MSF, Zimbabve'deki HIV ve rahim ağzı kanseri projesini Sağlık Bakanlığı'na devretti

Uluslararası tıbbi insani yardım kuruluşu Sınır Tanımayan Doktorlar (MSF), Zimbabve’nin Gutu Bölgesi’nde yaklaşık 10 yıldır nitelikli HIV ve rahim ağzı kanseri tedavisi ve önleme hizmetleri sağlıyordu. Proje faaliyetleri, 30 Eylül 2020’de Sağlık ve Çocuk Bakanlığı ile diğer proje ortaklarına devredildi.

MSF, 2011 yılından bu yana Gutu Bölgesi'nde HIV ve rahim ağzı kanseri ile yaşayan on binlerce kişiye tedavi sağladı. Proje, bölgedeki AIDS ve buna bağlı komplikasyonlara dayalı ölümlerin önemli ölçüde azalmasına katkıda bulundu.

Gutu Bölgesi’nin geleneksel lideri Amon Edmund Musanganise, “Bölgemiz HIV ve AIDS'ten ciddi düzeyde etkilenmişti. MSF’nin Gutu’daki tıbbi müdahalesinden önce HIV ve AIDS kaynaklı ölümlerde artış vardı. HIV programı yoktu ve birçok kişi antiretroviral tedavi (ART) için 60 km uzaklıktaki Buhera Bölgesi'ne gitmek zorunda kalıyordu. İnsanlar tedavi görmek için yolculuk sırasında ya da Buhera'ya giderken nehir tarafından sürüklenip ölüyorlardı,” diyor.

“Tedavi olmayı kolaylaştırın, yürümekten yoruldum" diyor Gutu bölgesinden Bej Murevi. 2006 yılında HIV pozitif olduğunu öğrenen Bej, 2009’dan bu yana antiretroviral tedavi görüyor. Bahçecilik için çiçek yetiştirerek hayatını kazanıyor ve en yakındaki Majada Kliniği’nden 10 km uzakta yaşıyor. “Geçen yıl HIV grupları başlamadan önce, her ay gidip ilaçlarımı almak için toplam 20 km yürümem gerekiyordu. Klinik 7’de açılmadan önce orada olabilmek için gün doğmadan yola çıkardım. Yoksa saatlerce sırada beklemek zorunda kalırdım ve eve anca hava karardığında dönerdim. Yürümekten yoruldum, tedavimi almak için daha basit bir yola ihtiyacım vardı.” Zimbabve, 2014 @Munyaradzi Makari/MSF

Programın en büyük başarılarından biri Farklılaştırılmış Hizmet Sunumu (Differentiated Service Delivery – DSD) oldu. DSD'ler, sağlık sistemi üzerindeki gereksiz yükü azaltırken, HIV hizmetlerini HIV ile yaşayan kişilerin tercihlerini ve beklentilerini yansıtacak biçimde uyarlayan hasta merkezli bakım modellerinden oluşuyor. 2013 yılında MSF, Zimbabve'de türünün ilk örneği olan ve iki sağlık tesisinde CARG olarak da bilinen Toplum Temelli ART İlaç Yenileme Grubu'nu başlattı. Eylül 2020 itibarıyla, Gutu Bölgesi’nde ART tedavisi gören 6.000 hastanın yararlandığı dört DSD modeli bulunuyor: Toplum Temelli ART İlaç Yenileme Grupları (CARG), Tesis Temelli Yenileme, Aile Temelli İlaç Yenileme ve Tedavi Takibi Grupları.

“DSD, ART tedavisi gören hastaların tedaviye devam etmesini sağlamanın en etkili yollarından biri. Kliniklere ziyaretlerin yarattığı yükü azaltıyor ve hastaların farklı bireysel ihtiyaçlarına yanıt veriyor. Veriler, DSD hastalarının tedavi sonuçlarının iyi olduğunu ve bunun bölgedeki ART programlarının genel başarısına ciddi bir katkısı olduğunu gösteriyor. DSD, sağlık tesislerindeki yoğunluğun azaltılmasını da sağlıyor, çünkü sağlık çalışanlarının daha fazla bakıma ihtiyaç duyan ART tedavisi gören hastalara daha fazla zaman ayırmalarını sağlıyor,” diye açıklıyor MSF Gutu Proje Koordinatörü Rinako Uenishi.

