İhtiyacı görüp harekete geçmek: Venezuela'daki kriz ve tıbbi ihtiyaçlar

Su, Sanitasyon ve Hijyen Uzmanı Estifanos Debasu’nun yazısı

Venezuela’da süren politik, ekonomik ve toplumsal kriz, ülkenin sağlık sistemine de büyük zarar veriyor. Su, sanitasyon ve hijyen uzmanı Estifanos Debasu kısa süre önce Venezuela’ya gitti. Debasu, ülkenin en büyük eyaletlerinden biri olan Bolivar’da gördüklerini anlatıyor.

“Ben Etiyopya’da büyüdüm. Venezuela hakkında pek bir şey duymamıştım. Okulda bize Venezuela’nın Güney Amerika’daki en zengin ülkelerden biri olduğunu anlatmışlardı, orada her şey bedavaydı, bunun dışında bir şey bilmiyordum. Fakat birkaç yıl önce Venezuela’da büyük bir siyasi ve ekonomik kriz çıkıp durum tüm dünyada haberlere konu olunca bu ülke hakkında çok daha fazlasını öğrendim. Bu yılın başlarında Karakas’a giden uçağa binerken, Venezuela’da çocukken öğrendiğimden epey farklı bir durumla karşılaşacağımı biliyordum. Ama durumun bu kadar kritik olduğundan haberim yoktu.

Venezuela’ya Sınır Tanımayan Doktorlar (MSF) tarafından, belirli bir iş yapmak üzere gönderildim: MSF’nin ülkedeki saha projelerini ziyaret edip, projelerin gerçekleştirildiği çevrede, benim uzmanlık alanım olan su, sanitasyon ve hijyen konusunda en acil ihtiyaçları tespit edecektim. Karakas’tan doğruca Bolivar Eyaletine gittim. Burada MSF, sivrisineklerin üremesi için mükemmel koşullara sahip bir madencilik bölgesi olan Sifontes’te çalışıyor.

Sivrisinek gibi küçücük bir canlının tüm ülkeyi etkileyen bir krizde nasıl bir rol oynadığını bilseniz şaşarsınız.

Sivrisinek etkisi

50 yıl önce Venezuela, Güney Amerika’da sıtmaya karşı mücadelede başı çeken ülkelerden biriydi. Ama bugün yaşanmakta olan kriz Venezuela’nın sağlık sistemini derinden etkiledi. Aynı zamanda madencilik faaliyetleri de son birkaç yıl içinde artış gösterdi: Venezuela ekonomisini çökmekten kurtarmak için yeni mekanizmalar kuruldu ve insanlar birikimlerini aşırı derecede enflasyona uğrayan Venezuela Bolivarı yerine altın, koltan ve elmasa yatırmaya başladı. Ülkenin para birimiyle aynı adı taşıyan Bolivar Eyaletinde, Sifontes madencilik bölgesi bir sıtma krizinin merkezi haline geldi. Sifontes’e varır varmaz gördüm ki burası sıtma taşıyan sivrisineklerin bulut gibi çoğalmasına son derece elverişli bir yerdi: Her yerde durgun su birikintileri vardı ve binlerce insan çok kırılgan şartlarda yaşıyordu (hatta bazılarının yatağı, ağaçların altına kurulmuş birer hamaktan ibaretti). Bu insanların önemli bir bölümü hastalığa kolaylıkla yakalanabilecek durumdaydı. Ayrıca bölge tarihsel olarak, nüfusun sık yer değiştirdiği bir bölgeydi, bu da sıtmanın başka yerlere hızla taşınabilmesi demekti.

Bana çok çarpıcı gelen, Sifontes halkının sıtmanın ne tür bir tehlike oluşturduğunun zaten farkında olmasıydı. Tehlikeyi biliyorlardı ama onu önleyecek ve sıtmayı tedavi edecek imkâna sahip değillerdi.

