Sıfır noktası: Doğu Guta’dan getirilen insanların acil tıbbi ihtiyaçları

13 Nisan 2018 – Sadece bir ay içinde yaklaşık 60 bin kişi, Doğu Guta’yı terk ederek Suriye’nin kuzeybatısına gitmek zorunda bırakıldı. Bu erkek, kadın ve çocukların önemli bir bölümü hasta ya da yaralı ve tıbbi desteğe ihtiyaçları var.

Kalaat el Malik Hastanesi'nin önüne kurulan triyaj çadırı. Fotoğraf: MSF.

Uluslararası tıbbi insani yardım kuruluşu Sınır Tanımayan Doktorlar (MSF) burada yapılan tıbbi müdahaleye katkıda bulunuyor ve yeni gelenlerin otobüslerden indirildiği “sıfır noktası” denen yerde hastaların durumunu değerlendirerek gereken tedaviyi yapmaktan sorumlu ana hastaneye destek veriyor. Bu sağlık tesisinin tıbbi direktörü  Refaat Al Obed durumu şöyle anlatıyor:

“Yaklaşık 1,5 yıl önce Kalaat el Madik Hastanesi açıldığından beri burada görev yapıyorum. Hastanemiz anne-çocuk sağlığı alanında ihtisas hastanesi olup, pek fazla hastanenin bulunmadığı bir bölgede yer almakta, dolayısıyla günde ortalama 300 hastaya bakıyoruz.

Hastanemiz Suriye Hükümeti denetiminde bulunan bölgeyle silahlı muhalif grupların bölgesinin tam ortasında bulunuyor. Pratikte bu, ülkenin çeşitli yerlerinde savaşan taraflar arasında bir uzlaşma sağlandığında ve halk İdlip’e gönderildiğinde, önce buradan, Kalaat el Malik’ten geçmeleri anlamına geliyor.

Tesisimize bir günde 5 bin kişinin getirilmesine hazır değildik

Ne zaman böyle bir durum olsa biz önceden, elimizden geldiğince hazırlanmaya çalışıyoruz. Dolayısıyla birkaç hafta önce bize Doğu Guta’dan buraya insanlar geleceği bilgisi verildiğinde yine hazırlandık. Daha fazla ameliyat yapabilmek, rehabilitasyon seansları gerçekleştirebilmek ve gereğinde hastaları bölgedeki başka hastanelere sevk edebilmek için MSF ile temas kurarak onlardan bize tıbbi malzeme ve tertibat sağlamalarını istedik. MSF bize tıbbi malzeme ve acil durum hazırlık kitlerinin yanı sıra, gelecek hastaların öncelik değerlendirmesini (triyaj) yapacağımız bir çadır gönderdi. Ayrıca lojistik açıdan da bize destek oldular ve bazı teknik bilgiler verdiler.

Yine de, Doğu Guta’dan gelen insanlar Kalaat el Madik’e varmaya başlayınca büyük bir iş yükü ve baskı altında kaldık. Tesisimizin önüne 5 bin kişinin getirilip bırakıldığı o gün, her şeye rağmen hazırlıksız yakalandık diyebilirim. Bu kadar çok sayıda hastaya bakmaya hazır değildik. Ülke içinde yerinden edilen insanların buraya her getirilişinde aynı zorlukları yaşıyoruz aslında. Fakat bu defa gelenlerin sayısı bizim düşündüğümüzden çok daha fazlaydı.

Çok sayıda insanın acil tıbbi yardıma ihtiyacı var

İlk günlerde hastanemize travma yarası almış 200’den fazla hasta getirildi.

Bunların çoğu son saldırılar sırasında bomba patlamasıyla yaralanmıştı ama kurşun yarası olanlar da vardı.

Bunun dışında 20’den fazla doğum gerçekleştirdik (10 gün içinde 18 normal doğum, 3 sezaryen). Sağlık personelimiz bu acil duruma yanıt verebilmek için aralıksız her gün görev başında bulundu.

Travma yaralarına ek olarak, normal şartlarda uzmanlar tarafından tedavi edilmesi gereken çok sayıda tıbbi duruma teşhis koymak zorunda kaldık. Örneğin beslenme yetersizliğinden muzdarip çocuklar vardı. Bu gibi ihtiyaçlara cevap verebilecek uzman sağlık personelimiz olmadığı gibi, hastanemizde bu vakaların tedavisine ayrılmış özel bir bölüm de yok.

Elimizden geldiğince çok sayıda hastayı tedavi ettik, bazılarını da, mümkün olduğu kadarıyla, daha uygun uzmanlaşmış bölümlere sahip başka hastanelere sevk ettik. Böyle bir acil duruma müdahalede bizim hastanemizin rolü çok önemli olmakla birlikte bu kez insanlara olabilecek en iyi hizmeti verebilmek için başka hastanelerden ve kurumlardan destek almamız şarttı.

Bizim tesisimiz nispeten küçük bir tesis, burada sadece bir ameliyathanemiz var. Dolayısıyla bu kadar fazla hastayı tek başımıza tedavi etmemiz mümkün değildi.

Örneğin bir gün, kuzeybatı Suriye’ye gelen konvoylardan birine yolda ateş açıldı ve ateşli silahla yaralanmış sekiz kişi aynı anda otobüsten indirilip bize getirildi. Böyle bir duruma gerektiği şekilde müdahale etmek için iki veya üç ameliyathane gerekir.

Doğu Guta’dan gelen çok sayıda insan şu anda Kalaat el Madik ve çevresine yerleşmiş durumda. Üzerimizdeki baskı, stres ve iş yükü hala çok fazla. Her gün, tedaviye ihtiyacı olan, ameliyat edilmesi gereken insanlarla karşılaşıyoruz. Tesisimize gelen insan sayısında büyük bir artış oldu. Son bir ay bizim için çok zor geçti, 69 kişilik sağlık ekibimizle binlerce hastayı tedavi etmeye çalışıyoruz.”

 

MSF 2013 yılından bu yana Doğu Guta’daki topluluklara sağlık hizmeti verilmesine destek sunuyordu. Fiziksel olarak bu bölgede bulunması mümkün olmayan kuruluş, sahada çalışan Suriyeli doktor ve sağlık görevlilerine yurt dışından destek verdi. MSF kuzey Suriye’de beş sağlık tesisi ve üç gezici klinik ekibiyle faaliyet gösteriyor, ayrıca beş tesisle ortaklığı bulunuyor. Ayrıca ülke genelinde MSF ekiplerinin kalıcı olarak görev yapamayacağı pek çok yerde, toplam 25 sağlık merkezine uzaktan destek veriliyor.

MSF’nin Suriye’deki çalışma alanı, IŞİD olarak da bilinen İslam Devleti’nin kontrolündeki bölgeleri kapsamıyor, çünkü bu grubun liderliğinden, güvenlik ve tarafsızlık konusunda hiçbir güvence alınamıyor. MSF, izin başvurularına şimdiye dek olumlu bir yanıt alamadığından dolayı hükümet güçlerinin kontrolü altındaki bölgelerde de çalışma yürütemiyor. MSF siyasi baskılara karşı bağımsızlığını koruyabilmek amacıyla, Suriye’deki faaliyetleri için hiçbir devletten maddi destek kabul etmiyor.

 

Yorum Yapın