Amman Plastik Cerrahi Hastanesi: Hayata yeni bir başlangıç

MSF'nin Amman'daki Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Hastanesi'nde plastik cerrahlar, vücudunda ağır yanık olan bir hastaya deri grefti uyguluyor. Hastane daha çok, Irak, Yemen, Suriye ve Libya gibi çatışma ve şiddet olaylarının yaygın olduğu ülkelerden gelen hastaları ağırlıyor. Fotoğraf: J.B. Russell

Orta Doğu’da son 15 yıldır Irak, Suriye, Lübnan, Yemen ve Filistin gibi pek çok yerde savaş ve çatışmalar devam ediyor. En önemli sağlık tesislerinin yıkılması, sağlık personelinin azalması ve nüfusun giderek yoksullaşması nedeniyle çatışmanın doğrudan ve dolaylı mağdurlarının iyileşme imkanları da ciddi şekilde kısıtlandı.

2003’te Irak Savaşı başladığından bu yana pek çok insan yaralandı ve bu yaralanmalar nedeniyle hayatları değişti. Yaraları tedavi edilemeyenlerin durumu daha da kötüleşti, insanlar yürüyemez oldular; kimileri yatağa bağlandı, kimileri yemek yiyemez, konuşamaz hale geldi.

Patlama kaynaklı yaraların, kurşun ve şarapnel yaralarının, ağır yanıkların tedavisi çok özel yöntemler gerektiriyor. Bu tür tedavilerde ortopedi, çene ve yüz cerrahisi ile plastik cerrahi alanında uzman kişiler birlikte çalışmalı.

Uluslararası tıbbi insani yardım kuruluşu Sınır Tanımayan Doktorlar (MSF), Irak Savaşı’nın başlamasından üç yıl sonra, savaşta yaralanan ve sağlık hizmetine erişimi olmayan insanlar için Ürdün’ün başkenti Amman’da bir Plastik Cerrahi Programı kurdu. Şiddet olayları, 2008 Gazze Savaşı ve 2011 Arap Baharı ile bölgeye yayılırken program Suriye, Libya, Yemen ve Filistin’den gelen hastaları da tedavi etmeye başladı.

Artan ihtiyaç üzerine 2015’te bu program için bir hastane açıldı. Amman Plastik Cerrahi Hastanesi’nde 148 yatak, bir ameliyathane, üç adet müdahale odasının yanı sıra fizyoterapi bölümü ile psikososyal destek hizmetleri mevcut.

Program kapsamında Iraklı ve Ürdünlü dört ortopedi cerrahı, bir çene ve yüz cerrahı ve bir plastik cerrah, 4 bin 500’den fazla hastayı tedavi etti, 11 binden fazla ameliyat gerçekleştirdi. Hastanede günde ortalama 5-6 ameliyat yapılıyor.

2006’dan bu yana tedavi edilen vakalar ve bunların dağılımı

  • Ortopedik tedavi (yüzde 37): Bomba ve kurşun yaralanmaları sonucu kol veya bacaklarını kullanamaz hale gelen hastalara, kemiklerdeki hasarın olabildiğince giderilmesi için bir dizi ameliyat yapılıyor. El ameliyatları, ayrıca sinir ve tendon gibi yumuşak doku ameliyatları da gerçekleştiriliyor. Bunun yanı sıra, kemikte iltihaplanmaya sebep olmuş yaralar da (en sık görüleni kemik iliği iltihabı - osteomyelit) bu hastanede çok sıkı bir antibiyotik programıyla tedavi ediliyor.
  • Plastik cerrahi ve yanık cerrahisi (yüzde 42): Plastik cerrahi hastanesinde bomba, patlama ve başka şiddet olayları sonucunda ciddi yanık yaraları olan pek çok hasta var. Bunların büyük bölümü kadınlar ve çocuklar. Yanma, derinin büzülerek vücudun işlevlerine engel olmasına yol açabiliyor; kimi zaman görmeyi azaltıyor, kimi zaman da hastanın yeme ve konuşma becerisini etkiliyor. Hastanenin plastik cerrahı yanıktan etkilenen bölgelerde işlev kaybını gidermek amacıyla, hasar gören bölgeye sağlam deriden parça eklemek gibi yöntemlerle derideki büzülmeleri düzeltiyor.
  • Çene ve yüz cerrahisi (yüzde 14): Çene, boyun ve yüzünden yaralanan hastaların bir çoğunda kemik hasarı, cilt ve yumuşak doku hasarı meydana geliyor ve bu durum nefes almalarını, yemek yemelerini ve konuşmalarını da etkiliyor. Bazı hastaların alt dudak, alt dişler veya alt çenenin tamamını kaybettiğini, böyle durumlarda özel plastik cerrahi yöntemleriyle ilgili kısımların yeniden yapıldığını anlatan Dr. Rasheed Al Sammaraie, “Bu kayıpları yaşayan bir insanın yeniden konuştuğunu, yemek yediğini ve gülebildiğini görmek müthiş bir duygu” diyor.

