Myanmar: Rakhine Eyaletine Uluslararası İnsani Yardım Geçişine Acilen İzin Verilmeli

Myanmar, Rakhine’de (önceki adıyla Arakan) 25 Ağustos’ta patlak veren şiddetten kaçan Rohingya halkı. Ekim 2016’da da şiddet olayları nedeniyle Bangladeş’e 75 bin Rohingya sığınmıştı.

Amsterdam, 20 Eylül 2017 Uluslararası tıbbi insani yardım kuruluşu Sınır Tanımayan Doktorlar (MSF), Myanmar’ın Rakhine eyaletindeki büyük ölçekli insani ihtiyaçların giderilebilmesi için uluslararası insani yardım kuruluşlarına derhal bağımsız ve koşulsuz erişim sağlanması gerektiğini belirtti.

Acil erişim çağrısı yapılırken, 25 Ağustos’ta başlayan askeri operasyonlar hala devam ediyor. Rakhine’de (önceki adıyla Arakan) Arakan Rohingya Kurtuluş Ordusu (ARSA) tarafından üstlenilen karakol ve askeri üs saldırılarının ardından askeri operasyon başlatılmıştı.

Operasyonlar sonucunda Bangladeş’e sığınan 400 binden fazla Rohingya; sağlık hizmetleri, içme suyu, tuvalet ve gıdaya erişimin kısıtlı olduğu son derece ağır koşullarda yaşıyor.

Kuzey Rakhine’de kalan ve yüz binlerce kişi olduğu tahmin edilen nüfusun ise insani yardıma erişimi bulunmuyor.

MSF Acil Durum Yöneticisi Karline Kleijer, son duruma dair şöyle konuştu: “Bangladeş’teki ekiplerimiz, Kuzey Rakhine’de sivillere uygulanan yoğun şiddete ilişkin dehşet verici hikayeler duyuyor. Aldığımız haberlere göre Rohingyalar, etnik Rakhine toplulukları ve diğer azınlıklar ülke içinde ciddi oranda yerlerinden ediliyor. Köyler ve evler yakıldı, bunlar arasında MSF’nin 4 kliniğinden en az ikisi de bulunuyor.

Ağustos ortasında ortaya çıkan seyahat izni sorunları ve uluslararası çalışanlara getirilen yasaklar sonucunda MSF çalışmalarını askıya almıştı. Bunun öncesinde MSF, Kuzey Rakhine’de Maungdaw ve Buthidaung ilçelerinde sağlık hizmeti sağlıyordu. O bölgede kalanların, ihtiyaç duydukları yardıma ulaşamamalarından kaygı duyuyoruz.

Kuzey Rakhine’deki yaralı, hasta ve kronik rahatsızlığı olan insanlara daha da geç kalmadan ulaşılmalı. Aynı zamanda acil sağlık hizmetleri ve insani yardımın ulaştırılması gerekiyor.”

Orta Rakhine’de bulunan 120 bine yakın ülke içinde yerinden edilmiş kişi, seyahat konusundaki ağır kısıtlamalardan dolayı bulundukları kamplarda insani yardıma tamamen bağımlı durumda.

Kısa süre öncesine kadar MSF buna benzer birkaç kampta ve köyde gezici klinik hizmeti veriyordu, ancak Ağustos sonundan bu yana uluslararası çalışanların sağlık tesislerine gidebilmesi için seyahat izni verilmiyor. Yerli çalışanlar ise Myanmar yetkililerinin sivil toplum kuruluşlarını ARSA’yla işbirliği yapmakla suçlamasından bu yana işe gitmekten endişe duyuyor.

Hükümet tarafından BM ve uluslararası sivil toplum kuruluşlarına karşı geliştirilen ve yayılan suçlamalar, gereken seyahat ve faaliyet izinlerinin verilmemesinin yanı sıra aşırılık yanlısı grupların tehditkar açıklama ve eylemleri, bağımsız insani yardım çalışanlarının burada çok ihtiyaç duyulan yardımı sağlamasına engel oluyor. Kuzey Rakhine’nin Myanmar Hükümeti tarafından askeri bölge ilan edilmesi idari ve erişim kısıtlamalarını daha da ağırlaştırıyor.

