Myanmar’da MSF’nin İnsein Kliniği kapanıyor: HIV için tedavi sunmakta önemli aşama kaydedildi

 

Myanmar’da, Yangon’un İnsein ilçesinde Sınır Tanımayan Doktorlar’ın (MSF) çalıştığı HIV kliniği 27 Haziran 2019’da faaliyetlerine son verdi. Uluslararası tıbbi insani yardım kuruluşunun bu ülkede benimsediği strateji kapsamında kliniğin kapatılmasıyla birlikte hastaların tedavisi Myanmar’ın AIDS Ulusal Programı’na devredildi.

İnsein’de 2014’te açılan klinik, MSF’nin Yangon’da 2003’ten beri devam eden daha geniş projesinin bir parçası olarak hizmet veriyordu. İnsein Kliniği en yoğun zamanında, çoğu Yangon bölgesi dışından gelen 17 binden fazla kişiye tedavi imkânı sağlıyordu. İnsein Kliniği’nin kapanışı hem MSF hem de Myanmar için önemli bir aşamayı temsil ediyor: Kliniğin kapatılması, ülkenin HIV’le yaşayan insanlara antiretroviral tedavi sunma kapasitesinin artması sayesinde mümkün oldu.

MSF Myanmar’da antiretroviral tedavi uygulayan ilk kuruluştu ve MSF’nin HIV tedavi programı bir süre ülkedeki en geniş ölçekli HIV programı oldu. Son yıllarda Myanmar’ın AIDS Ulusal Programı ve Verem Ulusal Programı’nın kapasitesinin artmasıyla birlikte MSF, hastaları Myanmar Sağlık ve Spor Bakanlığı’na devretti. Hastalar böylece evlerine daha yakın kliniklerde tedavi görebilecek.

MSF’nin Myanmar Program Direktörü Pavlo Kolovos, “İnsein Kliniği’nde insanların toplumsal damgalama ve yargılanmaların olmadığı bir ortamda yüksek kalitede tedavi gördüğü bir topluluk oluşturduk,” dedi. Kolovos’a göre “Klinik, insan onuruna yaraşır bir hizmet standardı sunarak izlenebilecek bir örnek teşkil etti ve HIV konusunda bakım hizmeti sunanlar için bir standart ortaya koydu.”

İnsein Kliniği’nde sunulan hizmetler, MSF’nin Myanmar’daki bütün HIV tedavi kliniklerinde olduğu gibi kapsamlı ve hasta odaklıydı. Özellikle HIV testi öncesi ve sonrasında sunulan danışmanlık, buradaki hizmetlerin çok önemli bir parçasıydı. Danışmanlar ayrıca hastaların tedaviye bağlı kalmasına da yardım ediyordu ve bu; ergenler, seks işçileri ve madde bağımlıları gibi kırılgan durumdakiler açısından oldukça önemli bir katkı oldu. Myanmar’da HIV’le yaşayan insanlara karşı ayrımcılık çok yaygın olduğundan, danışmanlar hastaların karşı karşıya kaldıkları toplumsal zorlukları aşmalarına da yardım etti; hastalara, ailelerine ve topluma HIV hakkında eğitim verdi.

MSF’nin hastalarından U Myo Win,* “HIV pozitif olduğum doğrulandığında yıkıldım, intiharı dahi düşündüm,” diyor. “Ama klinik çalışanları bana tedavime bağlı kalarak yine normal ve sağlıklı bir hayat sürebileceğimi gösterdiler. Bana destek oldular ve hep nazik davrandılar, güçlü olmam ve yaşamak için mücadele vermem konusunda beni yüreklendirdiler.”

İnsein Kliniği’nde HIV hastaları, bu hastalığa eşlik edebilen tüberküloz (verem), çok ilaca dirençli tüberküloz, hepatit C, zatürree ve menenjit gibi hayati tehlike yaratan “fırsatçı enfeksiyonlara” karşı da tedavi ediliyor ve bütün tedaviler aynı klinikte yapılıyordu. Bu benzersiz entegre bakım modeli hastaların üstündeki yükü azaltarak tedavilerine devam etmelerini kolaylaştırdı. Böylece HIV’in ve diğer hastalıkların başkalarına bulaşarak yayılma yolları da kesilmiş oluyordu. MSF, HIV tedavisi ve bakımı konusundaki bu yenilikçi yaklaşımların HIV alanında hizmet sağlayan diğer kuruluşlar tarafından da benimsenmesi için savunuculuk yapmayı sürdürüyor.

İnsein Kliniği’nin kapanması, MSF’nin Myanmar’da çalışmaya başladığı 1992 yılından beri yürüttüğü en önemli projelerden birinin tamamlanması demek. Bu aynı zamanda Myanmar’ın AIDS Programı’nın, 2020 yılı itibarıyla ülkede verilen tüm antiretroviral tedavi hizmetlerinin yüzde 75’ini sağlama hedefini gerçekleştirmesi bakımından çok önemli bir adım. Myanmar AIDS Programı HIV tedavi hizmetlerini standart daha iyi bakım modelleri seviyesine ulaştırmaya ve hastalara daha yakın noktalardan hizmet vermeye çalışırken MSF de bu konuda onlarla birlikte çaba göstermeye devam edecek.

