İdlib, Suriye - MSF temel ihtiyaç malzemeleri sağlamaya devam etmekte ve faaliyetlerini Covid-19 tehdidine en uygun yanıtı verecek şekilde uyarlamaktadır.

İdlib'deki Deir Hassan kampı, 2019 Aralık ayından ve 2020 Mart başına kadar Suriye hükümet güçleri ve Rus müttefikleri tarafından yürütülen askeri saldırıdan kaçan yüz binlerce yerinden edilmiş ailenin  sığındığı birçok kamptan biridir. Bu kamp, ​​tepelere dağılmış yerleşimlerde 164.000'den fazla insanı ağırlamakta, Suriye'nin kuzeybatısının tamamında görüldüğü gibi, temel hizmetlerden yoksun durumda olup şu anda COVID-19 salgınının tehdidi altında bulunmaktadır.

Médecins Sans Frontières / Sınır Tanımayan Doktorlar (MSF), Deir Hassan kampındaki ihtiyaçları değerlendirdikten sonra, 16 Mart tarihinde, Latamneh ve Al Habeet yerleşimlerindeki 180 aileye, aile çadırları, şilteler, plastik örtüler, battaniyeler, mutfak gereçleri ve hijyen paketleri de dahil olmak üzere temel ihtiyaç malzemeleri dağıtmıştır.

MSF proje takım lideri Ahmed, durumu: “Açıkta yaşayan insanlar gördük; ayrıca iki veya üç ailenin soğuktan veya yağmurdan korumayan bir çadır paylaştığına tanık olduk. Yeni gelenleri ağırlamak için çok az çadır vardı.” şeklinde ifade etmektedir.

MSF ekibi, 17 Mart'ta Deir Hassan kampının bir başka yerleşim yeri olan Abo Obeidah'taki 115 aileye aynı temel ihtiyaç malzemelerini dağıtmıştır. Latamneh'de yaşayan yerinden edilmiş bir anne olan Manaf Shamma, "MSF sayesinde çadır aldık" diye açıklamaktadır. Kamp sekiz ay önce kuruldu, ancak ne tuvalet, ne kanalizasyon, ne de düzgün yol var."

Deir Hassan kampındaki sıhhi tesisat bu kadar çok sayıda insanın ihtiyaçlarını karşılamak için yetersizdir ve bu da su kaynaklı hastalık riskini arttırmaktadır. Bununla birlikte, MSF seyyar klinikleri tarafından şimdiye kadar en sık gözlemlenen rahatsızlık üst solunum yolu enfeksiyonları olmuştur. Ancak artık COVID-19 salgını dünya çapında ve Suriye'de çok büyük bir zorluk haline gelmiş bulunmaktadır.

Suriye hükümeti 23 Mart'ta ülkedeki ilk COVID-19 vakasını bildirmiştir. İsyancıların son kalesi olan İdlib ilinde hiçbir vaka bildirilmemesine rağmen, hastalık bölgede özellikle insanların aşırı kalabalık biçimde, büyük karışıklık içinde yaşadığı, yetersiz sıhhi altyapıya sahip kamplarda çok hızlı bir şekilde yayılabilir.

MSF, personelinin enfeksiyon önleme ve kontrol eğitimi almasına imkan vermek ve virüsün yayılmasını önlemek için Deir Hassan kampındaki seyyar kliniklerini askıya almıştır. Önümüzdeki günlerde, Deir Hassan kampındaki 10 yerleşim yerinde, MSF toplum sağlığı çalışanları, yerinden edilmiş ailelerle COVID-19 üzerine sağlık eğitimi oturumları düzenleyecek, broşürler ve özel hijyen paketleri dağıtacaktır.

MSF ekiplerinin faaliyetleri şu anda enfeksiyon kontrol önlemleri üzerine odaklanmıştır. Bu çerçevede ekipler, Deir Hassan ve Tal Karama'daki MSF destekli iki sağlık merkezinde hastaların sınıflandırma ve tarama işlemlerinin düzenlenmesine yardımcı olmaktadırlar.

