İşkence görmüş kişilere yönelik tedavi

Arama kurtarma gemisi Aquarius'ta görev yapan Dr. Erna Rijnierse, şiddete bağlı yaralanması olan hastayı tedavi ediyor. Hastaların bir kısmı, Libya üzerinden geçerken insan kaçakçılarının ellerinde işkenceye ve istismara maruz bırakılıyor. Fotoğraf: Alva White/MSF

Sınır Tanımayan Doktorlar (MSF) 40 yılı aşkın süredir, dünyanın çeşitli yerlerindeki hastane ve sağlık merkezlerinde, işkence ve kötü muamele görmüş, istismara maruz bırakılmış insanları tedavi ediyor.

26 Haziran İşkenceye Karşı Mücadele ve İşkence Görenlerle Dayanışma Günü

İşkence, kötü muamele ve istismar uluslararası kanunlara göre yasak olsa da bugün bu uygulamalar pek çok ülkede devam ediyor. Dünya tıp camiası ise hâlâ, hastalar arasındaki işkence mağdurlarını fark etmek için hazırlıklı değil.

İşkence insanların insanlığa inancını yerle bir edip toplumla bağlarını kopararak onları hem fiziksel hem de psikolojik anlamda yıkabilir. İşkence görmüş insanlar kendi bedenlerinden, duygularından ve kimliklerinden kopuş yaşayabilir.

İşkencenin birkaç tanımı var. Sınır Tanımayan Doktorlar olarak saha projelerimizin çoğunda Uluslararası Kızılhaç Komitesi’nin tanımını kullanıyoruz: “İşkence bilgi alma veya itiraf ettirme, baskı yapma, korkutma ve aşağılama gibi amaçlarla kişiye fiziksel veya ruhsal bakımdan ciddi şekilde acı ve eza verilmesidir.” MSF kötü muamele terimini kullandığı zaman bu da Uluslararası Kızılhaç Komitesi’nin zalimane ve insanlık dışı muamele tanımını içine alır. Bunlar, “fiziksel veya ruhsal bakımdan ciddi şekilde acı ve eza veren, yahut bireyin insanlık onurunu ciddi şekilde inciten davranışlardır. İşkencenin aksine bu davranışların belirli bir amaçla gerçekleştirilmesi gerekmez.

MSF işkence ve kötü muamele görmüş kişilere bakım sunarken disiplinlerarası bir yaklaşım izler. Amaç bu davranışlara maruz bırakılmış kişinin dayanma ve baş etme gücünü artırmak, başkalarına güvenmeleri için onları güçlendirmek ve kendi hayatları üzerinde kontrol sahibi olmalarına yardım etmektir.

MSF işkence ve kötü muameleye maruz bırakmış insanlara nerede tedavi sunuyor? Bu desteği ne zamandır sağlıyor?

MSF’nin Atina’da, Mexico City’de, Roma’da ve göç yolları üstündeki başka yerlerde işkence, istismar ve kötü muameleye uğraşmış kişiler için rehabilitasyon merkezleri var. Memleketlerinde işkence veya kötü muamele görmüş insanların bir çoğu bu göç yollarından geçiyor, ayrıca başka yerlere ulaşmaya çalışırken geçtikleri ülkelerde insan kaçakçılığı mağduru olan, keyfi gözaltına veya şiddete maruz bırakılan kişiler için de bu kentler önemli uğrak noktaları. Hastalarımızı ve tıbbi görevimizi korumak adına, MSF’nin çalıştığı yerlerden bazılarını burada belirtemiyoruz.

Bir göç yolu üzerinde bu alandaki ilk programımızı 2012’de başlattık. Atina’daki merkez Ekim 2014’te açıldı, ardından Ekim 2015’te Roma’daki tesisi açtık. Kasım 2015’ten bu yana Mexico City’deki merkezde hizmet veriyoruz. Şubat 2017 ve Şubat 2018’de, işkence, kötü muamele ve istismara maruz bırakılmış kişilere hizmet veren iki sağlık tesisi daha açtı.

İşkence ve kötü muamele görmüş insanlara yönelik tedavinin amacı, hedefi nedir?

Göç yollarında çalıştığımızdan, hastalarımızın çoğu mülteci, sığınmacı ve göçmenler var; aralarında yanında yetişkin olmayan (refakatsiz) çocuklar da bulunuyor.

