taniklik

Fotoğraf: Francesco Zizola/Noor

Sınır Tanımayan Doktorlar (MSF), birçok kişi için afet, savaş ve salgın zamanlarında acil sağlık hizmetleriyle eş anlamlıdır. Fakat bizler aynı zamanda tanıklık politikamız gereğince, bu acil durumlar hakkında farkındalığı artırmak ve yaşanan zorlukları tartışmaya açmak için çalışırız.

Sınır Tanımayan Doktorlar, bu gibi acil durumlara tanıklık eder ve çalışılan bölgelerdeki mağdur toplulukların yaşadıklarını kamuoyuna duyurma görevini üstlenir. MSF, bu sorumluluk ile hareket ederek kişilerin acılarını hafifletmeyi amaçlar ve yaşam hakkı ile insan sağlığını koruyarak insanların birbirine ve temel insan haklarına olan saygısını yeniden inşa etmeyi amaçlar.

Sınır Tanımayan Doktorlar ve Tanıklık Ne Anlama Gelir?

“Témoignage” kavramı, Fransızca kökenli “témoigner” kelimesinden türetilmiştir ve dilimize “tanıklık etmek” olarak çevrilebilir. Tanıklık etmek ise, en basit tabirle, gözlerimizin önünde gerçekleşen bir olayı açıkça dile getirmek anlamına gelir.

Sınır Tanımayan Doktorlar için tanıklık etmek, yardım sağladığımız insanlar adına konuşmaya gönüllü olmak demektir. Kötü muamele, istismar ve insanlık dışı durumlar hakkında kamuoyunu bilgilendirmek ve aydınlatmak, bizim için verdiğimiz hizmetlerin vazgeçilmez bir parçasıdır.

Sınır Tanımayan Doktorlar’ın kuruluş süresince dönüm noktası

Sınır Tanımayan Doktorlar 1971’de kurulmuştur. Kurucu üyeleri aynı yıl Nijerya İç Savaşı’nda Biafra’da Kızıl Haç ile çalışmış ve acil yardımda deneyim kazanmış kişilerdir.

İç savaş sırasında Kızıl Haç, günümüzde bu organizasyon için hala geçerli olan “sessiz diplomasi” adı verilen bir politikayı takip ediyordu. Sessiz diplomasi, çalıştıkları yerlerde tanıklık ettiklerini -ne kadar zalim suçlar ve acı durumlarla karşılaşsalar dahi- saklı tutmak ve çok nadir durumlar dışında kamuoyuna açıklama yapmamak anlamına gelir. Kızıl Haç’a göre, sessiz diplomasi politikası uygulanmadığı zaman, çalıştıkları bölgelerde çatışma halinde olan tarafları kızdırabilecekleri ve bunun sonucunda bu bölgelere erişimlerinin engelleneceği düşünülür.

İlk tanıklık: Biafra

Biafra Savaşı sırasında binlerce insan, planlı devlet politikaları nedeniyle hayatını kaybetmişti. Bir grup genç Fransız doktor, Biafra’daki savaş sonrasında ülkelerine dönerken, Kızıl Haç’ın orada bulundukları süre boyunca sessizliğini koruması ve yaşananları kamuoyundan gizleme tutumu nedeniyle hayal kırıklığına uğramıştı. Bunun için bir şeyler yapılması gerektiğine inanıyorlardı.

Bu doktorlar, Fransız tıp dergisi için çalışan gazetecilerle bir araya gelerek “Médecins Sans Frontières” (MSF - Sınır Tanımayan Doktorlar) adı altında yeni bir organizasyon kurdular. İhtiyaç olan bölgelere sağlık hizmetleri götürmek amacıyla hayata geçirilen bu kuruluş, aynı zamanda gördükleri hakkında konuşacak ve yaşanan haksızlıkları kamuoyuna duyuracaktı. Hak ihlallerini açığa çıkardıklarında, olumsuz koşulların sona ereceğini umut ediyorlardı.

Bu grup, karşılaşabilecekleri risklere rağmen, gördükleri karşısında sessiz kalmayı reddediyordu çünkü sessizliğin daha çok ölüme sebebiyet vereceğine inanıyorlardı.

Harekete geçme ve kamuoyuna duyurma, tedavi ve tanıklık etme, Sınır Tanımayan Doktorlar’ın oluşum sürecinde en çok önem verilen kilit kavramlar arasında yer aldı. MSF’nin çalışmalarının temelini oluşturan bu kavramlar, bizim için hala eşit derecede önemini koruyor.