Kolombiya: Çatışmaların yakınında olmak

Sınır Tanımayan Doktorlar (MSF), Kolombiya’da barış sürecinin sona ermesinden dört yıl sonra şiddet döngüsüne hapsolmuş topluluklara sağlık hizmeti sunuyor.

MSF Kolombiya Program Direktörü Steve Hide kısa süre önce ülkenin güneybatısında çatışmaların sürdüğü bölgelere saha ziyaretinde bulundu ve aşağıdaki yazıyı kaleme aldı.

Kolombiya'nın Pasifik kıyılarının durgun sularında, zehirli bir yılan sokmasının geleneksel tedavisinin ücretiyle bir tabutun fiyatı aynı. "Seçim sizin: tedavi ya da tabut. Her iki durumda da cebinizden para çıkacak,” diye açıklıyor ahşap verandasında oturan yaşlı bir curandera ya da geleneksel şifacı olan Francine*.

Gri Pasifik Okyanusu'na akan kahverengi bir nehrin kıyısındaki eve, dıştan takma motorlu bir kano ile en az bir günlük yolculuk sonunda ulaşılıyor.

Nehrin kenarı birçok noktada küçük çalılarla kaplı; orman, platano (bir tür muz) ve yam (bir tür tatlı patates) arasına çevredeki düz arazilere kadar yayılan koka tarlaları için fideler serpiştirilmiş. Koka çiftçileri, fidan çuvalları ve palalarla nehir kıyısında dolaşıyorlar.

Narino'da yaşayan Afro-Kolombiyalılar için nehir günlük hayatın çok önemli bir parçası. @Steve Hide/MSF

Bu arada Francine verandasında küçük çiftliklerde çalışan insanları ısıran yılanlardan bahsetmeye devam ediyor: Güney Amerika'nın en büyük zehirli yılanı verrugosa, daha küçük ama aynı derecede tehlikeli bir engerek talla equis; ve ağaçlarda saklanmayı seven papagayo.

Bitkisel tarifleri, nesillerdir sıkı sıkıya korunan aile sırlarına dayanıyor. Ona gelen insanlar, reçetelerine güveniyor.

Francine’nin hastalarının yoğunluğunun bir sebebi de, Kolombiya’nın bu ücra köşesinde sağlık hizmeti alternatiflerinin son derece sınırlı olması. En yakın sağlık ocağı, dıştan takma motorlu kano ile altı saat uzaklıkta bulunuyor. Petrole ulaşmak kolay değil veya pahalı. Ulaşımı ayarlasanız bile durgun sularda devriye gezen silahlı gruplar geçmenize izin vermeyebiliyor.

Narino bölgesinin kıyı ovalarında yaşayan Afro-Kolombiyalı toplulukların hayatı şu üç faktörden doğrudan etkileniyor: yıllardır süren kurumsal ihmal, dipsiz orman ve dolambaçlı nehirler, ve her köşeden yollarına çıkma ihtimali olan silahlı adamlar.

Benim buraya gelebilmem iki günümü aldı: çamurlu yollarda arabayla bir gün, ardından iki kano yolculuğu ve ormanın içinden yürüyüş.

İkinci kano yolculuğu pek kolay olmadı: kanoyu süren kişi batık bir ağaç gövdesine çarptı ve kendini suyun içinde buldu. Motoru kapattığımda aşağı doğru sürüklenmeye başlamıştık, ben de motoru yeniden başlatıp bir kütüğe tutunduğu noktaya geri döndüm.

Küçük bir olaydı ama bizi birbirimize yakınlaştırdı, köyde geçirdiğimiz günlerde bunu hatırlayıp çok güldük.

Ben ona “bugün nehre düştün mü?” diye bağırıyorum, o da bana “bugün kanoyu kullandın mı?” diye karşılık veriyor. Burada herkes birbirinden iki adım uzakta olsa bile bağırarak konuşuyor.

