İnsani yardım açısından iklim acil durumu

MSF ABD Direktörü Avril Benoit’nın yazısı

Bu felaketin gelişini gördük biz. İnsani yardım çalışanları olarak, dünyanın çeşitli yerlerindeki risk değerlendirmelerimizde şiddetli hava olaylarını ve vektörlerle hastalık yayılma ihtimalini, kuraklığı, çölleşmeyi ve insanların kitlesel olarak yerinden edilişini daima dikkate aldık.[1] Bizler gibi acil durumlarda ilk müdahalede bulunan ekipler müdahale senaryoları üstünde çalışır; planlarımızı gerçek krizlerde hayata geçirmek zorunda kaldığımız her olayda biraz daha tecrübe ediniriz.

İklim değişikliğinin “sıcak” noktalarında en kırılgan durumdaki toplumlarla çalışan bir tıbbi insani yardım kuruluşu olarak Sınır Tanımayan Doktorlar (MSF) halk sağlığını ilgilendiren güç durumlara müdahale ediyor. Karbon salımını azaltmak için acilen harekete geçilmezse bu tür durumlarla gitgide daha sık karşılaşacak ve daha da şiddetli iklim olayları yaşayacağız.[2] Şu anda bir iklim acil durumuyla karşı karşıyayız,[3] bunun tüm dünyanın sağlık ve insani yardım ihtiyaçları üzerinde çok yıkıcı etkileri var. Yoksul ve marjinalleştirilmiş toplumlar iklim değişikliğinin en ağır etkilerini şimdiden yaşıyor ve gelecekte de bundan zarar görmek konusunda en büyük risk altında olanlar onlar.

Çevresel etmenlerin insani krizleri nasıl ağırlaştırdığını gözümüzle görüyoruz biz. MSF bu deneyimlerin bir kısmını özel bir raporda derlemişti: “İklim Değişikliği ve Sağlık: İnsani Yardımda Yeni Bir Acil Durum” (Climate Change and Health: an urgent new frontier for humanitarianism) raporu, iklimin sağlık üzerindeki mevcut ve öngörülen etkilerini inceleyen Lancet Gerisayım Projesi kapsamında yayınlandı.

Suyun dibinde, dalların altında bizi bulacaksınız

Bu yılın başlarında İdai Kasırgası’nın Mozambik’te yol açtığı korkunç sellerin ardından geniş çaplı bir acil durum operasyonu başlatmıştık.[4] Birkaç hafta sonra, insanlar daha ilk afetin şokunu atlatamadan Mozambik’i ikinci bir kasırga vurdu. Mozambik, kaydedilen tarihte ilk defa,[5] tek bir mevsimde iki kasırga yaşadı. Art arda gelen bu felaketlerin yol açtığı zarar, Birleşmiş Milletler’e (BM) bağlı Dünya Meteoroloji Örgütü’nün bildirisine göre, iklim değişikliğine bağlı yüksek etkili tropik kasırgalara, kıyı bölgelerinde sel basmasına ve yoğun yağışa karşı hazırlıklı olmak için bir uyarı alarmıydı.[6]

MSF ile çalışan bir akran eğitmeni olan Aida Joao, zatürre şüphesi olan bir çocuğu Prai Nova gecekondu mahallesinden Punta Gea Sağlık Merkezi'ne götürüyor. @Pablo Garrigos/MSF

MSF ile çalışan ve kocası selde boğularak ölen Mozambikli bir hemşire, “Böyle bir yağmuru ömrümde görmedim, ne annemin-babamın, ne ninemin-dedemin ömürlerinde yaşandı böylesi,” dedi.[7]

İnsanlar helikopterden baktıklarında sel basmış yerleri, sökülmüş ağaçları görüyorlar ama göremedikleri çok şey var. Suyun dibinde, o kırık dalların altında bizi bulacaksınız: Orada bizim hikayelerimiz, bizim acımız, bizim hayatta kalma azmimiz var.

