Hindistan’da beslenme yetersizliğini yenmek

Carkand'da dağlık Bharania bölgesinde anne Joma Samad, beslenme yetersizliğinden muzdarip bebeği Budu Samad'ı kucağına alıp pınarın başına gidiyor, her gün buradan eve su taşıyor. Eşi uzun süren ve teşhis edilemeyen bir hastalıktan öldüğünden beri Joma iki çocuğuna tek başına bakıyor. Fotoğraf: Nikhil Roshan.

Hindistan’da, birbirinden çok farklı kabilelerin yaşadığı Carkand Eyaleti’nde beslenme yetersizliğinden muzdarip insanların oranı her zaman ülke ortalamasının üzerinde.  Uluslararası tıbbi insani yardım kuruluşu Sınır Tanımayan Doktorlar (MSF) Haziran 2017’den bu yana Carkand’daki Çakradarpur kentinde yenilikçi bir topluluk katılım modeli kullanarak şiddetli akut beslenme yetersizliğini tedavi ediyor.

Yerel topluluklardan birinden  gelen Subashini Deb Mahto, MSF adına topluluk içi sağlık eğitmeni olarak görev yapıyor. Bu röportajda Subashini Deb Mahto hem MSF’deki çalışmalarını, hem de beslenme yetersizliğini bizzat yaşamış biri olarak tecrübelerini anlatıyor.

“Gencecik bir anneyken bunu ben de yaşadım”

“Güneş doğmadan güne başlıyorum. Ev işlerini bitirip yemekleri hazır ettikten ve çocukları okula yolladıktan sonra ocağın üstünde bir demlik lal ça (siyah çay) koyup işe gitmeye hazırlanıyorum. Evimden 3 kilometre mesafedeki MSF ofisine bisikletle gidiyorum ve her sabah 8:30’da işte oluyorum.

2017’de buradaki beslenme yetersizliği projesi başladığından bu yana MSF’yle çalışıyorum. İşe topluluk için sağlık çalışanı olarak başladım, Sahiya didi’lerle (Carkand eyaleti tarafından görevlendirilen toplum sağlığı çalışanları) birlikte toplulukları ziyaret ederek beslenme yetersizliğinden dolayı acil bakıma ihtiyacı olan çocukları tespit ediyor ve aileleri çocuğu MSF’nin sağlık merkezine götürmeye ikna etmeye çalışıyorduk.

Beslenme yetersizliği benim yürekten hissettiğim bir dert. Köylerdeki kadınlarla konuşurken onların nasıl hissettiğini çok iyi anlıyorum. Ben de henüz 10’lu yaşlarını süren bir anneyken aynı şeyleri yaşamıştım.

Evlendikten kısa süre sonra bir kızım oldu. 17 yaşındaydım ve bebeğime nasıl bakacağımı bilmiyordum. Bebeğim doğduğunda sadece 2 kiloydu.

Bizim toplumumuzda hamilelikle ilgili bazı kültürel inançlar ve yanlış kanılar var. Bunlar bebeklerin ve bebek bekleyen kadınların her şeyi yemesine izin vermiyor. Bu yüzden hem anne hem bebek beslenme yetersizliği çekebiliyor.

Burada hamile kadın iyi yemek yerse karnındaki bebeğin çok şişmanlayacağına, o zaman da doğumun zor olacağına inanılıyor.

Doğumdan sonra annenin günde yalnız bir kere yemek yemesine izin veriliyor. Eşim bana bazen gizli gizli yemek getirirdi. Bazı yerlerde çocuk kendi başına yürüyünceye kadar ona et ve süt verilmiyor. Benim kızımın da beslenmesi çok kısıtlıydı, yiyebildiği şeyler dal (mercimek çorbası) ve pirinçten ibaretti; hayatın ilk birkaç yılı boyunca çocuğun yumurta ve et yemesine izin verilmiyordu.


MSF çalışanları, ormanların arasındaki engebeli Dhangaon'da ücra bir yerleşim yerine doğru yürüyor. Beslenme yetersizliği olan çocuklar için ailelerle görüşecekler. Fotoğraf: Nikhil Roshan.

Kadınlar hem tarlada çalışmak hem ev işlerini görmek zorunda, bu yüzden çocuklarıyla bağ kurmaya da pek vakit bulamıyorlar. Ben bizim evin işlerini gören tek kişiydim, bebeğimin bakımında bana destek olan kimse yoktu.  İkinci çocuğum doğduğunda kendime ve çocuklarıma daha iyi bakmayı artık öğrenmiştim. Önce kadın sağlığı alanında çalışan bir sivil toplum kuruluşunda iş buldum, sonra MSF’ye katıldım.

