Kenya: Ndhiwa bölgesinde test ve nitelikli bakım sonucunda HIV oranlarında düşüş sağlandı

Sınır Tanımayan Doktorlar (MSF) ve Epicentre* tarafından yapılan araştırmaya göre, 2014-2018 yılları arasında test ve tedaviye erişimin artırılması ve daha nitelikli bakım sağlanması sonucunda, Kenya, Homa Körfezi’nde bulunan Ndhiwa’da HIV ile yaşayan nüfus oranında önemli bir düşüş yaşandı.

Ndhiwa HIV Impact on Population Survey 2 (NHIPS 2: HIV’in Nüfus Üzerindeki Etkisi)* adlı çalışma, 2018 yılında nüfusun yüzde 93'ünün HIV statüsünü bildiğini (2012’de yapılan araştırmaya göre bu oran %59'du) ve HIV pozitif kişilerin yüzde 97’sinin antiretroviral tedavi (ART) gördüğünü ortaya koydu (bu oran 2012’de %68'di). ART gören kişiler arasında viral baskılanma oranı ise 2012’deki orana kıyasla yüzde 11 yükselerek yüzde doksan beşe ulaştı. NHIPS 2 çalışması, UNAIDS tarafından küresel HIV salgınını kontrol altına almak için belirlenen 2020 hedeflerine Ndhiwa’da 2 yıl önceden ulaşıldığını doğrulamış oldu.

MSF'nin laboratuvarında görevli ekip. Homa Körfezi, Kenya @Paul Odongo/MSF

Ndhiwa uzun yıllar boyunca, Kenya ve Afrika'nın genelinde HIV yaygınlık oranının (HIV ile enfekte olmuş nüfusun oranı) en yüksek olduğu yerlerden biriydi. 2012'de yapılan bir anket, tüm bakım alanlarında iyileştirmelere ihtiyaç duyulduğunu ortaya çıkardı. Bunun üzerine MSF ve ortak kuruluşları, HIV tedavisine yaklaşımlarını gözden geçirdi. Geliştirilen yeni yaklaşım 2014'te uygulamaya kondu.

2014 ile 2018 arasında yaygınlık oranı yüzde 24'ten yüzde 17'ye düştü. Aynı dönemde, risk altındaki nüfus arasında her yıl yeni enfekte olan kişilerin yüzdesi yüzde 1,9'dan 0,7'ye düştü. Bu da virüsün artık daha yavaş bir hızda yayıldığını gösteriyor. Bu sonuçlara, önleme olarak tedavi kavramına dayanan yeni bir bilimsel HIV bakımı modelinin benimsenmesiyle ulaşıldı. Bu model; MSF ile Kenya Sağlık Bakanlığı ve Elizabeth Glaser Pediyatrik AIDS Vakfı da dâhil olmak üzere ortak kuruluşlar tarafından yıllardır süren saha çalışması üzerine inşa edildi.

MSF’nin Kenya'daki tıbbi koordinatörü Dr. Mohammed Musoke şöyle diyor: “Temel ilkemiz şu. Tedavi başarılı olduğunda virüs bastırılmış olur ve artık başkalarına bulaşamaz hale gelir. Geniş gruplara uygulandığında HIV tedavisi sunmak, HIV'in önlenmesini de sağlıyor.”

“Bu hedefe ulaşmak için, HIV bakımının üç ana unsuruna odaklandık: insanların HIV statüleri konusundaki farkındalığını artırmak, antiretroviral tedavi (ART) gören HIV pozitif kişilerin sayısını en üst düzeye çıkarmak ve ART görenler arasında virüsü başarıyla baskılayan kişilerin sayısını artırmak. Bu üç adım üzerinde çalışarak, yeni enfeksiyon oranlarını ve zaman içinde hastalığın popülasyondaki yaygınlığını azaltmayı amaçladık."

Yeni yaklaşım, hedef grubun kapsamlı katılımı, hane ziyaretlerine dayanan sağlığı geliştirme kampanyaları ve ev içi testler yoluyla testlerin sistematik hale gelmesini teşvik etti. HIV pozitif kişiler için ART tedavisi ve takip bakımına erişimin artırılmasına ağırlık verildi. 2012 yılında tedavi ve takip sadece bölgenin ana hastanelerinde ve sağlık merkezlerinde yapılmaktaydı. HIV pozitif nüfusun yalnızca yüzde altısı yerel sağlık tesislerinde tedavi edilebiliyordu. Başlıca sağlık merkezler oldukça kalabalık ve ulaşılması zordu. Sonuç olarak hastalarla temas genellikle tedaviye başlanmadan ya da tedavi sırasında kaybediliyordu.

