Midilli’deki ağır hasta mülteci çocuklar tahliye edilmeli

Mohammed ve ailesi, Midilli Adası, Yunanistan. Ocak 2020. Fotoğraf: Anna Pantelia.

Atina, 23 Ocak 2020 – Yunanistan Hükümeti, Midilli Adası’ndaki Moria Kampı’nda kronik, karmaşık ve hayati tehlike oluşturan hastalıkları bulunan 140'tan fazla çocuğu, gerekli tıbbi bakımdan kasıtlı olarak mahrum bırakıyor. Sınır Tanımayan Doktorlar (MSF) Yunanistan Hükümeti’ni sağlık konusundaki bu çok ciddi tehlikeye karşı derhal hareket etmeye, ağır hasta çocukların hepsini gereken tıbbi bakımı görebilecekleri Yunanistan anakarasına ya da AB’ye üye diğer ülkelere tahliye etmeye çağırdı.

MSF’nin Yunanistan’daki tıbbi koordinatörü Dr. Hilde Vochten, “Diyabet, astım ve kalp hastalığı gibi sağlık sorunları olan pek çok çocuk görüyoruz,” dedi. “Bu çocuklar çadırlarda, çok kötü şartlarda, hijyenin sağlanamadığı ortamda yaşamak zorunda bırakılıyor, ihtiyaç duydukları uzmanlaşmış bakıma, ilaçlara ulaşamıyorlar. MSF olarak, çocukların acil tıbbi yardım almak üzere anakaraya nakledilmesi konusunda Yunanistan makamlarıyla görüşmelerde bulunuyoruz. Fakat, bazı çocuklar taramadan geçirildiği halde hâlâ hiçbiri anakaraya nakledilmedi. Hükümetin, aralarında bebeklerin de bulunduğu bu çocuklar için hızlı ve sistemli bir çözüm bulmaktaki isteksizliği insanı çileden çıkarıyor.”

Bu bekleyiş çocukların sağlığına zararlı. Ömürleri boyunca kalıcı olacak sonuçlara, hatta çocukların ölümüne yol açabilir bu.

Temmuz 2019’da Yunanistan Hükümeti, sığınmacıların ve kimlik belgeleri olmaksızın Yunanistan’a gelmiş kişilerin devlete ait sağlık tesislerinden faydalanma imkânını kaldırdı. Bu, 55 bin kişinin tıbbi yardım alamaması demek.

Midilli Adası’nda Moria Kampı’nın yanında bulunan MSF çocuk sağlığı merkezinde doktorlar Mart 2019’dan bu yana, kalp hastalığı, epilepsi ve diyabet gibi kronik ve karmaşık hastalıklardan mustarip 270’ten fazla çocuk hasta gördü. Bu hastaların uzmanlar tarafından özel olarak tedavi edilmesi gerekiyor, MSF sağlık merkezi böyle bir tedavi sağlayacak donanıma sahip değil. Midilli Adası’ndaki devlet hastanesi de mevcut hastalara eklenen bu hastalara bakım sağlayamıyor, bazı uzmanlık hizmetleri burada zaten mevcut değil.

Moria Kampı’nda yaşayan Afganistanlı Şamseye, kızının durumunu şöyle anlattı: “Zehra otizmli ve biz hemen hemen hiçbir zaman elektriği olmayan çok küçük bir alanda yaşıyoruz. Gecenin geç saatlerinde Zehra nöbet geçirdiğinde bize yardım edecek kimse yok.”

Benim tek istediğim kızımın da her çocuk gibi oyun oynayabileceği ve iyi bir doktor tarafından tedavi edileceği bir yerde olmak.

“Kızım Zehra otizmli ve ruh sağlığı sorunları var. Kaldığımız yerde su yok, çoğu zaman elektrik de yok. Zehra’nın oyun oynayabileceği kadar yer yok. Bu Zehra için çok çok çok zor bir durum. Kızımın da her çocuk gibi oyun oynayabileceği ve iyi bir doktor tarafından tedavi edileceği bir yerde olmak istiyorum. Bazen, hava çok soğuk olduğu ve ısınacak hiçbir şeyimiz olmadığı için Zehra geceleri nöbet geçiriyor.” Zehra’nın annesi Şamseye 23 yaşında, Afganistanlı. 6 yaşındaki Zehra Moria’da onlarca sığınmacının bir arada kaldığı bir odada, anne-babasıyla beraber ufak bir bölmede kalıyor. Elektrikler çoğu zaman kesik, mahremiyet yok, tuvaletler ve musluklar ortak kullanılıyor. Yaşam şartları Zehra’nın durumunu olumsuz etkiliyor. İhtiyaç duyduğu uzman bakımı, Midilli Adası’nda mevcut değil.
Fotoğraf: Anna Pantelia, Ocak 2020.

MSF 4 yıldır Moria Kampı’nda devletlerin politikaları sonucu oluşan insanlık dramına dikkat çekiyor. Şu an içinde bulunduğumuz durum, Avrupa Birliği ile Türkiye arasında 2016’da imzalanan anlaşmayla ortaya çıkan göç politikaların insanlara boş yere acı çektirdiğini ve birçok kişinin hayatını tehlikeye attığını açıkça göz önüne seriyor.