Bütüncül Yaklaşım: Fizyoterapi ve Psikososyal Destek

23 yaşındaki Suriyeli bir hasta*, bir bombanın yakınında patlaması sonucu bir bacağını kaybetmiş. Şimdi MSF hastanesinde tedavisi sürüyor. Fizyoterapi tedavinin en önemli aşamalarından biri. Fotoğraf: Chris Huby

Amman Plastik Cerrahi Hastanesi’nde plastik cerrahi, fizyoterapi ve psikososyal destek birlikte sunuluyor.  2016’da bin ameliyatın yanında 3 bin 500 fizyoterapi seansı ve 3 bin psikososyal danışma seansı gerçekleşti.

Rehabilitasyon sürecinin en önemli kısımlarından biri fizyoterapi. Ameliyat olan hastanın vücut işlevselliğini yeniden kazanabilmesi ve yaralanan bölgenin tekrar güç kazanabilmesi için fizyoterapi görmesi gerekiyor.

Savaşın dehşetini ve travmasını yaşamış insanlar için psikososyal destek de hayati önem taşıyor. Psikososyal destek sürecinde, hastanede tedavi gören çocukların özel ihtiyaçları da tespit ediliyor. MSF bu süreci kolaylaştırmak için hastanede ders ve mesleki eğitim programlarının yanı sıra müzik ve sanat faaliyetleri yürütüyor.

11 yaşındaki Manal 2015’te Kerkük’te bir patlamada yaralanmış. Alnı, boynu, sağ kulağı, göz kapağı, sol dirsek ve bileği yanan, aynı zamanda buradaki kasları kasılan Manal, Ürdün’e gelene kadar hiç ameliyat olmamış. Manal sağ gözünü kapamakta zorluk çekiyor, gözü uyurken bile kapanmadığı için rahat uyuyamıyor. MSF hastanesinde fizyoterapistler Manal’ın gözüne masaj yapıyor ve ona bunu kendi kendine yapmayı öğretiyor.

Manal ameliyat olduktan sonra yoğun bir fizyoterapi gördü ve artık gözünü kapatıp iyi uyuyabiliyor. Ayrıca ellerini rahatça kullanarak gitar çalabiliyor. 2017’nin başında bu hastaneye gelen Manal, psikososyal ekibin gerçekleştirdiği faaliyetlerde pek çok arkadaş edindi. Pazartesi günleri genel müzik öğretmeni İsabel’le gitar çalmayı da çok seviyor.

Gitar çalan Manal’ın yanında, diğer çocuk hastalardan Shamsa görülüyor. 13 yaşındaki Halepli Shamsa, ailece yemek yedikleri sırada evlerine bir bombanın isabet etmesiyle yüzünden yaralanmış. Hastanede gördüğü tedavi kapsamında, vücudunun yeni deri üretmesi için Shamsa’nın boynuna doku genişletici konmuş. Shamsa’nın en keyif aldığı faaliyet ise psikososyal destek ekibiyle birlikte hastane dışında, müzeye ve çocuk parkı gibi yerlere geziye gitmek.

Araştırma ve yenilikler

Enfeksiyon kontrolü, mikrobiyoloji laboratuvarı ve antibiyotik uzmanlığı

Irak’ta bir bombanın patlaması sonucu sağ kolunu kaybeden ve sağ ayağından ağır yaralanan Haidar, Amman Plastik Cerrahi Hastanesi’ne geldiğinde yarası fena halde iltihaplanmıştı. Doktorlar enfeksiyonun ciddiyetini hemen anladılar, bakteriler sağ bacakta açığa çıkan kemiği fiilen yiyordu. Cerrah kemiğe debridman (yabancı maddelerin temizlenmesi işlemi) uyguladıktan sonra hastanenin mikrobiyoloji laboratuvarında yapılan testler Haidar’ın vücudundaki bakterinin son derece dirençli olduğunu gösterdi. Dünyada bu enfeksiyonu tedavi edebilecek yalnız bir veya iki çeşit antibiyotik vardı. Hastanede yürütülen antibiyotik uzmanlık programı kapsamında doğru antibiyotik tespit edilerek Haidar’ın agresif enfeksiyonu tedavi edildi. Eğer bu mümkün olmasaydı Haidar’ın bacağını da kaybetmesi işten değildi.

