Yılın Özeti: 2017'de neler yaptık?

Sınır Tanımayan Doktorlar (MSF), geçtiğimiz yıl dünyanın çeşitli ülkelerinde yürüttüğü çalışmaları değerlendirdiği 2017 Uluslararası Faaliyet Raporu’nu yayınladı. Raporun Türkçe yayınlanması için hazırlıklar sürerken, Yılın Özeti bölümünü aşağıda paylaşıyoruz. Raporun tamamına (İngilizce) bu bağlantıdan ulaşabilirsiniz. 

Çatışmanın ortasında sıkışıp kalmış kişilere yardımcı olmak için MSF’nin gezici klinikler gönderdiği Nijerya-Kamerun sınırındaki Banki’de, enkaza dönmüş bir bina. Fotoğraf: Sylvain Cherkaoui/Cosmos.

 

YILIN ÖZETİ

MSF Direktörleri Raquel Ayora, Dr. Isabelle Defourny, Christine Jamet, Dr. Bart Janssens, Marcel Langenbach ve Bertrand Perrochet

Sivillere karşı uygulanan şiddet, 2017’de Myanmar, Kongo Demokratik Cumhuriyeti, Güney Sudan, Orta Afrika Cumhuriyeti ve Irak’ta artış gösterdi; Suriye, Nijerya ve Yemen’de ise azalmadan devam etti. Bu süreçte yaralanan, hayatını kaybeden ve maddi zarara uğrayan pek çok insanla birlikte topluluklar da topyekûn zarara uğradı. Milyonlarca insan, güvenli bir yer aramak için evlerini terk etmek zorunda kaldı.

Sınır Tanımayan Doktorlar (MSF), sağlık sisteminin çöktüğü ve yaşam şartlarının gittikçe kötüleştiği çatışma bölgelerinde yaralıları tedavi ederek, temel tıbbi ihtiyaçlara, beslenme yetersizliğine ve salgın hastalıklara müdahale ederek, kendisini çatışmaların ortasında bulan insanlar için hayat kurtaran hizmetler sundu. Şiddetin merkezinde sıkışıp kalanlara doğrudan ulaşamadığımız Myanmar ve Suriye gibi yerlerde, yardımlarımızı bu bölgelerden kaçanlar üzerinde yoğunlaştırdık.

Ekiplerimiz, Myanmar’daki ötekileştirilmiş etnik Rohingya azınlığın insani yardım ihtiyaçlarını karşılamak için yıllardır çalışmalarını sürdürüyordu. 2017 yılının Ağustos ayında Myanmar Ordusu’nun daha önce görülmedik bir şiddette ve hedef gözeterek yaptığı saldırılar en az 660.000 Rohingya’yı daha, komşu Bangladeş’e gitmeye zorladı. Buna karşılık olarak biz de Bangladeş’teki faaliyetlerimizi artırma kararı aldık. Bu süreçte pek çok salgın hastalığa müdahale ettik. Bu hastalıklar, hızla artan mülteci nüfusunun maruz kaldığı olumsuz yaşam şartlarından ve temelde yatan sağlık sorunlarından kaynaklanıyordu. MSF epidemiyologlarının yürüttüğü geriye dönük ölüm oranları araştırması, Rakhine eyaletinde (eski adıyla Arakan) uygulanan aşırı şiddeti ortaya çıkardı: En ihtiyatlı tahmine göre en az 6.700 Rohingya, bir aylık zaman diliminde öldürülmüştü.

Nijerya’nın Borno Eyaleti’nde devam eden şiddet olayları ve kitlesel yerinden edilmeler, 2 milyondan fazla insanı evlerinden ayrılmak zorunda bıraktı. Bu kişilerin çoğu daha sonra, Nijerya ordusunun denetlediği garnizon kasabalarının çevresinde toplandı. Ocak ayında, MSF’nin sağlık hizmeti verdiği Rann’da, yerinden edilmiş kişilerin yaşadığı bir kamp hava saldırısıyla vuruldu. Bu saldırıda üç MSF çalışanı dahil en az 90 kişi hayatını kaybetti ve yüzlerce kişi yaralandı.

