Sınır Tanımayan Doktorlar (MSF), 1992 Erzincan, 1999 Marmara ve 2011 Van depremlerinin de aralarında bulunduğu doğal afetler ve beraberinde ortaya çıkan insani krizlerde, geçici destek mekanizması olarak 90'lı yıllarından başından bu yana Türkiye'de aktif olarak çalıştı; Türkiye'deki yetkili kurumlar, sivil toplum ve insani yardım kuruluşlarıyla işbirliği halinde ihtiyaç sahiplerine tıbbi ve insani yardımlarını ulaştırdı.

Afetzedelere yönelik tıbbi müdahale kapsamında kurulan dispanserde bir anne ve bebeği muayene için bekliyor. İzmit - Gölcük depremi, 1999. Fotoğraf: Thomas De Boever

Türkiye’de Sınır Tanımayan Doktorlar: Kronoloji

1992 Erzincan Depremi'nde afet bölgesine yardım ekipleri ve destek kitleri gönderildi.

1995 yılında yerinden edilen Diyarbakırlı aileler için öncelikli sağlık hizmetleri düzenlendi.

1995 yılının Ekim ayında, Dinar Depremi bağlamında sağlık ekipleriyle beraber deprem mağdurlarına yardım edildi.

1996 yılında Toplum Sağlığı Vakfı’nın (TOSAV) zor durumdaki Esenyurtlular için tasarladığı sağlık hizmetleri projesine destek verildi.

1997 yılında TOSAV tarafından başlatılan İstanbul Boğazköy'de yerinden edilen insanlar için yardım projesine destek verildi.

1998 yılında Adana-Ceyhan Depremi sonrasında afet bölgesine yardım gönderildi. Aynı yıl, yine TOSAV bünyesinde Adana-Gülbahçe'de bir klinik açılarak burada zor durumdaki insanlar için ücretsiz sağlık hizmeti projesine destek verildi.

1999 Gölcük Depremi'nde de TOSAV ve Uluslararası Nefroloji Birliği Renal Afet Yardım Gücü (ISN) ekipleri ile beraber çalışıldı.

1999 yılının Kasım ayında gerçekleşen ikinci Marmara Depremi'nde sınırlı ve kısa süreli bir afet müdahale desteği verildi. TOSAV'ın girişimi ve MSF'nin desteğiyle Düzce'de bir ruh sağlığı kliniği hizmete açıldı.

2002 yılının Şubat ayında TOSAV ile beraber Afyon Depremi sonrası yardım projesi yürütüldü.

2003 Bingöl Depremi'nde TOSAV ile beraber bölgedeki deprem mağdurlarına destek verildi.

2011'in Şubat ayında İstanbul'daki kayıtlı olmayan göçmen faaliyetleri için Yurttaşlık Derneği'nin (eski adıyla Helsinki Yurttaşlar Derneği - hCA) Mülteci Savunma ve Destek Programı'na destek verildi.

2011'in Ekim ayında Van Depremi'nden sonra Hayata Destek Derneği ile beraber Van çevresindeki kırsal alanlarda deprem mağdurlarına barınma desteği verildi ve depremzedeler için ruh sağlığı hizmeti başlatıldı.

2012 yılı ortalarında Suriye’de çatışmalardan en çok etkilenen ve MSF'nin hastalara doğrudan erişiminin bulunmadığı bölgelerdeki sağlık tesislerinin desteklenmesini temel alan sınır ötesi tıbbi yardım faaliyetleri başlatıldı.

2013 yılında Hayata Destek Derneği'nin Kilis'te Suriyeli mülteciler için hayata geçirdiği geçici sağlık hizmetleri merkezine destek verildi.

2014 yılında Suruç'taki mültecilere destek olmak için bir ruh sağlığı ve anne-çocuk sağlığı merkezi açılarak, Uluslararası Mavi Hilal İnsani Yardım Ve Kalkınma Vakfı ve Hayata Destek Derneği ile beraber su temini ve sağlık hizmetleri için çalışmalar düzenlendi.