Biliyoruz ki suların yükselmesiyle beraber sudan geçen hastalıkların, örneğin koleranın görülme riski de artıyor.[8] İdai Kasırgası’nın ardından MSF ekipleri insanların temiz suya erişimini sağlamak için durmaksızın çalıştı. Kolera olduğundan şüphe edilen 4.000’den fazla kişiyi tedavi ettik, 800.000’den fazla insanın[9] koleraya karşı aşılandığı kampanyaya destek verdik. Kasırganın ardından durgun su birikintileri oluştu ki bu tip yerler hastalık yayan sivrisinekler için ideal üreme alanlarıdır.[10] Üstelik, halkın beslenme yetersizliği konusunda zaten kırılgan durumda[11] olduğu bu bölgede, tam hasattan önce tarlaları su bastığı için, tahminlere göre 730.000 hektarlık arazide mahsul alınamadı ve gıda güvenliği tehlikeye girdi.[12]

Afet, hastalık getirir

Her büyük afetin ardından, onunla ilişkili başka afetler ve sağlık krizleri dalga dalga gelir.

Havanın ısınması, deniz seviyesinin yükselmesi ve şiddetli yağışlarla birlikte, iklime duyarlı hastalıklarda bir artış görebiliriz;[13] suyla bulaşan kolera gibi hastalıklar, sivrisinek ve kene sayısının artması sonucu hızla yayılan sıtma, dang humması ve Lyme hastalığı gibi hastalıklar bunlardan bazıları.[14] Sıtma halihazırda yılda 400.000’den fazla can alıyor, ölenlerin çoğu da 5 yaşından küçük çocuklar ve yine çoğu, Sahraaltı Afrika ülkelerinde doğanlar.[15]

MSF ekipleri 2012, 2014 ve 2015’te Sahraaltı ülkelerinin bazılarında sıtma vakalarında uzun vadeli ortalamalara kıyasla keskin artışlar yaşandığını gözlemledi. Bu artışların ardında yatan nedenler karmaşık olsa da –bunlar arasında, çok temel bir neden olarak, hastalıkla mücadele çabalarına yeterli siyasi ve maddi destek verilmemesi de bulunuyor– eldeki kanıtlar iklim değişikliği nedeniyle Afrika’da ve ötesinde[16] sıtma görülme sıklık ve yaygınlığının artacağını düşündürüyor.

MSF'nin Honduras'taki ekibi La Lopez mahallesindeki (Choloma) okulun öğrencileriyle dang hummasının yayılmasının nasıl önlenebileceğini konuşuyor. Honduras'ta 2019 yılının başından bu yana vaka sayılarında ciddi bir yükselme görülmüştü. @Francesca Volpi

İklim değişikliğinin en çok etkilediği yerlerden[17] Honduras, çok uzun süren yağmur mevsiminin ardından son 50 yılın en ağır dang humması salgınıyla[18] baş etmeye çalışıyor. MSF’nin buradaki hastalarının çoğu 15 yaşından küçük çocuklar[19] ve bunların çoğu da kentlerin yoksul bölgelerinde yaşıyorlar.[20] Ağır dang humması Latin Amerika ve Asya ülkelerinin çoğunda etkili. Dünya Sağlık Örgütü’ne (DSÖ) göre bu bölgelerde yaşayan çocuk ve yetişkinler arasında hastaneye yatış ve ölüm nedenleri arasında dang humması üst sıralarda yer alıyor.

Son 50 yıl içinde tüm dünyada dang humması görülme sıklığı 30 kat arttı, 2010’da dang humması vakalarının sayısı yaklaşık 390 milyon olarak kaydedildi ve bu kısmen havaların ısınması sonucu, hastalığı taşıyan sivrisinek cinsinin yayılmasıyla ilişkili.

