Ebolaya karşı aşılama ve salgınla mücadele

Beni, Kongo Demokratik Cumhuriyeti’nin Kuzey Kivu Eyaleti’nde halen süren ebola salgınının bitip bitip yeniden başladığı sıcak noktalardan biri. Salgına müdahale 1 yıldan uzun süredir kentte tüm hızıyla devam ediyor. Salgının ilk günlerinden beri orada olan Sınır Tanımayan Doktorlar (MSF), kısa süre önce aşılama faaliyetlerine destek vermeye başladı. Virüse karşı mücadelede umut veren önemli bir araç bu. Fakat, doğru kişilere geç kalmadan ulaşmak kolay iş değil.

Esther sadece azıcık yüzünü buruşturuyor, aşı ekibinden bir doktor ona ebola virüsüne karşı yeni geliştirilen rVSV-ZEBOV aşısını yaparken. Beni’nin kuzeybatısında, Kimbangu köyündeyiz. Esther’in 2,5 yaşındaki oğlu Justin* ise yeni bir şırıngaya aşı çekildiğini görür görmez ağlamaya başlıyor ve aşı olduktan sonra birkaç dakika daha ağlamaya devam ediyor. Aşı kolu acıtıyor ama yan etkileri genellikle hafif ve ilk sonuçlara göre aşı, bağışıklamadan 10 gün sonrası itibarıyla katılımcıların yüzde 95 gibi umut verici bir oranını koruyor.

MSF Beni’de üç aşı ekibinin idaresinden sorumlu. Her ekipte insanları aşılama için kaydeden, onamlarını alan, çalışma protokolü verilerini toplayan, aşıyı uygulayan ve aşılamadan sonraki 30 dakika boyunca insanları gözlem altında tutan toplam 14 kişi var. @Samuel Sieber/MSF

Esther ve oğlu her gün MSF’nin Beni’de kurduğu üç aşılama noktasından birine gelmiş. Bu noktalar Kongo DC Sağlık Bakanlığı ve Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) salgın müdahale ekipleriyle birlikte ebolayı durdurmak için yapılan çalışmalar kapsamında kuruluyor. Esther buraya gelişlerini, “Mahallemizde doğrulanan bir ebola vakası var, gözetim ekibi bana bizim de muhtemel temaslılar olarak aşılanmamız gerektiğini söyledi,” diye anlatıyor.

Aşılama noktaları kurmak, iyi koordine edilen rutin bir iş. Bir bekleme alanı ayrılıp bunun yanına birkaç plastik masa diziliyor, kayıt ve onam formları yerlerine konuyor ve aşılama ekibi koruyucu önlüklerini giyip hazırlanıyor. Sonra MSF aracı soğutucu bir kap içinde ilk aşı flakonlarını getiriyor ve gözetim ekibinin bir üyesi katılımcı adaylarını belirlemeye başlıyor.

2019’un Ağustos ayı sonlarından beri Beni’de ebola vakaları azalıyor, ama hâlâ şüpheli ve doğrulanan yeni vakalar var. Bölgedeki sağlık merkezlerinde ve MSF’nin idare ettiği Ebola Tedavi Merkezi’nde (ETM) karantinada tedavi görmek üzere her gün yeni vakalar geliyor. Salgın burada iki defa neredeyse bitti denecek noktaya geldi (Aralık 2018 ve Haziran 2019’da) ama bitmek yerine daha da fazla kişiyi etkileyerek devam etti.

Aşının etkili olduğu kanıtlandı ama doz rasyonalizasyonu aşı kullanımını halka aşılama stratejisiyle sınırlı tutuyor, bu stratejiye göre sadece ebola vakalarıyla doğrudan veya dolaylı temasta bulunmuş kişiler aşılanıyor. Halbuki şu anda ebola hastalarıyla temas edenlerin yüzde 25’ine ancak ulaşılabiliyor. @Samuel Sieber/MSF

