Kongo sınırında ayrılan hayatlar

Uluslararası tıbbi insani yardım kuruluşu Sınır Tanımayan Doktorlar’ın (MSF) Kongo Demokratik Cumhuriyeti’nin kuzeyindeki saha projesinde koordinatör olarak görev yapan Sébastien Jagla, iki ülke arasında sürekli yer değiştiren Orta Afrikalı mültecilere yardım ulaştırmanın zorluklarını anlatıyor.

Chancela ve Remy, Gbadolite Hastanesi’ne birkaç gün önce geldiler. Chancela’nın ayağına bir kıymık batmış ve ayağı iltihap kapmış. Ayağını geleneksel tıp yöntemleriyle ve dua ederek iyileştirmeye çalışan Chancela, durumu kötüleşince hastaneye gelmiş. Bacağının alt kısmı ve ayağının kurtarılması artık mümkün değil, Chancela şimdi ayağının ameliyatla kesilmesini bekliyor. Birkaç ay önce, her şeyi ardında bırakıp Orta Afrika Cumhuriyeti’nden Kongo Demokratik Cumhuriyeti’ne gelmiş. Şimdi ona kız kardeşi bakıyor ve yiyecek bulmakta güçlük çekiyorlar. Fotoğraf: Carl Theunis / MSF, Ocak 2018.

“Orta Afrika Cumhuriyeti’nden (OAC) Kongo Demokratik Cumhuriyeti’nin kuzeyine gelen mülteciler bazen görünmez oluyor. 2017 yılı ortalarından beri, vahşet dolu çatışmalardan kaçan on binlerce insan Ubangi Nehri’nin karşı kıyısına geçerek Kongo Demokratik Cumhuriyeti’nin Gbadolite ve Mobayi-Mbongo bölgelerine geldi.

Bugünlerde bölgede yaklaşık 42 bin mülteci yaşıyor, birkaç ay önce yerinde edilmenin en yoğun olduğu dönemde bu sayı 67 bindi.

Mültecilerin izini bulmak zor. Bir çoğu, sadece birkaç kilometre ötede bulunan tarlalarına ve şiddet olaylarından arta kalan mal varlıklarına bakmak üzere OAC’ye gidip geliyor, yiyecek ya da geçim kaynaklarının peşinde düzensiz aralıklarla sınırı geçiyor.

Bu insanlar sürekli hareket halindeler; bazen yurtlarına dönüyor, bazen mülteci olarak yaşıyorlar ve iki statüden de fayda göremiyor, nehrin her iki yakasında farklı taraflardan şiddet görüp taciz ediliyorlar.

Kongolularla iç içe

Orta Afrikalı balıkçı Philippe bugün mülteci olarak Kongo Demokratik Cumhuriyeti’nde, Ndjambesembi Köyü’nde yaşıyor. Askerler onu nehirden uzakta yaşamaya zorluyor, oysa bu nehir Philippe’in geçim kaynağı. Fotoğraf: Carl Theunis / MSF, Ocak 2018.

Orta Afrika’dan gelenlerin bazıları sınırın Kongo Demokratik Cumhuriyeti tarafında yerleşik toplulukların arasında bir yer buldu, bazıları da nehrin bu yakasında Kongoluların kasaba ve köylerinin yanında kalacak yerler yaptılar. Bir çoğu burada ahşap kulübelerde kalıyor. Nehir boyunda yaşayarak balıkçılık ve çiftçilik yapabiliyor ve kendi memleketlerinden de fazla uzaklaşmamış oluyorlar. Ancak kimi zaman mevcut kaynaklara ve temel hizmetlere ulaşmakta sıkıntı yaşıyorlar.

Bu bölgelerde yaşayan Orta Afrikalı mülteciler Kongo Demokratik Cumhuriyeti veya BM Mülteciler Yüksek Komiserliği tarafından yapılan insani yardımın yoğunlaştığı kamplardan da uzak kalmış oluyor.

İnsani yardım alanında lojistik açısından önemli güçlüklerin yaşandığı bu ücra bölgede, uluslararası toplumun pek dikkatini çekmeyen bir krize müdahale etmeye çalışan az sayıdaki yardım kuruluşu buradaki mültecilere ulaşmakta zorlanıyor.

Tehlikeli geçişler

Mültecilerin birçoğu, Orta Afrika Cumhuriyeti’ne geçiş sırasında veya ülkelerinde bulundukları geçici süre içinde silahlı gruplar tarafından sık sık şiddete maruz bırakılsalar bile OAC ve Kongo Demokratik Cumhuriyeti arasında gidip gelmeye devam ediyorlar.

Bu mültecilerden biri bize, kahve hasadından kalanları toplamak için ülkesine geri döndü diye milislerin onu palayla yaraladığını anlattı. Silahlı adamlar onun nehrin öteki tarafında yaşamayı “seçtiğine” göre artık bu hasadı almaya hakkı olmadığını söylemişler.