42 yaşındaki Bağdatlı elektrikçi Haidar, “O sabah saat 8’de işbaşı yaparken bir şey olacağını hissetmiştim” diye başlıyor anlatmaya. Haidar sepetli vinç üzerinde çalışarak elektrik tellerini onarırken, bomba yüklü bir aracın infilak etmesiyle ağır yaralanmış. Çok sayıda insanın hayatını kaybettiği bu patlamada sağ kolunu yitiren Haidar’ın sağ bacağında da ciddi bir yara vardı.

Haidar 2017’nin Şubat ayında Amman’daki hastaneye geldiğinde yürüyemiyor ve kolunu açamıyordu. İki çocuk babası Haidar altı ayda sekiz ameliyat geçirdi, yarası iyileşti, şimdi kendi başına yürüyebiliyor ve artık kolunu hareket ettirirken canı yanmıyor.

Hayatımın baştan başladığını hissediyorum,” diyor Haidar. “Bacağım yeni, giderek iyileşen kolum yeni, eşimle yeniden başladığımız hayat, her şey yepyeni.

2006’da Plastik Cerrahi Projesi başladığından bu yana, antibiyotik direnci sorununu çözmenin bir yolunu bulmak MSF için hayati önem taşıyor.

Tüm dünyada halk sağlığı alanında büyük bir sorun olan antibiyotik direnci, Orta Doğu’da savaşlarda yaralananların tedavisi söz konusu olduğunda daha da ağırlık kazanıyor. Çünkü bu yaralılar antibiyotik kullanımının düzenlenmediği, hastanelerde enfeksiyon kontrolü ve hijyen sistemlerinin yok edildiği ülkelerden geliyorlar. Bu ülkelerde şartlar gereği öncelik enfeksiyon kontrolüne değil, hayat kurtarmayı amaçlayan acil tedavilere veriliyor.

Amman Plastik Cerrahi Hastanesi’nde 2015 yılında, yaralarında enfeksiyona bağlı komplikasyonlar olan hastalara daha kaliteli tedavi sunmak ve bölgede tıbbi hizmet veren diğer kuruluşlara, ilaca dirençli ortopedik enfeksiyonların tedavisi konusunda rehberlik edebilmek amacıyla bir mikrobiyoloji laboratuvarı kurdu. Hedef, doğru ilacı doğru dozda ve doğru süreyle kullanmak ve antibiyotik kullanımını azaltmak; böylece antibiyotiğe dirençli enfeksiyon tehlikesiyle mücadele etmek.

Üç boyutlu yazıcı ile protez üretmek

MSF Vakfı, 2017 yılı başlarında Plastik Cerrahi Hastanesi’nde protez üretme amaçlı üç boyutlu baskı projesini başlattı. Amaç, kol ve bacaklarını üst kısımlardan itibaren kaybedenler için klasik proteze alternatif protezler tasarlamak ve üretmek.

El, ayak, alt kol ve bacak kayıplarında birçok protez seçeneği bulunsa da, kol ve bacaklarının daha büyük bir bölümünü (üst kol ve bacağı, gövdeye bağlanma yerine yakın noktadan) kaybedenlerin alternatifleri oldukça sınırlı.

Üç boyutlu baskı ekibi, bu gruptaki hastalar için daha hafif ve daha uygun maliyetli protez üretmeyi hedefliyor. Üç boyutlu yazıcıyla üretilen protezler, klasik protezden çok daha hızlı üretilme potansiyeli taşıyor.

Ekip her hastada protezin takılacağı bölgenin ölçüsünü aldıktan sonra yazılım kullanarak protez tasarlıyor. Daha sonra üç boyutlu yazıcıdan alınan özel protez vücuda daha iyi bir görünüm vermenin yanı sıra kişinin bazı işlevleri yerine getirmesine imkan sağlıyor. Bu proje henüz ilerleme aşamasında olsa da gelecekte MSF’nin çalıştığı başka bölgelerde de ihtiyaçları karşılaması umuluyor.

Yorum Yapın