Yemen: Hastane saldırısına ilişkin bulgular 3 yıl sonra hâlâ hesap vermekten uzak

Barselona/Amman – 30 Ekim 2019 - Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri öncülüğündeki koalisyon güçlerinin Yemen’deki olayların araştırılması için görevlendirdiği, İngiltere ve ABD destekli “Olayları Değerlendirme Ortak Ekibi” JIAT (Joint Incidents Assessment Team) araştırma kurulu, Yemen’de koruma altındaki sağlık tesislerinin vurulması sonucu yaralananlara ve saldırılarda ölenlerin yakınlarına hesap verebilmeyi yine başaramadı.

JIAT’ın 23 Ekim 2019’da bir basın toplantısı yaparak açıkladığı son bulgular, 10 Ocak 2016’da Yemen’in kuzeyindeki Raze’de Sınır Tanımayan Doktorlar’ın (MSF) desteklediği Şiara Hastanesi’nin roketle vurulmasıyla ilgiliydi. Bu saldırıda altı kişi öldürülmüş, sekiz kişi de yaralanmıştı. JIAT’ın herhangi bir şekilde yazılı olarak sunmadığı bulgularına göre olay “roketin hedeften sapmasına sebep olan bir roket hatasından” kaynaklanıyor. JIAT’ın konuya dair önerisi, “kayıplar ve yaralılara gönüllü olarak yardım sağlanması ve maddi zararın gönüllü olarak karşılanması”ndan ibaret.

10 Ocak 2016’da Yemen’in kuzeyindeki Raze’de Sınır Tanımayan Doktorlar’ın (MSF) desteklediği Şiara Hastanesi’nin roket saldırısı sonrasındaki görünümü. Bu saldırıda altı kişi öldürülmüş, sekiz kişi de yaralanmıştı. @MSF

MSF’nin olay hakkında kendi yürüttüğü araştırma, Mart 2016’da tamamlanmış ve saldırının mazur görülebilecek veya meşrulaştırılabilecek herhangi bir sebebi olmadığı sonucuna varmıştı; zira hastane, uluslararası insancıl hukuka uygun olarak, hata ve ihmal durumları da dâhil olmak üzere koruma altındaydı.

JIAT’ın bulgu niyetine böylesi bir gerekçe sunması, Yemen’deki savaşın taraflarının, koruma altındaki sağlık tesislerinin vurulmamasını güvence altına almak için gereken tedbirleri almadığını göz önüne seriyor. Bu açıklama ayrıca, bunaltıcı derecede öngörülebilir bir gidişatı izliyor: Ya mağdurları suçlayarak ya da cihazlarda hata olduğunu söyleyerek hesap vermekten sıyrılıyorlar ve Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri öncülüğündeki Koalisyon hiçbir zaman suçlu sayılmıyor.

JIAT, Ocak 2019’da düzenlediği bir başka basın toplantısında, Koalisyonun Haziran 2018’de yaptığı bir saldırının sorumluluğunu MSF’ye yıkmaya kalkışmış, kuruluşun hedef alınmaktan korunmak için gereken adımları atmadığı şeklinde, asılsız bir iddiada bulunmuştu. Saldırı, Abs’ta henüz kurulmuş bir kolera tedavi merkezinin neredeyse tamamen yıkılmasıyla sonuçlanmıştı. Merkez 1 milyondan fazla insana hizmet vermeye hazırlanıyordu.

Bu gibi olaylarda güvenilir soruşturmalar yürütülmesi için insani yardım kuruluşlarının defalarca çağrıda bulunmasına rağmen JIAT, bulgularını zamanında ve şeffaflıkla açıklamayı yine başaramadı ve hem insani yardım kuruluşlarının, hem de Koalisyon tarafından saldırılarda mağdur olan bireylerin adalete ulaşma ve hesap sorma imkânını ellerinden aldı. JIAT’ın söz konusu olay hakkında “gönüllü yardım” sağlanmasını önermesi, muğlak ve yetersiz bir telafi olmanın yanı sıra, 3 yıl gecikmeli geldi.

Yemen’de 2018’de bir okul otobüsünün bombalanması ve 2019’da Damar’da bir hapishanenin vurulması gibi birçok olayda gördüğümüz gibi, koruma altındaki sağlık tesislerinin ve sivil yapıların hedef alındığı, uluslararası insancıl hukuku ihlal eden saldırılar, savaşın tüm taraflarınca rutin bir şekilde yapılıyor. Saldırıda bulunanlar cezasız kalırken sivil halk yaralanıyor, ölüyor, yerinden ediliyor. Bu gibi saldırıların doğrudan etkisi, insanların hayatını kaybetmesi veya yaralanmasıyla da sınırlı değil üstelik: Saldırılar insani yardım kuruluşlarının faaliyet yürütmesini engelliyor ve dolayısıyla ihtiyaçların en fazla olduğu dönemlerde dahi, halkın hayati önemdeki insani yardımdan faydalanabilmesini zorlaştırıyor.

Mart 2015’ten bugüne kadar, Yemen’de MSF’ye ait tesisler Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri öncülüğündeki Koalisyon tarafından beş defa vuruldu. Oysa, sağlık tesislerinin ancak yarısının işlevini yerine getirebildiği, 11 milyon kişinin akut ihtiyaç içinde olduğu, kolera ve kolayca önlenebilen başka hastalıkların sık sık salgın haline geldiği Yemen’de, sağlık tesislerine ulaşmak sivil halk açısından gerçekten hayati önemde.

Sınır Tanımayan Doktorlar (MSF), şeffaf bir şekilde ve vakit kaybetmeksizin yürütülecek, yazılı olarak kamuoyuyla paylaşılan raporlar yayınlayacak gerçekten bağımsız soruşturmalara duyulan acil ihtiyacı bir defa daha vurguluyor. Bunun yanında, savaşın tüm taraflarını tıbbi insani yardımın tarafsızlığını ve koruma altında oluşunu tanıyıp saygı göstermek adına gereken bütün adımları bir an önce atmaya ve sağlık tesislerine zarar vermekten, hastaneleri yıkmaktan, sivil can kayıplarına yol açmaktan kaçınmaya davet ediyoruz.

*Ana sayfa görseli: Şiara Hastanesi @MSF

Yorum Yapın