MSF: Hükümetler, ilaç şirketlerinden COVID-19 aşı lisans anlaşmalarının kamuya açık olmasını talep etmeli

Kamuya açıklanan bir anlaşmanın şartları, küresel bir salgın sırasında dahi ilaç şirketlerinin iyi niyetine güvenemeyeceğimizi gösteriyor.

Cenevre, 11 Kasım 2020 - Sınır Tanımayan Doktorlar (MSF), kısa süre önce ilaç şirketi AstraZeneca ile Brezilya kamu araştırma kuruluşu Oswaldo Cruz Vakfı (Fiocruz) arasında yapılan anlaşmanın endişe verici koşullarının açıklanmasının ardından, hükümetleri acilen şeffaflık talep etmeye çağırıyor.

Potansiyel aşıların geliştirilmesinin vergi mükelleflerinin milyarlarca dolarlık kamusal harcamasıyla mümkün olduğu dikkate alınmalı, ilaç şirketleri COVID-19 aşı lisans anlaşmalarının yanı sıra klinik araştırma maliyetleri ve verileri konusunda şeffaf olmalıdır.

AstraZeneca'nın kâr gütmeme vaatleri hakkında ortaya çıkan kısıtlı bilgiler bizim için bir uyarı niteliğinde. İlaç şirketlerinin halk sağlığı yararını gözeteceğine güvenemeyiz.

Fiocruz, en az 100 milyon aşı dozu (AZD1222) üretmek için AstraZeneca ile yapılan lisans anlaşmasını internette yayınlayarak daha fazla şeffaflık yolunda önemli bir adım attı. Anlaşma bazı bölümleri gizli tutularak yayınlanmış olmasına rağmen, diğer hükümetleri daha şeffaf olmaya teşvik eden bir adım olması açısından önemli bir örnek. Önceki bir anlaşma, AstraZeneca'nın kamuya açık 'kâr gütmeyen' taahhütlerinin sınırları olduğunu ve şirketin kendisine 2021 Temmuz'unda salgını bitmiş ilan etme yetkisi verdiğini göstermişti. Yani AstraZeneca, Temmuz 2021'den sonra hükümetler ve diğer alıcılardan, tamamen kamu tarafından finanse edilen bir aşı için yüksek fiyatlar talep edebilecek.

AstraZeneca ve Oxford Üniversitesi arasındaki orijinal münhasır lisans henüz kamuoyuna açıklanmadı. Bu lisansın şartları, AstraZeneca’nın tüm dünyada diğer aşı üreticileriyle yaptığı müteakip anlaşmaların hükümlerini de büyük ölçüde belirlemesi açısından büyük önem taşıyor.

AstraZeneca-Oxford lisansı konusunda bilgiye ulaşabilmiş kişiler, AstraZeneca'nın aşı üretimiyle ilgili maliyetlerden %20 daha fazlasını talep edebileceğini öne sürerek şirketin ‘kâr gütmeme’ taahhüdünü sorguluyor. Fiocruz ile yapılan anlaşma dışında, Güney Afrika, Hindistan ve diğer ülkelerdeki diğer üreticilerle yapılan alt lisans anlaşmaları da hâlâ kamuya açıklanmadı. Hayat kurtaracak bu aşılara adil ve uygun fiyatlı erişim sağlanabilmesi için, bu anlaşmaların koşullarının kamuya açık olması kritik önem taşıyor.

İlaç şirketleri, bu anlaşmaların şartlarını bilmediğimiz sürece, ilaca kimin, ne zaman ve hangi fiyata erişebileceğine karar verme yetkisini elinde tutmaya devam edecek. Hükümetler, şirketlerden daha şeffaf olmalarını talep etme yönünde kararlı adımlar atmazlarsa, COVID-19 aşılarına adil erişim tehlikede demektir.

İlaç şirketleri, lisans anlaşmaları ve teknoloji transferlerinden, Ar-Ge ve klinik araştırma verilerinin maliyetlerine kadar şeffaflık açısından çok zayıf bir karneye sahip. Bu nedenle, AstraZeneca'nın kâr gütmeme vaatleri hakkında ortaya çıkan kısıtlı bilgiler bizim için bir uyarı niteliğinde. İlaç şirketlerinin halk sağlığı yararını gözeteceğine güvenemeyiz.

