Kunduz hastane saldırısı: ABD’nin askeri araştırma raporu sonuçlarına dair

Hava saldırısının ardından... MSF Kunduz Travma Merkezi, Afganistan. 10 Ekim 2015. Fotoğraf: Andrew Quilty

Hava saldırısının ardından... MSF Kunduz Travma Merkezi, Afganistan. 10 Ekim 2015. Fotoğraf: Andrew Quilty

New York, 29 Nisan 2016 – ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı, Afganistan’ın Kunduz kentinde travma merkezi olarak faaliyet gösteren Sınır Tanımayan Doktorlar’ın (MSF) hastanesine yönelik hava saldırısıyla ilgili soruşturma raporunu yayınladı.

3 Ekim 2015 tarihinde gerçekleşen saldırıda 14’ü MSF çalışanı olmak üzere toplam 42 kişi ölmüş, onlarca kişi yaralanmıştı.

Dün araştırma raporunun öne çıkan sonuçları ve tavsiye niteliğindeki maddeleriyle ilgili olarak ABD Merkez Kuvvetler Komutanı General Joseph Votel ve ekibi tarafından sözlü olarak bilgilendirilen MSF, ancak bugün raporun ayrıntılarına ulaşabildi. MSF, General Votel’in düzenlediği basın toplantısının ardından kamuoyuna açık bir şekilde internette paylaşılan raporu inceledikten sonra, ABD’nin açıklamalarını değerlendirecek ve raporda hala yanıtsız kalan sorulara açıklık getirilip getirilmediğine karar verecek.

Tarafsız ve bağımsız soruşturma talebi hala yerine getirilmedi

ABD güçlerinin hastane saldırısıyla ilgili soruşturma girişimlerini dikkate değer bulduklarını belirten MSF yetkilileri, bugüne kadar konuyla ilgili yaptıkları açıklamalarda yalnızca askeri bir soruşturmayla yetinilemeyeceğini, Kunduz saldırısının Uluslararası İnsancıl Hukuk İhlalleri Tespit Komisyonu (IHFFC - International Humanitarian Fact-Finding Commission) tarafından tarafsız ve bağımsız bir soruşturmayla ele alınması gerektiğini belirtmişti.

Fakat bugüne kadar MSF’nin bu talepleri karşılanmadı.

Taraflar muharebe ortamında dahi sorumluluklarından kaçamaz

Çatışma bölgelerinde sağlık hizmetlerini sürdürmeye çalışan MSF gibi pek çok tıbbi insani yardım kuruluşunun son zamanlarda sağlık tesislerine yönelik ciddi saldırılara maruz kaldığını, fakat bu saldırıların çatışmaları sürdüren taraflarca hiçbir soruşturmaya tabi tutulmadığını aktaran MSF Başkanı Meinie Nicolai, ABD’nin askeri soruşturma raporuyla ilgili şunları söyledi: “Bugün düzenlenen basın toplantısı, askeri operasyonların, yoğun bir nüfusa ve insan hareketliliğine sahip kamusal bir alanda kontrolsüz bir şekilde yürütüldüğünü net bir şekilde ortaya koyuyor. Bu da ABD’nin en temel savaş kurallarını çiğnediğini gözler önüne seriyor. ABD tarafından raporda tarif edilen koşullar altında saldırının sonlandırılmamış olmasını anlamak mümkün değil.

Uluslararası İnsancıl Hukuk kurallarını ihlal eden bu ölümcül saldırıda önemli olan, saldırının kasti olup olmaması değil; orduların ve silahlı grupların uluslararası hukuk tarafından korunan hastane gibi yapılara saldırmasıdır. Bugün Afganistan, Suriye ve Yemen’de farklı angajman kurallarıyla savaşan çok uluslu koalisyonlar, muharebe ortamında dahi sorumluluklarından kaçamaz.”

Tarafsız ve bağımsız sağlık hizmetleri güvence altına alınmalı

ABD soruşturması, saldırı sırasında tam kapasite çalışan hastanenin içinde silahlı herhangi bir grubun olmadığını ve hastaneden askerlere hiçbir surette ateş açılmadığını teyit ediyor.

MSF ise, Kunduz Travma Merkezi’nin bombalanması ve Afganistan’daki diğer sağlık tesislerinin benzer saldırılara tekrar tekrar maruz kalması nedeniyle, çatışmanın tüm taraflarından ülkedeki sağlık tesislerinin korunacağına dair güçlü bir teminat bekliyor. Aksi takdirde MSF, hiçbir sağlık çalışanını bölgeye göndermeyeceğinin altını çiziyor.

“Bu tür bir saldırının tekrar yaşanmayacağına dair Afgan yetkililerden ve ABD askeri birliklerinden kesin bir teminat almadan, Kunduz hastane saldırısından sağ kurtulan meslektaşlarımız da dahil olmak üzere ekiplerimizi yeniden Kunduz’a gönderemeyiz. MSF sağlık tesislerine, personeline, hastalarına ve ambulanslarına yönelik hiçbir askeri müdahale olmayacağından emin olmamız gerekiyor” diyen Nicolai, sözlerini şöyle sürdürdü: “Aynı şekilde MSF ekiplerinin, din ve siyasi görüş ayrımı yapmaksızın, çatışan grupların hangi tarafta savaştığına bakmaksızın, yalnızca tıbbi ihtiyaçlar doğrultusunda sağlık hizmeti sunabilmesi için gereken teminatı almamız gerekiyor. Bu şartlar bugüne kadar güvence altına alınmadığı için, bölge halkı hayat kurtaran sağlık hizmetlerine hala erişemiyor ve Kunduz saldırısının boyutu her geçen gün daha da artıyor.”

ABD askerlerine disiplin cezası

Bugün ABD yetkililerince açıklanan disiplin cezaları ise, uluslararası sözleşmeler tarafından korunan bir sağlık tesisinin yerle bir edilmesi, 42 kişinin hayatını kaybetmesi, onlarca kişinin yaralanması ve yüz binlerce insanın bölgede sağlık hizmetlerinden mahrum kalması karşısında son derece orantısız kalıyor. Hesap verme yükümlülüğünden yoksun olan bu açıklamalar, çatışmaları sürdüren taraflara endişe verici mesajlar verdiği gibi, savaş kurallarının ihlal edilmesine karşı herhangi bir caydırıcı nitelik taşımıyor.

Kunduz saldırısından sağ kurtulanların ve ailelerinin, ne ABD’de ne de Afganistan’da ABD birlikleri hakkında yasal yollara başvurma veya tazminat talep edebilme seçeneklerinin olmaması da, saldırının sonuçlarını daha da ağırlaştırıyor.

 

Yorum Yapın