17 yaşındaki Sarbinos Tacikistan'ın başkenti Duşanbe'de Tüberküloz Çocuk Hastanesi'nde tedavi görüyor. MSF Tacikistan'daki pediyatrik tüberlüloz programı kapsamında yaygın ilaca dirençli tüberküloz hastalığı iyileşen ilk kişi, 18 yaşındaki Mijgona olmuştu. Fotoğraf: Wendy Marijnissen, Eylül 2013.

Bugün dünya nüfusunun yaklaşık üçte biri tüberküloz (TB, verem) basili taşımaktadır. Fakat bu kişiler hastalığın gizli (latent) şekline sahip olup, herhangi bir belirti göstermedikleri gibi hastalığı bulaştırmaları da sözkonusu değildir. Ancak bazı kişilerde, özellikle bağışıklık sisteminin zayıfladığı hallerde, gizli tüberküloz enfeksiyonu akut tüberküloz halini alır. Her yıl 10 milyondan fazla kişi aktif tüberküloz geliştirmekte ve bu kişilerin 1,8 milyonu bu yüzden hayatını kaybetmektedir.

Tüberküloz, hastalığın bulaştığı kişilerin öksürmesi ya da hapşırması esnasında hava yoluyla bulaşır. Tüberküloz virüsü bulaşan herkes hasta olmaz; ancak bu kişilerin yüzde 10’unda hayatlarının bir döneminde tüberküloz aktif hale gelir. Hastalık en çok akciğerleri etkiler. Hastalarda bitmeyen öksürük, ateş̧, kilo kaybı, göğüs ağrısı ve nefes almada zorlanma görülür; tüberküloz tedavi edilmediği takdirde ölümle sonuçlanır. HIV ile yaşayan kişilerde tüberküloz çok daha yaygın olarak görülür ve bu insanlar için başlıca ölüm sebebidir.

Akciğer tüberkülozunun teşhis edilmesi için balgam örneği gerekir; ancak çocuklardan balgam örneği almak zor olabilir. Bugün tüberküloz teşhisinde, yapıldıktan yalnızca 2 saat sonra sonucu alınan ve ilaca direnç seviyesini de bir ölçüde tespit edebilen bir moleküler test kullanılmaktadır. Test oldukça maliyetli olmasının yanı sıra hem balgam örneği, hem de sürekli bir elektrik kaynağı olmasını gerektirir.

Basit tüberküloz vakalarında tedavi en az 6 ay sürer. Hastanın birinci basamak tedavide kullanılan en güçlü iki antibiyotiğe (izoniazid ve rifampisin) dirençli olması durumunda ise, kişinin “çok ilaca dirençli tüberküloz” (ÇİD TB) hastası olduğu kabul edilir. Çok ilaca dirençli tüberkülozun da tedavisi mümkündür; fakat uygulanan ilaç tedavisi çok ağırdır; 2 yılı bulabilen, ciddi yan etkilerin yaşandığı bir tedavi süreci gerektirir. Hastaların ÇİD TB tedavisinde kullanılan ikinci basamak ilaçlara direnç göstermesi durumunda “yaygın ilaca dirençli tüberküloz” (YİD TB) teşhisi konulur. Yaygın ilaca dirençli tüberküloz karşısında hastaya sunulabilecek tedavi seçenekleri çok kısıtlıdır. İki yeni ilaç olan bedakilin ve delamanid, hastalığın ilaca dirençli biçimlerine sahip hastalarda tedavi başarısını artırabilmektedir; ancak halihazırda bu ilaçlara ulaşma imkanı sınırlıdır.

2017’de MSF 3.700’ü çok ilaca dirençli tüberküloz hastası olmak üzere 22.100 tüberküloz hastasını tedaviye başlattı.

Kaynak: MSF 2017 Uluslararası Faaliyet Raporu


Sınır Tanımayan Doktorlar her yıl dünyanın çeşitli ülkelerindeki çalışmalarının özetini yıllık faaliyet raporlarında sunar. Uluslararası Faaliyet Raporlarında yer alan Hastalıklar ve Faaliyetler Sözlüğü’nde çeşitli hastalıklara ve tedavi biçimlerine, ayrıca MSF’nin sistemli olarak yürüttüğü faaliyetlere dair güncel bilgi bulunur. Raporların Türkçe çevirilerine bu bağlantıdan ulaşabilirsiniz. 

Raporlarda hastalık ve faaliyetlere dair bilgiler, dünyada o dönemde yaşanan salgınlara göre değişiklik gösterebilir. Geçmiş yıllara ait raporlardan alınan bilgiler sitemizde ilgili başlıklarda erişime açıktır.

Yorum Yapın