Libya’da esaretten kurtulmaya çalışan mülteciler yaralandı

Zorla tutulduklar yerden kaçmaya çalışırken yaralanan göçmen ve mülteciler, Beni Velid Hastanesi'nde tedavi altında. Fotoğraf: MSF.

Libya’nın Beni Velid kentinde insan kaçakçıları tarafından kaçırılarak esir alınmış mülteci ve göçmenler arasında 100’den fazla kişi, 23 Mayıs 2018 Çarşamba akşamı saat 5 ile 6 arasında, hapsedildikleri yerden kaçmayı başardı. Ancak kaçmaya çalışanların üstüne ateş açılması sonucu hayatını kaybedenler oldu, 25 yaralı ise Beni Velid Hastanesi’ne kaldırıldı.

25 Mayıs 2018 – Beni Velid’de yaşanan olaydan sağ kurtulan ve çoğu 10’lu yaşlarında olan Eritre, Etiyopya ve Somalili gençler, Avrupa’ya iltica etmeye çalışırken insan kaçakçılarının ellerine düştüklerini ve bu kişiler tarafından, Beni Velid ile Nesma kentleri arasında birden fazla defa satıldıklarını anlattı.

Uluslararası tıbbi insani yardım kuruluşu Sınır Tanımayan Doktorlar (MSF) ekibi, Beni Velid Hastanesi’ne getirilen 25 yaralının tedavisinde hastane çalışanlarına destek verdi. Hastaneye getirilenlerden 18’i hafif yaralı olup bu kişilere ilkyardım ve pansuman yapıldı, diğer 7 kişi ise silahla ağır yaralanmış olduğundan veya vücutlarında birden fazla kemik kırığı bulunduğundan hastanede tedavi altına alındı. MSF, hastanenin tıbbi malzeme stokunu takviye etmek amacıyla malzeme bağışında da bulundu.

İnsan kaçakçılarından kurtulan kişiler Sınır Tanımayan Doktorlar’a olayda en az 15 kişinin öldürüldüğünü ve çoğunluğu kadın olan en az 40 kişinin hapis tutuldukları yerde kaldığını anlattı.

MSF doktorları, uzun süredir tedavi gören ve iki bacağında da çoklu kırıkları olan bir hastayı Beni Velid'den sağlık tesisine sevk ediyor. Fotoğraf: MSF arşivi, Nisan 2018 - Christophe Biteau/MSF

Kurtulanlardan bazıları 3 yıla varan sürelerde esir tutulduklarını söyledi. Bedenlerindeki yara izleri, elektrik verilmesiyle oluşan belirgin izler ve iltihap kapmış eski yaralar, bu insanların çektikleri eziyete delalet ediyor. Travma geçirmekte olan bu gençlerin çoğu, 18 yaşından küçük refakatsiz (yanında yetişkin olmayan) çocuklar.

Beni Velid kentinde devlet hastanesi ve belediye çalışanları, sivil toplum kuruluşu üyeleri, itibar edilen kişiler, kolluk kuvveti üyeleri gibi bir grup insan hızla harekete geçerek, tutuldukları yerden kaçan göçmenlerin, onları kovalayan ve yeniden esir almaya çalışan insan kaçakçılarından ve silahlı adamlardan korunmasında önemli rol oynadı.

Olaydan kurtulanlar Beni Velid’deki emniyet güçlerinin nezareti altında, Beni Velid’in içinde bir güvenlik tesisine alındılar. Ertesi sabah (24 Mayıs) Trablus’taki gözaltı merkezlerine nakledildiler. MSF’nin Trablus’taki sağlık ekipleri bu göçmenlerin tıbbi bakımını sağlıyor. Silahla vurulmuş ve birden fazla kırığı olan ağır yaralı 14 hasta ise hastaneye sevk edildi.

MSF Program Direktörü Christophe Biteau durumu şöyle değerlendirdi: “Hastaların gereken tedaviyi görebilmesi için her türlü tedbir alınmalı, bu kadar ağır olaylar yaşamış, son derece kırılgan durumdaki insanlar daha fazla zarar görmekten mutlaka korunmalıdır.”

Keyfi gözaltı çözüm olamaz. Bu insanların acilen korunmaya ve destek almaya ihtiyacı var.

Bu olay, Libya’dan geçen pek çok göçmen ve mültecinin uzun zamandır yaşadığı dehşetin yeni bir örneği oldu. MSF ekiplerinin Beni Velid çevresindeki yasadışı hapishanelere erişimi bulunmuyor. Bu gibi yerlerde halen esir tutulan kaç kişi olduğunu bilmiyoruz, ancak Libya’da fidye için insan kaçırmanın giderek gelişen bir “iş kolu” haline geldiğini görüyoruz.

Avrupa Birliği’nin sponsor olduğu, göçmen ve mültecilere suçlu muamelesi yapan ve onları ne pahasına olursa olsun Avrupa kıyılarından uzak tutmayı amaçlayan politikalar da bu “iş kolu”nu destekliyor.

MSF yerel bir dernekle birlikte Beni Velid’de hastalarla ayda ortalama 100 görüşme gerçekleştiriyor; geçen yıla göre bu rakamda bir değişiklik olmadı.


Sınır Tanımayan Doktorlar (MSF) Beni Velid’de 1 yıldır faaliyet gösteriyor. Göçmen ve mültecilerin fidye almak amacıyla kaçırılıp fidye alınamadığında onlara işkence edilmesinin yaygın olduğu belirtilen bu bölgede, durum karşısında tıpkı bizim gibi dehşete düşen ve bu korkunç esaret şartlarından kaçmayı başaran insanlara destek olan Libyalı kuruluşlarla birlikte çalışıyoruz. MSF, yerel bir dernek olan Assalam ile işbirliği içinde, son derece kırılgan durumda, çoğu kez hem fiziksel hem de ruhsal açıdan çökmüş halde olan bu insanlara tıbbi destek sağlıyor ve ağır vakaların tıbbi sevkini düzenliyor. MSF daha önce, Trablus, Homs ve Misrata’da yasal olarak Libya İçişleri Bakanlığı’nın ve buna bağlı Yasadışı Göçü Engelleme Kurumu’nun sorumluluğunda bulunan gözaltı merkezlerinde çalıştı.

Yorum Yapın