MSF ekipleri, birçok bölgeye ulaşma konusunda yaşanan zorluklara ve güvenlik sorunlarına rağmen Borno Eyaleti’ndeki 11 kasabaya acil yardım ulaştırdı. Yerinden edilmiş kişilerin kaldığı kamplarda tıbbi destek sunan MSF, aynı zamanda besin desteği, insani yardım malzemeleri, su ve sanitasyon hizmeti sağladı. Bununla birlikte silahlı muhalif grupların kontrolü altındaki bölgelerde yaşayanlar, yardım almaktan yoksun kaldılar.

MSF personeli, Kongo Demokratik Cumhuriyeti’nin Minova kasabasındaki kolera tedavi merkezinde Madeleine Kidolo ve 1 yaşındaki oğlu Mapenzi’yi muayene ediyor. Fotoğraf: Marta Soszynska/MSF

2017’de, Yemen’deki savaşın şiddetinde ve bu savaşın neden olduğu yaralanmalarda herhangi bir azalma olmadı. Ülke sağlık, sanitasyon ve ekonomik sistemlerinin tamamen çökmesiyle mücadele ederken yakıt, yiyecek ve ilaç ithalatının kısıtlanmasıyla kolera ve difteri gibi önlenebilir hastalıklar da yeniden ortaya çıktı.

Savaşın tahrip ettiği Somali’de de genel durum hâlâ son derece kötü. Bundan dört yıl önce ekiplerimize yönelik saldırıların tekrarlanması nedeniyle ülkeden çekilmiş, bu süreçte gelişmeleri yakından takip etmiş ve daha sonra yetkililerle yeniden iletişim kurmuştuk. Devam eden güvenlik endişelerine rağmen 2017’de Somali’ye geri döndük ve Puntland bölgesinde bir beslenme programı başlatıp yıl içinde hizmetlerimizi genişlettik. Ancak çalışmalarımızın kapsamı hâlâ sınırlı. Faaliyet gösterebilmemiz, büyük ölçüde yetkililerden ve Somalili topluluklardan kabul görmemize ve etkin olarak destek almamıza bağlı.

Kuşatma altındaki bölgelerde son çatışmalar

Hem Suriye’nin Rakka hem de Irak’ın Musul kentinde, koalisyon kuvvetleri IŞİD olarak da bilinen İslam Devleti’nden kontrolü geri almak için mücadele ederken bölgede sıkışıp kalan sivillerin üzerine bombalar yağdı.

Musul’da cephe hatları batıdaki yoğun nüfuslu bölgelerin tam ortasından geçti; halk bazen aylar boyunca aralıksız kuşatma altında tutuldu. Yaralananların bazıları tıbbi destek almadan günlerce savaşın ortasında beklemek zorunda kaldı. Çatışmaların en yoğun olduğu dönemlerde yaralılar için travma cerrahisine odaklanırken, aynı zamanda anne ve çocuk sağlığı ile birinci basamak sağlık hizmetleri sunduk. Musul’dan kaçanlar için de beslenme yetersizliği tedavisi uyguladık. Ancak MSF dahil birçok kuruluşun travma tedavisinin ilk aşamalarına ağırlık vermesi, işlevsel bir tıbbi ulaştırma ağının ve nihai ameliyat için kolay erişilebilir sevk merkezlerinin eksik kalmasına neden oldu.

Ekiplerimiz, Suriye’nin Rakka şehrinde Musul’a kıyasla daha az sayıda yaralı ile karşılaştı. Bu durum akabinde şu soruları akla getirdi: Şehir savaşının yapıldığı ve bombardımanların gerçekleştiği bir bölgede neler oluyordu? İnsanlar herhangi bir tedaviye erişebiliyorlar mıydı, yoksa sağlık hizmetlerine erişemeden ölüyorlar mıydı? Bugüne kadar bu soruların yanıtını bulabilmiş değiliz. Rakka’dan kaçıp civardaki kamplarda bir araya gelenlere sağlık hizmeti sağladıysak da, genel olarak yardım sınırlı kaldı.

