Akdeniz'de boğulanların sayısında keskin artış kaydedildi

Geçtiğimiz ay denizden kurtarılan ve Aquarius gemisine alınan 630 kişinin tamamı 9 Haziran'ı 10 Haziran'a bağlayan gece kurtarılmıştı. O gece Aquarius, 9 saat içinde 6 kurtarma operasyonu ve nakil gerçekleştirdi ve bu nakillerin tamamı İtalya Deniz Kurtarma Koordinasyon Merkezi’nin (DKKM) talimatları doğrultusunda yürütüldü. İki şişme bottan insanların kurtarılması sırasında, botlardan birinin gece karanlığında parçalanması ve 40’tan fazla kişinin denize düşmesiyle durum kritik bir hal aldı. Fotoğraf: Kenny Karpov/SOS MEDITERRANEE

Avrupa ülkeleri Akdeniz’de insani yardımın önünü keserken, boğulanların sayısında keskin bir artış kaydedildi.

Son dört hafta içinde, Akdeniz’i geçmeye çalışan 600’den fazla insan boğuldu veya boğulduğu kabul edildi*. Akdeniz’de hayatını kaybedenler arasında bebekler ve küçük çocuklar da var.

2018’de şimdiye kadar gerçekleşen can kayıplarının yarısına tekabül eden bu trajedi, Akdeniz’de sivil toplum kuruluşlarına ait hiçbir kurtarma gemisinin bulunmadığı sırada yaşandı.

Amsterdam/Marsilya, 12 Temmuz 2018 – Bir ay önce, arama kurtarma kuruluşu SOS MEDITERRANEE’nin Sınır Tanımayan Doktorlar (MSF) ile birlikte çalıştığı Aquarius arama ve kurtarma gemisinin denizden kurtarılmış 630 kişiyi limana indirmesi İtalya yetkililerince engellenmişti.

Bunun ardından sivil toplum kuruluşlarına ait kurtarma gemileri Avrupa devletleri tarafından daha da fazla engellendi.

Avrupa insanları denizde ölüme terk etti

“Avrupa’nın geçtiğimiz haftalarda aldığı siyasi kararların ölümcül sonuçları oldu" diyen MSF Acil Durum Koordinatörü Karline Kleijer, son gelişmelerle ilgili olarak şu açıklamada bulundu: "Soğukkanlılıkla alınan kararlar sonucu erkek, kadın ve çocuklar Akdeniz’de ölüme terk edildi. Bu, ölçüyü aşan ve asla kabul edilemeyecek bir tutum. Avrupa ülkeleri denizde zor durumda bulunan insanların hayatını kurtaracak tıbbi ve insani yardımın bilerek önünü kesmek yerine Akdeniz’de arama ve kurtarmaya ayrılmış özel ve aktif bir sistem kurmalı.”

Sivil toplum kuruluşlarının Malta, İtalya ve Libya arasındaki uluslararası sularda faaliyet gösteren kurtarma gemileri Avrupalı politikacılar tarafından “çekim etkisi” yaratmakla suçlanırken, son olaylar çaresiz insanların denizde kurtarma gemisi olup olmadığına bakmaksızın Libya’dan kaçmaya devam ettiğini gösterdi.

Şiddet, yoksulluk ve çatışmalar insanları hem kendi hayatlarını hem de çocuklarınınkini riske atmaya mecbur bırakıyor.

Avrupa devletleri Libya’da mültecilerin, sığınmacıların ve göçmenlerin maruz bırakıldığı son derece tehlikeli düzeydeki şiddet ve istismar vakalarının farkında ama ne olursa olsun insanların Avrupa’ya ulaşmasını engellemekte kararlılar.

Akdeniz’e “duvar örme” stratejisinin önemli bir parçası da, Libya Sahil Güvenliği’ni eğitip onlara ekipman ve destek vererek, denizdeki insanların önünü kesmelerini ve bu insanları Libya’ya geri götürmelerini sağlamak. İnsanları Libya’ya geri götürmek, Libya bandıralı olmayan gemilerin hukuken yapamayacağı bir iş, çünkü ülke güvenli bir yer olarak tanınmıyor.

