İdlip’te durum hızla kötüye gidiyor

31 Temmuz 2019 – Suriye’de İdlip vilayetinin güneyi ile Hama vilayetinin kuzeyindeki bombardıman ve topçu ateşi nedeniyle son 3 ayda 450.000’den fazla insan kuzeye, Türkiye sınırına doğru yer değiştirdi. Çeşitli kaynakların bildirdiğine göre saldırılar yüzlerce insanın ölümüne ve binlerce insanın yaralanmasına yol açtı ve bu sayılar giderek artıyor. Şiddetin daha da ağırlaştığı Temmuz ayı, 2019’da Suriye’de can kayıplarının ve yaralanmaların en fazla gerçekleştiği ay oldu.

MSF gezici kliniğinde triyaj hemşiresi olarak çalışan Umm Ahmad, Suriye'nin kuzeybatısında süren çatışmalar nedeniyle yerinden edilen bir hastanın tansiyonunu ölçüyor./MSF

Uluslararası tıbbi insani yardım kuruluşu Sınır Tanımayan Doktorlar’ın (MSF) destek verdiği bölgelerdeki sağlık ekipleri geçtiğimiz haftalarda birçok defa, çoklu yaralı girişiyle (10’dan fazla yaralının bir anda hastaneye getirilmesi) karşılaştı. MSF’nin desteklediği bir hastaneye Temmuz ayı başında sadece 48 saat içinde, hava bombardımanında yaralanan 35’ten fazla insan getirildi. Aynı haftada, yine MSF tarafından desteklenen bir başka sağlık tesisinde 50 yaralı tedavi edildi.

Askeri harekat Suriye hükümet güçleri ve müttefikleri tarafından İdlip vilayetinin güneyi ve Hama vilayetinin kuzeyinde Nisan ayı sonunda başlatılmıştı, oysa burası “çatışmasızlık bölgesi” sayılıyordu. Saldırıda sağlık tesisleri, okullar, pazar alanları, yerinden edilenlerin kaldığı kamplar gibi sivillerin bulunduğu pek çok altyapı  vuruldu ve tahrip edildi. MSF’nin desteklediği bir hastane bombalanarak hasar gördü, MSF desteğiyle faaliyet gösteren diğer bazı sağlık tesisleri ise hedef alınma korkusuyla faaliyetlerine birkaç defa kısmen ara vermek zorunda kaldı.

Bölgedeki bir hastanenin yöneticisi, “Hastalar, hasta yakınları ve tüm hastane çalışanları psikolojik açıdan çok zorlanıyor,” diyor. “Uçaklar hastanenin üzerinden geçerken herkesi müthiş bir korku sarıyor. Bazı insanlar binanın vurulacağı korkusuyla dışarıya kaçıyor. Hastaneyi sık sık boşaltmak zorunda kalıyoruz, çünkü biz de bir şey olabileceği endişesini taşıyoruz."

Tepemizde dolanan uçaklardan dolayı aynı gün içinde birkaç defa sığınağa inmek zorunda kaldığımız oluyor. İşimize kaç kez ara vermek zorunda kalırsak kalalım, acil servisi hep açık tutmaya çalışıyoruz, bütün çabamız bu. Bu bölgedeki bazı hastaneler on binlerce insana hizmet veriyor. Bizim için bir şey olduğunda işimizin başında olup insanlara yardımcı olmaktan başka bir seçenek yok.

Halihazırda yerinden edilerek İdlip vilayetine gelmiş veya vilayet içinde yer değiştirmek zorunda kalmış olan yüzbinlerce kişiye ek olarak 450.000 kişi daha, son dönemde şiddetin tırmanması nedeniyle evlerini terk etti. Yakın zamanda yerinden edilen bu grup, nüfusun zaten yoğun olduğu bölgelere yöneldi ve şu anda çadırlarda ya da açık havada, zeytin ağaçlarının altında yaşıyor. Gıdaya, içme suyuna ve tıbbi yardıma ihtiyaçları var.

Geçtiğimiz aylarda MSF, kısa süre önce yerinden edilmiş bu insanlara temel yardım malzemeleri ve içme suyu dağıtımı yaptı, ayrıca hem mevcut kamplara hem de yeni oluşan yerleşim alanlarına sahra tuvaletleri yerleştirdi. Fakat yerinden edilen insanların, bugün sağlanabilen yardımdan çok daha fazlasına ihtiyacı var.

MSF’nin Suriye’deki çalışmalarının koordinatörü Lorena Bilbao, “Şu anda yerinden edilmiş yüz binlerce insan korkunç şartlar altında yaşıyor,” diyerek yeni oluşan yerleşim alanlarındaki durumu anlatıyor:

Yerleşim alanlarının çoğu aşırı kalabalık, altyapı yetersiz, yaşam şartları sağlığa uygun değil, bu nedenle salgın hastalıkların görülme riski yüksek. İnsanlara temiz içme suyu sağlanamazsa önümüzdeki haftalarda susuz kalma ve ishal vakaları ile suyla taşınan hastalıklar artacaktır. Bu da halihazırda kritik olan durumun daha da ağırlaşmasına yol açacaktır.

MSF gezici kliniklerle verdiği hizmetleri arttırdı; sağlık merkezlerine ilaç, hastanelere ilk yardım ve ameliyat kitleri bağışında bulunarak bu tesislere verdiği desteği güçlendirdi, ayrıca bölgedeki hasta sevk sistemini de destekliyor. MSF, askeri saldırılar nedeniyle yerinden edilen ve yaralanan insanlara hayat kurtarıcı tıbbi insani yardım sağlamaya devam edecek.

MSF İdlip ve Halep çevresinden bazı hastane ve kliniklerde verilen birinci ve ikinci basamak sağlık hizmetlerine destek sağlıyor. Desteklenen hizmetler arasında ayakta tedavi, yatarak tedavi, acil servis, yoğun bakım, ameliyathane, kan bankası ve doğumhane hizmetleri ile kronik hastalıklar ve Akdeniz anemisi tedavisi bulunuyor. Tüm çalışmalar yerel yetkililerle koordinasyon halinde yürütülüyor.

MSF Suriye Hükümeti’nin kontrolü altındaki bölgelerde faaliyet yürütmüyor, çünkü MSF’nin bu bölgelerde çalışabilmek için yaptığı izin başvuruları bugüne kadar kabul edilmedi. MSF, siyasi baskılara karşı bağımsızlığını koruyabilmek amacıyla Suriye’deki çalışmaları için hiçbir devletten destek almıyor.

Yorum Yapın