Sınır Tanımayan Doktorlar ile nehir kıyısındaki köylerde sağlık hizmeti veren tıbbi bir ekibin parçası olarak burada bulunuyorum. Doktorlar ve hemşireler, terk edilmiş bir okul binasında kurulmakta olan bir klinikle meşguller… ama önce tavandan sarkan çok sayıda eşek arısı yuvası üzerine bir grup tartışması yapılması gerekiyor.

Narino'lu çocuklar MSF ekibi tarafından ücretsiz muayene edilmeyi bekliyorlar. @Steve Hide/MSF

MSF ekibi ve bize çeşitli konularda yardımcı olan oralı kişiler bu konuda iki kampa bölünmüş durumda: bazıları eşek arılarını görmezden gelin derken diğerleri onlardan kurtulmak istiyor.

Birisi "rahat bırakırsanız sizi sokmazlar" diyor. Bu stratejiyi benimsiyor ve önümüzdeki birkaç günü etrafımızda uçan büyük kahverengi böceklerle geçiriyoruz.

Ertesi gün köyde yeni yüzler beliriyor: boş bir arsada plastik sandalyelerde oturan sert görünümlü bir grup adam. Onlara katılıyorum ve sağlık hakkında konuşmaya başlıyoruz.

İlk başta rahatsız görünüyorlar, ancak kısa süre sonra Kolombiya şehirlerinde afrodizyak olarak satılan ancak yerel topluluklarda vitamin açısından zengin bir orman meyvesi olan borojó ve yerel gıda kaynakları hakkında sohbete koyuluyoruz.

O akşam ilerleyen saatlerde aynı grubu aynı sandalyelerde otururken görüyorum, ama bu kez makineli tüfeklerle kuşanmış haldeler. Arı kovanına çomak mı soktum yoksa?

Akşam yemeğinden sonra nehirde yıkanmaya giderken kaldıkları yerden geçiyoruz. Savaşçılar neşeli bir şekilde "buenas noches" (iyi geceler) diye bağırıyorlar. Şimdilik her şey yolunda gibi.

Bu silahlı kişiler köyde rahat hareket ediyor gibi görünüyor, ancak halkın onlara nasıl baktığını anlamak zor. Aniden helikopterle gelen devlet birlikleri tarafından belli aralıklarla yok edilen koka tarlaları için buradalar. Bir de bölgeyi, buraya nüfuz etmeye çalışan diğer devlet dışı silahlı gruplardan korumak için.

Silahlar kokain üretiminin ayrılmaz bir parçası ve onların gölgesi altında halk, çatışma hakkında açıkça konuşmaya yanaşmıyor. İnsanlar hareket ederken bile korku içinde. Birinin kardeşinin bir süre önce nehirde bir kontrol noktasında öldürüldüğünü duyuyorum.

Yerel silahlı grup, barış sürecini reddeden FARC (Kolombiya Devrimci Silahlı Güçleri – Halk Ordusu) gerillalarının bir uzantısı. Geniş koka tarlalarını ve gizli kokain laboratuvarlarını kontrol altında tutmak hiç kolay değil. Başka grupların da burada gözü var ve nehrin yukarısında çoktan bazı çatışmalar yaşanmış.

MSF gezici ekibi Narino'daki Magui Payan kasabasına yaklaşıyor. Bu alçak bölgedeki seyahatlerin çoğu nehir üzerinden yapılıyor. @Steve Hide/MSF

Campesinos olarak da bilinen yerli çiftçiler silah zoruyla ormana kaçmaya zorlandıktan kısa süre sonra MSF ekipleri buradaydı. İnsanlar döndüklerinde evlerini yağmalanmış, mahsullerini tahrip edilmiş ve savaş kurbanlarının parçalanmış cesetlerini köyün farklı noktalarına parça parça gömülmüş halde buldular.

MSF ekibinden Samuel, bunun sembolik bir terör eylemi olduğunu, köyü mezarlığa çevirdiklerini söylüyor.

MSF, bu olayın ardından köye bir sağlık ekibi ve psikologlar gönderdi. Şiddet olayları beraberinde ruh sağlığı ihtiyaçlarını getiriyor. Ve maalesef bu olaylar artıyor.