Myanmar Hükümeti'nin açıklamaları kaygı verici

Myanmar, Rakhine’de (önceki adıyla Arakan) 25 Ağustos’ta patlak veren şiddetten kaçan Rohingya halkı. Ekim 2016’da da şiddet olayları nedeniyle Bangladeş’e 75 bin Rohingya sığınmıştı.

Myanmar Hükümeti’nin Rakhine’de mevcut durumdan etkilenenlere tek başına insani yardım sağlayacağını belirtmesi en çok ihtiyaç duyan insanlara insani yardım ulaşmayacağı yönünde kaygılara neden oldu.

MSF’nin Myanmar’daki çalışmalarının başında bulunan Benoit de Gryse konuyu şu şekilde değerlendirdi: “Myanmar hükümeti, insani yardımı tek başına kontrol etmesine dayanan yeni bir uygulama şekline doğru gidiyor. Bu durumda idari ve erişim kısıtlamalarının daha da artması beklenebilir."

Yardımın ihtiyaçlar gözetilerek sağlandığından ve bütün nüfus gruplarının buna güvenebileceğinden emin olmanın tek bir yolu var, bu da yardımın bağımsız ve tarafsız insani yardım kuruluşları tarafından sunulmasıdır.

MSF, Rakhine’de kalanların şu an sağlık hizmetlerine erişemiyor olması nedeniyle büyük endişe duyuyor. MSF, kliniklere tam erişimi olduğunda her ay 11.000’in üzerinde birinci basamak ve üreme sağlığı muayenesi gerçekleştiriyor ve hastanede tedavi görmesi gereken hastalara acil ulaşım desteği sağlıyordu. Bu hizmetlerin tamamı şu anda askıya alınmış durumda. MSF gibi birçok kuruluş erişim kısıtlamaları nedeniyle Rakhine’deki faaliyetlerini sürdüremediklerini belirtiyor.

De Gryse, son olarak şunları ekliyor: “Çatışmalardan etkilenen insanlara sağlık hizmetlerine erişim ve destek sağlanabilmesi için MSF ve diğer uluslararası insani yardım kuruluşlarının Rakhine eyaletinin tüm bölgelerine derhal ve koşulsuz erişimine izin verilmeli. Aksi takdirde hayatını kurtarabileceğimiz hastaları kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya kalacağız.”

* MSF Shan, Kachin, Yangon, Naga Öz Yönetim Bölgesi ve Tanintharyi Bölgesi’nde yürüttüğü faaliyetlere devam ediyor. MSF’nin sürekli projeleri arasında HİV, tüberküloz (TB) ve sıtma tedavisi, birinci basamak sağlık hizmetleri, cinsel sağlık ve üreme sağlığı, acil vakaların devlet hastanelerine sevk edilmesi yer alıyor.

** MSF 25 yıldır Myanmar’da HİV ve TB hastalarına yönelik bakım, birinci basamak sağlık hizmetleri ve aşılama konusunda Sağlık ve Spor Bakanlığı ile işbirliği içinde çalışıyor.

MSF, Myanmar’ın Rakhine eyaletinde , bazı köylerde ve yerinden edilmiş kişilerin barındığı kamplarda birinci basamak muayene hizmeti veren gezici klinikler yürütüyor ve acil vakaları Sağlık ve Spor Bakanlığı hastanelerine sevk ediyor.

Bunun yanı sıra, Kuzey Rakhine’de Sağlık ve Spor Bakanlığı hastanelerinde sağlanan HIV tedavisine destek veriliyor ve Orta Rakhine’de Ulusal Tüberküloz Programı’yla işbirliği halinde TB hastaları tedavi ediliyor. MSF, Ağustos ayı ortasına kadar Pauktaw, Sittwe, Ponnagyun, Maungdaw ve Buthidaung ilçelerinde sağlık hizmeti sunuyordu.

Yorum Yapın