MSF Yunanistan Temsilcisi Tommaso Santo, “Caydırmaya dayalı adaletsiz göç politikalarının acısını çocuklar, kadınlar ve erkekler çekiyor,” dedi. Santo şöyle devam etti: “Ciddi hastalıklardan mustarip çocukları sağlık hizmetlerinden mahrum etmek, insanların iyiliğine inanmamanın son hamlesi oldu. Bu gerçekten akıl almaz bir durum.”

MSF şu çağrılarda bulundu:

  • Kronik ve karmaşık sağlık sorunlarından mustarip herkesin Midilli’den acilen tahliye edilmesi; bunda çocuklara öncelik veren bir düzenli transfer sistemi kurulması; bu kişilere, uzmanlaşmış sağlık hizmeti veren kuruluşlara yakın yerlerde, düzgün barınma imkânı sağlanması;
  • Yunanistan’daki bütün sığınmacılar, refakatsiz çocuklar ve belgeleri olmayan insanlar için ücretsiz, zamanında ve yeterli sağlık hizmetine erişimin acilen ve doğrudan sağlanması;
  • Midilli’de mültecileri ve sığınmacıları dehşet verici, insanlık dışı şartlarda tutan bu durdurma sistemine son verilmesi.

“Hastane, oğlum Abdul için uzman bakımının burada yapılamayacağını söyledi. Daha büyük bir hastaneye sevk edilmemiz gerekiyormuş. Hasta bir çocuğum var benim, tamamen felçli, saralı bir çocuk, uyuyamıyor bile. Şimdiye kadar burada kimse yardımcı olamadı bana. Ben yalnız bir anneyim, üç çocuğum daha var ve Midilli’de sıkışıp kalmış durumdayız.”
Somalili 27 yaşındaki Raido 4 çocuğuna tek başına bakıyor. Çocuklarıyla beraber 3,5 ay Moria Kampı’nda yaşadı, son 3 aydır Moria yakınlarında bir dairede yaşıyor. Raido’nun eşi, Yunanistan’a gelme kararından önce hayatını kaybetmiş. Raido, felçli Abdul’un bakımı konusunda hiçbir yardım alamıyor. Midilli Adası’nda bu çocuğunki gibi durumları değerlendirecek, tedavi edecek uzman doktor yok. Fotoğraf: Anna Pantelia, Ocak 2020.

 

“Oğlum Mohammed 3 yaşına basmak üzere. Beyninde bir rahatsızlığı var. Hastalığı yüzünden çok sık başı ağrıyor ve pek fazla konuşmuyor. Onu konuşturmaya çalışıyoruz ama konuşmaya uğraşınca ancak homurtu sesleri çıkarabiliyor. Şu anda zeytinlikte bir çadırda yaşıyoruz, elektriğimiz yok, ısıtma da yok. Tuvaletler ve duşlar buraya çok uzak, sıcak su da yok, o yüzden Mohammed’i ancak iki haftada bir defa yıkıyorum. Doktorlar bize hijyene dikkat edin, ortamı temiz tutun diyor ama bu imkânsız. Çadırı temiz tutmaya çalışıyoruz tabii, ama ne zaman yağmur yağsa her taraf çamur içinde kalıyor. Anne olarak kendimi hiç düşünmüyorum, tek derdim çocuklarım. Hastalığı yüzünden Mohammed’in başı ağrıdığı zaman elimden hiçbir şey gelmiyor, benim yapabileceğim hiçbir şey olmadığını biliyorum, onunla birlikte ağlıyorum sadece. Üç buçuk aydır buradayız. Burada Mohammed’i gören bütün doktorlar tedavi olması için muhakkak anakaraya geçmemiz gerektiğini söylüyor, ama biz hâlâ burada, Moria’dayız.”
Afganistanlı Gül’ün 2 çocuğu var, Moria Kampı’nın dışındaki zeytinlikte yaşıyor. 3 bin kişiyi barındırmak üzere yapılmış Moria Kampı’nda şu anda 19 bin kişi kalıyor. Fotoğraf: Anna Pantelia, Ocak 2020.

 

Sınır Tanımayan Doktorlar (MSF) 1996’dan bu yana Yunanistan’daki sığınmacı ve göçmenlere tıbbi ve insani yardım sağlıyor. 2014 yılında MSF, Türkiye’den Yunan Adalarına ve Yunanistan anakarasına gelen, giderek artan sayıda sığınmacı, mülteci ve diğer göçmenlerin ihtiyaçlarına karşılık vermek üzere Yunanistan’daki faaliyetlerini genişletti. MSF’nin Yunanistan’daki tıbbi yardım ekipleri 2016’dan bu yana temel sağlık hizmetleri, kronik hastalıklara yönelik tedavi, cinsel sağlık ve üreme sağlığı hizmetleri, fizyoterapi ve psikolojik destek veriyor, ayrıca kapsamlı bir sosyal destek paketi sunuyor. MSF ekipleri bugün Midilli ve Sisam adalarında ve Atina’da faaliyet gösteriyor.

Yorum Yapın