Akdeniz Göçü

MSF151537

Her yıl, yaşadıkları yerdeki şiddet, güvenlik problemleri ve zulümden kaçan binlerce insan Kuzey Afrika’dan Avrupa’ya ulaşmak için Akdeniz üzerinde çok tehlikeli bir yolculuğa atılmaktadır. Bu sebeple her yıl sayısız insan, Akdeniz Göçü sırasında hayatını kaybetmektedir.

Dünyanın birçok bölgesinde 59 milyondan fazla insan, evlerini terk etmeye zorlanmıştır. Yalnızca 2014’te 8.3 milyon kişi yerinden edilmiştir ve bu rakam, son yıllardaki verilerle kıyaslandığında, bir yıl içerisinde görülen en büyük artıştır.

İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana görülen en ciddi yer değiştirme olayı, çok sayıda zorlu sebepten dolayı gerçekleşmektedir. Suriye’de şiddeti gittikçe artan savaş ve Eritre’deki baskıcı diktatörlükten kaynaklanan zorlu yaşam koşulları gibi durumlardan ötürü, bir çok insan ülkesini terk etme yolunu seçmiştir.

Sınır Tanımayan Doktorlar (MSF) olarak, çalıştığımız ülkelerde insanları evlerinden kaçmaya zorlayan bu faktörleri birinci elden gözlemleyebiliyoruz. Birçok insan, evlerini terk etmeyi kesinlikle istememekle beraber, hayatlarını kurtarmak için başka seçenekleri olmadığını ve bu yüzden kaçtıklarını belirtmektedir.

Sonuç olarak, 2014’te Avrupa’ya botlarla ulaşan kişi sayısı çoktan 219,000’i geçmiş durumdadır ve BM Mülteciler Yüksek Komiserliği’nin raporunda belirtildiği üzere; toplamda 264,500 kişi şu ana kadar botlar üzerinde Avrupa’ya ulaşmıştır. Yunanistan, 158,456 kişi ile en fazla sayıda göçmenin varış noktası olurken, onu 104,000 kişi ile İtalya; 1,953 kişi ile İspanya ve 94 kişi ile Malta takip etmektedir.

Uluslararası Göç Örgütü’ne göre, Yunanistan’a gelen göçmelerin çoğu Suriye, Afganistan ve Irak’tan yola çıkmaktadır. İtalya’ya gelenler de çoğunlukla Eritre’den, daha sonra Nijerya, Somali, Sudan, Suriye, Gambiya ve Bangladeş’ten yola çıkanlardır.

İnsanların güvenli ve yasal yollardan sığınma ve göç hakkı elde etmesi gerekir ve kaçmakta olan insanların güvenlik, koruma ve daha iyi yaşam için izleyebileceği az sayıda güvenli yol vardır. Avrupa’nın sınırları kapalı olduğundan, insanlar sızıntı yapan aşırı kalabalık botlarda, dolandırıcılarla beraber yolculuk etmeye zorlanırlar. Tehlikeli deniz yolculuğundan önce bile bu insanlar, kıyıya ulaşmak için karadan -genellikle Libya gibi ülkeler üzerinden- çok riskli bir yolculuk gerçekleştirmek zorunda kalmaktadır.

Ancak arama kurtarma uzun süreli bir çözüm sunmaz. Daha güvenli alternatif yaşam koşulları sunulmadığı takdirde, bu insanlar insan kaçakçılarının elinde hayatlarını tehlikeye atmaya devam edeceklerdir.

Avrupa ülkeleri ve diğer geçiş sağlanan ülkeler, insan haklarına saygı duyarak, sığınak talep eden insanların ihtiyaçlarını garantiye alma sorumluluğundadır.

İhtiyaçlar devam ettiği sürece arama kurtarma kaynakları kullanılmaya devam etmelidir. Arama kurtarma çalışmaları ciddi biçimde arttığından, kurtarma için yeterli bot kalmadığı durumlar yaşanmaktadır. MSF’nin kurtarma botları aktif olarak en çok kaza yaşanan Libya sularına yakın bölgelerde devriye gezmektedir. MSF bu sebeple üye ülkelere yeterli kaynak sağlamaları için çağrı yapmaktadır.

