Merkezi Cenevre'de bulunan Sınır Tanımayan Doktorlar (Médecins Sans Frontières - MSF), silahlı çatışma, salgın hastalık ve doğal afet durumlarından etkilenen veya sağlık hizmetlerinden mahrum bırakılan insanlara acil yardım hizmeti veren uluslararası bir bağımsız tıbbi insani yardım kuruluşudur.

MSF; dil, din, ırk, toplumsal cinsiyet ve siyasi görüş ayrımı gözetmeksizin yalnızca ihtiyaca dayalı olarak sağlık hizmeti sunar.

Bağımsızlık ve tarafsızlık ilkeleri doğrultusunda çalışmalarını sürdüren MSF, tıp etiği ve uluslararası insancıl hukuk ilkelerine sıkı sıkıya bağlıdır.

Dünya Çapında Sınır Tanımayan Doktorlar Hareketi

Günümüzde katılımcı yönetim sistemiyle çalışmalarını sürdüren Sınır Tanımayan Doktorlar, kar amacı gütmeyen bir kuruluş olarak 1971 yılında Fransa’nın başkenti Paris'te kurulmuştur.

Merkezi Cenevre'de bulunan MSF, bugün 24 farklı ülkedeki şubelerin bir araya gelerek “Uluslararası MSF Hareketi” adı altında buluştuğu küresel bir harekettir. MSF, çoğu yerel personelden oluşan 35.000'den fazla sağlık çalışanı, lojistik ve yönetim kadrosuyla 70'e yakın ülkede farklı projeler yürütmektedir.

İnsani Yardım

Sınır Tanımayan Doktorlar’ın temel ilkeleri dernek tüzüğünde tanımlanmıştır. Çalışmaları ise insani yardım ilkelerine dayanmaktadır. MSF çalışanları kendilerini, afet ve kriz durumlarında dil, din, ırk, cinsiyet ve siyasi görüş ayrımı gözetmeksizin ihtiyaç sahibi topluluklara nitelikli sağlık hizmeti vermeye adamıştır.

MSF, dünya çapındaki tüm çalışmalarını bağımsız olarak yürütür. Derneğin kaynaklarının %90’dan fazlası kurumsal fon kaynaklarından değil, dünya çapındaki 5,7 milyon özel bağışçıdan sağlanmaktadır.

MSF'nin insani yardım faaliyetleri tarafsızdır. MSF silahlı çatışmalarda taraf tutmaz ve savaş mağdurlarına Uluslararası İnsani Hukuk kuralları doğrultusunda tıbbi insani yardım ulaştırır.

Tanıklık Etme ve Kamuoyuna Duyurma

Sınır Tanımayan Doktorlar'ın sağlık ekipleri, çalıştıkları bölgelerde sık sık şiddet olaylarına, istismar ve ihlallere tanıklık etmektedir.

Uluslararası ilginin yetersiz olduğu durumlarda savunuculuk faaliyetlerine ağırlık verebilen MSF; 1993 yılında gerçekleşen Srebrenitsa katliamı gibi haber başlıklarının gerisinde kalan, gözardı edilen veya unutulan krizlerle ilgili dünya kamuoyunu bilgilendirmek, insani yardım sisteminin yetersiz kaldığı durumları eleştirmek veya siyasi nedenlerle insani yardımın kötüye kullanılmasının karşısında durmak amacıyla, tanıklık ettiği hak ihlallerini kamuoyuna duyurabilir.

Nitelikli Sağlık Hizmeti

Sınır Tanımayan Doktorlar, yoksul insanların üçüncü sınıf sağlık hizmeti almasına karşıdır. Bu nedenle hasta ve yaralılara her koşulda en nitelikli hizmeti verebilmek için çaba sarfeder.

MSF, 1999 yılında Nobel Barış Ödülü ile onurlandırıldığında, verilen para ödülünün, ihmal edilen hastalıklarla mücadele etmek ve bu konuda toplumsal bilinci artırmak amacıyla kullanılacağını beyan etmiştir.

Bu sayede “İhmal Edilen Hastalıklar İçin İlaç İnisiyatifi” ile birlikte İlaç Kampanyası’nı başlatarak HIV/AIDS hastalığının tedavi maliyetini düşürmeye yardımcı olmuştur. Aynı zamanda sıtma, uyku hastalığı ve kala azar gibi ihmal edilen hastalıkların tedavisi için gereken ilaçların araştırma ve geliştirme çalışmalarına hız kazandırmıştır.