“MSF, toplum ve sağlık merkezleri arasındaki güçlü işbirliğinin ve güvenin önemini, toplum temelli yaklaşımı başarılı kılan tüm unsurları öğrendi. Bu şekilde bir ART yönetimi, insanların gereksiz yere zaman ve para harcamamasını sağlıyor ve en yakın sağlık merkezine ulaşmak için uzun mesafeler yürümeye gerek kalmıyor,” diyor.

MSF ayrıca, 2015 yılından bu yana, altı sağlık kuruluşunda rahim ağzı kanserine yönelik önleyici ve tedavi edici hizmetler konusunda Sağlık Bakanlığı'na destek veriyor. Daha önce bölgede yalnızca bir sağlık kuruluşunda bu tip hizmet veriliyordu. Rahim ağzı kanseri hizmetlerinin çoğalması ve tek bir nokta yerine birçok farklı merkezden sağlanmaya başlaması, bölgedeki kız çocukları ve kadınların lehine bir gelişme oldu. Büyük boyutlarda kanser öncesi (prekanseröz) lezyonları olan kadınların daha önce tedavi (LEEP: Elektrocerrahi Lupla Eksizyon İşlemi)* için Harare'ye gitmesi gerekirken 2017’den beri bölgede bu hizmete erişilebiliyor.

Beauty (36) ve eşi Chigouriemba (28), MSF’den hemşire Rahibe Tendai ile rahmini aldırmadan önce çocuk sahibi olma olasılığı hakkında konuşuyor. “Yedi yıl önce ablamı rahim ağzı kanserinden kaybettim. Benim de başıma gelebileceğinden korktum. Eylül 2015'te karnımda ağrılar başladı. Bir arkadaşımdan Gutu kırsalındaki hastanede tarama yaptıklarını duydum ve gittim. Test sonuçları, yerel klinikte tedavi edilemeyen lezyonlarım olduğunu gösterdi. MSF beni Harare'deki Newlands Kliniği’ne götürdü ve gerekli işlemleri karşıladı. Hastane durumun ciddi olduğunu söyledi ve rahmimi aldırmamı tavsiye etti, ancak bir aydan kısa bir süre sonra hamile olduğumu öğrendim. İkimiz de çocuk istiyorduk ama eşim beni kaybetmek istemediği için kararsız kaldı. Hamileliğim boyunca düzenli kontrole gittim. Doktor risk almamak için sezaryeni uygun gördü. Bebeğimiz şimdi iki haftalık ve çok mutluyuz. Doğumumdan altı hafta sonra rahim ağzı kanseri için başka bir test yaptırmam önerildi. Artık bir çocuğumuz olduğuna göre, her türlü tedaviye, hatta histerektomiye (rahim alma ameliyatı) bile açığım. Kadınlara mesajım, tarama yaptırın, bunda utanılacak bir şey yok. Tarama yaptırmasaydım sağlık sorunlarımdan haberim olmayacaktı." Zimbabve, 2017 @Melanie Wenger/COSMOS

2015 - Haziran 2020 arasında, MSF tarafından desteklenen altı sağlık merkezinde yaklaşık 29.000 kadına rahim ağzı kanseri taraması yapıldı. 1000'den fazla kadına kriyoterapi (dondurma tedavisi) ve uygun hastalara 126 LEEP uygulandı. MSF, buna ek olarak, 2018 ve 2019'da insan papilloma virüsü (HPV) aşısı için yürütülen ulusal kampanyalara destek verdi. Aşıya uygun nüfusun yüzde 90'ından fazlası aşılandı.

