G20 SAĞLIK BAKANLARI TOPLANTISINDA MSF'TEN 3 TEMEL KONUDA HÜKÜMETLERE ÇAĞRI

Hastanelere yönelik saldırılar, afet hazırlık ve ilaca dirençli enfeksiyonlar

MSF Uluslararası Başkanı Joanne Liu, 19 - 20 Mayıs 2017 tarihlerinde Berlin’de yapılan G20 Sağlık Bakanları toplantısında MSF’nin de çalışmalarını etkileyen şu 3 temel başlığa dikkat çekti: Hastanelere yönelik saldırılar, afet hazırlık ve ilaca dirençli enfeksiyonlar.

Dr. Joanne Liu şöyle konuştu: “Sağlık konusunda karşı karşıya olduğumuz sorunların çözümü için liderlerin bu sorunların üzerine gitmeleri ve kaynak ayrılması gerekiyor. Bu toplantıda yer alan dünyanın en güçlü hükümetlerine, dünyanın çeşitli bölgelerinde son derece tehlikeli koşullarda yaşayan insanların acılarına bir an önce son verilmesi, sağlık hizmetlerine ve ilaca erişimlerinin sağlanması yönünde harekete geçme çağrısında bulunuyoruz.”

Hastanelere yönelik saldırılar

Yemen’den Suriye’ye, Güney Sudan’dan Afganistan’a dünyanın birçok ülkesinde, sağlık tesislerinin devlet ve devlet dışı aktörler tarafından yağmalanması, yakılıp bombalanması sonucunda aralarında hasta, doktor ve hemşirelerin de bulunduğu binlerce sivil hayatını kaybediyor. Bu saldırılar, sağlık hizmetine ihtiyaç duyan kişilerin bu hizmetten mahrum kalması sorununu da beraberinde getiriyor. BM Güvenlik Konseyinin 2016 yılında oybirliğiyle aldığı sağlık çalışanlarının korunmasına yönelik 2286 nolu karara rağmen sağlık tesisleri ve çalışanları saldırıların hedefi olmaya devam ediyor.

Kunduz Travma Merkezi'nin (Afganistan) saldırıya uğramasının 1. yıldönümünde Cenevre Hastanesi'nde yapılan anma töreninde konuşan MSF Uluslararası Başkanı Joanne Liu. ©Reto Albertalli/phovea

MSF Uluslararası Başkanı Dr. Joanne Liu bu konuda şöyle konuştu: “Bazı ülkelerde hastaneler ve kliniklerin, topçu ateşi ve hava saldırılarıyla savaş stratejisinin bir parçası olarak kasıtlı hedef alındığını görüyoruz. Buna son verilmesi için daha fazla bekleyemeyiz. Bir an önce sağlık tesislerinin kasıtlı olarak hedef alınmasına son verecek ve sağlık sistemini güçlendirecek çözümleri konuşmaya başlamalısınız. G20 hükümetlerini, 2286 nolu BMGK kararının savaş bölgelerinde uygulanması ve böylelikle hasta ve yaralıları tedaviyle yükümlü sağlık çalışanlarını ve sağlık tesislerini hedef alan saldırıların sona ermesi yönünde harekete geçmeye çağırıyoruz.”

Afet hazırlık

2014 yılında Batı Afrika’da Ebola salgını ilan edildiğinde, salgınla mücadele edilmesi için çok az sayıda hükümet ve aralarında MSF’nin de bulunduğu yine sınırlı sayıda kuruluş harekete geçti. G20 hükümetleri; Dünya Sağlık Örgütü’nü (DSÖ) desteklemeli, afet ve salgın konusunda yapılan çalışmaların odağına bizzat bu durumlardan etkilenen insan gruplarını almalı ve DSÖ’ye ulusal sağlık kurumlarıyla işbirliği halinde sorumluluğunu yerine getirebilmesi için kaynak ayrılmalıdır. Ülkeler, salgınlar konusunda koordine ve etkili çalışmaların yürütülebilmesi için DSÖ’ye salgınları şeffaf ve hızlı bir şekilde bildirmelidir. Ayrıca, acil durum hazırlığı güvenlik perspektifi bakımından tehdit olarak algılanan bulaşıcı hastalıklarla sınırlı tutulmamalıdır.