Çevrenin bozulmasının ve iklim değişikliğinin insan sağlığı üstündeki etkisi yeni bir durum değil. Sudan’da 2003’te başlayan Darfur Savaşı için ilk “iklim değişiklik savaşı” deniyor,[21] zira şiddet olaylarını tetikleyen nedenlerden biri su ve gıda güvensizliğiydi, gruplar kuraklık sırasında kıt kaynakları ele geçirmek için mücadele ediyorlardı. Bu savaşın ardında siyasi, askeri, ırksal ve etnik pek çok etken vardı ama daha sonra yapılan çalışmalar[22] dikkate alınması gereken bir sebep daha olduğunu ortaya koydu: Hint Okyanusu’nda deniz suyu sıcaklığının artması mevsimsel muson yağmurlarının düzenini bozmuş, bölgenin kuraklaşmasında bu da etkili olmuştu. Savaşta 400.000 insan öldü.[23] MSF burada aşırı şiddete maruz bırakılmış, zorla yerinden edilmiş insanları, aç kalan, beslenme yetersizliğinden mustarip olan binlerce kişiyi tedavi etti.[24]

BM, 2025’te tüm dünya nüfusunun üçte ikisinin suyun zorlukla temin edildiği şartlarda yaşayacağını tahmin ediyor[25] ve biz bununla birlikte çatışmaların ve ayaklanmaların da artmasından büyük endişe duyuyoruz.

Çad Gölü bölgesi gibi yerlerde dahi, kuraklık ve su kıtlığına bağlı beslenme yetersizliği sorunları görüyoruz. Çad Gölü bir zamanlar Afrika’nın en büyük göllerinden biriydi. Çevresindeki Çad, Kamerun, Nijerya ve Nijer’de yaşayan insanların hayati su kaynağıydı bu göl. Suyun aşırı kullanımı ve kuraklık nedeniyle insanlar bırakın gelecek için ürün yetiştirmek üzere tarla sulamayı, içecek, yemek yapacak, yıkanacak suyu bile bulamıyorlar artık. Çad Gölü çevresinin çocukları beslenme yetersizliği bakımından yüksek riskle karşı karşıya; açlık onların gelişmesini durduruyor, bağışıklık sistemlerini zayıflatıyor. Bu yüzden, sıtma gibi başka ölümcül hastalıklara karşı da daha korunmasız kalıyorlar.[26]

İklim değişikliğiyle ilgili sorunlardan dolayı gıda üretiminin azalması nedeniyle 30 ülkede 422 milyon kişinin yetersiz beslendiği tahmin ediliyor.[27]

200 milyon kişinin “iklim göçü”

İklim değişikliği ve çevrenin bozulması, göçün ve zorla yerinden edilmenin görülmemiş düzeylere tırmanmasında da etkili oluyor. Bu konudaki tahminler büyük farklılıklar gösterse de, en sık atıfta bulunulan öngörüye göre bugünkü eğilimler devam ederse 2050 yılı itibarıyla yurdunu terk etmek zorunda kalmış 200 milyon “iklim göçmeni” olacak.[28] Meksika’daki ekiplerimiz her yıl, aşırı şiddet olayları ve fakirlik yüzünden Honduras, El Salvador ve Guatemala’yı terk etmek zorunda kalan binlerce insanı tedavi ediyor. BM ve yeni medyanın[29] bildirdiğine göre bu büyük göçte, bölgede uzun zaman devam eden kuraklığın ve diğer çevresel itici etkenlerin de payı var.

Bir adam kirlilik oranı çok yüksek olan Buriganga nehrinde (Kamrangirchar, Bangladeş) bir sandaldan karaya atlıyor. @Connor Hana/MSF

Biliyoruz ki yerinden edilen insanların çoğu, ülke sınırlarını geçmek gibi yürek burkucu bir karara varmadan önce kendi ülkeleri içinde başka seçenekler arıyor. Birçok insan iş bulmak ve geçimini temin edebilmek için kentlere taşınıyor ama burada da son derece kirli mahallelerde yaşamak ve tehlikeli şartlar altında çalışmak zorunda kalıyorlar.[30] Alçak rakımlı kıyılara sahip Bangladeş’te,[31] başkent Daka’nın gecekondu mahallesi Kamrangirchar’da birinci basamak sağlık hizmeti veriyor ve meslek hastalıklarını tedavi ediyoruz. Mahalle sakinlerinin çoğu, sellerde tarlaları deniz suyuyla kirlendiği için şehre taşınmak zorunda kalmış.[32] Burada hizmet verdiğimiz hastaların birçoğu, bölgedeki küçük ölçekli çok sayıda fabrikada çalışırken yaralanan veya hastalanan insanlar ve cinsel şiddete, yakın partner şiddetine maruz bırakılan, çoğu zaman faille aynı dar alanda yaşamaya mecbur kalan kişiler.[33]

