SINIR TANIMAYAN DOKTORLAR'DAN KINAMA: DOĞU GUTA'DA (SURİYE) SİLAHLI HASTANE BASKINI

msf_logo_1024-768_dual 29 Nisan 2017 tarihinde Guta’nın doğusunda (Şam, Suriye) silahlı muhalif gruplar arasındaki şiddetli çatışmalardan uluslararası tıbbi insani yardım kuruluşu Sınır Tanımayan Doktorlar’ın (MSF) desteklediği geçici hastaneler de etkilendi. Sağlık hizmetlerine yönelik saldırıların MSF ve MSF tarafından desteklenen sağlık çalışanları tarafından kabul edilmeyeceğinin bir göstergesi olarak MSF, çatışan taraflar sağlık hizmetlerine saygı gösterdiklerine ilişkin net bir güvence verene kadar Guta’nın doğusunda sunduğu tıbbi desteği durdurma kararı aldı.

MSF’nin bölgede desteklediği doktorlar, 29 ve 30 Nisan 2017 tarihlerinde silahlı grupların hasta, sağlık tesisi ve sağlık çalışanlarının uluslararası insancıl hukuk tarafından tanınan özel koruma statüsüne saygı göstermediklerini belirtti. 29 Nisan’da yaklaşık 30 kişilik maskeli ve silahlı bir grup Hazze hastanesini basarak bazı yaralılara ulaşmak istedi ve hastanenin ambulansına el koydu. Bu hastanenin birkaç kilometre güneyinde bulunan Aftares tıbbi bakım noktası ise iki gün süren çatışmalar sırasında kurşunlandı. Çapraz ateşte kalan sağlık çalışanları, çatışma nedeniyle yaralıları hastaneye götürme ya da daha güvenli bir yere sevk etme imkanı bulamadı.

Şam yakınlarındaki Guta’nın doğusu 2013 yılının başından bu yana Suriye hükümetinin kuşatması altında bulunuyor. MSF bölgedeki sağlık tesislerine uzaktan destek sunuyor. Bugüne kadar sahadaki sağlık çalışanlarıyla güçlü bir ilişki geliştiren MSF, bu ekiplere tarafsız bir sağlık hizmeti sunulması konusunda teknik desteğin yanı sıra malzeme desteği de sağlıyor. 28 Nisan 2017 tarihinde silahlı muhalif gruplar arasında baş gösteren çatışmalar sırasında sağlık tesislerinin özel korunma statüsüne saygı gösterilmediği belirtiliyor.

MSF Programlar Direktörü Brice de le Vingne konuyla ilgili şu açıklamada bulundu: “MSF olarak desteklediğimiz doktorlar adına; sağlık tesisimize zorla giren, sağlık çalışanlarımızı tehdit eden ve ambulansımıza el koyan bu silahlı baskını en ciddi şekilde kınıyoruz. Ayrıca hizmet vermekte olan bir hastanede ve çevresinde süregelen çatışmalardan büyük kaygı duyuyoruz. Aftares tıbbi bakım noktasında görev yapan hemşirelerle konuştuğumuzda telefonda silah seslerini duyduk. Bize Aftares’in silahlı saldırıya uğradığını, ancak birkaç yaralıyı tedavi edebildiklerini ve yalnızca minör cerrahi müdahalelerde bulunabildiklerini aktardılar. Hastalarını daha iyi imkanlara sahip başka bir sağlık tesisine sevk etme şansları da bulunmuyor.

Sağlık tesisleri uluslararası hukuk tarafından korunan ve (sivil ya da değil) kim olduğuna bakılmaksızın savaş zamanında herkesin sağlık hizmeti alabildiği yerler olmalı ve böyle de kalmalıdır. Sağlık tesislerinin özel koruma statüsü olduğunu ve hastalar ile sağlık çalışanlarının öncelikli olarak korunması gerektiğini hatırlatmaya devam edeceğiz.


Guta’nın doğusunda savaşmakta olan taraflara taleplerimizi açık bir şekilde aktardık: Çatışan taraflar hastalara, sağlık tesislerine ve sağlık çalışanlarına saygı gösterdiklerine ilişkin net bir güvence verene kadar Guta’nın doğusunda sunduğumuz tıbbi desteği durdurma kararı aldık.”

Yalnızca 2 gün içerisinde (29 ve 30 Nisan 2017) 100’ün üzerinde yaralıya hizmet veren MSF destekli saha hastanesine yönelik olarak meydana gelen bu silahlı baskın ve sağlık hizmetlerine erişimi engelleme girişimi, hayat kurtarıcı tıbbi müdahaleye en çok ihtiyaç duyulan bir zamanda gerçekleşti.

MSF, Suriye’deki savaşın tüm silahlı taraflarına, sağlık tesisleri ve tedavi gören hastaların korunması yönünde çağrıda bulunuyor. Bu çağrı kapsamında; sağlık tesislerinin bombalanmaması ve topçu ateşine tutulmaması, sağlık tesislerine silahlı baskınlar yapılmaması, sağlık çalışanlarının tehdit edilmemesi, ambulans ve hastane malzemelerine el konmaması ve son olarak tedavi gören hastaların kaçırılmaması gerektiği hatırlatılıyor.

MSF’nin Guta’nın doğusundaki silahlı gruplara yönelik çağrısı aşağıdaki talepleri içermektedir:

  • Sağlık tesislerine silah ya da silahlı kişiler girmemelidir.
  • Hastalar çatışmaların dışında tutulmalı; sağlık hizmetleri hastaların tıbbi bakımını engelleyecek herhangi bir şekilde (doğrudan ya da çapraz ateş sonucunda) askeri bir hedef olarak saldırıya uğramamalıdır.
  • Yaralı ve diğer hastaların ulaşımı hangi gruptan olduklarına bakılmaksızın engellenmemeli; ambulansların hareketine izin verilmeli ve kolaylaştırılmalıdır.
  • Sağlık tesisleri ve bu tesislerde kullanılan malzemelerin yanı sıra ambulanslar hiçbir zaman askeri amaçlar için kullanılmamalıdır.
  • Hastaların ve sağlık çalışanlarının ihtiyaç halinde güvenli bölgelere sevk edilmeleri engellenmemelidir.

Sınır Tanımayan Doktorlar (MSF), Suriye’nin kuzeyinde 4 sağlık tesisini yönetiyor ve ülkenin genelinde 150’den fazla sağlık tesisine destek veriyor. MSF, Guta’nın doğusunda 19 saha hastanesi, 2 doğum servisi, 7 birinci basamak sağlık merkezi ve 5 tıbbi bakım noktasına destek sağlıyor. Bu sağlık tesislerinin birçoğu MSF, diğerleri ise MSF’nin de içinde bulunduğu insani yardım kuruluşları tarafından destekleniyor. Kasım 2016 ve Ocak 2017’yi kapsayan 3 aylık süreçte bu tesislerde 291.000 acil servis ve ayakta tedavi danışmanlığı sağlandı; 18.750 cerrahi müdahale gerçekleştirildi ve 3.100 doğuma eşlik edildi. MSF, siyasi amaçlardan bağımsız hareket etme ilkesi doğrultusunda Suriye’de yürüttüğü faaliyetler için hiçbir hükümetten maddi destek kabul etmiyor.

Yorum Yapın