Hükümet ve FARC grubu arasında çok övülen 2016 barış süreci buraya pek uğramamış gibi görünüyor. Hatta Pasifik kıyı bölgesindeki farklı silahlı grupların gerillaların geride bıraktıkları ganimetler üzerine kapışmalarının işleri daha da kötüleştirdiği bile söylenebilir.

Her ay katliamlar ve kitlesel yerinden edilmeler yaşanıyor. Hapsetme, çatışma ve bireysel cinayetler gibi daha az görünür olan diğer olaylarsa çatışma perdesinin arkasında devam ediyor.

Samuel, bölgeyi ziyaret eden MSF ekibine liderlik ediyor. Yerel coğrafyayı ve bağlamı iyi kavramış biliyor, ama ben silahlı grupların isimlerini aklımda tutmakta zorlanıyorum: GUP, FOS, ELN, AGC, E30FB, Frente 30, Los Cuyes ve Los Contadores.

Peki MSF, hassas durumdaki topluluklara sağlık hizmetleri sunabilmek için bu engeller labirentini nasıl aşıyor? 30 yıldır Kolombiya’daki çatışmaların içinde faaliyet yürütmüş olmanın getirdiği büyük avantajlar var.

Yeni genç savaşçı gruplarının tehlikeli bölgelere giren sağlık ekipleri için daha yüksek risk oluşturabileceğinin farkında olan Samuel, "Daha yaşlı savaşçılar bizi eski zamanlardan hatırlıyor ve bu yardımcı oluyor", diyor. Samuel bana yılın başlarında devlet dışı muhalif gruplar arasındaki bir çatışmada taranmış yakınlardaki bir sağlık ocağının fotoğraflarını gösterdiğinde, yinelenen çatışma döngüleri daha da belirgin hale geliyor.

MSF sağlık ekipleri bir ay sonra burada yaşayan topluluğu ziyaret etti. Tesadüfe bakın ki, MSF ekipleri on yıl önce daha önceki bir çatışma döneminde aynı yerde çalışıyordu ve son çatışmalarda taranan bu sağlık ocağını MSF yeniden inşa etmişti. 

Samuel, "Bazen pek bir ilerleme kaydedemiyoruz gibi geliyor," diyor.

MSF tıbbi ekibi, boş bir okulda geçici olarak hizmet vermek üzere bir klinik kuruyor. @Steve Hide/MSF

MSF bu kez yeni bir strateji izliyor. Samuel, sağlık tesislerine ve tekrar tekrar zarar gören altyapıya odaklanmak yerine, çatışma döngülerine karşı dayanıklılığı artırmayı amaçlayan "insan merkezli bir yaklaşım" benimsendiğini açıklıyor.

Bu, MSF ekiplerinin topluluklar arasında daha uzun süreler bulunmaları anlamına geliyor. Ekipler doğrudan tıbbi bakım sağlamaya devam ederken geleneksel öz bakım/yardım yöntemlerini de dikkate alıyorlar.

Argote, "Çatışmalardan da önce, bu toplulukların genelde geleneksel sağlık uygulamalarına dayanan kendi başa çıkma mekanizmaları vardı" diyor.

İşte bu nedenle, şu anda nehrin yukarısında yaşlı bir doğum görevlisiyle doğum başına ne kadar ücret aldığını konuşuyorum.

"Erkekler için 200.000, kızlar için 100.000 peso alıyorum," diyor, “ama erkek bebekler neden daha pahalı, bilmiyorum”.

Önümüzdeki birkaç gün, sağlık ekibi klinikte eşek arılarından kaçmakla meşgulken, ben de nazarı tedavi eden manevi şifacılar, sıtmayı yerel bitkilerle tedavi eden yerbaterolar (bitkisel şifacılar) ve attığı dikiş başına 20.000 peso alan bir cosero (dikişçi) ile konuşuyorum.

