MSF 2015 Suriye Savaşı Raporu: Savaş kadın ve çocukları da vuruyor

MSF136261 savaşta kadın ve çocuklar msf MSF'nin yayınladığı 2015 Suriye Savaşı Raporu'na göre Suriye’de siviller aralıksız saldırı altında. Yaralanan ve hayatını kaybeden her üç kişiden biri ise kadın ve çocuk.

Cenevre, 18 Şubat 2016 Uluslararası tıbbi insani yardım kuruluşu Sınır Tanımayan Doktorlar (MSF), bugün Cenevre’de düzenlenen basın toplantısında Suriye Savaşı’nda aktif rol oynayan Fransa, Rusya, İngiltere ve Amerika Birleşik Devletleri (ABD) başta olmak üzere Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi üyelerine seslendi.

Çatışmaların beşinci yılında ülke sınırlarında hapsolan sivillerin aralıksız saldırı altında kaldığına ve yoğun bombardıman altındaki sağlık tesislerinin durumuna değinen MSF, Suriye’de 1,9 milyon kişinin kuşatma altında yaşadığını belirtti. MSF, çatışmaları sürdüren tüm taraflara çağrı yaparak katliamın daha büyük boyutlara ulaşmaması için kendi çıkarmış oldukları kararları uygulamalarını ve müttefiklerinin de sivilleri gözettiklerine dair teminat vermelerini istedi.

Savaşla ilgili yaralanma ve ölümlerde kadın ve çocukların oranı yüzde 30-40

Basın toplantısında paylaşılan 2015 Suriye Savaşı Şiddet Raporu, Suriye’deki savaşın siviller ve sağlık sistemi üzerindeki yıkıcı etkisine ışık tutuyor.

MSF’nin Suriye’de destek verdiği 70 sağlık kuruluşundan toplanan 2015 tıbbi verilerine göre, savaşla ilişkili travmalar nedeniyle yaralanan 154.647 ve hayatını kaybeden 7.009 kişinin yüzde 30 ila 40’ı kadın ve çocuklardan oluşuyor. MSF’ye göre bu yüksek rakamlar, gerek kasti, gerekse ayrım yapılmaksızın yürütülen saldırıların siviller üzerindeki etkisini kanıtlar nitelikte.

MSF tarafından desteklenen tesislerin 63 tanesi ise 2015 yılında 94 farklı hava saldırısına veya bombalı saldırıya maruz kaldı. Sözkonusu saldırılar sonunda 23 sağlık personeli hayatını kaybederken, 12 tesis de bütünüyle yıkılarak işlevsiz hale geldi. 2016’nın başından bu yana MSF destekli sağlık tesislerine düzenlenen saldırı sayısı ise 7.

MSF Uluslararası Başkanı Dr. Joanne Liu, basın toplantısında yaptığı konuşmada “Bu veriler dehşet verici olmakla birlikte, daha büyük bir resmin yalnızca küçük bir parçasını oluşturuyor. MSF tarafından desteklenen tesislere ulaşamayan yaralı ve ölülerin sayısı hala bilinmiyor. Bu nedenle Suriye’deki gerçek felaket büyük olasılıkla görülenin çok çok daha ötesinde“dedi.

Sistematik kuşatma ve açlık stratejileri imzalanan sözleşmelere aykırı

MSF_Suriye_Siddet_Raporu_infografik_TR_Sub2016-OptimizedBirleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin beş daimi üyesinden dördünün Suriye’deki askeri operasyonlarda yer aldığına dikkat çeken Liu, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Bu ülkeler kendi çıkarmış oldukları, sivillerin, sağlık hizmetlerinin ve insani yardımın korunmasına yönelik kararları hayata geçiremedikleri gibi, sistematik olarak uyguladıkları kuşatma ve açlık stratejileriyle savaşı sürdürüyorlar. Örneğin Şam çevresinde 1.450.000 kişinin barındığı 70’den fazla mahalle hala kuşatma altında. Bu bölgelerde tıbbi tahliye ve malzeme tedariğine bile izin verilmiyor. Yaşanan tüm bu zorluklara rağmen 2015 yılında toplam 93.162 yaralı, MSF’nin desteklediği tesislerde tedavi gördü.”

Ma’arat Al Numan’daki hastanenin bombalanmasını “savaş hukukunun açık bir ihlali” olarak nitelendiren Liu, “Bu saldırı, Suriye’deki sağlık tesislerine yönelik saldırılara dair buzdağının yalnızca görünen yüzüdür. Bu nedenle bir kez daha yüksek sesle söylüyoruz: Düşmanının doktoru düşmanın değildir” dedi.

Bir kuşatma stratejisi olarak Madaya’da uygulanan açlık, Aralık 2015 ve Ocak 2016 tarihleri arasında 49 kişinin ölümüne neden olmuştu. MSF, Humus ve Deir ez-Zor vilayetlerinin de aralarında bulunduğu Suriye’deki diğer kuşatma bölgelerinde yaşayan yaklaşık 500.000 kişi için düzenli insani yardım çalışmalarına ve genel sağlık durumu kritik olan hastalar için tıbbi tahliyeye izin verilmesini talep etmişti.