Gelişmiş karşılama koşulları için olan ihtiyaç şunu gösterir: Şu anda daha güvenli ve yasal bir yol olmadığı için; bu insanlar İtalya ve Yunanistan deniz rotalarını kullanmak zorundadır. Bu ülkelerdeki karşılama koşulları da eksiklikler barındırır. Ne yazık ki insani biçimde karşılama yapmak için hazırlıksızdırlar. MSF, İtalya ve Yunanistan’daki varış noktalarında acilen insani koşullar düzenlemek konusunda çağrı yapmaktadır.

Barınma, yiyecek, su, sağlık, tıbbi yardım ve ruh sağlığı hizmetleri sağlanması, prosedürler gereğince şarttır.

Özellikle Yunanistan’da, Ege Denizi’ndeki çok sayıda adada barınan göçmenler dolayısıyla durum çok kritiktir çünkü kendilerini kabul edecek düzenli bir tesis bulunmamaktadır.

Avrupa ülkeleri, yerinden edilen toplulukların yalnızca küçük bir kısmını kabul etmektedir. Yerinden edilen insanların büyük kısmı da, çok az bölgede kabul gördüğünden, barınacak yer bulmakta zorlanmaktadır.

Örnek olarak, şu ana kadar neredeyse 20 milyon Suriyeli, devam eden çatışmalar dolayısıyla yerinden edilmiştir. 8 milyon kişi Suriye’nin başka bölgelerine kaçmıştır. 4 milyonu Suriye çevresindeki ülkelerde mülteci olarak yaşamaya devam etmektedir ve bu ülkeler sayısı artan Suriyeli nüfustan dolayı, bu sorumluluk altında ezilmiştir ve bu durumu nasıl idare edeceğini bilememektedir (Lübnan nüfusunun dörtte biri halihazırda Suriyelilerden oluşmaktadır).

Yalnızca bir milyonluk nüfusun çeyreği Avrupa’ya ulaşmayı başarabilmiştir; ki bu sayı, yerinden edilen insanların yalnızca 2%’sidir. Bu sebeple Avrupa’nın, acilen insanlık onuruna yakışacak şekilde sığınma politikaları üretmesi gerekmektedir.

MSF yardım etmek için ne yapıyor?

MOAS’ın (Açık Deniz Göçmen Yardım İstasyonu) botu Phoneix, geçen sene mültecileri kurtarmakta başarısız olmuştur.

MSF, 2002 yılı sonbaharında Avrupa’ya gelmek isteyen Akdeniz göçmenlerini kurtarma çalışmalarına başladı. Aynı anda MSF Lampedusa’daki bir kabul merkezinde sığınak arayışında olan göçmenlere tıbbi yardım sağlamak amacıyla bir program başlattı; ki halihazırda yıllardır başka ülkelerdeki göçmenlere bu amaçla yardım sağlamaktaydı.

Sınır Tanımayan Doktorlar, Akdeniz’de şu anda 3 arama kurtarma gemisi yürütmektedir:

MY Phoenix: MSF, Phoenix üzerinde 6 kişilik bir ekiple kurtarma sonrası bakım sağlamaktadır.
Phoenix, “Açık Deniz Göçmen Yardım İstasyonu” (MOAS- Migrant Offshore Aid Station) tarafından yürütülen bir arama kurtarma aracıdır ve bu aracın bütçesinin 50%’si MSF tarafından finanse edilir. MY Phoneix, 2 Mayıs’ta çalışmaya başlamıştır. Burada verilen tıbbi hizmetler, ilk basamak tedavisi, yaşama döndürme ve yaşam desteğidir.

Bourbon Argos: MSF, 9 Mayıs’ta Akdeniz’de ek bir gemiyi arama kurtarma çalışmaları için yürütmeye başlamıştır. Bu gemi 26 kişilik bir ekiple (14’ü MSF çalışanı) çalışmaktadır ve bu ekip; arama kurtarma uzmanları, tıbbi çalışanlar, su ve sağlık uzmanları ve lojistikçilerden oluşur. Bourbon Argos, kurtarılan 900 kişiyi karaya ulaştıracak kapasiteye sahiptir.

Dignity I: 13 Haziran’da, MSF 3. arama kurtarma ve tıbbi yardım botunu göndermiştir. 10 metre uzunluğundaki bu araç, 18 kişilik bir ekibe ve kurtarılacak 300 kişiyi taşıma kapasitesine sahiptir.

