Yemen: MSF, Abs bölgesinde yerinden edilmiş kişilere yönelik tıbbi faaliyetlerine yeniden başladı

Sınır Tanımayan Doktorlar (MSF) ekipleri, kısa süre önce Yemen’in Abs bölgesinde yerinden edilmiş kişilere yönelik tıbbi faaliyetlerine yeniden başladı. COVID-19 salgını nedeniyle mobil klinik faaliyetleri askıya alınmış, bu nedenle binlerce ailenin temel sağlık hizmetlerine erişimi daha da zorlaşmıştı.

Abs Hastanesi’ndeki MSF ekibi, enfeksiyon korkusuyla birçok insanın sağlık tesislerinden uzak durduğu dönemin ardından hastane başvurularında artış gözlemliyor. Bu dönemde tıbbi müdahaleye ihtiyaç duyan kişilerin, özellikle de ciddi beslenme yetersizliği olan çocukların, tedavisi gecikmeye uğradı.

Eylül ayının son günleri. Sabah daha 8:30 ama sıcaklık neredeyse 40 °C ve sıcak, nemli hava nefes almayı zorlaştırıyor. Bölgedeki en kalabalık (resmi rakamlara göre burada yaklaşık 10.000 kişi yaşıyor) kamplardan biri olan Hudaiş Kampı’ndaki aileler MSF araçlarının yaklaştığını görüyor. Kampa aylar sonra ilk kez mobil bir klinik geliyor. İnsanlar her zamanki yerde toplanmaya başlıyorlar. Çocuklar koşuyor, çünkü araçlardan birinde büyük bir su tankeri olduğunu biliyorlar. Şu anda soğuk su büyük bir ihtiyaç.

MSF'nin tıbbi faaliyetler sorumlusu Tarık Farhan, "Temiz su bulmak bu kamplardaki en büyük zorluklardan biri. İnsanlar genelde kuyulardan su çıkartmaya çalışıyor, ama su içilebilir değil. Kirlenmiş (kontamine) kuyu suyundan kaynaklanan birçok ishal vakası görüyoruz," diyor.

Gezici klinik ekipleri temiz su ve hijyen kitlerine erişim olmamasının neden olduğu cilt hastalıklarını da tedavi ediyor.

Hacca vilayetindeki Abs bölgesi, beş yıldır ülkelerini yerle bir eden savaş nedeniyle evlerini terk etmek zorunda kalan yaklaşık 150.000 yerinden edilmiş insana ev sahipliği yapıyor. Birçok aile yıllardır son derece zor koşullarda yaşıyor ve çoğu zaman en temel sağlık hizmetlerine bile ulaşamıyor. Temel malzemelere, gıda ve içme suyuna ulaşmak da bir o kadar güç.

Hayat salgın öncesinde de zordu, şimdi daha da zor. Enfeksiyon riskine ek olarak, zaten sınırlı olan insani yardım kesintiye uğradı ve sağlık merkezlerine gitme korkusu arttı. Pek çok insan, uygulanan önleme tedbirlerinin kendilerini korumayacağını düşünüyor.

Fatma Ziyad, yedinci çocuğuna hamile. “Bazı sorunlar yaşadığım için kontrole geldim. MSF çalışanları, vitamin desteği de alacağım aylık kontrollere gelmem gerektiğini söylediler." @Tarık Farhan/MSF

MSF, 2015'ten beri yerinden edilmiş kişilerin ihtiyaçlarına cevap vermek ve sağlık tesislerini desteklemek için Abs'ta bulunuyor. Buna bölgedeki en büyük hastane de dâhil. Ancak pandeminin başlamasıyla, ekiplerin yerinden edilmiş kişilerin kaldığı kamplara ulaşmaları hayli zorlaştı.

Hudaiş, Bani Muşta ve Almatayn kamplarında faaliyete başlayan ilk üç gezici klinikte, çoğu beş yaşın altındaki çocuklar ve hamile kadınlar olmak üzere 300'e yakın muayene gerçekleştirdi. Sıtmayı tespit etmek ya da glikoz ve protein seviyelerini belirlemek için yapılan hızlı laboratuvar testleri gibi ek faaliyetler de yeniden başladı.

Fatma Ziyad, Hudaişli ve yedinci çocuğuna hamile. “Hamileliğimle ilgili bazı sorunlar yaşadığım için kontrole geldim” diyor. "MSF çalışanları, vitamin desteği de alacağım aylık kontrollere gelmem gerektiğini söylediler."

Durumu ağır olan bazı hastalar MSF’nin desteklediği Abs Hastanesi’ne sevk ediliyor. Tarık Farhan, "Çok sayıda hasta sevk ediliyor. Birçoğu COVID-19 yüzünden hastanelere gitmekten korkup durumu kötüleşen hastalar. Hastane müdahalesine ihtiyaçları var," diyor.

Hastaneye gelen birçok vaka, zamanında uygun şekilde tedavi edilmediği için ek sağlık sorunlarının neden olduğu yetersiz beslenmeyle ilgili. Yaklaşık 20 km uzaktaki Aslam semtinden gelen dokuz aylık bir bebek olan Al Anoud'un başına gelen de buydu. Büyükanneleri ona bakmak için Abs'ta. Babası, ailenin geçimini sağlamak için ellerindeki birkaç koyuna bakmak zorunda, annesi hamile ve hareket etmekte zorlanıyor.

"Al Anoud’u ilk önce yerel bir sağlık ocağına götürdük ama burda yeterli tedavi göremedi. Sonunda Abs Hastanesi’ne sevk edildi," diye açıklıyor büyükannelerden biri. “Ağır yetersiz beslenme, septisemi ve zatürre tedavisi görüyor. Hâlâ hastanede ama altı günlük tedaviden sonra durumu şimdi iyiye gidiyor."

Abs Hastanesi ailenin evinden çok uzakta. Büyükanne, "Hastaneye varmamız üç saat sürdü. Özel bir araç ayarlamak zorunda kaldık, bu da çok pahalı" diyor. “Otobüse binseydik, ana yola ulaşmak için dağlar ve vadileri geçip yürümemiz ve beklememiz gerekecekti. Ama Al Anoud’un durumu beklemezdi."

MSF’nin Abs proje koordinatörü Paulo Milanesio, bunun yaygın bir bir durum olduğunu söylüyor. “Bu tür örnekleri daha önce de yaşadık. Ancak salgınla birlikte hastaların, özellikle de çocukların, tedavi için hastaneye gelişleri gecikti. Ailelerin hastaneye gelmek için çok uzun süre beklemeleri hastanın durumunun ağırlaşmasına neden oluyor” diyor.

“Aylardır salgın korkusu nedeniyle hastaneye başvuran hasta sayısında ciddi bir düşüş yaşanmıştı. Şimdi COVID-19'dan korkan ailelerin çoğu tekrar gelmeye başladı, ama şimdi yakınlarının durumu salgın öncesinden daha ağır. Bu da tedaviyi zorlaştırıyor. İnsanların hastaneye gelmenin güvenli olduğunu görmelerini ve yakınlarının tedavisi için hastaneye zamanında gelmelerini umuyoruz."

Ana sayfa görseli: Hudaiş Kampı, Abs (Yemen). Mobil kliniklerde gerçekleştirilen muayenelerin çoğu hamile kadınlar ve çocuklara yönelik. @Tarık Farhan/MSF

Yorum Yapın