteci kampı olan Kutupalong-Balukhali megakampında MSF tıbbi ekibinin başında bulunan Tarikul İslam, “Hem çocuk hem de yetişkin hastalarımız arasında en sık gördüğümüz rahatsızlıklar solunum yolu enfeksiyonları, ishal ile seyreden hastalıklar ve deri enfeksiyonları. Bu hastalıklar çoğu zaman kötü yaşam koşulları kaynaklı”, diyor.

Şu anda kamplarda acil durumun ilk günlerine kıyasla daha fazla düzen var: daha iyi yollar, daha fazla tuvalet ve temiz su noktaları var, ancak erişim hâlâ son derece sınırlı. Hayat güvencesiz. Her yıl muson mevsimi geldiğinde sel, çamur kayması ve insanların sahip olduğu az sayıdaki eşyayı kaybetme riski ortaya çıkıyor.

Aşılması gereken ekonomik sıkıntılar da var. Bu nedenle, insanların sağlık hizmeti almayı erteleyip durumlarının daha kötü hâle gelmesi kaçınılmaz oluyor.

Çocuk doktoru Ferdyoli Porcel, “Bazı hastalar ancak durumları ağırlaştığında geliyor. Bir hasta zamanında gelmediğinde ve sağlık durumu karmaşıklaştığında hastalık vücudundaki diğer organlara zarar vermeye başlıyor. Bu aşamaya gelindiğinde hastanın sağlık durumunu iyileştirmek zorlaşıyor”, diyor.

Jamtoli mülteci kampı, Cox’s Bazar, Bangladeş. @Hasnat Sohan/MSF

Rohingyaların çoğunun Myanmar'da yaşadıkları dönemde de aldıkları sağlık hizmeti yeterli değildi. Bu çeşitli tıbbi sonuçlara ve de insanların kamplarda sağlık hizmetlerine erişim konusunda daha az rahat hissetmelerine neden oldu. Ferdyoli konuya dair şunları söylüyor: “Bir başka sorun da doğum öncesi bakım ve doğumla, evde doğum sırasında kadınların yaşadığı komplikasyonlar veya komplikasyonlarla doğan bebeklerle ilgili. Doğum hastanede gerçekleştiğinde bu komplikasyonlara müdahale edebiliyoruz. Bebeğin sorunlu doğması durumunda nefes almasına veya kan kaybediyorsa anneye yardım etme şansımız oluyor."

COVID-19 ile gelen ek zorluklar

Bu yıl COVID-19 salgını nedeniyle, yaşanan zorluklara yenileri eklenmiş durumda. Kamplarda Rohingyalar arasında ilk COVID-19 vakası 15 Mayıs'ta doğrulandı. Bunun sonrasında sağlık sistemine duyulan güven daha da sarsıldı. Söylentiler ve yanlış bilgiler dolaşıma girdi. İnsanlar korku nedeniyle COVID-19 ile ilişkili olmayan temel sağlık hizmetlerinden bile uzak duruyor.

Tarikul Islam, "Bazı hastalar COVID-19 ile ilgili semptomlarını gizliyordu, çünkü farklı şekilde tedavi edileceklerini düşünüyorlardı", diyor.

Jobaida, birkaç hafta önce MSF Goyalmara anne ve çocuk hastanesinde doğum yaptı. Kendisinin ve bebeğinin yenidoğan yoğun bakım ünitesinde altı gün geçirdikten sonra COVID-19 için nasıl test edildiklerini şöyle anlatıyor:

“Test pozitif çıktı ve bebeğimle birlikte izolasyon koğuşuna alındım. Orada 12 gün geçirdik. Korktum, çünkü bizim toplumda COVID-19 olduysan öleceğine dair bir inanç var. Doktorlar ve hemşireler bize karşı çok naziktiler; beni desteklediler ve her gün kontrol ettiler. Hastalık bulaşıcı olmasına rağmen bana yaklaşmaktan korkmuyorlardı, bu da daha az damgalanmış hissetmeme yardımcı oldu."

Toplumla birlikte çalışmanın önemi

COVID-19 hakkında bilgi paylaşmak ve topluluklar arasında farkındalık yaratmak, MSF'nin müdahalesi açısından çok önemliydi. Ancak bunu sosyal medya veya SMS kullanarak yapmak, kampların içinde ve çevresinde mobil ağ kullanımı konusundaki kısıtlamalar nedeniyle engellendi. İnsanları gruplar halinde bir araya getirmekten de kaçındığımız için, ekiplerimiz kamplardaki ve komşu Bangladeş köylerindeki evlere gidip hane halkıyla tek tek konuşuyor.

MSF ekipleri Goyalmara Anne Çocuk Hastanesi'ne gelen bir kadına bilgi veriyor. Cox’s Bazar, Bangladeş. @Hasnat Sohan/MSF

MSF de dâhil olmak üzere bazı sağlık kuruluşları, personel ve kaynak sıkıntısı nedeniyle özellikle salgının ilk günlerinde faaliyetlerini azaltmak zorunda kaldı. Bunun da tıbbi bakıma ihtiyacı olanlar açısından bazı sonuçları oldu.

COVID-19'un yayılmasını önlemek, kamplarda hareket kısıtlamalarının artması anlamına da geliyor. Bu, sağlık hizmetlerine erişimi daha da zorlaştırdı ve psikiyatrik bozukluklar veya diyabet gibi bulaşıcı olmayan hastalıklar gibi 'görünmez' hastalıkları olan hastaların hasta olduklarını kanıtlamalarını ve tıbbi tesislere seyahat etmelerini zorlaştırdı.