Geri planda kalanlar

Uzun süredir devam eden ve daha az haber konusu olan başka birçok çatışma 2017’de tırmanışa geçti. Şiddet olayları Güney Sudan’da milyonlarca insanı etkiledi; bundan sağlık merkezleri ve sağlık çalışanları da uzak kalamadı. MSF’nin klinikleri ve hastaneleri yağmalandı; personelimiz ve hastalarımız kaçmak zorunda kaldı. Ülke içinde ve dışında 2 milyondan fazla Güney Sudanlı yerinden edildi ve dünyanın en hızlı büyüyen mülteci krizi ortaya çıktı. Bu durum MSF’yi, Uganda, Kongo Demokratik Cumhuriyeti, Etiyopya ve Sudan’da geniş çaplı tıbbi ve insani müdahalelerde bulunmak için harekete geçirdi.

Kongo Demokratik Cumhuriyeti de, 1,5 milyon kişinin yerinden edildiği Kasai bölgesi başta olmak üzere, şiddet olayları yüzünden halihazırda büyük bir yıkıma uğramıştı. Ekiplerimiz ancak çatışmalar dindiği zaman tıbbi müdahale imkanı bulabildi. Bu aşamada bölgedeki küçük çocuklarda çok yüksek oranda şiddetli akut beslenme yetersizliği olduğunu gördük; 5 yaş altı 1.000’den fazla çocuk 2017’nin Haziran ve Eylül ayları arasında tedavi edildi. Ekiplerimiz ayrıca kapsamlı çocuk sağlığı hizmetleri ve ameliyat imkanları sundu.

Orta Afrika Cumhuriyeti’nin büyük bölümünde ise çatışmalar yeniden başladı. İnsanlar dehşet içinde kaçıp kiliselere, camilere, hatta MSF hastanelerine sığınırken ya da ormanda hayatta kalmaya çalışırken pek çok kasaba boşaldı. Gittikçe artan tıbbi ihtiyaçlara karşılık olarak MSF, ülke çapında topluluklara sağlık hizmeti sundu.

“Caydırıcılığın” mal olduğu hayatlar

Bu arada Avrupa’daki hükümetler de, göçmenlerin ve mültecilerin Avrupa kıyılarına ulaşmalarını engellemek için Libya ile çeşitli anlaşmalar yaptılar. Üstelik bu anlaşmaların insanları yaygın işkenceye, alıkonmaya ve fidyeciliğe maruz bıraktığının tamamen bilincinde olarak... 2017 yılında yaklaşık 3.000 kişinin Avrupa’ya ulaşmaya çalışırken boğulmuş olmasına rağmen, Akdeniz’de hayat kurtaran arama ve kurtarma çabalarını itibarsızlaştırmak için karalama kampanyaları düzenlendi. Buna karşın MSF, bir şey yapılmadığı takdirde kaybedilecek olan hayatları kurtarmak ve caydırıcılık politikalarının insan hayatı üzerindeki maliyetini gözler önüne sermek için çalışmalarına devam etti.

Bulaşıcı hastalıklar

Çocukluk aşılarının atlanmasının doğrudan sonucu olarak Yemen’de ve Myanmar’dan Bangladeş’e gelen mülteciler arasında difteri salgını baş gösterdi. Bunun üzerine MSF harekete geçerek aşı ve tedavi kampanyaları yürüttü.

İnsanlar geçmişte kalmış olması gereken bulaşıcı hastalıklar yüzünden hâlâ hayatlarını kaybediyor. 2017 yılında MSF ekipleri, 200 kişinin ölümüne neden olan veba salgınına müdahale eden Madagaskar yetkililerine destek oldu.

Yemen ve Doğu Afrika’da da büyük çapta kolera salgınları patlak verdi. Kongo Demokratik Cumhuriyeti’nde 55.000 kişiyi etkileyen ve ülkedeki 26 eyaletin 24’ünde toplam 1.190 kişinin ölüme neden olan, son 20 yılın en büyük kolera salgını yaşandı. Kayıtlı vakaların yaklaşık yarısını ekiplerimiz tedavi etti.