Akdeniz’in uluslararası sularında kurtarılan insanlar Libya’ya geri götürülemez; uluslararası hukuka ve denizcilik kanunlarına göre bu insanların güvenli bir limana götürülmesi gerekiyor.

Akdeniz'deki arama kurtarma ekipleri, denizde sürüklenen ve batmak üzere olan bir bottan insanları kurtarmak için hazırlık yaparken, bottakiler de bota dolan suyu boşaltmaya çalışıyor. Fotoğraf: MSF arşivi, Mart 2017, Albert Masias/MSF

Dahası, AB destekli Libya Sahil Güvenliği bu yılın başından beri yaklaşık 10.000 kişinin yolunu keserek, bunun insan hayatı ve sağlığı üzerindeki sonuçlarını dikkate almaksızın onları Libya’daki gözaltı merkezlerine götürdü. Akdeniz’deki tüm arama-kurtarma faaliyetlerinin sorumluluğunu Libya Sahil Güvenliği’ne devretmenin tek sonucu, daha fazla insanın hayatını kaybetmesi olacaktır.

Öncelik hayat kurtarmak olmalı

Yıl içinde Akdeniz’i geçme girişimlerinin en yoğun yaşandığı dönem yaklaşırken acil öncelik hayat kurtarmak olmalı. İnsan hayatına hiç değer vermeyen ilkesiz kaçakçılar insanları, denizde kullanmaya uygun olmayan dayanıksız araçlara bindirerek onları tehlikeye sürüklemeye devam edecek.

Akdeniz’de insanların hayatını kurtarmak için yeterince kaynak sağlanmalı ve tam olarak işler vaziyette bir sistem kurulmalı. Bu yerine getirilmediği sürece, denizde tehlike altında olanlara yardım etmek ve gereksiz can kayıplarını önlemek için sivil toplum kuruluşlarına ait kurtarma gemileri hayati bir rol üstlenecek. Bu gemilerin kurtardıkları kişileri limana bırakmak ve gemilere ikmal yapmak gibi kurtarma operasyonlarının bir parçası olan işlemler en yakın güvenli limanı rahatça kullanabilmeleleri gerekir.

SOS MEDITERRANEE Başkan Yardımcısı Sophie Beau konuyla ilgili açıklamasında, “Denizden kurtarılan insanlara limanları kapatma yönündeki siyasi karar ve Orta Akdeniz’de görülen tam karmaşa hali, dünyanın en ölümcül deniz yolunda ölüm oranlarının artmasına sebep oldu,” dedi.

“Avrupa, bu ölümlerin sorumluluğunu kendi vicdanında taşıyor. Avrupa devletleri derhal harekete geçmeli ve denizde tehlike altında bulunan insanları kurtarma sorumluluğunun yasal çerçevesini oluşturan uluslararası denizcilik kanunlarına ve insancıl hukuka tamamen uygun davranılmasını temin etmeli.”

  • BM Uluslararası Göç Örgütü’ne (IOM) göre son dört hafta içinde, Akdeniz’i geçmeye çalışan ve aralarında bebeklerle küçük çocukların da bulunduğu 600’den fazla insan boğuldu veya boğulduğu kabul edildi.

Boğulan veya boğulduğu kabul edilen bu 600 kişiden en az 410’u Malta, İtalya ve Libya arasındaki ULUSLARARASI SULARDA hayatını kaybetti.

  • Aquarius gemisi, takvimimizdeki düzenli limana uğrama tarihi uyarınca halihazırda Marsilya limanında bekliyor. Şu anda denizdeki durum ve sivil toplum kuruluşlarına ait arama-kurtarma gemilerinin suçlulaştırılması nedeniyle, bir süre bekleyerek durum değerlendirmesi yapmak için kendimizi zorluyoruz. Aquarius, Temmuz ayında arama-kurtarma bölgesine dönecek (3 Temmuz’da Twitter'daki @MSF_Sea hesabından yaptığımız açıklama).

* BM Uluslararası Göç Örgütü (IOM) rakamları

Yorum Yapın