2014 yılından itibaren MSF ve ortakları, nitelikli ekip ve daha düzenli tedarik yoluyla kırsal bölgelerdeki küçük sağlık tesislerinde HIV tedavisi verilmesini sağladı ve sunulan tedaviyi daha nitelikli hale getirdi. Ayrıca, yeni tespit edilen HIV vakalarının sağlık sistemine yönlendirilmesi amaçlandı. Yerel sağlık merkezlerinde kan örnekleri toplayıp bunları en yakın laboratuvara taşıyan motosikletli bir ağ sayesinde laboratuvar testlerinin sonucunu alma süresi ciddi ölçüde kısaldı. Hastalar eskiden test edilmek için uzun bir yol kat etmek ve sonuçlarını öğrenmek için genellikle aylarca beklemek zorunda kalıyorlardı.

Dr. Musoke şunları ekliyor: "Laboratuvar sistemine yatırım yapmak, sürecin önemli bir parçasıydı. Çünkü tıbbi ekip neyi tedavi edeceğine, nasıl tedavi edeceğine ve tedavinin gerçekten işe yarayıp yaramadığına testlere bakarak karar veriyor. Bakım noktasında test yapılması ve daha iyi ekipman kullanımıyla, daha önce alınması günler veya haftalar süren sonuçlar, artık bir saat veya daha kısa sürede alınabiliyor."

30 yaşındaki Calvin Odhiambo, hastalanıp Homa Bay County Eğitim ve Sevk Hastanesi'ne yatırıldıktan kısa süre sonra HIV tanısı aldı. İyileşme gösterdi ve ART görmeye başladı. Kriptokokal menenjit ve kaposi sarkomu (KS) hastasıydı - tedavisi başarısız olan HIV pozitif hastalar arasında yaygın görülen bir tür kanser. KS sol bacağına etki etmişti, bu nedenle destek kullanarak yürümesi gerekiyordu. @Paul Odongo/MSF

Kenya Sağlık Bakanlığı, Dünya Sağlık Örgütü’nün sistematik "test ve tedavi" tavsiyesini 2016 yılında hayata geçirdi. Bu yaklaşım şu anda bölgede HIV tedavisinin temel taşlarından biri haline gelmiş durumda. Şimdiye kadar etkin bir maliyet performansı sergileyen sistematik test ve tedavi yaklaşımı, sahada çalışan ilgili kuruluşların emeğine ve büyük bir yatırıma dayanıyor. Tüm bu unsurlar bir araya gelmeseydi son beş yılda elde edilen sonuçlar da söz konusu olamazdı.

Dr. Musoke son olarak, "Kaynaklar ve kısıtlamalar göz önüne alındığında elde edilen sonuçlar beklentilerimizin ötesinde olsa da, yaygınlık ve insidans oranları hâlâ HIV salgınını kontrol etmek için gereken seviyelerin üzerinde", diyor.

Ndhiwa'da HIV ile mücadele henüz bitmiş değil. Kazanımların sürdürülmesi ve iyileştirilmesi için HIV tedavisinin ana unsurları üzerinde yürütülen çalışmaların devam etmesi gerekiyor.

*1987’de MSF tarafından kurulan Epicentre, gelişmekte olan ülkelerde toplum sağlığı ve epidemiyoloji alanlarında uzmanlaşmış kâr amacı gütmeyen bir kuruluştur. Epicentre, MSF’nin çalıştığı alanlarda araştırma ve eğitim faaliyetleri yürütür. Epicentre 1996 yılından bu yana epidemiyolojinin yanı sıra, yeni veya yeniden ortaya çıkan hastalıklar alanında Dünya Sağlık Örgütü’nün işbirliği yaptığı merkezlerden biri haline gelmiştir.

*Ndhiwa HIV Impact on Population Survey 2 (NHIPS 2: HIV’in Nüfus Üzerindeki Etkisi): MSF ve Epicentre tarafından gerçekleştirilen anket çalışması, 114.480 nüfuslu Ndhiwa’da yaşayan 15 ila 59 yaş arasındaki 6.020 kişiyi kapsadı. Sonuçlar, aynı bölgede yaşayan ve yaşları 15 ile 59 arasında değişen 6.150 kişinin katıldığı 2012 tarihli benzer bir MSF ve Epicentre anketinin bulgularıyla karşılaştırıldı. Katılımcılar ayrıntılı anketi doldurduktan sonra HIV testi yaptırdılar. HIV pozitif olduğu doğrulanan kişilere viral yük ve CD4 sayımlarını ölçmek için de kan testleri yapıldı.

MSF, Homa Körfezi'nde 1997'den bu yana çalışıyor. Ndhiwa'da şu anda 38 tesisi destekliyor ve ağır hastalar için iki yetişkin yatarak hasta koğuşu, tüberküloz (verem) koğuşu ve hastaların taburcu edildikten sonra takiplerinin yapıldığı bir taburcu kliniği işletiyor.

Ana sayfa görseli: May Atieno, MSF’nin Homa Körfezi ve Ndhiwa’daki programlarının laboratuvar yöneticisi. May, bakım kalitesini artırmak amacıyla laboratuvar sistemlerinin verimliliğini sağlayacak sistemlerin tasarlanmasına yardımcı oldu. @Paul Odongo/MSF

Yorum Yapın