Sivrisineklerden korunmak için kullanılacak cibinlikler çok kıymetliydi. Hatta öyle kıymetliydi ki, öğrendiğime göre daha geçen seneye kadar bir cibinlik almak için 4-5 gram altın vermek gerekiyordu.[1]

MSF, Sağlık Bakanlığı’yla işbirliği yaparak Bolivar Eyaletindeki duruma müdahale edip 2018’de ve 2019’un ilk haftalarında on binlerce cibinliği ücretsiz dağıtınca, piyasada satılan cibinliklerin fiyatı da hızla düştü. MSF yine sağlık alanındaki yerel yetkililerle işbirliği içinde, kapsamlı bir yaklaşımla çalışmaya devam etti. Sağlık alanında bilgilendirme ve teşvik faaliyetleri yürütüldü, bölgede sıtma testleri yapılıp hastalar tedavi edildi, haneler ilaçlandı ve ağır sıtma hastaları özel yöntemlerle tedavi altına alındı. Bu sırada artık çoğu insanın hastalıktan korunmak için para ödemesi gerekmiyordu. Böylece birkaç ay içinde Bolivar’daki sıtma vakalarında azalma kaydedildi (ama bu sadece bizim çalışmalarımızdan kaynaklanmıyordu, mevsimin değişmesi gibi başka faktörler de söz konusuydu).

Las Claritas'ta MSF'nin desteklediği bir klinikte sıtma tedavisi gören bir kız çocuğu (Sifontes, Bolivar Eyaleti, Venezuela). @Alejandro Cegarra/MSF

Hikayem burada bitebilir, MSF’nin Venezuela’nın bu eyaletindeki çalışması da sağlık alanında bir başarı olarak görülebilirdi. Ama işin aslı, bu eyalette ve hatta ülke genelinde sıtma yayılması tehlikesini azaltmak için bundan çok daha fazlasını yapmak gerekiyor. MSF’nin müdahalesiyle elde edilen sonuçlar önemli olsa da, sadece bunlardan bahsedersem sahadaki işimi hakkıyla yapmamış olurum. Bolivar’da yaşayan insanların, ister sıtmadan ister başka bir hastalıktan mustarip olsunlar, gerektiği gibi tedavi görmeleri için daha yapılacak çok şey var.

Sağlık tesislerinde tehlike

Sifontes ve çevresinde bulunduğum sırada, MSF’nin sıtma tedavisi uyguladığı bir sağlık tesisine gittim. 12 yataklı gezici bir tesisle, on binlerce kişilik nüfusa hizmet veriliyordu. Tesis güç bela hizmet vermekteydi: Su, eğer akarsa, damla damla akıyordu; elektrik de çok büyük bir sorundu. Çalışanlar, ben gitmeden birkaç hafta önce, klimanın bulunmadığı açık bir odada bir cenaze bekletildiğinden dolayı tesisin faaliyetlerini günlerce durdurmak zorunda kaldıklarını anlattılar. Cenazeyi alıp gerektiği gibi defnedecek ekipmana kimse sahip değilmiş. Tesiste atık yönetimi diye bir şey de yoktu. Binaya girip çıkan sıçanlar, yerlere atılmış şırıngalar ve tesisin hemen dışında, işlem yapılmamış yığınla tıbbi atık gördüm.

Birkaç gün sonra, Bolivar’da gördüğüm ikinci bir hastane endişelerimi daha da arttırdı. Bu seferki, bölgenin küçük hastaneleriyle sağlık merkezlerinin tedavi edecek imkâna sahip olmadığı hastaları “sevk” ettiği daha teşekküllü bir sağlık tesisiydi. Hastaneden içeri adım atar atmaz, yerlerin aylardır temizlenmemiş olduğunu fark ettim. Her tarafta kan lekeleri vardı… Bu hastanede, binanın dışındaki bir tek musluk dışında muslukların hiçbirinden su akmıyordu. Tıpkı daha önce gördüğüm tesiste olduğu gibi burada da arka çıkışın dışında tıbbi atık yığınları vardı (ve yığınların içinde vücut parçaları bile görünüyordu).