Şu ana kadar, bu üç bot toplamda 14,533 kişiye yardım sağlamıştır. MSF ekipleri daha sonra 1,166 kişiyi başka botlar tarafından kurtarıldıktan sonra İtalya’ya ulaştırmıştır; bu yolla toplam kurtarılan sayısı 15,699’a çıkmıştır.

Ek olarak, MSF 5 farklı ülkede kara üzerinde göçmen projeleri yürütmektedir.

2015-11-13_10_08_35-european_migration_crisisinfo10-2.pdf_-_adobe_reader

Sınır Tanımayan Doktorlar’ın Akdeniz’deki Avrupa göçmen aktiviteleri şeması (2015)

Tunus

MSF uzun zamandır Tunus, Zarsiz’teki balıkçılarla çalışmakta ve onlara arama kurtarma eğitimi vermektedir. Çünkü balıkçıların derin denizde avlandığı bölgelerin yakınlarında bir bot herhangi bir problemle karşılaştığı zaman, ilk müdahale edebilecek kişiler onlardır. Bu sebeple balıkçılara malzeme tedarik edilmiştir ve kurtarma konusunda eğitim verilmiştir. MSF aynı zamanda Tunus ve Libya Kızıl Haçı’na, bulunan cansız bedenlere müdahale konusunda eğitim sağlamıştır.

Sicilya

MSF, Pozallo’daki birinci kabul merkezi’nde, mültecilere, sığınmacılara ve göçmenlere geldikleri andan itibaren tıbbi yardım sağlamak için Sağlık Bakanlığı ile beraber çalışmaktadır. Aynı zamanda denizde herhangi bir sebepten dolayı (botlarının batması, yakınlarının kaybı vb.) travma yaşamış göçmenler için psikolojik ilk yardım desteği sağlanmaktadır.

Kültürel aracılardan ve psikologlardan oluşan bir grup, İtalya’da çağrıyı aldıktan en geç 72 saat sonra Palermo, Augusta, Pozzalo, Catania ve Lampedusa gibi karaya çıkılan farklı limanlarda pratik ve tıbbi yardım sağlamak için toplanmaya hazırdır.

MSF aynı zamanda Ragusa ilinin kabul merkezlerinde yaşayanlara ruh sağlığı desteği vermektedir. 2015’in ilk 6 ayında, ekipler gruplarda 300’den fazla kişiyle ilgilendi, 210 kişiyi ziyaret etti, 100 sığınmacıya psikolojik destek sağladı ve toplamda 530 kişiye danışmanlık hizmeti verdi. Bu desteklerden faydalanan insanların çoğu, yolculuklarından kaynaklı psikolojik travma yaşamışlardı ve büyük kısmı öncesinde hapsedilmiş; fiziksel ve psikolojik şiddete maruz kalmıştı.

2015 yılının Ocak ve Haziran ayları arasında, Pozzalo’daki MSF ekibi; 5,815 kişiye, karaya vardıkları andan kabul merkezlerine gönderildikleri ana kadar sağlık taraması yapmıştır. Temmuz ortasından bu yana da, MSF Roma’ya transit gidecekler için ruh sağlığı desteği vermektedir.

14 Ağustos’a kadar aynı MSF ekibi 376 ayrı psikolojik ve duygusal destek seansları düzenlemiştir.

Yunanistan

MSF, Midilli Adası, Idomeni (Makedonya sınırında bir yerleşke) ve On İki Ada’ya ulaşan göçmenler için tıbbi yardım sağlamakta ve destek malzemeleri dağıtmaktadır. Bu yılın başından beri, Yunanistan’daki MSF ekipleri gelen mülteci sayısında ciddi bir artış gözlemiştir. UNHCR’a göre (BM Mülteciler Yüksek Komitesi), ocaktan temmuza kadar hesaplanan süreçte, geçen yılın aynı dönemine oranla 750% artış gözlenmiştir. Yalnızca Temmuz ayında, 50,242’den fazla insan Yunanistan’a ayak basmıştır.

2014 yılının tamamında, yalnızca 43,500 kişi bu ülkeye giriş yapmıştır. Yunanistan’a gelenlerin büyük kısmı Suriye, Afganistan ve Irak’tan yola çıkmıştır.

