Kuzeybatı Suriye: İlk vakanın tespiti sonrası sağlık sistemini neler bekliyor?

21 Temmuz 20209 Temmuz 2020'de, COVID-19'un küresel bir salgın olarak resmen ilân edilmesinden dört ay sonra, Kuzeybatı Suriye'de ilk vaka tespit edildi. O tarihten bu yana 18 kişinin COVID-19 testi pozitif çıktı. Şu ana kadar tespit edilen pozitif vakaların yarısından fazlası, hâlâ hizmet veren sınırlı sayıdaki hastanede görevli sağlık çalışanlarından oluşuyor.

Uluslararası tıbbi insani yardım kuruluşu Sınır Tanımayan Doktorlar (MSF), yıllardır sürmekte olan savaş nedeniyle büyük hasar gören sağlık sisteminin daha da kötüye gidebileceğine dikkat çekiyor.

MSF’nin Kuzeybatı Suriye Saha Koordinatörü Cristian Reynders, “İlk teyit edilen COVID-19 vakalarının tıp camiasından gelmesi endişe verici, özellikle Kuzeybatı Suriye gibi bir yerde,” diyor. “Yalnızca birkaç doktorun bile bir süreliğine görevden alınıp karantinaya alınması, sağlığa genel erişim bakımından büyük sonuçlar doğurabilir. Sağlık alanında insan kaynağı salgından önce de çok sınırlıydı: Savaş nedeniyle birçok doktor ülke dışına kaçtı, bu nedenle hastaneler genellikle açık kalıp hizmet verebilmek için tıbbi personeli ‘paylaşmak’ zorunda kaldı.”

Hastalığa yakalanan bazı sağlık görevlilerinin yakın zamanda ziyaret ettiği iki hastanede hizmetler geçici olarak durduruldu. Bu tesislerde görevli tüm sağlık çalışanlarından evde kendilerini izole etmeleri ya da söz konusu hastanelerde karantinada kalmaları istendi.

Önleyici tedbirler almak elbette çok önemli, ancak bu bölge bu tür önlemlerin yükünü üstlenebilecek ekstra tıbbi kapasiteye sahip değil.

Kuzeybatı Suriye'nin diğer hastanelerinde de hizmetlerin sayısı azaldı. Başlangıçta yerel sağlık yetkilileri, hastanelerden ayakta tedavi ve kaçınılmaz olmayan cerrahi müdahale hizmetlerini geçici olarak durdurmalarını istedi. Reynders, “Pandeminin başlangıcından bu yana, bazı ayakta tedavi birimleri COVID-19 hakkındaki uyarılar ve korku nedeniyle zaten haftalardır kapalıydı. Önleyici tedbirler almak elbette çok önemli, ancak bu bölge bu tür önlemlerin yükünü üstlenebilecek ekstra tıbbi kapasite lüksüne sahip değil. Suriye'nin kuzeybatısında sağlık hizmetlerinin büyük ölçekte nasıl etkilendiğini gözden kaçırmamalıyız,” diyor.

“Bir süredir COVID-19 salgınının İdlib'de ne tip sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekmeye çalışıyoruz. Temel hizmetler geçici olarak kapatıldı ya da azaltıldı. Pandemi öncesinden daha fazla insan kaynağı sıkıntısıyla karşı karşıyayız, bu son derece endişe verici.”

Halep ve İdlib eyaletlerinin farklı yerlerinde (Azez, Sarmada ve Ed-Dana) görev yapan sağlık çalışanları birden fazla yerde çalıştıklarından virüs çoktan sınırlı bir alandan daha geniş bir alana taşınmış olabilir.

Kuzeybatı Suriye'de ciddi bir test kapasitesi sorunu var. Çok az test mevcuttu, teyit edilen vakalar sonrasında hızlandırılan test uygulaması mevcut test kitlerini hızla tüketiyor. Kitler biterse salgın kamplarda hızlı bir şekilde yayılabilir, izlenmesi ve durdurulması olanaksız hale gelebilir.

Pozitif vakaları takip eden doktorlar, virüsün yayılmasını sınırlı tutmak ve önlemek için test ve temas izlemenin devam ettiğini söylüyor. Su ve sanitasyon koşullarının vahim ve fiziksel mesafenin imkânsız olduğu, aşırı kalabalık kamplarda 2,7 milyona yakın yerinden edilmiş insanın yaşadığı Kuzeybatı Suriye gibi bir bağlamda bu özellikle önemli.

Mobil klinik ve hastane destek faaliyetlerimizden de biliyoruz ki burada COVID-19 hastalığının spesifik sonuçlarına karşı tıbben savunmasız durumda (yaşlı ya da diyabet gibi kronik rahatsızlıkları olan) çok sayıda insan var.

“Kuzeybatı Suriye'de ciddi bir test kapasitesi sorunu var” diyor Reynders. “Çok az test mevcuttu, teyit edilen vakalar sonrasında hızlandırılan test uygulaması mevcut test kitlerini hızla tüketiyor. Eğer bu kitler biterse, salgın kamplarda hızlı bir şekilde yayılabilir, izlenmesi ve durdurulması olanaksız hale gelebilir. Bu ihtimal, yaşlılar ve bulaşıcı olmayan rahatsızlıkları olan hastalar için endişe verici sonuçlar anlamına gelebilir, ki bu grupların hijyen kiti dağıtımı ve virüse karşı alınacak diğer önlemler bakımından da öncelikli görülmesi gerekecektir.”

Ana sayfa görseli: Kuzeybatı Suriye'de ülke içinde yerinden edilmiş kişilerin yaşadığı kamp içinde hizmet veren MSF mobil kliniği.
@Omar Haj Kadour/MSF

Yorum Yapın