Ebola hâlâ ölümcül bir hastalık. Artık elimizde hastalığın bulaşmasını önleyen bir aşı ve ebola olduğu doğrulanan hastalar için yeni tedaviler var, ama buna rağmen, Kongo Demokratik Cumhuriyeti’nde yaşanan bu 10. ve en büyük ebola salgınında 3.100’den fazla insan ebola oldu ve Eylül ayı ortası itibarıyla 2.100’den fazla kişi bu hastalıktan öldü. Yüksek ateş, ishal ve kusma belirtilerini gösteren hastalar artık ebolayı bulaştırma aşamasındalar ve derhal karantinaya alınmaları, hemen tedaviye başlanması gerekiyor. Oysa Kuzey Kivu Eyaletinin tamamında bir kişinin ebola olduğundan şüphe edilmesiyle ona teşhis konması arasında geçen ortalama süre 5 gün ve bu süre boyunca hastalar çoğu zaman seyahat ediyor, birkaç farklı sağlık merkezine gidiyor.

İşte bu nedenle, bir ebola hastasıyla temas etmiş olan Esther ve Justin gibi kişileri tespit etmek ve aşılamak, risk altındaki insanları korumak bakımından hayati önem taşıyor. Salgını durdurmanın en büyük zorluklarından biri de bu işi sağlıklı yürütmek. Aşılamanın ilk 2 haftasında MSF’nin üç ekibi 700’den fazla insanı ebolaya karşı aşıladı, Kongo Demokratik Cumhuriyeti’nin ebolaya karşı mücadele ekipleri ve onlarla birlikte çalışan kuruluşlar tarafından Beni’de aşılananların sayısıysa 51.000’i aşıyor.

Ne var ki aşının kullanımının kısıtlı olması ve araştırma statüsünün devam etmesi nedeniyle bugün Kuzey Kivu’da uygulanan aşılama stratejisi halka yaklaşımıyla sınırlı. Şu anda yürütülen aşılama kampanyasının hedef kitlesi sadece şüpheli veya doğrulanmış ebola vakalarının doğrudan veya dolaylı temaslıları ile salgınla mücadelede ön saflarda görev yapan doktorlar ve insani yardım çalışanları. Oysa salgın süresince, ülkenin sağlık gözetim ekipleri bilinen ve olası ebola temaslılarının ancak dörtte birini tespit edebildi; bu da ebola hastalarıyla temas etmiş kişilerin çoğunluğunun tespit ve takip edilemediğini gösteriyor. Bu şartlar altında MSF, söz konusu stratejinin değerlendirilip genişletilmesi ve aşı stoklarının daha şeffaf idare edilmesi için  uluslararası, bağımsız bir komisyon kurulması çağrısında bulundu.

MSF Faaliyet Yöneticisi Joseph Musakane, “Biz aşılama stratejimizi genişletmek, doğrulanmış ebola vakalarının görüldüğü sağlık bölgelerinde daha hızlı müdahale edebilmek adına esnek davranmak istiyoruz,” dedi: “Fakat şu anda sabit bir günlük doz sayısıyla sınırlanmış durumdayız ve sadece daha önceden belirlenmiş aşılama alanlarında çalışabiliyoruz.”

Joseph MbokaniI Kambale, Kongo Demokratik Cumhuriyeti’nin ebolayla mücadele ekibinde yer alan bir bilgilendirme görevlisi. Kambale, aşılama alanında ebolaya karşı aşı olmayı bekleyenlerin sorularını cevaplıyor. Hastalığa karşı güvenli ve oldukça etkili bir aşı bulunduğu halde korkular ve yanlış anlamalar aşı olabilecek pek çok insanın bundan kaçınmasına yol açıyor. @Samuel Sieber/MSF

Toplumun aşı hakkındaki korkuları ve yanlış kanaatleri de aşılama ekiplerinin işini zorlaştıran bir başka etken. Kongo Demokratik Cumhuriyeti’nin ebolayla mücadele ekibinden bilgilendirme görevlisi Joseph MbokaniI Kambale, “Birçok insan aşının iktidarsızlığa, akıl hastalığına, hatta ebolanın kendisine sebep olacağına inanıyor,” diye anlatıyor. “Birçoğu da ebola belirtilerini başka hastalıklara bağlıyor, yediklerinden zehirlendiklerini sanıyor. İnsanları gelip aşı olmaya ikna etmemiz gerekiyor.”