Tüm bölgede ümitsiz bir hava hâkim

25 Ağustos tarihi, Rohingyaların on yıllardır maruz bırakıldığı devlet şiddetinin, zulmün, ayrımcılığın ve temel hakların reddinin bir hatırlatıcısı. MSF, Bangladeş'in yanı sıra Myanmar ve Malezya gibi yerlerde birlikte çalıştığımız Rohingya toplulukları için belirsizlik içinde yaşamanın sonuçlarına tanık oluyor.

Arakan eyaletinde kalan Rohingyalar, özellikle sağlık hizmetlerine erişimlerini sınırlayan hareket kısıtlamaları başta olmak üzere ayrımcılık ve tecrite maruz kalmaya devam ediyor.

Myanmar dışında en fazla Rohingya mültecinin bulunduğu ülkelerden Malezya'da, çoğu Rohingya göçmenlik makamlarına bildirilip gözaltına alınma korkusuyla sağlık durumları çok ciddi hale gelene kadar tıbbi yardım almıyor ya da bunu yapmayı erteliyor. İstihdama erişimin önündeki engeller nedeniyle ise çoğu Rohingya sağlık hizmeti almak istese bile bu hizmeti maddi olarak karşılayabilecek durumda değil.

Yine son aylarda Güneydoğu Asya'daki ülkeler, COVID-19 korkusuyla Bangladeş'teki kamplardan kaçan yüzlerce mültecinin teknelerle kıyılarına yanaşmalarını defalarca reddetti.  Oysaki çok az yiyecek ve suyla haftalarca bir başına bırakılan insanların çoğu istismar mağduru.

MSF'nin Bangladeş Ülke Temsilcisi Alan Pereira, “Rohingya mültecilerin içinde bulunduğu hassas durum, COVID-19 salgınıyla daha da kötüleşti. Yasal statüden, uzun vadeli ve kalıcı çözümlerden yoksun olmaları, geleceklerinin her zamankinden daha belirsiz olduğu anlamına geliyor,” diyor.

"Dünyanın dört bir yanında salgın nedeniyle pek çok kişinin hareketliliği kısıtlandı, planları rafa kalktı ve geçim kaynakları darbe aldı. Ancak bu durum, Rohingyaların nesillerdir devam eden gerçeği. Bunu hatırlamak önemli."

MSF Goyalmara Anne Çocuk Hastanesi'nin doğum öncesi bakım bölümü. Cox’s Bazar, Bangladeş. @Hasnat Sohan/MSF

Sınır Tanımayan Doktorlar (MSF), Cox’s Bazar'da 10 hastaneyi ve birinci basamak sağlık merkezini yönetiyor. Faaliyetlerimiz acil ve yoğun bakım, pediatri, doğum, cinsel sağlık ve üreme sağlığı ve cinsel şiddet mağdurları ve bulaşıcı olmayan hastalıkların tedavisi de dâhil olmak üzere bir dizi yatarak ve ayakta tedavi hizmetlerini kapsıyor. 2020'nin ilk altı ayında, MSF ekipleri yaklaşık 173.000 ayakta ve acil durum muayenesi gerçekleştirdi; bakım için 9.100'den fazla hasta kabul etti; 22.600'den fazla doğum öncesi muayene gerçekleştirdi ve 2.000'den fazla doğuma yardımcı oldu; 14.250'den fazla bireysel ruh sağlığı danışmanlığı seansı düzenledi.

MSF ekipleri COVID-19 salgın müdahalesi kapsamında toplumu bilgilendirmek için sağlık eğitimi faaliyetleri yürütüyor ve ön saflarda görevli sağlık çalışanlarına enfeksiyon önleme ve kontrolü eğitimleri sağlıyor. MSF’nin tüm sağlık tesislerinde ve tedavi merkezlerinde izolasyon birimleri bulunuyor. 

Rohingyalarla ilgili daha önceki haberlerimize ve ‘Geride Kimse Kalmadı: Myanmar’ın Rakhine Eyaletinde Ölüm ve Rohingyalara Uygulanan Şiddet’ başlıklı raporumuza websitemizden ulaşabilirsiniz. Rapor, Sınır Tanımayan Doktorlar'ın (MSF) Cox’s Bazar bölgesinde 2017 yılının Kasım ayında yürüttüğü 6 sağlık araştırmasının sonuçlarına dayanıyor.

Yine MSF tarafından Bangladeş’teki mülteci kamplarında yapılan araştırmalara göre, Myanmar’ın Rakhine (Arakan) eyaletinde 25 Ağustos - 24 Eylül 2017 tarihleri arasında en az 9 bin Rohingyanın öldüğü tahmin ediliyor. Rapor edilen bu ölümlerin yüzde 71,7’si şiddete bağlı olduğundan, en ihtiyatlı tahminlerle 730’u 5 yaş altı çocuklar olmak üzere 6 bin 700 Rohingyanın bu tarihler arasında öldürüldüğü düşünülüyor.

Ana sayfa görseli: 25 yaşındaki Sualeha Mohamed Ayubiu, Myanmar'da Manupara, Bhushidong'da yaşıyordu. 2017'de oradan kaçtı ve şu anda Bangladeş'te bir mülteci kampında yaşıyor. Sualeha, fotoğrafta Bangladeş'in güneydoğusundaki Cox's Bazar'da bulunan Goyalmara Anne Çocuk Hastanesi'nde görülüyor. @Hasnat Sohan/MSF

Yorum Yapın