Çoğu yetişkinin genellikle jilet gibi keskin palaların neden olduğu yaraları var. Hepsi kazayla olmamış. Nehir kıyısındaki bu topluluklarda alkolizm ve aile içi anlaşmazlıklar yaygın.

Sonra nehrin aşağısındaki bir köyden microscopista Wilson ile tanışıyoruz. Wilson, bir zamanlar cam slaytlara aktarılan kan örneklerinden sıtma parazitlerini tespit etmek için mikroskop kullanma eğitimi almış güçlü bir yerel halk ağının eski üyelerinden.

Yıllar önce, her köyün bir microscopistası, iyi bir mikroskobu, bazı temel laboratuvar malzemeleri ve pozitif vakaları tedavi etmek için bir kutu sıtma hapı vardı. Bu sayede, çok sık ölümlere sebep olan bir hastalığın hayat kurtarıcı tanı ve tedavisi insanların kapılarına gelmiş oluyordu.

Ancak Kolombiya kırsalındaki birçok şey gibi, buradaki sistem de yavaş yavaş çöktü. Microscopistalar artık yerel sağlık birimlerinin sözleşmeli çalışanları değil, malzemeler nadiren geliyor ve uygun bakım olmadan mikroskoplar küfleniyor.

Eski sistem yeniden canlandırılabilir mi? Wilson bu konuda umutlu: İki günde 22 hastayı test etti, bunlardan 13'ü en ölümcül falciparum türü için pozitifti. Ancak tedavi olmak için hastaneye gitmeleri ya da evde yetiştirilen şifalı bitkilerle şanslarını denemeleri gerekecek.

Yerbateros, geçen Mayıs ayında bölgede zirveye ulaştığı iddia edilen COVID-19'u tedavi etmek için ateş önleyici karışımlarını da kullanıyor. Pek çok kişi, yaprakları ev yapımı ilaçlarda kullanılan ve şimdi COVID-19 için mucize bir tedavi olarak lanse edilen Kolombiya'da yaygın bir çalı ağacı olan matarraton (fare öldürücü) infüzyonlarının etkisinden emin. Adından da anlaşılacağı gibi, bu bitkinin özünün kemirgenler ve böcekler üzerinde kanıtlanmış farmakolojik etkileri var ve genellikle ateş düşürmek için kullanılıyor.

COVID-19’un yanı sıra sıtma, yerel olarak "virosis" veya "quiebrahuesos" (kemik kırığı) olarak anılan dang, Zika ve chikungunya gibi diğer rahatsızlıklar devam ediyor. Derme çatma kliniğin girişinde çeşitli semptomlarla bekleyen uzun bir hasta kuyruğu var.

Yan taraftaki sınıfta, cılız okul sandalyelerinin üzerine tünemiş çocuklar, fotokopi kağıtlara boyama yapıyorlar.

MSF ekibinden psikolog “Bu, anneleri klinik için sırada beklerken onları oyalıyor” diyor.

MSF ekibinden bir psikolog, annesine doğum kontrol implantı yerleştirilirken bu bebekle ilgileniyor. @Steve Hide/MSF

Aile planlaması ve üreme sağlığı hizmetleri konusunda ciddi eksikler var. 20'lerinde birçok kadın beş çocuk annesi. Beş yıl boyunca gebeliği önleyebilen implant yaptırmak yaygın bir ihtiyaç.

Ancak prosedür belli bir zaman alıyor: annelerin önce test edilip kriterlere uyup uymadıkları değerlendiriliyor, ardından plastik şerit implantlar oldukça büyük bir iğne ile deri altına yerleştirilmeden önce kollarına lokal anestezi uygulanıyor.

İmplantlar yaygınlıkla talep edilen bir tıbbi hizmet, çünkü birçok kadın birer bebek makinesi olmaktan kaçınmak istiyor. Burada büyük ailelere sıklıkla rastlanıyor: 15 çocuğu olan botumuzun sürücüsü, bize üç ayrı partnerden 35 çocuğu olan arkadaşını gururla anlatıyor.

