Aquarius kurtarma gemisindeki 629 kişi derhal en yakın limana indirilmeli

Şu anda MSF ve SOS MEDITERRANEE ekipleri, Aquarius gemisinin kaptanıyla birlikte İtalya DKKM’nin eylem planını bekliyor. Bu plan değerlendirilerek, seyahat etmenin güvenli ve kabul edilebilir olup olmadığına karar verilecek. Fotoğraf: Kenny Karpov/SOS MEDITERRANEE

Uluslararası tıbbi insani yardım kuruluşu Sınır Tanımayan Doktorlar (MSF), Avrupa Birliği üye ülkelerine geçtiğimiz haftasonu Akdeniz’de kurtarılan ve şu anda, SOS MEDITERRANEE ile MSF’nin birlikte çalıştığı Aquarius gemisinde bulunan 629 kişinin acilen karaya çıkartılmasını kolaylaştırmaları için çağrıda bulundu.

11 Haziran 2016 - Aquarius gemisi şu anda Malta ve İtalya açıklarındaki uluslararası sularda bulunuyor. Bu iki ülke, gemideki insanların karaya indirilebileceği en yakın güvenli limanlara sahip. Ancak her iki ülke de geminin bu limanlara girişine izin vermiyor.

MSF, geminin Valencia limanına girip yolcularını İspanya topraklarına bırakabileceğini bildiren İspanya’nın teklifini önemli bir insaniyet ifadesi olarak görüyor ve memnuniyetle karşılıyor. Ancak geminin Valencia’ya gidebilmesi için denizden kurtarılmış ve halihazırda bitkin durumda bulunan bunca insanın dört gün daha güvertede, tüm hava şartlarına açık ve aşırı kalabalık şartlarda deniz yolculuğu yapması demek.

Aquarius’ta şu anda azami kapasitenin çok üzerinde insan bulunuyor ve hava durumu giderek kötüleşiyor. Bu bakımdan MSF, yolcuların en yakın güvenli limanda indirilmesi ve buradan, tıbbi bakım görmeleri ve yasal işlemlerin yapılabilmesi için İspanya’ya veya diğer güvenli ülkelere nakledilmelerinin daha uygun bir seçenek olacağını dile getiriyor.

Bu süreçte İtalya DKKM’nin koordinasyonuyla Aquarius’a malzeme tedarik edilmeye başlandı. İtalya DKKM, Aquarius’ta bulunan insanların 500’ünü İtalya’ya ait iki gemiye nakledip, kalan 129 kişiyle Aquarius’un da katılımıyla hep birlikte İspanya’nın Valencia limanına gitme ve kurtarılan insanları oraya indirme planını sundu. Ancak bu plan, bitkin haldeki insanların gemide kalma süresini uzatacağından, insanların en yakın güvenli limana indirilip buradan İspanya’ya götürülmesi gerekir.

“Önceliğimiz refakatsiz çocuklar ve hamile kadınlar”

Gemideki birkaç kişide ağır ortopedik sorunlar ve bu sorunlarla ilişkili enfeksiyonlar mevcut. Bu kişilerin acilen cerrahi değerlendirmeden geçip ameliyat edilmesi gerekiyor, ancak MSF bu imkanı gemide sağlayamıyor. Fotoğraf: Kenny Karpov/SOS MEDITERRANEE

İnsanların karaya çıkartılmasının daha fazla ertelenemeyeceğini söyleyen Aquarius’ta görevli MSF doktoru David Beversluis, “Önceliğimiz, 18 yaşından küçük olup yanlarında refakatçisi bulunmayan 123 kişi, 11 çocuk ve 6 hamile kadının da aralarında bulunduğu bu 629 kişinin tamamını acilen karaya çıkarmak olmalıdır. Gemide tıbbi açıdan durum şimdilik stabil olmakla birlikte, yolcularımız bitkin halde ve yoğun stres altındalar” dedi.

Gemideki MSF ekipleri, boğulma ve hipotermi (vücut ısısının aşırı düşmesi) nedeniyle hayati tehlike atlatmış ve hayata döndürülmüş bazı hastaların durumu hakkında özellikle endişe duyuyor. Deniz suyu yutan insanların hızla ciddi akciğer rahatsızlıkları yaşaması mümkün, dolayısıyla bu hastalar gemide gözlem altında tutularak yakından takip ediliyor. Denizden kurtarılmış insanların pek çoğu su yuttuğunu söylüyor, dolayısıyla önümüzdeki günlerde akciğer hastalığı veya zatürre geçirme tehlikesiyle karşı karşıyalar.

21 hastanın vücutlarında ise, deniz suyu ve benzinin zehirli karışımına uzun süre maruz kalmanın meydana getirdiği ciddi kimyasal yanıklar mevcut. Şu anda bu hastaların durumları stabil, ancak önümüzdeki haftalarda yaralarının bakımının sürdürülmesi ve pansumanlarının değiştirilmesi gerekecek.

Son olarak, birkaç kişide ağır ortopedik sorunlar ve bu sorunlarla ilişkili enfeksiyonlar mevcut. Bu kişilerin acilen cerrahi değerlendirmeden geçip ameliyat edilmesi gerekiyor, ancak MSF bu imkanı gemide sağlayamıyor.