Doktorlardan birine “Tıbbi atıkları ne yapıyorsunuz?” diye sordum. İçini çekip, “15 yıl önce merkezi tıbbi atık kontrolü vardı,” diye söze başladı: “Ama şimdi tıbbi atıkları da diğer çöplerle beraber öylece kapının dışına atıyoruz.”

Şok içindeydim. Hayatımda böyle tehlike saçan bir durum görmemiştim. İnsanların işlerini düzgün yapmaması değildi mesele, bilakis, medikal ve paramedikal çalışanlar hastalara tıbbi bakım sağlamak için ellerinden geleni yapıyorlardı. Ama hastane hiçbir işe yaramıyordu, çünkü su temin etmek gibi çok temel ihtiyaçlar artık karşılanamıyordu.

Bir ülke siyasi ve ekonomik bir krizle karşı karşıya olduğunda akla ilk olarak su kalitesi ve atık idaresi gelmez. Ama ben burada, Venezuela’nın ufacık bir bölgesinde bunların ülke nüfusunun sağlığı üzerindeki doğrudan etkisini gözümle gördüm. Sifontes’in madencilik bölgesindeki sağlık tesisleri kötü durumdaydı, sıtma taşıyan sivrisinekler her yere yayılmıştı ve suyun kirlenmesi neredeyse kaçınılmaz bir riskti. Konuştuğum pek çok kişi karın ağrısından, ishalden yakınıyordu, öyle ki şimdiye kadar çok büyük bir salgının patlak vermemiş olmasına hayret ettim.

Avrupa’ya döner dönmez MSF’nin genel merkezinde iş arkadaşlarımla görüşüp, Bolivar’da hem sağlık tesislerinin durumunu hem de su tedarik sistemini düzeltmek gerektiğini aktardım. Bir insani durumu bütünlüğü içinde ele almak konusunda her zaman elimizden geleni yapmalıyız, çabalarımızın insanların günlük hayatında gerçek bir etkisi olması ve çektikleri sıkıntıları gerçekten hafifletebilmesi ancak böyle mümkün olur.

Birkaç hafta içinde, MSF olarak sıtma konusundaki çalışmalarımıza ek olarak o iki sağlık tesisine verdiğimiz desteği arttırmaya ve Bolivar’ın bu bölgesinde insanların temiz suya erişimini kolaylaştırmak için kuyular kazmaya karar verdik. Bu küçük bir adım olabilir, ama anlamlı bir adım. Bu sene Venezuela’nın diğer eyaletlerinde de faaliyetlerimizi ciddi ölçüde genişletiyoruz. Ve umuyorum ki gelecek aylarda ve yıllarda daha da fazlasını yapacağız. Çünkü Venezuela halkının buna fena halde ihtiyacı var.”

MSF 2015’ten bu yana Venezuela’da çalışıyor. Bugün ekiplerimiz başkent Karakas’ta ve Bolivar, Sucre, Amazonas ve Anzoátegui Eyaletlerinde faaliyet gösteriyor. 2016’dan 2018’in başlarına kadar, ülkenin kuzeybatı kesimindeki Maracaibo’da da tıbbi yardım sağladık.

MSF uluslararası, bağımsız bir tıbbi insani yardım kuruluşudur. Venezuela’daki çalışmalarımız yalnızca, dünyanın çeşitli yerlerindeki bireylerin kişisel bağışlarıyla yürütülmektedir.

[1] O sırada bu, 150 ABD Doları ediyordu.
*Ana sayfa görseli: Sıtma vakalarının tespiti için Las Claritas’ta (Sifontes, Bolivar Eyaleti, Venezuela) kullanılan kırık mikroskoplar. MSF tarafından Ekim 2017’de yerine yenileri getirildi. @Alejandro Cegarra/MSF

Yorum Yapın