MSF, kapasite geliştirme ve yenilikçi yaklaşımlarla yerel sağlık çalışanlarının güçlendirilmesine de ağırlık verdi, bu sayede projenin devir teslimi daha kolay gerçekleşti. Tüm tıbbi programların ilgili paydaşlara devri tamamlanmış bulunuyor.

"MSF, bir programı büyüme ve gelişme safhalarında desteklemişse, hastaların tedavisinin kesintiye uğramadan devam etmesi için proje faaliyetlerini devreder,” diyor Zimbabve Ülke Temsilcisi Reinaldo Ortuno. “MSF olarak, bölgedeki sağlık merkezlerinde görevli mevcut personelin sağlık sisteminin zorluklarına rağmen nitelikli tedavi sağlayacağından eminiz.”

Ancak Ortuno, daha yapılması gereken işlerin varlığını da kabul ediyor. Gutu'da bazı temel laboratuar malzemelerinin ve çocuklar için ikinci aşama antiretroviral ilaçların tedariğinde sık sık kesinti yaşanıyor. Sağlık çalışanları, ART hastalarının sayısındaki aşırı artışa yetişemiyor, çok sayıda ART hastasının durumu değişkenlik gösteriyor ve sağlık tesislerindeki aşırı yığılmayı azaltmak için DSD uygulamasının yaygınlaştırılması gerekiyor.

Ortuno, “Sağlık Bakanlığı'na, fon kuruluşlarına ve diğer STK'lara, insanların bu hizmetlerden yararlanabilmeleri için toplum temelli modelin ülke çapında adım adım yaygınlaştırılması çağrısında bulunuyoruz,” diyor.

*Elektrocerrahi Lupla Eksizyon işlemi (LEEP), rahim ağzındaki anormal hücrelerin ısıtılmış bir halka tel ile elektrocerrahi kullanılarak çıkartılması işlemidir ve yarım saatten kısa bir sürede gerçekleştirilir.

Sınır Tanımayan Doktorlar’ın (MSF) Zimbabve’deki faaliyetleri

MSF, Zimbabve'de 2000 yılından beri faaliyet gösteriyor. MSF, tüm projelerinde Sağlık ve Çocuk Bakanlığı (MoHCC) ile ortak çalışıyor. Acil durum müdahalelerinin bir parçası olarak MSF, Sağlık Bakanlığı'na acil tıbbi ihtiyaçlar konusunda destek sağlıyor. MSF'nin HIV ve rahim ağzı kanseri müdahaleleri Sağlık Bakanlığı ve diğer ortaklara teslim ediliyor. Kuruluş; bulaşıcı olmayan hastalıklar, göç, ergen cinsel sağlık ve üreme sağlığı, su ve sanitasyon hizmetleri ile hassas bölgelerde uygulanmakta olan acil durum hazırlığı projelerine devam ediyor.

Ana sayfa görseli: MSF'den Gutu proje danışmanı Chrispen Mushuieshine ve hemşire Rahibe Mercy Mandizvo, Edith Seka’nın Gutu bölgesi, Chitando’daki evinin önünde. Edith, rahim ağzı taramasını ilk olarak, başka bir hizmet için gittiği Chitando Sağlık Merkezi’nde duydu. Rahim ağzında anormal lezyonlar görüldü. Lezyonlar kriyoterapiye uygun olamayacak kadar yaygındı, bu nedenle MSF'nin desteğiyle LEEP için Harare'deki daha büyük bir hastaneye sevk edildi. (O zamanlar, LEEP Gutu'da mevcut değildi, MSF daha sonra randevu alarak Gutu Kırsal Hastanesi’ne girişini destekledi.) LEEP işleminin ardından Edith’te prekanseröz lezyonlar tekrar gelişti. İkinci kez LEEP yapıldı. Bu kez bulgular negatifti, yani herhangi bir anormallik gözlenmedi. Düzenli olarak tarama yaptıran Edith’te 2017'den beri kanser öncesi bulguya rastlanmadı. Zimbabve, 2020 @Nyasha Kadandara/MSF

Yorum Yapın