Bazı mültecilerse sorunlarının ülkelerinde dönünce karşılaştıklarıyla sınırlı kalmadığını, her iki topluluk yararına manyok toplamalarına izin verildiği halde bu ürünün hasadını paylaşmakta ve suya erişim noktalarında Kongolularla anlaşmazlık yaşadıklarını anlattı.

İnsani yardım dağınık

George ve Sabine, anneleri Madelène Mokate ve dayıları Gaston Mandekuzu ile birlikte Mogoro sağlık merkezindeler. MSF’nin desteklediği bu merkezde tedavi gören George ve Sabine kardeşler yetersiz beslenmiş, ayrıca ikisi de nispeten hafif bir formda verem hastası. Babaları birkaç yıl önce ölen bu çocuklar Orta Afrika Cumhuriyeti’nde eski Seleka güçleriyle anti-Balaka arasında şiddet olayları başladıktan sonra anneleriyle ormanda saklanarak yaşamış. Gaston, Madelène ve çocukların sınırı geçmesine yardım edip onları yanına almış. Gaston ve mülteci arkadaşları, Kongo Demokratik Cumhuriyeti’nde de farklı silahlı gruplar ve siviller tarafından taciz edilmiş. Fotoğraf: Carl Theunis / MSF, Ocak 2018.

Eğer burada düzgün şekilde işleyen bir insani yardım sistemi olsaydı, bu gibi günlük gerilimler ve daha önemlisi, güvenli olmadığı bilinen bir yere dönerek risk alınması böylesine yaygın olmayabilirdi. Ama altı aydır devam eden insani yardım çalışmaları sırasında bu geçişlerin artık genel bir uygulama haline geldiğini gördük, burada yaşanan kriz hakkında bir farkındalık oluşmadı.

Bu, ölüm oranları veya çocuklarda beslenme yetersizliği düzeyi açısından bir acil durum olmayabilir fakat MSF’nin sabit ve gezici ekipleri bazı ciddi hastalıkların burada yaygınlıkla görüldüğünü gözlemledi.

İnsanların yerinden edildiği kriz ortamlarında çoğu kez olduğu gibi burada da sıtma, ishal ve solunum yolu enfeksiyonu en sık görülen hastalıklar.

Ekiplerimiz son derece kırılgan durumda olan ve özel ilgi görmesi gereken insanlarla karşılaşıyor, oysa burada halihazırda sınırlı olan sağlık sistemi ve temel hizmetler fazlasıyla baskı altında. Yerli topluluk da bundan olumsuz etkileniyor. Zor durumdaki bu mültecilerin görünür olmayışı, durumlarının yeterince bilinmemesi onlara yardım ulaştırma kapasitesini de azaltıyor.”

MSF 2017’nin Eylül ayı ile 2018’in Mart ayı sonu arasında Kongo Demokratik Cumhuriyeti’nin kuzey kesimindeki Gbadolite ve Mobayi-Mbongo’da iki hastane ve dokuz sağlık merkezine destek oldu, gezici kliniklerle hem mültecilere hem de ev sahipliği yapan topluluğa hizmet verdi. MSF ekipleri 38.600’den fazla tıbbi muayene gerçekleştirdi, 3.970 kişiyi hastaneye yatırarak tedavi etti, 5 yaşından küçük 2.000’den fazla çocuğa beslenme yetersizliği tedavisi uyguladı ve bir dizi hastalığa karşı yapılan aşılama kampanyası kapsamında 20.000’den fazla çocuğa kızamık aşısı yaptı. Lojistik ekiplerimiz 13 kuyu açıp diğer su kaynaklarının ıslah ederek bölgedeki su ve sanitasyon şartlarını iyileştirdi.

Sağlık Bakanlığı’na bağlı bazı çalışanlara MSF tarafından eğitim verilmesinin ardından bu bölgede başlatılan insani yardım çalışmaları Sağlık Bakanlığı’na devredildi. Ancak MSF herhangi bir acil durum halinde hemen müdahale etmeye hazır olmak için Nord-Ubangi vilayetinde kurduğu takip sistemini devam ettiriyor.

MSF 2017’nin Mayıs ayından beri Gbadolite’in doğusundaki Ndu Köyü’nde, Orta Afrika Cumhuriyeti’nin Bangassou kentinden gelen 12.000’den fazla mülteciye tıbbi destek hizmeti veriyor. Geçtiğimiz Kasım ayında çalışanlarına yapılan saldırının ardından MSF Bangassou’daki faaliyetlerini askıya aldı ama Orta Afrikalı mültecilere Ndu’da uzaktan destek vermeyi sürdürüyor.

Yorum Yapın