Dr. Joanne Liu bu konuda şunları söyledi: “Acil durum hazırlığı temel bir gereklilik, ancak yeterli düzeyde değil. Eğer binlerce insanın hasta olmasını ya da hayatını kaybetmesini engelleyemiyorsanız yaptığınız hazırlıkların da bir anlamı kalmıyor. G20 hükümetleri, afet ya da salgınların kendi ülkeleri için yarattıkları tehditle mücadele etmek yerine bu insani krizlerden bire bir etkilenen insanların ihtiyaçlarına odaklanmalıdır.”

Ayrıca araştırma ve geliştirme çalışmaları (AR-GE), MSF’nin çalışma yürüttüğü ülkelerde yaşayan yoksul ve sağlık hizmetine erişimi olmayan toplulukları doğrudan etkileyen hastalıkları daha fazla görmezden gelmemelidir. G20 hükümetleri; DSÖ ve Salgın Hastalıklar Hazırlığında Yenilikçi Yaklaşımlar Koalisyonu’nun (Coalition for Epidemic Preparedness Innovations – CEPI) bu konuda yaptığı çalışmaları desteklemeli, AR-GE çalışmalarının sonuçlarının salgınlardan etkilenen ülkeler ve insanlar için makul fiyatlarda ve erişilebilir olması sağlanmalıdır.

Antimikrobik İlaç Direnci (AMR) ve İlaca Dirençli Tüberküloz (DR-TB)

MSF, 2016 Eylül ayında Antimikrobik Direnç (AMR) Yüksek Seviye Toplantısında yapılan deklarasyonunda hükümetler tarafından verilen taahhütleri olumlu bulmakla birlikte, G20 hükümetlerinin taahhütlerini yerine getirmeleri konusunda çekincesini dile getirmektedir. AMR konusunda küresel düzeyde çalışmaların yürütülmesi, bu çalışmaların hastaların ihtiyaçlarıyla ve özellikle sınırlı kaynakların bulunduğu ülkelerde sağlık sistemleriyle uyumlu olması, ancak hükümetlerin taahhütlerini yerine getirmesi ile mümkündür.

Dr. Joanne Liu bu konuya ilişkin olarak: “G20 hükümetleri; ilaca dirençli hastalıklarla mücadele için etkili ilaç, aşı ve tanı yöntemlerinin geliştirilmesine yatırım yapmalı ve bu yatırımların sonuçları ihtiyaç sahipleri açısından uygun fiyatlı ve erişilebilir olmalıdır. Bu da ancak AR-GE harcamalarının ilaç fiyatlarına yansıtılmaması (de-linking) ile mümkün olabilir. G20 hükümetlerini aynı zamanda, sağlık hizmetlerine sınırlı erişimi olan ya da olmayan toplulukların antibiyotik ilaçlara erişimini zorlaştıracak politikalardan uzak durmaya çağırıyoruz” dedi.

G20 hükümetleri, 2015 yılında AMR’den kaynaklı ölümlerin üçte birinin sebebi olan ilaca dirençli tüberküloz konusunda çalışmalar yapmalıdır. Tüberkülozdan etkilenen ülkelerin DSÖ tarafından önerilen uygulama ve politikaları hayata geçirmesi sağlanarak hastalığın küresel düzeyde sebebiyet verdiği ölümlerin önüne geçilmelidir. MSF, ayrıca G20 hükümetlerine yeni ve uygun fiyatlı tüberküloz tedavilerinin geliştirilmesine dayanan AR-GE çalışmalarını ve özellikle 3P Projesi’ni (Push, Pull, Pool: Çek, Topla, Destekle) destekleme çağrısında bulunmaktadır.

3P Projesi'yle ilgili daha fazla bilgiye aşağıdaki videodan ve bu bağlantıdan ulaşabilirsiniz.

Yorum Yapın