Kızamık ise, Kongo Demokratik Cumhuriyeti’nin doğu kesimindeki topluluklara büyük zarar verdi. MSF, yalnızca sekiz ay içinde yaklaşık 14.000 vakayı tedavi etti ve 1 milyondan fazla çocuğu aşıladı.

Kadın sağlığı

2017’de ekiplerimiz, Kongo Demokratik Cumhuriyeti’nin doğu kesimi, Irak, Suriye ve Afganistan gibi, kadınların güvenli ve ücretsiz doğum için fazla seçeneğinin olmadığı bölgelerde hizmet veren büyük doğumevlerinde 300.000’in üzerinde doğuma yardımcı oldu.

Güvenli olmayan kürtaj ise, tamamen önlenebilir olmasına rağmen dünya çapında anne ölümlerinin en önemli nedenlerinden biri olmaya devam ediyor. Bu nedenle MSF 2017 Uluslararası Genel Kurulu’nda, ihtiyacı olan bütün kadınlara ve kız çocuklarına, hamileliğin güvenli bir şekilde sonlandırılması için gereken tıbbi desteği vermeye kararlı olduğunun altını bir kez daha çizdi.

Tüberküloz tedavisi

MSF, tüberküloz (verem, TB) tedavisi sağlayan dünyadaki en büyük sivil toplum kuruluşu olma özelliğini koruyor. Bu bağlamda işbirliği yaptığımız kuruluşlar ve yerel sağlık yetkilileriyle birlikte ilaca dirençli TB tedavisinde yeni seçenekler geliştirme konusunda öncülük ediyoruz. Örneğin Güney Afrika ve Özbekistan’da çeşitli düzenlemeler doğrultusunda yürütülen deneme süreçlerinde ekiplerimiz, daha kısa süreli, daha etkili ve düşük yan etkili tedavi rejimlerini değerlendiriyorlar.

2017’de #AccessCampaign - Temel İlaç ve Aşılara Erişim Kampanyası aracılığıyla yeni TB ilaçları bedakilin ve delamanidin kullanımının artırılmasını savunduk. #StepUpforTB - Tüberküloza Karşı Harekete Geç kampanyasıyla da TB tedavisinin yaygınlaştırılması için hükümetlere ve ilgili kuruluşlara baskı yaptık.

Çalışmalarımızı mümkün kılan bütün destekçilerimize minnettarız. Başkalarına yardım etmek için bazen kendilerini de riske atarak zamanını ve bilgisini esirgemeyen, işine gönülden bağlı bütün MSF saha çalışanlarına da teşekkür borçluyuz. Ekiplerimiz, 2013’te Kongo Demokratik Cumhuriyeti’nde kaçırılan ve kendilerinden haber alınamayan üç çalışma arkadaşımızın bulunması ve serbest bırakılması için çalışmaya devam edecek. Philippe, Richard ve Romy, sizleri, ailelerinizi ve arkadaşlarınızı unutmadık.

MSF personeli, Kongo Demokratik Cumhuriyeti’nin Minova kasabasındaki kolera tedavi merkezinde Madeleine Kidolo ve 1 yaşındaki oğlu Mapenzi’yi muayene ediyor. Fotoğraf: Marta Soszynska/MSF.

 

 

ÇALIŞMALARIMIZIN RAKAMLARLA ÖZETİ

Yapılan harcamalara göre en büyük ülke programlarımız

  1. Kongo Demokratik Cumhuriyeti
  2. Güney Sudan
  3. Yemen
  4. Orta Afrika Cumhuriyeti
  5. Irak
  6. Nijerya
  7. Suriye
  8. Haiti
  9. Afganistan
  10. Lübnan

Bu 10 ülkede yürütülen programların toplam bütçesi 571,2 milyon avro olup, sözkonusu rakam Sınır Tanımayan Doktorlar’ın (MSF) 2017 yılında saha programlarına ayrılan tüm harcamalarının yüzde 53’üne tekabül eder.

Çalışan Sayısı

Sahada görev yapan MSF çalışanlarının sayısına göre en büyük ülke programları. Çalışan sayıları, tam zamanlı çalışmaya denk gelen birimlerle hesaplanmıştır.