MSF disiplinlerarası bir yaklaşım izliyor: Ağrı tedavisi, psikoterapi, psikolojik ve psikiyatrik desteği de içeren genel tıbbi destek hizmeti sağlıyoruz. Bunun dışında sosyal ve hukuki destek hizmetleri sunuyoruz. Hastalarımızın birçoğu son derece yüksek düzeyde stres yaşıyor. Amacımız çektikleri acıyı azaltarak hastalarımızın başka insanlara güven duyabilmesini ve olumlu sosyal ilişkiler kurabilmesini sağlamak.

İşkence ve kötü muamele görmüş insanlara nasıl bir tedavi sunuyorsunuz?

MSF’de çalışan tıp doktorları, psikoterapistler, psikologlar ve psikiyatrlar bir dizi danışma seansı ile hastaların fiziksel ve psikolojik açıdan rehabilitasyonuna odaklanıyor.

Hastalarımızın çoğunda kronik ağrı; kas-iskelet sistemi, sinir sistemi ve sindirim sisteminde sorunlar; ayrıca travma sonrası stres bozukluğu, aşırı derecede gerginlik (anksiyete) ve depresyon belirtileri var.

Sığınma başvuru sürecinin her aşamasında hastalarımıza hukuki danışmanlık ve hukuki yardım sağlayan avukatlarla çalışıyoruz. Bu kapsamda, faydalanıcılarımızın ilk tarama görüşmelerine kılavuzluk ediliyor, süreci hızlandıracak müdahalelerde bulunuluyor, olumsuz kararlara itiraz edilip bunların iptali isteniyor, yeni başvurularda ve aile birleşimi başvurularında bulunuluyor.

Kültürel aracılar da hastalarımız ve MSF sağlık ekipleri arasında önemli bir bağ oluşuyor, tıpkı desteğin bir başka katmanını oluşturan sosyal çalışmacılar gibi. Bu hizmetler kapsamında, mültecilere (örneğin hukuki konularda) destek veren diğer gruplara yönlendirmeler yapıyoruz, gereği halinde hastalarımızın bizim dışımızdaki görüşmelerine eşlik ediyoruz, günlük hayata dair meselelerde onlara tavsiye ve bilgi veriyoruz. Kültürel aracılar ve sosyal çalışmacılar bunun yanı sıra, hastaların kalacak yer ve iş bulmasına yardım eden başka kuruluşlarla temasını da sağlıyor. Merkezlerimizin bazılarında sanat terapisi de mevcut.

Şu anda bu merkezlerde toplam kaç hastaya tedavi sağlıyorsunuz ve buralarda kaç çalışan görev alıyor?

2018 bahar döneminde 182 MSF çalışanı 950 hastayı tedavi etti. Ekiplerimiz doktor, fizyoterapist, psikoterapist, kültürel aracı, sosyal çalışmacı ve proje koordinatörlerinden oluşuyor

MSF’nin bu merkezlerinden birinde tedavi görmenin ne gibi kriterleri var?

Tıbbi müdahalede kriterimiz, geldiği ülkede veya göç yolu üzerindeki bir ülkede işkence, istismar ve kötü muameleye uğramış hastalara yardımcı olmaktır.

İşkence ve kötü muameleye maruz bırakılmış kişiler daha çok hangi ülkelerden geliyor?

Hastalarımızın birçoğu, ülkelerini silahlı çatışma ve zulüm nedeniyle terk etmiş kişiler. Bazıları, merkezlerimizin bulunduğu ülkelere gelirken yolculukları sırasında istismar edilmiş veya işkence görmüş. Geldikleri ülkeler, hangi merkezimizde bulunduklarına göre değişiklik gösteriyor.

Genel olarak ekiplerimiz Suriye, Sudan ve Güney Sudan, Eritre, Etiyopya ve Somali’den, ayrıca Senegal, Gambiya ve Gine gibi Batı Afrika ülkelerinden gelen hastalarla çalışıyor. Ayrıca Avrupa’daki merkezlerimizde Afganistan’dan gelen pek çok hastamız var.

Atina’daki hastalarımızın çoğunluğu Suriyeli, İranlı, Iraklı ve Kongolular. Roma’dakilerin pek çoğu Afrika ülkelerinden geliyor ve Avrupa’ya ulaşmaya çalışırken Libya’dan geçmişler. Roma’daki programımızın çalışanları, Libya’daki gözaltı merkezlerinde uygulanan işkence ve kötü muamelenin sonuçlarına birinci elden tanıklık ediyor. Meksika’da MSF en çok Honduras, El Salvador ve Guatemala’da çalışan insanlara yardımcı oluyor. Uluslararası Af Örgütü’ne göre Orta Amerika ülkelerinde, özellikle de Honduras’ta işkence, istismar ve kötü muamele son derece yaygın.

Yorum Yapın