 

İdlip’teki hastane saldırısına bağımsız soruşturma talebi

Maarat AL Numan Hastanesi (saldırıdan önce ve sonra)

Maarat AL Numan Hastanesi (saldırıdan önce ve sonra)

2016’nın ilk aylarında, Suriye’de MSF’nin desteklediği sağlık tesislerinin de aralarında olduğu 17 hastane bombalanmıştı. 15 Şubat’ta ise MSF tarafından desteklenen ve ayda binlerce insana sağlık hizmeti veren 30 yataklı Ma’arat Al Numan Hastanesi, hava saldırıları sonucu tamamen yıkılmış, saldırı sırasında 9’u hastane personeli olmak üzere toplam 25 kişi hayatını kaybetmişti.

MSF’nin İdlip’te destek verdiği hastanenin bombalanmasının ardından gerçeklerin ortaya çıkarılması için Uluslararası İnsani Hukuk İhlalleri Tespit Komisyonu (IHFFC) veya bağımsız kurumlar tarafından saldırının tüm ayrıntılarıyla soruşturulmasını talep eden MSF, Suriye savaşında aktif rol oynayan ülkelere çağrıda bulundu.

Suriye’nin kuzeyindeki Azez kasabasında şiddetini artıran çatışmalar nedeniyle halihazırda 55.000 kişinin göçe zorlandığını, yalnızca Şubat ayında yaklaşık 45.000 kişinin Türkiye sınırına kaçtığını belirten MSF sözcüleri, savaş cephesinin günbegün sınırdaki mülteci kamplarına doğru genişlediğinin altını çizdi ve bombardımanların kamplardan sadece 8 kilometre uzaklıkta gerçekleştiğini belirtti. MSF yetkilileri aynı zamanda sivilleri gözeterek Suriye genelinde ve sınırlarda askeri operasyonlardan uzak durulması çağrısında bulundu.

Azez ile derinleşen insani krizde duyarlılığın devamını diliyoruz

İnsanların kaçacak yeri kalmadığına vurgu yapan Dr. Liu, konuyla ilgili olarak şunları söyledi: “Başta Türkiye olmak üzere milyonlarca Suriyeli mülteciyi ülke sınırları içine kabul eden komşu ülkelere minnettarız ve bu ülkelerin, Azez’de gittikçe şiddetlenen askeri operasyonlar sonucunda ortaya çıkan insani kriz karşısında duyarlılıklarını sürdüreceklerine inanıyoruz.

İmza attıkları sözleşmeler aracılığıyla mültecileri koruma konusunda teminat veren ülkeleri de anlaşma hükümlerince belirlenen sorumluluklarını yerine getirmeye davet ediyoruz. Askeri düzeyde Suriye’de operasyon yürüten tüm tarafların, hayatlarını kurtarmak için ülkelerini terkeden bu insanlara, insanlık onuruna yakışır bir şekilde, güvenli geçiş sağlamasını talep ediyoruz. Bu ülkelerin, bugüne kadar milyonlarca mülteciye kapılarını açan Suriye’nin komşularına gereken desteği vermeye devam etmelerini isterken, aynı zamanda kendi sınırlarını mühürlememeleri ve zulümden kaçan bu insanları ördükleri duvarların hemen önünde ölüme terketmemeleri için sorumluluk almaya davet ediyoruz.”


Ek Bilgi: MSF raporu, Suriye’nin kuzeybatı, batı ve orta bölgelerini kapsamaktadır ve ağırlıklı olarak sağlık hizmetlerinin yok denecek kadar az olduğu kuşatma altındaki alanlara odaklanmaktadır. MSF olarak bölgedeki faaliyetlerimizde bağımsızlığımızı korumak için hiçbir hükümetin fon kaynaklarından yararlanmamış olduğumuzu da özellikle belirtmek isteriz.

“MSF tarafından desteklenen tesisler” ifadesi, ‐supported facilities refer to medical facilities that MSF has been supporting regularly for one year or more. “MSF tarafından desteklenen tesisler” ifadesi MSF’nin bir yıl veya daha uzun zamandır düzenli olarak desteklediği sağlık tesislerini ifade etmektedir. MSF’nin destek hizmetleri; tıbbi malzeme tedariki, hastane personelinin verdikleri hizmete odaklanabilmelerini sağlamak amacıyla ödenen asgari maaşlar, hastane jeneratörleri için yakıt tedariki, tesisin hasar görmesi veya yıkılması durumunda yeniden inşa maliyetine katkı ve teknik tıbbi danışmanlıktan oluşmaktadır. Suriye’de MSF’den kapsamlı destek alan 70 sağlık merkezinin yanı sıra, yalnızca acil ihtiyaç durumunda, toplu zaiyat gibi destek gereksiniminin had safhaya ulaştığı vakalarda teknik destek ve tıbbi malzeme yardımı alan 80’e yakın tesis bulunmaktadır.

MSF destek faaliyetleri 2011 yılından itibaren geliştirilmiş olsa da, ilk kez 2015 yılında, desteklenen bölgelerdeki sağlık hizmetlerinin durumunu yıl boyunca takip edebilecek biçimde tutarlı ve düzenli olarak veri toplanabilmiştir. Bu nedenle rapordaki analizler 2015 yılı ile sınırlandırılmıştır.

Türkçeleştirilmiş raporun tamamına ulaşmak için bu bağlantıyı tıklayabilirsiniz.

Yorum Yapın