Sudan: "Mültecilere yönelik hizmetler arttırılmazsa ciddi sonuçlarla karşılaşacağız"

Sınır Tanımayan Doktorlar’ın (MSF) Sudan, Gedaref’teki acil durum koordinatörü Hano Yagoub, Etiyopya’daki şiddetten kaçan 15 bin kişinin sığındığı Um Rakuba Kampı’ndaki durumu aktarıyor.

“Um Rakuba Kampı’na Kasım ortasında geldiğimde buraya çok sayıda insan giriş yapıyordu. Her gün daha fazla insan geliyor: yaşlılar, çocuklar, bebekler, hamile kadınlar, ancak çoğunluk 15-25 yaş arasındaki gençler.

Etiyopya’da yaşadıkları farklı bölgelerde patlak veren ani ve şok edici deneyimlerden ve ne kadar korktuklarından bahsediyorlar. Hepsi bir anda Sudan yönüne doğru kaçmak zorunda kalmışlar.

Kamptaki tek tıbbi tesis olan MSF kliniğine gelen mülteciler. Etiyopyalı Tigray mülteciler,merkezi hükümetin Tigray bölgesel hükümeti ve onun askeri kolu TPLF'nin ayrılıkçı olarak görülmesi üzerine düzenlenen askeri saldırılardan kaçıyorlar. Sudan'a geçen mülteciler, Tekeze nehri barajının inşasından sonra Sudanlılar için inşa edilen El Haşaba Köyü 8'deki bitmemiş boş evlere yerleşiyorlar. El Haşaba köyündeki kampta bazı Sudanlı aileler ve askerler yaşıyor. Sudan hükümeti, mültecileri Um Rakuba Kampı'na yerleştirmeye çalışır. MSF kampa su tedarik ediyor ve kampta bir acil klinik işletiyor. Sudan, Gedaref Bölgesi, Etiyopya/Tigray Bölgesi ile doğu sınırı. El Haşaba, Aralık 2020. ©Thomas Dworzak/Magnum Photos, MSF için.

Mahsullerini hasat etme ya da bankadan biraz para çekme şansları bile olmadan kaçmışlar. Çoğu yanlarına bir şey almayı başaramamış, sadece üstlerindeki kıyafetlerle yola koyulmuşlar. Geride bıraktıklarına ne olduğunu hâlâ bilmiyorlar.

Farklı bölgelerden gelen insanlar buraya varabilmek için yolda uzun süre geçirdiler ve bu yolculukta büyük zorluklar yaşadılar. Dağlık olan bölgede geçilecek çok sayıda tepe ve nehir bulunuyor. Bazıları traktörlerle ama çoğu yürüyerek gelmiş.

Kassala eyaletindeki Hamdayet ve Sudan-Etiyopya sınırındaki Gedaref'deki 8 No'lu Köy üzerinden bugüne kadar yaklaşık 52.000 mülteci Sudan’a giriş yaptı ve sonrasında Um Rakuba Kampı’na yerleştirildiler. 

MSF kampta 16 Kasım tarihinde bir klinik işletmeye başladı. Uzun yolculuklarının ardından insanların çoğu yorgunluk, yaşam ve hava koşullarındaki değişim ve farklı yiyecekler nedeniyle sıkıntı içindeydi.

İlk haftalarda insan sayısı ve sunulması gereken hizmetler açısından zor bir tabloyla karşı karşıyaydık. Mülteciler için durum pek iç açıcı değildi: su ve gıda yeterli değildi, yeterli sayıda barınak yoktu ve hijyen koşulları yetersizdi. Yeterli sayıda tuvalet olmadığından, insanlar ihtiyaçlarını açık alanlarda gidermek zorunda kaldılar.

Koşullar yavaş yavaş iyileşmeye başladı, her gün bir miktar gelişme yaşanıyor, ancak insanların yaşam koşulları hâlâ zorlu. Kapsamlı ihtiyaçlar söz konusu: daha fazla kalacak yere, suya, yiyeceğe, temel yardım malzemelerine ve iyileştirilmiş sanitasyona ihtiyaç var.

Um Rakuba Mülteci Kampı'nda bir su noktasında bidonlarıyla bekleyen mülteciler. Sudan'a geçen mülteciler, 1984'te yaşanan kıtlık sırasında da bir kamp alanı olan Um Rakuba'ya yerleştiriliyor. MSF kampa su tedarik ediyor ve kampta bir acil klinik işletiyor. Sudan, Gedaref Bölgesi, Etiyopya/Tigray Bölgesi ile doğu sınırı. El Haşaba, Aralık 2020. ©Thomas Dworzak/Magnum Photos, MSF için.

Um Rakuba Kampı’nın kapasitesi başta 6 bin kişilikti. Şu anda kampa yeni bir uzantı inşa ediliyor, inşaat tamamlandığında kampta 30 bin kişi kalabilecek. Kampın mevcut nüfusu yaklaşık 15 bin, bu nedenle hayli kalabalık. Bazıları derme çatma barınaklarda, bazıları çadırlarda kalıyor; diğerleriyse birden fazla aileyi barındıran büyük çadırlarda.

Kış başladığından hava gündüzleri sıcak ancak geceleri çok soğuk, bu nedenle mültecilerin havadan korunmaları gerekiyor.

Kampa su kamyonlarla taşınıyor. Gıda dağıtımı, BM Dünya Gıda Programı tarafından hazır yemek şeklinde ya da insanların kendilerinin pişirebilecekleri şekilde dağıtılıyor. Temel yardım malzemesi dağıtımı yapıldı, ancak yaygın düzeyde değil.

Kamptaki kliniğimizde, insanların sağlık ihtiyaçlarını karşılamak için elimizden gelenin en iyisini yapmaya çabalıyoruz. Tıbbi ekibimiz genel sağlık, cinsel sağlık ve üreme sağlığı, doğum öncesi bakım hizmetleri sağlıyor ve doğumlara eşlik ediyor.

Ekibin çoğu mültecilerden oluşuyor. Amacımız hemşireler, doktorlar ve ebelerin yanı sıra yaklaşık 10 uluslararası çalışandan oluşan ekibimizle birinci basamak sağlık hizmetlerini erişilebilir kılmak.

Ayrıca komplikasyonları olan hamile kadınları ve kritik durumdaki hastaları Gedaref veya Dokka'daki hastanelere sevk ediyoruz. Hastaneye gitmek için bir nehri geçmek ve feribota binmek gerekiyor, ancak feribot sık sık bozulduğundan bu yolculuğun Köy No 8'den yapılması kolay olmuyor. Feribotun tamir edilmesi bazen bir gün sürebiliyor; hayati tehlikesi olan bir hastanız varsa bu çok uzun bir süre.

Ekiplerimiz su ve sanitasyon konusunda destek sağlıyor, ek su taşıma ve klorlama yapıyor. Ayrıca, çevre sorunlarına neden olabilecek açık dışkılamanın devam etmesini önlemek için kampta tuvaletler ve el yıkama noktaları inşa ediliyor.

Önümüzdeki haftalarda, Hamdayet'ten buraya çok sayıda insan gelecek. İnsani yardım kuruluşlarının mültecilerin artan ihtiyaçlarına yönelik çalışmalarını yoğunlaştırmaları gerekiyor. Yaşam koşulları zorlu olmaya ve hizmetler yetersiz kalmaya devam ederse ciddi sonuçlarla karşı karşıya kalabiliriz."

Ana sayfa görseli: El Haşaba'dan Um Rakuba Kampı'na otobüsle transferlerini bekleyen mülteciler ©Thomas Dworzak/Magnum Photos, MSF için.

Yorum Yapın