Daha da kötüsünü yaşamamak için

İnsani yardım çalışanları olarak, iklim değişikliğinin doğrudan ve dolaylı sonuçlarından en çok etkilenen insanlara sağlanan desteği ve korumayı arttıracak politikalar için savunuculuk faaliyetlerimizi güçlendirmeliyiz. Gelecekte en çok risk altında kalacak olan insanlar, mevcut hassas durumlar ve eşitliksizlikler nedeniyle bugün zaten acı çekmekte olanlar. Bu yılın Haziran ayındaki uluslararası genel kurulumuzda Sınır Tanımayan Doktorlar (MSF) olarak, çevrenin bozulması ve iklim değişikliğinin kırılgan durumdaki insanları etkileyen ve gitgide artan sonuçlarına karşı acilen harekete geçme ve çabalarımızı arttırma kararı aldık.[34] Hastalarımız, çalışanlarımız ve dünyamız için daha iyisini yapmak bizim sorumluluğumuzdur.

Sağlık ve insani yardım kuruluşları olarak bizler, iyi birer örnek oluşturmalı, insani yardım çalışmalarımızın çevreye etkisini de dikkate almalıyız.

MSF, çalışmalarını tıp etiği ışığında yürütüyor; tıbbi bakım sağlarken bireylere ve gruplara zarar vermeme ilkesi bizim için özel önem taşıyor. Şimdi, MSF’nin tüm dünyadaki çevresel ayakizini sistemli olarak ölçüp izleyecek bir araç[35] geliştirmekteyiz; hedefimiz, sahadaki çalışmalarımızı yürütürken harcadığımız enerjiyi, havayolu ulaşımını ve atık üretimini azaltmak. Ayrıca, etik, etkili ve sürdürülebilir insani yardım pratiklerini teşvik etmek için bir kılavuz hazırlıyoruz. MSF’nin saha projelerinde ekiplerimiz karbon ayakizimizi küçültmenin yollarını arıyor:[36] İnsanların ve kargonun taşınmasında daha az dizel yakıt kullanmaya, havayoluyla ulaşım ve taşımacılığı azaltmaya çalışıyoruz. Kongo Demokratik Cumhuriyeti[37] ve Haiti’de[38] tesislerimize enerji sağlamak için güneş paneli kullanma denemeleri yaptık, Sierra Leone’de tamamen enerji-etkin bir hastane kurmaktayız.[39]

İklim değişikliği konusunda hepimizin üstüne düşen roller olsa da, devletler ve çevreyi kirleten sanayi kolları sera gazı salımını kesmek ve küresel ısınmayı frenlemek için hemen harekete geçmeli.

Bunların, iklim değişikliğinden en fazla etkilenen insanlara yardımcı olmak gibi bir yükümlülüğü de var. Bizi beklediğini bildiğimiz felaketler, zaten gücünün son sınırlarını zorlayarak çalışmakta olan insani yardım kuruluşlarının destek kapasitesini fazlasıyla aşıyor. 23 Eylül’de New York’ta yapılan Birleşmiş Milletler İklim Zirvesi[40] çevresinde eylemciler ve dünya liderleri görüşmelerde bulunurken, bugün karşı karşıya olduğumuz çevre sorunlarına karşı harekete geçmek hayati önem taşıyor: gelecekte, şimdikinden katbekat ağır felaketler yaşamamak için.

