Sınır Tanımayan Doktorlar'dan G20 liderlerine çağrı

Kuşatma altındaki Doğu Guta'nın Al Marj mahallesinde işleyen az sayıdaki ambulanstan ikisi, 26 Aralık 2016 tarihinde gerçekleşen hava saldırısında tahrip edildi. Ambulanslar saha hastanesinin deposunda park halindeydi. Hastane çalışanlarını ve tıbbi malzemeleri taşıyan iki hastane aracı da saldırıda zarar gördü. Fotoğraf: MSF

MSF; G20 liderlerine sağlık tesislerinin korunması, tüberküloz da dahil olmak üzere ilaca dirençli hastalıklarla mücadeleye hız verilmesi ve acil durumlarda tıbbi müdahale kapasitesinin güçlendirilmesi yönünde çağrı yaptı.

Hamburg, 5 Temmuz 2017 – Uluslararası tıbbi insani yardım kuruluşu Sınır Tanımayan Doktorlar (MSF); Hamburg’da düzenlenen ve küresel sağlık sorunlarının ilk kez gündeme alınacağı G20 zirvesi öncesinde, liderlere Mayıs ayı sonunda yayınladıkları bildiriye sadık kalmaları konusunda çağrıda bulundu.

MSF, aralarında tüberkülozun da bulunduğu ilaca dirençli hastalıklar gibi kritik sağlık sorunlarının yanı sıra çatışmalarda sağlık tesisleri ve çalışanlarının hedef alınması konularının G20 ülkeleri sağlık bakanları tarafından acilen gündeme alınması gerektiği yönündeki açıklamayı olumlu karşıladı. Ancak şimdi G20 liderlerinin vaatlerini yerine getirmeleri gerekiyor.

MSF Almanya Genel Direktörü Florian Westphal, atılması gereken adımlarla ilgili şunları söyledi:

Dünyanın en güçlü hükümetlerinin, insanların acılarının sonlandırılmasını sağlayacak politikaları uygulamaya geçirmeleri gerekiyor. G20 liderlerinin insanların sağlık hizmetlerine erişimini artıracak adımları atmalarını ve vaatlerini yerine getirmelerini bekliyoruz.

MSF, G20 ülkelerinin şu 3 konuda harekete geçmesini bekliyor:

Hastanelere yönelik saldırılar: BM Güvenlik Konseyinin 2286 nolu kararı uygulanmalı

Yemen’den Suriye’ye, Güney Sudan’dan Afganistan’a kadar dünyanın birçok ülkesinde, sağlık tesislerinin devlet ve devlet dışı aktörler tarafından yağmalanması, yakılıp bombalanması sonucunda aralarında hasta, doktor ve hemşirelerin de bulunduğu binlerce sivil hayatını kaybediyor. Bu saldırılar, sağlık hizmetlerine ihtiyaç duyan kişilerin bu hizmetten mahrum kalması sorununu da beraberinde getiriyor.

BM Güvenlik Konseyinin 2016 yılında oybirliğiyle aldığı sağlık çalışanlarının korunmasına yönelik 2286 nolu karara ve Genel Sekreterin kararın uygulanması yönündeki önerilerine rağmen sağlık çalışanları hala saldırıların hedefi olmaya devam ediyor.

“G20 Sağlık Bakanları Deklarasyonu’nda sağlık tesisleri ve çalışanlarına yönelik saldırıların kınanması olumlu bir gelişme.

Deklarasyonun hayata geçebilmesi için G20 hükümetlerinin sağlık tesislerini hedef alan saldırılara derhal son vermeleri ve tıp etiği doğrultusunda çatışma alanlarında sağlık hizmeti verilmesinin önündeki engelleri kaldırmaları gerekiyor.

BM Güvenlik Konseyinin 2286 nolu kararı ancak bu şekilde anlam kazanabilir. Sağlık tesisleri ve çalışanlarının çatışma bölgelerinde korunması; ulusal mevzuat, savaş ve angajman kuralları içinde ifade edilmelidir.”