MSF’nin ebolayla mücadele çalışmasının tıbbi danışmanı Jean Pierre Kaposo, Beni kent merkezinde bir gençlik forumunda, toplumun genç liderlerine ebola aşılama kampanyasını, ebolayı önlemenin ve tedavi etmenin yollarını anlatıyor. @Samuel Sieber/MSF

Salgının başlangıç döneminde, ebola belirtileri gösteren hastalar açısından tedaviyi erişilebilir kılmanın ve halkla güven ilişkisi kurmanın ne kadar önemli olduğu açıkça anlaşıldı. MSF ilk dönemde şüpheli vakalar için büyük, merkezi bir geçiş merkezinde çalışıyordu, ama kısa süre içinde gördük ki topluluğa yakın noktada karantina kapasitesi çok daha yüksekti. MSF’nin Goma’daki Acil Durum Koordinatörü Tristan Le Lonquer, “Beni’deki 18 sağlık merkezinin 6’sına entegre olarak küçük karantina yapıları kurduk; hastalar ve şüphe duyanlar gecikmeden bu yakın noktalara gelmekte daha rahat davrandı,” diye açıklıyor.

Kanzulinzuli’deki bu sağlık tesisinde MSF, temaslılara ve ön saflardaki sağlık çalışanlarına ebola aşısı yapıyor. Burada ayrıca ebola olduğundan şüphe edilenler için bir karantina ve tedavi ünitesi var. MSF tesiste sunulan genel sağlık hizmetlerine ve laboratuvara da destek veriyor. @Samuel Sieber/MSF

Şimdi yerel sağlık merkezleri muhtemel aşılama yerleri olarak da kullanılabiliyor. Buralar, topluma yakın noktada güvenli bir çalışma alanı sağlıyor. MSF toplum içindeki sağlık merkezlerinin mevcut birinci basamak sağlık hizmetlerini de güçlendiriyor. Le Lonquer anlatıyor: “Ebolayla mücadele karmaşık ve zor bir süreç ve bu süreçte diğer sağlık hizmetlerinin ihmal edilmesi, aksaması da bir risk. Bu nedenle hastaların yerinde muayenesine, gebelik takibi ve doğuma, laboratuvar hizmetlerine destek veriyoruz.”

Yine araştırma aşamasında olan ikinci bir aşı var, 56 gün arayla iki doz halinde uygulanıyor. Kısa süre önce bu aşının da Kongo Demokratik Cumhuriyeti’nde genişletilmiş klinik denemeler kapsamında uygulanmasına yeşil ışık yakıldı. MSF ve onun araştırma birimi Epicentre da bu çalışmayı yürüten uluslararası konsorsiyum içinde yer alıyor.

MSF’nin destek verdiği Boikene Sağlık Merkezi’nde hasta kayıtları. Ebolayla mücadele devam ederken acil birinci basamak sağlık hizmetleri de ihmal edilme riski altında. @Samuel Sieber/MSF.

Beni’de ölümcül ebola salgınını sona erdirmek hâlâ çok karmaşık bir görev. Sınır Tanımayan Doktorlar (MSF) bölgedeki büyük Ebola Tedavi Merkezi’ni henüz devraldı. Burada acil tedavi için 13 karantina bölmesi, 40 hastaya kadar yatırılabilen 3 büyük karantina koğuşu mevcut. Merkezin 160’tan fazla çalışanı var. MSF Acil Durum Koordinatörü Le Lonquer, “Bulaşma zincirini kırmak için aşılama yaklaşımımızı genişletmemiz, entegre karantina imkânı ve tedavi seçenekleri sağlamamız şart,” dedi. “Merkezi bir Ebola Tedavi Merkezimiz olması lazım, ama sağlık alanındaki diğer ihtiyaçları da karşılayabilmemiz ve toplumla bir güven ilişkisi kurmamız da lazım. Ebolaya karşı mücadeleyi kazanabilmemiz için tüm alanlarda var gücümüzle çabalamalıyız.”

*İsimler değiştirilmiştir.
*Ana sayfa görseli: Kongo Demokratik Cumhuriyeti’nin Beni kenti çevresinde, Kimbangu topluluğu içinde 2,5 yaşındaki Justin*e, araştırma aşamasındaki yeni ebola aşısı rVSV-ZEBOV yapılıyor. @Samuel Sieber/MSF 

Yorum Yapın