MSF’nin Erişim Kampanyası Kıdemli Aşı Politikası Danışmanı Kate Elder lisans anlaşmalarına dair şöyle diyor: "İlaç şirketleri, bu anlaşmaların şartlarını bilmediğimiz sürece, ilaca kimin, ne zaman ve hangi fiyata erişebileceğine karar verme yetkisini elinde tutmaya devam edecek. Hükümetler, şirketlerden daha şeffaf olmalarını talep etme yönünde kararlı adımlar atmazlarsa, COVID-19 aşılarına adil erişim tehlikede demektir. Halkın bu anlaşmaların içeriğini bilmeye hakkı var. Bir pandemi sırasında sırlara yer olamaz, bunun çok ağır sonuçları olabilir."

Benzeri görülmemiş düzeyde kamu finansmanına rağmen, COVID-19 aşıları geliştirmek için yarışan bir dizi başka şirket için yapılan diğer lisans anlaşmaları da gizli tutulmaya devam ediliyor. Araştırma ve geliştirme (Ar-Ge), klinik deneyler ve 6 öncü aday COVID-19 aşısının üretimine 12 milyar ABD dolarından fazla harcama yapıldı: AstraZeneca/Oxford Üniversitesi (>1,7 milyar dolar), Johnson&Johnson/BiologicalE (1,5 milyar dolar), Pfizer/BioNTech (2,5 milyar dolar), GlaxoSmithKline/Sanofi Pasteur (2,1 milyar dolar), Novavax/Hindistan Serum Enstitüsü (yaklaşık 2 milyar dolar) ve Moderna/Lonza (2,48 milyar dolar). AstraZeneca, aşının geliştirilmesinin şirket için hiçbir finansal etkisinin olmayacağını defalarca ifade edecek kadar ileri gitti, çünkü "aşının geliştirilmesi için yapılan harcamaların hükümetler ve uluslararası kuruluşlar tarafından sağlanan finansmanla telafi edilmesi bekleniyor."

Bu aşılar için vergi mükellefleri milyarlarca dolar ödeme yaptı, milyarlarca insanın hayatı söz konusu. Buna rağmen, aşılar konusunda gizlilik sürüyor. COVID-19 aşılarının fiyatı ve tedariği gibi kritik bilgilerden yoksunuz. Aşıya adil erişim konusu belirsizliğini koruyor.

MSF, COVID-19 aşısı geliştiren şirketlere, klinik araştırma maliyetlerini ve verilerini açıklama çağrısında da bulunuyor. Bu bilgiler olmadan, insanların, tedavi sağlayıcıların ve hükümetlerin uygun fiyatlar talep etmeleri, kritik güvenlik ve etkililik verilerini incelemeleri olanaksızdır. Ar-Ge ve üretim maliyetlerinin büyük ölçüde – ya da AstraZeneca ve Moderna örneğinde olduğu gibi tamamen – kamu harcaması katkılarıyla dengelendiği göz önüne alındığında, halkın maliyetler ve verilere erişiminin sağlanmasının gerektiği de açıktır.

MSF'nin Temel İlaç ve Aşılara Erişim Kampanyası* Politika Danışmanı Roz Scourse şöyle ekliyor: "Devlet Başkanlarından, geliştirilecek herhangi bir COVID-19 aşısının küresel bir kamu malı olacağına dair tekrar tekrar duyduğumuz vaatlere ve ilaç sektörünün daha önce görülmemiş hızda çalıştığının iddia edilmesine karşın gerçek şu ki; bu benzeri görülmemiş zamanlarda dahi ilaç şirketlerinin halk sağlığı yararını gözeteceğine inanmamız beklenemez. Bu aşılar için vergi mükellefleri milyarlarca dolar ödeme yaptı, milyarlarca insanın hayatı söz konusu. Buna rağmen, aşılar konusunda gizlilik sürüyor. COVID-19 aşılarının fiyatı ve tedariği gibi kritik bilgilerden yoksunuz. Aşıya adil erişim konusu belirsizliğini koruyor."

Bir pandemi sırasında sırlara yer olamaz, bunun çok ağır sonuçları olabilir.

Bu kritik dönemeçte, hükümetler milyarlarca insanın sağlığı için daha cesur davranmalı ve bu aşılar için yapılan milyarlarca dolar değerindeki kamusal yatırımın sorumluluğunu üstlenmeli; ilaç şirketlerinden COVID-19 aşıları ile ilgili tüm lisansları, anlaşmaları, klinik araştırma maliyetleri ve verilerini kamuoyuyla paylaşmalarını talep etmelidir.

*MSF'nin Temel İlaç ve Aşılara Erişim Kampanyası ile ilgili daha fazla bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.

Ana sayfa görseli: "Hükümetler: İlaç şirketlerinden tüm COVID-19 aşı lisansları, anlaşmaları, klinik deney maliyetleri ve verileri konusunda şeffaflık talep edin."

Yorum Yapın