İstanköy ve On İki Ada

Bu bölgelerde, gelenleri karşılamaya yönelik bir sistem henüz bulunmamaktadır. Bu durum, özellikle geçen haftalarda kendini göstermiştir. İstanköy’de 10 Ağustos tarihinde yerel otoriteler, biriken kayıt işlemlerini tamamlamak üzere; 1,000-2,000 Suriyeli’yi yiyecek, su ve güneşten koruma sağlamaksızın bir stadyuma hapsetmiştir. Otoriteler ses bombası, göz yaşartıcı gaz ve yangın muslukları kullanarak stadyum içinde tedirginlikle bekleyen ve bilgi almak isteyen topluluğu bastırmıştır.

MSF ekibi bu bölgelerde hamile kadınlar ve azınlıklar gibi kırılganlığı yüksek grupları tespit edebilmek için bir “hasar görebilirlik taraması” yürütmüştür. Ada boyunca tıbbi danışmanlık, psikolojik danışmanlık sağlamıştır ve kayıt olmayı bekleyen insanların kaldığı hurda durumdaki Captain Elias Oteli’nde de bu çalışmaları yürütmüştür. 10 Eylül’de, otoriteler bu otelin kapatılacağını duyurmuştur; ki bu adaya ulaşan insanların hiçbir kalacak yeri olmaması anlamına gelmektedir. Geçtiğimiz haftalarda Yunan otoriteleri Midilli Adası ve On İki Ada’dan Atina’ya feribot seferleri düzenleyerek adalardaki kalabalık nüfusu azaltmayı amaçlamıştır.

Mart ortasından 31 Ağustos 2015’e kadar MSF, 4,455 danışmanlık hizmeti vermiş ve 9000 kadar sabun, tarak, diş fırçası, havlu ve benzeri yiyecek dışı malzeme dağıtımı yapmıştır ve bunlara 2,400 uyku tulumu ve battaniye de dahildir.

15 Haziran’da MSF aynı zamanda On İki Ada’da hareketli klinikler işletmeye başlamıştır ve botlarla Türkiye’den ulaşan insanların yaşadığı küçük ada lokasyonlarını ziyaret etmiştir. 31 Ağustos’a kadar bu hareketli kliniklerde 979 danışmanlık hizmeti verilmiştir.

MSF aynı zamanda Midilli Adası’nda ve çevre bölgedeki adalarda ruh sağlığı desteği sağlamaktadır.1,785 kişi 31 Ağustos’a kadar bu grup danışmanlık hizmetlerinden ve 61 kişisel danışmanlık hizmetinden yararlanmıştır.

Midilli Adası

Yunanistan’daki adalar içinde karşılama tesisleri sağlayan iki adadan biri olan; fakat bu sistemin dağılmak üzere olduğu Midilli Adası’na bir MSF acil yardım ekibi ulaşmıştır. Burada MSF tıbbi yardım ve temizlik hizmetleri vererek malzeme yardımı sağlamakta; Kara Tepe ve Moria kamplarında su ve sağlık geliştirme çalışmaları yapmaktadır. MSF bunun yanında bir otobüs seferi başlatarak, adaya ulaşanların kuzeyde yer alan Mitilini karşılama tesisine kadar 70 km. boyunca yürümesinin önüne geçmiştir.

İdomeni

MSF, İdomeni çevresinde Makedonya sınırına yakın alanlarda, ilk olarak Yunanistan’a ulaşıp Kuzey Avrupa’ya devam etmek için yola çıkan göçmenlere yardım amacıyla hareketli klinikler yürüterek malzeme yardımı yapmaktadır. 3 Nisan’dan 30 Haziran’a kadar, MSF 4,463 kişiye danışmanlık hizmeti vermiştir ve insanları hastanelere sevk ederek hijyen ürünleri, enerji veren yiyecekler, battaniye ve çorap gibi malzemeler dağıtmıştır. Atina’da Ekim 2014’ten bu yana, iki Yunan organizasyonuyla beraber; işkence mağdurları için rehabilitasyon çalışmaları yürütülmektedir.