[1] http://www.lancetcountdown.org/media/1422/2018-lancet-countdown-policy-brief-msf.pdf
[2] http://www.lancetcountdown.org/media/1422/2018-lancet-countdown-policy-brief-msf.pdf
[3] MSF IGA Motion
[4] https://www.doctorswithoutborders.org/cyclone-idai
[5] https://reliefweb.int/report/mozambique/cyclone-kenneth-mozambique-situation-report-2-27-april-2019
[6] https://public.wmo.int/en/media/press-release/mozambique-cyclones-are-%E2%80%9Cwake-call%E2%80%9D-says-wmo
[7] https://www.doctorswithoutborders.org/what-we-do/news-stories/story/cyclone-idai-mozambique-beneath-waters-you-will-find-us
[8] http://www.lancetcountdown.org/media/1422/2018-lancet-countdown-policy-brief-msf.pdf
[9] https://www.doctorswithoutborders.org/what-we-do/news-stories/news/msf-scales-response-cyclone-idai
[10] https://www.doctorswithoutborders.org/what-we-do/news-stories/story/after-cyclone-preparing-future-threats-mozambique
[11] https://www.unicef.org/mozambique/en/nutrition
[12] https://www.doctorswithoutborders.org/cyclone-idai
[13] http://www.lancetcountdown.org/media/1422/2018-lancet-countdown-policy-brief-msf.pdf
[14] https://www.who.int/globalchange/summary/en/index4.html
[15] https://www.who.int/malaria/media/world-malaria-report-2018/en/
[16] http://www.lancetcountdown.org/media/1422/2018-lancet-countdown-policy-brief-msf.pdf
[17] Carol Devine’in e-postası ve https://www.climatelinks.org/resources/vulnerability-and-resilience-climate-change-western-honduras
[18] https://www.thelancet.com/journals/lancet/article/PIIS0140-6736(19)31714-3/fulltext
[19] https://www.doctorswithoutborders.org/what-we-do/news-stories/news/honduras-msf-responds-new-epidemic-dengue-fever
[20] https://www.doctorswithoutborders.org/what-we-do/countries/honduras
[21] https://www.brookings.edu/blog/africa-in-focus/2017/01/20/does-climate-change-cause-conflict/
[22] http://www.washingtonpost.com/wp-dyn/content/article/2007/06/15/AR2007061501857.html
[23] https://hmh.org/library/research/genocide-in-darfur-guide/
[24] https://www.doctorswithoutborders.org/what-we-do/news-stories/news/alarming-malnutrition-found-darfur-sudan
[25] https://www.un.org/waterforlifedecade/scarcity.shtml
[26] http://www.lancetcountdown.org/media/1422/2018-lancet-countdown-policy-brief-msf.pdf
[27] https://www.thelancet.com/journals/lancet/article/PIIS0140-6736(17)32588-6/fulltext
[28] Carol Devine’in e-postası ve https://publications.iom.int/system/files/pdf/mrs-31_en.pdf
[29] https://news.un.org/en/story/2017/08/563732-emigration-and-food-insecurity-central-american-dry-corridor-focus-new-un
[30] http://www.lancetcountdown.org/media/1422/2018-lancet-countdown-policy-brief-msf.pdf
[31] https://sustainabledevelopment.un.org/content/dsd/resources/res_pdfs/ga-64/cc-inputs/Bangladesh_CCIS.pdf
[32] MSF Flash Serisi: “Treating the Climate Crisis (as a Crisis): Putting a “climate lens” on MSF’s emergency response operations”
[33] Cinsel şiddet ve cinsiyete dayalı şiddet açıkça adlandırılmamış olsa da bu sonuç çıkarılabilir - http://www.lancetcountdown.org/media/1422/2018-lancet-countdown-policy-brief-msf.pdf
[34] MSF IGA Motion
[35] http://msf-transformation.org/news/environmentalimpacttoolkit/
[36] MSF IGA Motion
[37] https://www.doctorswithoutborders.org/what-we-do/news-stories/news/drc-solar-energy-sustainable-shamwana
[38] Carol Devine’in e-postası
[39] Carol Devine’in e-postası
[40] https://www.un.org/en/climatechange/
*Ana sayfa görseli: İdai Kasırgası'nın Buzi bölgesinde (Mozambik) neden olduğu hasarın havadan görüntüsü. @Pablo Garrigos/MSF

Yorum Yapın