MSF’nin Yangon, Kaçin, Şan ve Tanintharyi’deki kapsamlı HIV tedavi programları da halen devam ediyor.

* İsim değiştirilmiştir.

 

YANGON, MYANMAR – Bir kadın, yağmurlu bir sabah vakti bebeğiyle birlikte MSF'nin İnsein Kliniği'ne geliyor. Fotoğraf: Minzayar Oo

 

Myanmar’da HIV’e karşı tedavi: “Bu işi yaptıkça danışmanlığın ne kadar önemli olduğunu daha iyi anladım”

Ko Myo Kyaw Sınır Tanımayan Doktorlar’ın (MSF) Myanmar’daki İnsein Kliniği’nde danışman ve eğitmen olarak görev yaptı. 15 yıl sürdürdüğü bu işte, HIV ile yaşayan insanlara danışmanlık yapmak konusunda önemli tecrübeler edindi. Onun için öncelik, hastaların tedaviye gerektiği gibi devam etmesini sağlamak. Ko Myo Kyaw yaptığı çalışmaları anlatıyor.

“HIV tedavisini etkileyen çok çeşitli toplumsal ve psikolojik faktörler var. Bunlardan biri, Myanmar’da hâlâ yaygın bir sorun olan, HIV’le yaşayan insanlara karşı ayrımcılık. Verem olanlar verem olduklarını çekinmeden söyleyebiliyor. Ama HIV pozitif olmak konusunda aynı şey söz konusu değil. HIV pozitif kişilerin karşılaştıkları damgalanma ve dışlanma, onların tedaviye devam etmelerini de etkiliyor.

HIV’le yaşayanların bu virüse karşı kullanılan antiretroviral ilaçlarını her gün almaları lazım. İlaçlarını evde, işte, okulda kullanabilirler, fakat bazı hastalar bu durumdan utandıkları için ilaçlarını gizli gizli alıyor, bu yüzden de bazen ilaçlarını zamanında alamıyorlar ve tedavileri aksıyor. Bazen de insanlar eşleriyle kavga etmek ve bunun gibi sebeplerden dolayı ilaçlarını almayı unutuyor ya da tedaviyi sürdürme motivasyonlarını kaybedebiliyorlar.

Tedavinin başarılı olmasının önündeki bu tür engelleri kaldırmak çok önemli. Bunun için de hastalarımızı ve onların yaşadığı zorlukları anlamamız gerekiyor. Danışmanlık esas olarak hastalarımıza bu desteği verebilmek demek.

Burada 15 yılda edindiğim tecrübelere göre bir insanın HIV tedavisine devam etmesinde belirleyici üç etken var: motivasyon, toplumsal zorluklar ve davranış. Bu etkenleri ele alırken üç temel teknik kullanıyoruz. Birincisi ‘motivasyon görüşmesi.’ Burada kişiyle karşılıklı oturup konuşuyor ve tedaviye devam etme isteğini kaybetmiş birine nasıl bir danışmanlık hizmetiyle yardımcı olabileceğimizi anlamaya çalışıyoruz. Sonra ‘problem çözmeye’ odaklanıyoruz. Elbette herkes gündelik hayatında çeşitli toplumsal sorunlar yaşayabilir. Biz burada bunlardan hangilerini giderebileceğimize, en azından hafifletebileceğimize bakıyoruz. Bazen ‘davranış değişikliğine yönelik danışmanlık’ da yapıyoruz. Hasta zararlı eğilimler gösteriyorsa, mesela kendini kaybedercesine içiyorsa, uyuşturucu kullanıyor ya da korunmadan cinsel ilişki yaşıyorsa bu yola başvuruyoruz. Amacımız hastanın tedavisine ket vuran davranışlardan uzaklaşıp tedaviye destek olacak tutumlar almasına yardım etmek.

Bu işi yaptıkça ne kadar önemli olduğunu daha iyi anladım. 2004’ten önce MSF gibi sivil toplum kuruluşlarını pek tanımıyordum. Şimdi yaptığım işe de, MSF’de hemşire olarak çalışan komşumdan duyarak başladım. MSF’nin 2003’te burada antiretroviral tedavi sunmaya başlamasıyla öyle çok insanın hayatı kurtuldu ki! Ben de buna katkıda bulunabildiğim için gurur duyuyorum. Bir de, 2016’da başlayan hepatit C programımız var. İnsein Kliniği öncülüğünde Yangon’da başlayan bu program sayesinde pek çok kişi hepatit C’den tamamen kurtuldu. Bugün başka kuruluşlar da antiretroviral tedavi hizmeti sunuyor ve danışmanlık konusunda eğitime ihtiyaç duydukları zaman, tecrübelerimizden faydalanmak üzere bizi davet ediyorlar. Öğrendiklerimi ve yaşadıklarımdan edindiğim bilgiyi paylaşmak tabii ki beni çok mutlu ediyor.”

YANGON, MYANMAR –MSF'nin İnsein Kliniği'nde danışmanlık yapan ve eğitim veren Ko Myo Kyaw, her gün iki saatini ayırdığı ziyaretler sırasında Yangon kent merkezinde. Fotoğraf: Minzayar Oo

Yorum Yapın