“AB ülkelerinin kabul edilemez sessizliği ve ataleti artık son bulmalıdır”

Denizden kurtarılan bu insanların güvenli bir limana indirilmesinin ardından, öncelikli olarak yapılması gereken bir iş de AB üyesi ülkeler ve AB kurumlarının harekete geçerek, İtalya gibi AB’nin sınırında bulunan ve denizden gelen mülteci, sığınmacı ve göçmenlerin yoğun olarak ulaştığı ülkelere destek vermek üzere hep birlikte çözüm üretmesi.

MSF’nin Aquarius’ta bulunan program koordinatörü Aloys Vimard, gemideki son durumu şöyle değerlendirdi: “Denizden kurtarılmış çaresiz insanların karaya çıkarılmasına izin vermemek, ‘zafer’ olarak görülemez. Bu, AB üyesi ülkelerin [mülteci krizinde] sorumlulukları paylaşmaktan kaçınması karşında atılmış yanlış bir adımdır. İtalya gibi, denizden gelenlerin ulaştığı sınırda bulunan ülkelere tüm AB ülkeleri destek vermeli, ortak çözümler bulunmasını sağlamalıdır. Avrupa Birliği’nin bu kabul edilemez sessizliği ve ataleti artık son bulmalıdır.”

Şu anda Aquarius gemisinde bulunan 629 kişinin tamamı Cumartesi’yi Pazar’a bağlayan gece kurtarıldı. O gece Aquarius, 9 saat içinde 6 kurtarma operasyonu ve nakil gerçekleştirdi ve bu nakillerin tamamı İtalya Deniz Kurtarma Koordinasyon Merkezi’nin (DKKM) talimatları doğrultusunda yürütüldü. İki şişme bottan insanların kurtarılması sırasında, botlardan birinin gece karanlığında parçalanması ve 40’tan fazla kişinin denize düşmesiyle durum kritik bir hal aldı. Fotoğraf: Kenny Karpov/SOS MEDITERRANEE


9-10 Haziran 2018 haftasonunda gerçekleşen kurtarma ve nakiller hakkında daha ayrıntılı bilgi

Şu anda Aquarius gemisinde bulunan 629 kişinin tamamı Cumartesi’yi Pazar’a bağlayan gece kurtarıldı. O gece Aquarius, 9 saat içinde 6 kurtarma operasyonu ve nakil gerçekleştirdi ve bu nakillerin tamamı İtalya Deniz Kurtarma Koordinasyon Merkezi’nin (DKKM) talimatları doğrultusunda yürütüldü. İki şişme bottan insanların kurtarılması sırasında, botlardan birinin gece karanlığında parçalanması ve 40’tan fazla kişinin denize düşmesiyle durum kritik bir hal aldı. Aquarius bu iki botta bulunan 229 kişiyi kurtardıktan sonra, İtalya DKKM tarafından, 9 Haziran’da İtalya Donanması ve İtalyan Sahil Güvenlik Kuvvetleri’nin denizden kurtardığı bir grup insanın bu gemiye nakledilmesi istendi. İtalyan Sahil Güvenlik Gemisi CP 312’den 129 kişi, yine İtalya Sahil Güvenliği’ne ait CP 319 gemisinden 64 kişi ve İtalya Sahil Güvenliği’ne ait CP 267 gemisinden 88 kişi Aquarius’a transfer edildi. Bunun ardından, San Giusto gemisinin yardımıyla Aquarius ekibi son bir nakil daha gerçekleştirdi: İtalyan ticaret gemisi MV Jolly Vanadio’nun denizden aldığı 119 kazazede Aquarius’a getirildi.

İtalya Deniz Kurtarma Koordinasyon Merkezi bu çalışmalarının tamamını başından sonuna dek koordine etti ve bu insanların hepsinin kurtarılmasının sorumluluğunu aldı. Ancak İtalya DKKM, denizden kurtarılmış insanların İtalya Donanma ve Sahil Güvenlik Kuvvetleri’ne ait gemilerden Aquarius’a transfer edilmesini istediği halde, şimdi, kurtarılan insanların güvenli bir limana getirilmesi konusunda sorumluluk almayı reddediyor.

Son olarak, yine İtalya DKKM’nin koordinasyonuyla Aquarius’a malzeme tedarik edilmeye başlandı. İtalya DKKM, Aquarius’ta bulunan insanların 500’ünü İtalya’ya ait iki gemiye nakledip, kalan 129 kişiyle Aquarius’un da katılımıyla hep birlikte İspanya’nın Valencia limanına gitme ve kurtarılan insanları oraya indirme planını sundu. Ancak bu plan, bitkin haldeki insanların gemide kalma süresini uzatacağından, yukarıda da belirtildiği gibi, insanların en yakın güvenli limana indirilip buradan İspanya’ya götürülmesi daha uygun olacaktır.

Şu anda MSF ve SOS MEDITERRANEE, Aquarius gemisinin kaptanıyla birlikte İtalya DKKM’nin eylem planını bekliyor. Bu plan değerlendirilerek, seyahat etmenin güvenli ve kabul edilebilir olup olmadığına karar verilecek.

Yorum Yapın