Akdeniz Göçü: "Batmaya Başladığında Gemideydim"

akdenizde göç batan gemi

Akdeniz Göçü: "Batmaya başladığında gemideydim"

5 Ağustos 2015'te 600 kadar insanı taşıyan bir ahşap gemi, Libya sahilinden 22 km. açıkta alabora oldu. Bir İrlanda deniz taşıtı olay yerine ilk ulaşan olarak kısa süre sonra gelen Sınır Tanımayan Doktorlar arama kurtarma gemisi "Dignity I" ile beraber kurtarma operasyonuna başladı. MSF ekibi 10 kişiyi kurtarmanın hemen sonrasında tedaviye aldı ve bu kişilerin 5 tanesi bir helikopterle tahliye edildi. Aşağıda, 300 kişi arasından kurtulmayı başaran bir kaç kazazedenin deneyimlerine yer veriliyor.

Filistin'den Mohammed, Diana ve Azeel

Dignity I gemisinde bulunan hastanede, Mohammed, 1 yaşındaki kızı Azeel'i göğsüne bastırıyordu. "Ben yüzebilirim, fakat kızım yüzemez. Geri kalan herkes su yüzünde kalmaya çalışırken onu sudan nasıl çekip alabilirdim?"

Neyse ki, Azeel'e ulaşabilmiş ve onu suyun derinliklerinde kaybolmadan kurtarabilmişti. Eşi Diana hayatta kalmayı başarmıştı fakat şokun etkisindeydi. Acil sağlık müdahalesine ihtiyacı vardı. Bu sebeple tüm aile yeterli ve nitelikli tedavi alabilmeleri için İtalya kıyı bölgesine gönderilecekti.

Bu Filistinli aile neler olduğunu hala tam olarak anlayamamıştı ve olanlardan ötürü travmanın etkisindeydi.

"Libya'dan yola çıktığımızda botta problemler baş gösterdi. Makine odasına giren sudan kurtulmaya çalışıyorduk. Bir süre durumun iyiye gittiğini düşündük, deniz sakindi. Ancak birdenbire bot sallanmaya başladı ve batmakta olduğumuzu anladık."

Dignity I botun battığı olay yerine ulaştığında, yüzen moloz parçaları dışında bottan eser kalmamıştı.

Mohammed ve ailesi Libya'da yaşıyordu ancak savaş dolayısıyla ülkeyi terk etmeye karar vermişlerdi.

Libya asiler ve milis kuvvetlerince ikiye ayrılmış durumda. Orada bizim ailemiz için bir gelecek yoktu. Libya'da çok kötü muameleye maruz kaldık ve devamlı olarak istismara uğradık. Kaçmak zorundaydık.

Suriye’den Alea, Dana ve Mohammed

Alea 5 aylık hamile Suriyeli bir kadın. MSF hemşiresi tarafından bebeğinin hala yaşayıp yaşamadığı kontrol ediliyor.

Alea, Dignity I'de yardım alırken titriyordu. Duygularını zor kontrol ediyordu ve tanık olduğu şok edici trajedinin etkisini üzerinden atamamıştı.

Dakikalar sonra sakinleştiğinde, "Batmaya başladığında geminin içindeydim." dedi. Eşi Mohammed, onunla beraberdi ve üzerinde yalnızca iç çamaşırları vardı. İliklerine kadar ıslanmıştı çünkü eşini sudan kurtarmıştı.

"Bunun hayatımın sonu olduğuna emindim. Ancak eşim beni kurtardı." dedi. Ne yazık ki bebeklerinin bu yolculuğu sağ atlatamamış olma ihtimali vardı.

Beş aylık hamile olan Alea endişeliydi son bir haftadır bebeğini hissedememişti. Botun içindeki hastane alanında, MSF hemşiresi Alea'yı dikkatlice yatağa yatırdı. Köşede bottan sağ kurtulmayı başaranlardan Dana, 17 yaşındaki Şamlı genç kadın ayakta bekliyordu çünkü ailenin yakın dostuydu. Hemşirenin sorularını gülümseyerek İngilizce'den Arapça'ya çeviriyordu.

Alea ve eşi hamilelik başladıktan sonra Libya'yı bir an önce terk etmek istemişlerdi. Kamu hastaneleri Libyalılar'la dolup taşıyordu ve kendilerinin parası olmadığından özel hastanede de tedavi olamıyorlardı. Sağlık hizmeti almak onlar için imkansız hale gelmişti. Şam'daki savaştan kaçan Dana ile Libya'da tanışmışlardı. "Her gün ceset ve kan görmekten çok yorulmuştum." diyor Dana. O ve 65 yaşındaki babası önce uzun ve tehlikeli bir yolculuk sonrasında Türkiye'ye gitmişti. Ancak amaçladıkları gibi Yunanistan'a geçememişlerdi çünkü bu geçiş uzun bir yürüyüş gerektiriyordu. Bunun yerine Türkiye'den Libya'ya giden bir uçakta yer bulup Libya'ya ulaşarak, sonrasında da bu botla Akdeniz’deki tehlikeli bir yolculuğu göze almışlardı. Hikayesinin bu bölümünü anlatırken sessizleşti. Bota bindikten sonra yaşananları hatırlamak, onu sessizleştirmişti.

Tüm bunlara rağmen bebeğinin hala yaşadığını öğrenmek, hayatta oldukları için şanslı oldukları gerçeğini bir kez daha hatırlatmıştı. Bebekleri yaşıyordu.