Diyabet neden bir insani acil durumdur: Sekiz sebep

Çoğumuz şeker hastalığının (diyabet) kronik bir hastalık olduğunu bilir ve bu hastalıkla yaşayan en az bir kişi tanırız. Basit ama hayat kurtaran bir ilaç olan insülini de duymuşuzdur.

Ancak çatışma, yerinden edilme ve hatta bazı kurumsal uygulamalar, bir diyabet hastasını bakımdan mahrum bıraktığında, basit gibi görünen bu hastalık hızla karmaşık ve hayatı tehdit edici hale gelebilir.

Sınır Tanımayan Doktorlar (MSF) neden diyabet üzerine faaliyet yürütüyor?

Diyabet, vücut yeterli insülin üretemediğinde ortaya çıkan kronik bir hastalıktır. İnsülin kanımızdaki glukoz (şeker) seviyelerini düzenleyen bir hormon. Düzenli tedavi, ağız yoluyla alınan tabletler veya insülin enjeksiyonları olmadan, yüksek kan şekeri seviyeleri sonunda kalp hastalığına ve böbrek yetmezliğine, ayrıca sinir hasarına ve körlüğe yol açabilir.

Dünya çapında tahminen 463 milyon insan diyabetle yaşıyor, bu rakam son 30 yılda neredeyse iki katına çıktı. Endişe verici bir şekilde, düşük ve orta gelirli ülkelerle güvenlik sorunları ve diğer sağlık krizlerinin yaşandığı bölgelerde vakalar çok daha hızlı artıyor.

İnsüline erişimin önündeki engeller yaygın bir sorun. Birçok yerde, diyabetle yaşayan ve insülin alması gereken insanlar, sağlıklı kalabilmek için ihtiyaç duydukları ilaç ve bakımı almak konusunda engellerle karşılaşıyorlar.

Tip 1 diyabet hastası 27 yaşındaki Muhammed Hüseyin Bule, kan şekeri düzeyini ölçüyor. Dagahaley Mülteci Kampı, Kenya, Eylül 2019 @Paul Odongo/MSF

Bir insani acil durum olarak şeker hastalığı (diyabet)

14 Kasım 2020 Dünya Diyabet Günü vesilesiyle, birçok yerde diyabetin sağlık hizmetlerine ilişkin bir acil durum olmasının sekiz nedenini paylaşıyoruz:

1 - Görünmez (teşhis edilmeyen) hastalık

Diyabet dünya çapında büyüyen bir sorun olmasına rağmen, insani krizlerin sürdüğü bölgelerde yaşayan insanlar arasında teşhis oranlarının oldukça düşük olduğu tahmin ediliyor. Diyabet vakalarının düşük gelirli ülkelerde çok hızlı arttığı düşünüldüğünde, diyabet hastası olup tedavi edilmeyen insanların sayısının çok yüksek olduğunu varsayabiliriz.

2 - Tedavi için seyahat etmenin tehlikeleri

Çatışma yaşanan veya güvenliğin sağlanamadığı bölgelerde diyabetle yaşayan insanlar için, insülin temin etmek veya tedavi görmek için sağlık merkezlerini düzenli olarak ziyaret etmek son derece tehlikeli olabilir, özellikle birçok hastanın ulaşıma erişimi olmadığında.

3 - İnsüline erişim konusundaki zorluklar 

Uzak ve kırsal yerlerde veya kaynaklara erişimin sınırlı olduğu bölgelerde sağlık tesislerinin insülin stokları yeterli olmayabilir. Bu da bazı hastaların tedavilerinin kesintiye uğraması ya da hiç başlayamaması, bu nedenle ölümle sonuçlanabilecek sağlık sorunlarının ortaya çıkması anlamına gelir.

4 - Büyük ilaç şirketlerinin belirlediği yüksek fiyatlar

Tüm insülin pazarının yüzde 90'ını sadece 3 şirket -Novo Nordisk, Eli Lilly ve Sanofi- kontrol ediyor. Bu ilaç şirketlerinin belirlediği yüksek ilaç fiyatları, tüm dünyada hastaları ve sağlık kuruluşlarını doğrudan etkiliyor. Öte yandan birkaç şirket ise, çok daha uygun fiyatlı ve erişilebilir olacak jenerik insülin versiyonlarını üretmek için Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) ile birlikte çalışıyor.

5 - Gıda güvensizliği

Diyabet tedavisinin temel bir unsuru da diyeti, dolayısıyla kan şekerini kontrol altında tutmak. Bununla birlikte, örneğin Yemen'de olduğu gibi yiyecek kıt olduğunda veya çatışma gibi olaylar, günlük temel besin maddelerinin maliyetinin artmasına neden olduğunda, yeterli porsiyonlardan oluşan düzenli öğünler yemek söz konusu olmayabilir.

6 - İğneler, şırıngalar ve atık

İnsüline erişimin yanı sıra, iğneler, şırıngalar ve ölçüm cihazları gibi gerekli alet setini bulmak ve karşılamak da zor olabilir. Düzenli olarak tedarik edilseler dahi, bu temel aletleri temiz tutmak ve güvenli bir şekilde tıbbi atık olarak ayırmak da zordur, özellikle zorla yerinden edilen veya kamplarda yaşayan hastalar için.

7 - Buzdolabı efsanesi

Birçok yerde günlük sıcaklıklar, insülin için önerilen saklama aralığının çok üstünde olabilir. Normalde insülin bir buzdolabında saklanır. Ancak insüline ihtiyacı olan kişinin yoksulluk, sınırlı güç kaynağı ya da yerinden edilme nedeniyle buzdolabına erişimi yoksa bunun olumsuz sonuçları olabilir. Bu durumda hastalar genellikle bir kliniğe ulaşmak için günde birden fazla yolculuk yapmak amacıyla zaman ve para ayırmak, hatta güvenliklerini de riske atmak zorunda kalabilirler. Ancak deneyimlerimizden biliyoruz ki bu sorunu basit alternatif depolama yöntemleriyle (kilden kaplar gibi) çözmek ve insülini bir süre depolamak için soğuk ve sabit sıcaklıkları korumak mümkün.

8 - Sağlık sorunları döngüsü

Bir insani kriz bölgesinde yaşayan kişi diyabet tedavisine devam edemediğinde, uzun vadede (böbrek yetmezliği, kalp hastalığı ve görme kaybı dahil olmak üzere) ciddi sağlık sorunlarıyla karşılaşma riski de önemli ölçüde artar. Ve bu tip sağlık sorunları acil tıbbi müdahale gerektiren noktaya ulaştığında, gerekli uzmanlaşmış ve acil bakıma erişim kolay olmayabilir. Tedavi edilmediğinde diyabet, bir kısır döngüye yol açabilir. Daha ileri tedaviler gerektiren daha karmaşık sağlık sorunlarına neden olur, ancak bir insani krizin ortasında bu ileri düzey tedaviye erişme olasılığı da hayli düşüktür.

Ana sayfa görseli: MSF'den hemşire Hüsam Masadeh, İrbid vilayetinde bir ev ziyareti sırasında diyabet hastası bir kadını muayene ediyor. Ürdün, Ocak 2020. @Mohammed Sanabani/MSF

Yorum Yapın