Tüberküloz (TB) ve ilaca dirençli hastalıklar: AR-GE çalışmalarına yatırım yapılması ve tedavinin herkes için erişilebilir olması

Ürdün’deki savaş yaralılarından Pakistan’daki yeni doğan bebeklere, Haiti’deki yanık hastalarından Güney Afrika ve Doğu Avrupa’daki çok ilaca dirençli tüberküloz hastalarına kadar, dünyanın her yerinde ilaca dirençli hastalıklarla karşılaşıyoruz. Bu hastalıkların bazıları, sadece yüksek seviye antibiyotiklerle tedavi edilebiliyor.

Antimikrobik İlaç Direnci’nin (AMR) yarattığı zorluklardan biri yeni antibiyotiklerin geliştirilmiyor olması. Bunun sebebi ise, ilaç şirketlerinin uzun yıllar boyunca yeni antibiyotiklerin ortaya çıkması için AR-GE çalışmalarına yatırım yapmamaları ve sonuç olarak antibiyotik çeşitliğinin sınırlı düzeyde kalması.

G20 ülkelerinin sağlık bakanları, ilaca dirençli hastalıkların en ölümcülü olan tüberkülozla mücadele açısından AMR’nin temel rolüyle birlikte yeni antimikrobik ilaçlar, aşılar ve tanı testlerinin bulunması için AR-GE çalışmalarının hızlandırılmasının önemini kabul etti. Tüm bu ihtiyaçların insanların önceliklerine dayanıp hastaların yaşadıkları yerden bağımsız olarak uygun maliyetli olması gerektiği de üzerinde uzlaşılan bir konuydu.

MSF Temel İlaç ve Aşılara Erişim Kampanyası (Access Campaign) İcra Direktörü Dr. Els Torreele, bu alandaki ihtiyaçlara ilişkin şöyle konuştu:

“G20 liderleri, başta tüberküloz olmak üzere ilaca dirençli hastalıklarla mücadele edilmesi için ulusal ve uluslararası düzeyde araştırmalara hız vermeli ve bu araştırmaların sonuçlarının ihtiyaç sahipleri için erişilebilir olmasını sağlamalıdır. Bu hedef, BM Antimikrobik İlaç Direnci (AMR) Üst Düzey Deklarasyonu’nda da açıkça belirtilmiştir."

Kamu kaynakları kullanılarak geliştirilen ilaçlar herkes için uygun maliyetli ve erişilebilir olmalı, inovasyon yüksek fiyatlar ve tekel çıkmazından kurtulmalıdır.

Afet hazırlık: DSÖ'ye sorumluluğunu yerine getirebilmesi için destek verilmeli

MSF çalışanı Kenie Musa Ebola'ya karşı koruyucu elbiselerini giyiyor. Fotoğraf: Anna Surinyach

2014 yılında Batı Afrika’da Ebola salgını ilan edildiğinde, salgınla mücadele edilmesi için çok az sayıda hükümet ve aralarında MSF’nin de bulunduğu yine sınırlı sayıda kuruluş harekete geçti.

G20 hükümetleri; Dünya Sağlık Örgütü’nü (DSÖ) desteklemeli, afet ve salgın konusunda yapılan çalışmaların odağına bizzat bu durumlardan etkilenen insan gruplarını almalı ve DSÖ’ye ulusal sağlık kurumlarıyla işbirliği halinde sorumluluğunu yerine getirebilmesi için kaynak ayrılmalıdır.

Ülkeler, salgınlar konusunda koordine ve etkili çalışmaların yürütülebilmesi için DSÖ’ye salgınları şeffaf ve hızlı bir şekilde bildirmelidir. Ayrıca, afet hazırlığı güvenlik perspektifi bakımından zengin ve güçlü ülkelere tehdit olarak algılanan bulaşıcı hastalıklarla sınırlı tutulmamalı, en hassas ve zorlu koşullarda yaşayan insanları ve toplulukları etkileyen acil sağlık durumlarını da içermelidir.

G20 Sağlık Bakanları Deklarasyonu’nda Salgın Hastalıklar Hazırlığında Yenilikçi Yaklaşımlar Koalisyonu’nun (Coalition for Epidemic Preparedness Innovations – CEPI) ve yeni bulaşıcı hastalıklarla mücadele açısından AR-GE’nin önemi açıkça ortaya konmuştur.

G20 liderlerinin şimdi yapması gereken ise bu konuların üzerine gitmenin yanı sıra hastalıklarla yeni mücadele araçlarının ihtiyaç sahipleri için uygun maliyetli ve erişilebilir olmasını güvence altına almaktır.

Yorum Yapın