Sırbistan

2014 sonlarından bu yana, kayıt dışı göçmenler, sığınmacılar ve mülteciler için Macaristan sınırına yakın Suboca bölgesinde hareketli klinikler yürütülmekle beraber, gerekli malzeme dağıtımı yapılmaktadır. MSF ekibi aynı zamanda geçiş yapmak için Belgrad’da bulunan mülteciler için de hareketli klinik servisi sağlamaktadır. 12 Haziran’da Makedonya’ya yakın bir kasaba olan Precevo’da da tıbbi aktiviteler başlatılmıştır.

31 Ağustos’a kadar Sırbistan’da 5,072 danışmanlık hizmeti verilmiştir. Burada bulunan göçmenler Avrupa’nın kuzey bölgelerine geçiş yapmak için bekleyen gruplardır ve çok ağır yaşam standartlarıyla yüzleşmekle beraber; kısıtlı yardım almaktadırlar.

Macaristan

MSF yakın zamanda Macaristan-Sırbistan sınırındaki Rozke’de bir hareketli klinik hizmeti vermeye başlamıştır. Burada bulunan Suriyeli nüfus, Batı Avrupa’ya ulaşmak için geçiş yapmaktadır. 2,000 kadar insan her gün bu bölgeden geçiş yapmaktadır.

MSF kliniği her gün yaklaşık 100 kişiye ulaşmaktadır. Burada sürdürülen hizmetleri geliştirmek için, Macar hükümetiyle anlaşma süreci devam etmektedir.

Şu ana kadar iki çadırda, 7 yabancı çalışan ve yerel gönüllülerden oluşan ekip, bu yardım projesinde hizmet sağlamaktadır.

MSF148193

Sıkça Sorulan Sorular:

Kimler kurtarılacak?
Mülteci, göçmen ve sığınmacı; birbirinin yerine geçebilir terimler değildir. Aşağıda, bu birbirinden farklı terimler kısaca açıklanmıştır:

-Mülteci, ülkesini herhangi bir nedenle terk etmiş; dini, ırkı, ulusu veya bağlı olduğu bir sosyal grup sebebiyle zulüm görmekten korktuğundan ülkesine geri dönemeyen kişilere denir. Mülteci statüsü, Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komitesi tarafından veya anlayış gösteren bir devlet tarafından değerlendirilir.
- Sığınmacı, mülteci olduğunu kabul ederek bir başka ülkeden sığınak talebinde bulunan kişilere denir. Ancak bu kişilerin durumu hala tam olarak değerlendirilmemiştir.
-Göçmen, gelecek beklentileri, kendileri veya aileleri için herhangi bir sebeple başka bir ülkeye taşınmayı seçen insanlara denir.

Arama kurtarma çalışmaları yürüten bir insani yardım organizasyonu olarak, MSF yardım sağladığı ülkesini terk etmiş insanların statülerini değerlendirmeksizin, tamamen tıbbi yardım amacına yönelik hizmet verir.
Bizler yargılamayız; yalnızca tıbbi yardım ulaştırırız. MSF olarak, hiç kimsenin boğularak hayatını kaybetmemesi için elimizden geleni yaparız ve doğabilecek her türlü olumsuz sonucu engellemeye çalışırız.

MSF’nin tarafsız duruşundan ödün veriliyor mu?
Akdeniz’de hayatını kaybetmekte olan insanlara yardımcı olma zorunluluğunu hissediyoruz. Bizim için var olan bir problemi görmezden gelmek gibi bir seçenek yoktur ve bu yüzden, her zaman elimizdeki imkanları kullanarak ulaşabildiğimiz her bir bireye yardımcı olmayı seçiyoruz.

Denizden kurtarılan insanlar nereye götürülecek?

Birinci önceliğimiz, can kayıplarını önlemektir; ulaştırma sağlamak değil. Müdahale etmemiz gereken bir durum gerçekleştiğinde, Roma’daki Deniz Arama Kurtarma Koordinasyon Merkezi’nin direktiflerine göre hareket ederiz. Bu merkez, deniz kanunlarına göre, nerede olursa olsun kurtardığımız insanların karaya çıkarılması kararına varmıştır. Kural olarak, kurtarılanlar Sicilya’daki kabul merkezlerine ulaştırılmalı veya Phoenix’ten İtalya Sahil Güvenlik gemilerine transfer edilmelidir.

Yorum Yapın