Güney Sudan                                                    3.574

Orta Afrika Cumhuriyeti                                2.887

Kongo Demokratik Cumhuriyeti                  2.881

Nijerya                                                                2.595

Afganistan                                                          2.282

 

Ayakta Tedavi Gören Hasta Sayısı

Ayakta tedavi edilen hasta sayısına göre en büyük ülke programları. Uzmanlık gerektiren tıbbi müdahaleler bu rakamlara dahil edilmemiştir.

Kongo Demokratik Cumhuriyeti                    1.772.000

Güney Sudan                                                      1.154.600

Orta Afrika Cumhuriyeti                                  748.600

Suriye                                                                   647.600

Nijer                                                                      523.400

Nijerya                                                                 512.500

Etiyopya                                                               455.500

Tanzanya                                                             445.800

Sudan                                                                   394.000

Yemen                                                                  362.400

 

Saha Projelerinin Yürütüldüğü Bölgeler

Saha Projesi Sayısı

 

Afrika                                                                   262                                         %57

Avrupa                                                                 28                                           %6

Asya*                                                                    61                                           %13

Amerika                                                               26                                           %6

Orta Doğu                                                           82                                           %18

Pasifik                                                                   3                                              %1

                                               

*Kafkasya dahil.

 

 

Saha Projesi Yürütülen Bölgelerde Durum

 

İstikrarlı                                                                176                                         %38

Silahlı çatışma                                                    163                                         %35

İç karışıklık                                                           117                                         %25

Çatışma sonrası                                                 6                                              %1

 

 2017 YILI FAALİYETLERİNDE ÖNE ÇIKANLAR

  1. Ayakta tedavi sayısı: 10.648.300
  2. Yatışı yapılan hasta sayısı: 749.700
  3. Tedavi edilen sıtma vakası sayısı: 2.520.600
  4. Ağır düzeyde beslenme yetersizliği nedeniyle sağlık tesisine yatırılarak beslenme tedavisi gören çocuk sayısı: 81.300
  5. 2017 sonu itibarıyla HIV’e karşı birinci basamak antiretroviral tedavi görmekte olan hasta sayısı: 201.300
  6. 2017 sonu itibarıyla HIV’e karşı birinci basamak tedavinin başarısız olması üzerine ikinci basamak antiretroviral tedavi görmekte olan hasta sayısı: 15.400
  7. Yardımcı olunan doğum sayısı (sezaryen dahil): 288.900
  8. Büyük cerrahi müdahale sayısı (dokunun kesilmesini, vücuttan parça çıkarılmasını, düzeltme ve dikişi kapsayan, anestezi gerektiren müdahaleler): 110.000
  9. Cinsel şiddet gördüğü için tıbbi tedavi sağlanan kişi sayısı: 18.800
  10. Birinci basamak ilaçlarla tüberküloz tedavisine başlanan hasta sayısı: 18.500
  11. Çok ilaca dirençli tüberküloz tedavisine başlanan hasta sayısı: 3.600
  12. Ruh sağlığı danışmanlığı bireysel seans sayısı: 306.300
  13. Ruh sağlığı danışmanlığı grup seans sayısı: 49.800
  14. Kolera tedavisi gören hasta sayısı: 143,100
  15. Salgın dolayısıyla kızamık aşısı yapılan kişi sayısı: 2.095.000
  16. Salgın dolayısıyla menenjit aşısı yapılan kişi sayısı: 886.300
  17. Hepatit C tedavisi gören kişi sayısı: 5.900
  18. Denizden kurtarılan mülteci ve göçmen sayısı: 23.900

 

Yukarıdaki veriler doğrudan ve uzaktan destek faaliyetler ile koordinasyon faaliyetlerini kapsıyor. Öne çıkarılan rakamlar MSF tarafından yürütülen faaliyetlerin büyük bir bölümünü yansıtmakla birlikte, kuruluşun bunlardan başka pek çok çalışması da bulunuyor. Mevcut verilere yapılabilecek her türlü ekleme, msf.org sitesinde bu raporun dijital versiyonunda paylaşılacaktır.

 

 

Yorum Yapın