Bunun yanı sıra, MSF, daha kuzeydeki Afrin bölgesinde çok ihtiyaç duyulan temel yardım malzemelerinin dağıtımını organize etmektedir. Yerinden edilmiş birçok aile, Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından kontrol edilen ve şiddet olaylarının görülmediği bu bölgeye sığınmıştır. Bazıları uygun barınak bulamayıp boş evlere, fabrikalara veya kamu binalarına yerleşmiştir. Bülbül beldesinde 400 yerinden edilmiş aile için bir kamp kurulmaktadır. MSF onlar için çadır, battaniye, plastik örtü, mutfak gereçleri ve hijyen paketi tedarik edecektir. Çadırlar, yerel bir STK olan Al Ameen ile ortaklaşa kurulacaktır. Çadırlar hazır olduğunda, yerinden edilmiş aileler kampa taşınacak ve yardım malzemelerini alacaklardır.

Geçtiğimiz hafta ayrıca, MSF ve Al Ameen, Bülbül beldesinde ve batı Afrin kırsalında seyyar tıbbi müdahale ekipleri çalıştırmaya başlamıştır. Ancak bu faaliyetler, personelin enfeksiyon önleme ve kontrol eğitimine katılımını sağlamak amacıyla askıya alınmıştır.

İdlib eyaletindeki yerinden edilmiş kişilerin ihtiyaçları göz önüne alındığında, MSF tarafından sunulan yardım sınırlı kalmaktadır. Ancak bu yardım artmaya devam etmelidir. MSF’nin yardımını artırabilmesi, temel yardım malzemeleri, tıbbi malzeme ve kişisel koruyucu ekipmanın kuzeybatı Suriye'ye düzenli akışına ve MSF'in uluslararası personelinin Suriyeli meslektaşlarını desteklemek için bölgeye gönderilebilmesine bağlıdır.

MSF'nin Türkiye'de varlığı bulunmamaktadır. Yardımlarını artırabilmek için MSF, ilgili tüm Türk makamlarından, temel malzemelerin ve uluslararası personelin kuzeybatı Suriye'ye geçişinin kolaylaştırılmasını talep etmektedir.

Suriye'nin kuzeybatısında, MSF'nin seyyar sağlık ekipleri, anne sağlığı, genel sağlık hizmetleri sunmakta ve kronik hastalıkları tedavi etmektedirler. MSF ekipleri, ısıtma malzemesi de dahil olmak üzere temel ihtiyaç maddeleri dağıtmakta ve sıhhi altyapıyı iyileştirmektedirler. Ayrıca düzenli aşılama faaliyetlerine de destek sunmaktadırlar.

Suriye'nin kuzeybatısında, MSF, yanık tedavisi üzerine uzmanlaşmış, bu alanda cerrahi, cilt nakli, pansuman, fizyoterapi ve psikolojik destek sağlayan bir hastaneye sahiptir. MSF, İdlib ve Halep illerindeki çeşitli hastane ve kliniklerde birinci ve ikinci basamak sağlık hizmetlerine destek sağlamaktadır ve üç hastane ile yönetim ortaklıklarına sahiptir. Covid-19'a karşı MSF, yönettiği veya desteklediği tıbbi tesislerde enfeksiyon önleme ve koruma tedbirlerini uygulamakta, ayrıca hastaları sınıflandırma ve tarama işlemlerini organize etmekte ve enfeksiyon önleme ve koruma eğitimi vermektedir. Kamplarda sağlık personeli ve hastalar için koruyucu önlemler alınmaktadır.

MSF, Suriye'nin kuzeydoğusunda, Rakka, Hasakeh ve Halep illerinde tıbbi faaliyetlerini sürdürmektedir. MSF, Rakka'da, Kobane / Ain Al-Arab'da, Al-Hol kampında, Washokani kampında ve Tal Kochar / Yaroubiyah'da faaliyet göstermekte ve Covid-19 salgınına karşı hazırlık sürecinde yerel sağlık makamlarını desteklemektedir.

MSF, bağımsızlığını korumak amacıyla Suriye'deki çalışmaları için hiçbir devletten finansal destek almamaktadır.

TagsSuriye

Yorum Yapın