Carkand’ın çoğu yeri gibi Çakradarpur da bir Adivasi bölgesi, burada çok sayıda yerli topluluk ve büyük bir çeşitlilik var. Mesela benim çalıştığım yerler arasında, dört dilin birden konuşulduğu köyler var. Sağlık çalışanları olarak bizim işimiz MSF ile topluluklar arasında bağlantı kurmak. Sağlık konusunda eğitim veren ve topluluk içinde çalışma yapan ekiplerin tüm üyeleri, bölge sakinleri. MSF doktorları bize eğitim verip beslenme yetersizliğini anlatırken biz de onlarla kadim kültürümüze, tarihimize ve Adivasis pratiklerine dair bilgilerimizi paylaştık.

Köylülerin çoğu, beslenme yetersizliğinin tıbbi bakım gerektiren bir durum olduğunu anlamıyor.

Bölge halkının puni veya dehna dediği durum, kötü ruhların bedeni ele geçirmesine bağlanıyor ya da kötü bir alamet olarak okunuyor.

Bu nedenle pek çok aile öncelikle geleneksel şifacılara başvuruyor, onlar da bitkileri kullanarak hastayı tedavi etmeye veya bir takım törenlerle kötü ruhları def etmeye çalışıyor. İnsanlara beslenme yetersizliğini teşhis etmenin ve uygun tıbbi tedaviyi sağlamanın önemini anlatmak şart. Bu toplulukların yaşadığı ormanlarda yiyecek eksikliği söz konusu değil. Genç annelere ve onların ailelerine doğru emzirme yöntemlerini, çeşitli ve besleyici yiyecekler yemeleri ve temizliğe özen göstermeleri gerektiğini öğretmemiz lazım.

Başlangıçta anneleri ve onların büyüklerini beslenme yetersizliğinin gerçek sebepleri ve tıbbi tedavi gereği konusunda ikna etmek çok çok zor oldu. Bazı kabileler ormanın uzak köşelerinde yaşıyor, buralara toplu taşıma araçlarıyla ulaşmak mümkün değil. Annelerin en yakın sağlık merkezine varmak için çocuklarıyla birlikte dağlık arazide 2 ila 4 kilometre yürümeleri gerekiyor. Hasta çocuklar MSF sağlık merkezine çoğu kez, okuldan dönen ablaları veya ağabeyleri tarafından getiriliyor. Geçen ay birkaç gün boyunca kliniğimize gelen giden olmadı, çünkü hasat dönemiydi ve bütün anne-babalar tarlalarda çalışıyordu.

Carkand'ın Çakradarpur bölgesinde haftalık muayene ve takibi yapıldıktan sonra sağlık merkezinden ayrılan anneler ve çocuklar. Fotoğraf: Nikhil Roshan.

Aylar süren sıkı çalışmamız sonucu toplulukların güvenini kazandık. Şimdi sağlık merkezimiz bazen öyle kalabalık oluyor ki kafamızı kaşıyacak vakit bulamıyoruz. O zaman zor olsa da her şeye yetişmek için elimden geleni yapıyorum, çünkü biliyorum ki burada önemli bir iş yapıyoruz. Küçücük bir çocuğun hayatının elinizden kayıp gidercesine sona ermesi, bir anne için dayanılması en zor acı.

Köy ziyaretlerimden birinde bir anne elimi tuttu, Pusalota Sağlık Merkezi’mize bir kişiyi daha yönlendirdiğini söyledi. Projemizde şimdiye kadar bu topluluklardan 600’den fazla çocuğu tedavi ettik. Daha yapacak çok işimiz var ama, çocuklar sağlığına kavuştukça ailelerin duyduğu mutluluk bize de yansımaya başladı bile.”


Uluslararası tıbbi insani yardım kuruluşu Sınır Tanımayan Doktorlar (MSF) 1999’dan beri Hindistan’da çalışıyor. Kuruluş Andhra Pradeş, Bihar, Çattisgarh, Delhi, Cammu, Keşmir, Carkand, Maharaştra, Manipur, Telangana, Uttar Pradeş ve Batı Bengal’de binlerce insana sağlık hizmeti verdi.

Yorum Yapın