MSF halihazırda Türkiye'de doğrudan faaliyet göstermese de, Suriyeli mültecilere yönelik tıbbi ve insani yardım sunan yerel sivil toplum kuruluşlarına 2015'ten bu yana maddi ve teknik destek sağladı. Şanlıurfa’da Hayata Destek Derneği, Uluslararası Mavi Hilal Derneği ve Metider’in Suriyeli mülteciler için sağladığı ruh sağlığı hizmetlerine katkıda bulunan MSF, Yurttaşlık Derneği'nin mültecilere birinci basamak sağlık hizmeti ve psikososyal destek sunduğu birinci basamak sağlık merkezini destekledi. Aynı zamanda Gaziantep’te geçici koruma altında bulunan Suriyelilere hizmet veren Gönüllü Sağlık Merkezi’nde tıbbi tedavi hizmeti sağladı.

MSF halen, Yurttaşlık Derneği'nin 2017 yılında İstanbul Fatih'te açılışını yaptığı Nefes Merkezi'ne teknik danışmanlık ve finansal destek veriyor. Nefes, işkenceye ya da kötü muameleye maruz bırakılan göçmenlere ve mültecilere ücretsiz psikolojik ve sosyal destek ile tıbbi sevk imkanı sunuyor.

MSF (2018) Uluslararası Faaliyet Raporu'nda Türkiye:

2018’de ülkede görev yapan MSF çalışanı sayısı: 114[1] | 2018 yılı harcamaları: 8,1 milyon avro | MSF’nin ülkede faaliyete başladığı yıl: 1999 | msf.org/turkey

Kayıtlı 3,6 milyon Suriyeli mültecinin ve diğer ülkelerden gelen 365.000 kişinin yaşadığı Türkiye, dünyanın en büyük mülteci nüfusuna ev sahipliği yapmaya devam ediyor.

Türkiye Hükümeti’nin verilerine göre 2018’de 295.000 Suriyeli ülkelerine geri döndü, fakat Türkiye’deki Suriyelilerin çok büyük bölümü halen kentsel alanda yaşıyor ve tıbbi, psikolojik ve sosyal desteğe ihtiyaç duyuyor.

Sınır Tanımayan Doktorlar (MSF) 2018’de Türkiye’de göçmen ve mültecilerle çalışan sivil toplum kuruluşlarına mali ve teknik destek vermeyi sürdürdü.

Şanlıurfa

MSF 4 yıldır Hayata Destek Derneği, Mevsimlik Tarım İşçilerinin Haklarının Korunması ve Desteklenmesi Derneği (METİDER) ve Uluslararası Mavi Hilal İnsani Yardım ve Kalkınma Vakfı’nın Suriyeli mülteciler için yürüttüğü faaliyetlere destek sağlıyor. Bu faaliyetler arasında fiziksel engelliler için evlerde yapılan psiko-eğitim seansları, bir psikososyal destek programı ve Suriyeli hastaların sağlık personeliyle iletişimine yardımcı olmak için hastanelerde çeviri hizmetleri sağlanması bulunuyor. 2018’de ayrıca devlet tarafından başlatılan bir aşılama kampanyasına da destek sunduk.

Şanlıurfa’daki yerel sivil toplum kuruluşlarının ihtiyaçları karşılayabildiğine güvenerek, burada sunduğumuz desteği Haziran ayında sonlandırdık.

Kilis ve İstanbul

Türkiye’deki göçmenler ve Suriyeli mültecilerle ilgili iki ayrı projede Yurttaşlık Derneği ile çalıştık. Yurttaşlık Derneği’nin Kilis’te yürüttüğü sağlık ve psikososyal destek programı Nisan ayında başka bir kuruluşa devredildi ama bölgedeki Suriyeli mültecilere hizmet vermeyi sürdürdü. İstanbul’daysa MSF’nin desteklediği “Nefes” Merkezi, kötü muamele görmüş göçmen ve mültecilere destek sağladı ve idari hizmetler verdi.

[1] Partner kuruluşların çalışanları dahildir.