Çocuklar her yerde, ellerine gelen her şeyi kullanarak büyüleyici bir çeşitlilikte oyunlar oynuyorlar. Bazıları çubuklardan ve yapraklardan helikopterler yapıp onları uçuruyor. Diğerleri, resimli Viktorya dönemi romanlarında görülen çember ve sopanın bir versiyonu olan tekerlekli bisiklet lastiğinin arkasından koşturuyor.

Bir grup çocuğu izliyorum, hepsi en çok sekiz yaşında. Bir kanoya el koyup hurda odun parçalarını kürek olarak kullanarak kanoyu yürütüyorlar. Diğerleri sığ yerlerde yengeç avlamak için dolanıyor.

Bu huzurlu tablonun kısa ömürlü olduğunu düşünüyorum. Genç olduklarında, köyden tekneyle birkaç saat uzaklıkta olan çiftliklerden koka toplamaya başlamaları, ergen kızların ise 15 yaşında aile kurmaları bekleniyor. Bu aynı zamanda silahlı gruplara gönüllü asker alımı için asgari yaş.

Tanıştığımız öğretmen, şu anda çetelerin çocukları zorla askere almadığını açıklıyor. Ancak bir gruba katılmak, başka pek alternatifi olmayan gençler için çekici bir seçenek. Çocukları çatışmanın dışında tutmak, zorlu bir mücadele.

Kolombiya'nın Pasifik bölgesindeki Narino'daki bir köyde çocuklar kendi yaptıkları bilardo masasında oynuyorlar. @Steve Hide/MSF

“Her hafta ailelere çocuklarının okula devam etmeleri için ikna konuşması yapıyorum” diyor.

Şimdiye kadar en başarılı strateji futbol olmuş, bu nedenle öğretmen boş zamanlarında iki erkek ve iki kız futbol takımına koçluk yapıyor ve diğer köylerin de katıldığı bir lig organize ediyor. Toplar ve ağlar, bağışlarla satın alınıyor.

“Gençlerin oyun ve rekabet sevgisi onları okula yakın ve diğer etkilerden uzak tutuyor” diyor.

Kliniğe döndüğümde, hastalar hâlâ sırada bekliyor ve çocuklar boyama yapıyor. Ama yokluğumda bir köylü, yuvalara kimyasallar püskürterek okuldaki eşek arıları ile mücadeleye girişmiş.

İlaçlamadan sonra eşek arısı ölüleri sınıfın zeminini kaplıyor. Bazı çocuklar kahverengi bedenleri toplamak ve onları kanatları katlanmış halde sıraya dizmek için boyama yapmayı bırakıyor. Birlikte yaşam sona erdi.

Bu arada, silahlı adamlar bilardo salonunda rom içip son model cep telefonlarını kontrol ediyorlar. Rekabet halinde oldukları gruplar koka tacını çalmadan önce burada ne kadar süre var olacaklarını merak ediyorum.

Ekip lideri Samuel, haritasına işaret ederek, o günün beklenenden daha yakın olabileceğini açıklıyor. Frente 30 adlı grubun And Dağları'ndan ormana ve nehirlere doğru hareketinin sürdüğünü, böyle devam ederlerse yakında bu köye gelmelerinin beklenebileceğini söylüyor.

Elbette ateşkes geçerli olabilir ve yanılabiliriz. Ancak maalesef ufukta daha fazla çatışma yaşanacakmış gibi görünüyor. İnsanlar köylerinden çıkamaz hale gelirlerse hastaneyi ziyaret etme şansları da azalacak.

Bu durum, MSF’nin bu köylere sağlık ekipleri yerleştirme fikrini daha da acil hale getiriyor. Ancak bu planı hayata geçirmek mevcut çatışma koşullarında kolay olmayacak.

*İsimler güvenlik nedeniyle değiştirildi.

Ana sayfa görseli: MSF topluluk erişim ekibi, Narino'daki küçük bir nehirde, tıbbi hizmetlerin nadiren ulaştığı bir topluluğa kano ile seyahat ediyor. @Steve Hide/MSF

Yorum Yapın