Bangladeş: Difteriyi nasıl tedavi edeceğimizi hemen öğrenmek zorundaydık

MSF sağlık ekibi lideri Carla Pla, Bangladeş’in güneydoğusunda mültecilerin yerleşim yerlerinde başlayan salgında difteri tedavisinin zorluklarını anlatıyor.

MSF sağlık ekibi lideri hemşire Carla Pla. Fotoğraf: Anna Surinyach

22 Şubat 2018 - “Aralık ayında Bangladeş’in Cox’s Bazar bölgesinde difteri salgını patlak verdiğinde, bölgedeki Balukhali kamp alanında hizmet veren MSF ekibi mevcut hastalara güçlükle yetişiyordu. Zira Cox’s Bazar bölgesinde, son altı ay içinde Myanmar’daki şiddet olaylarından kaçarak Bangladeş’e gelen 700 binden fazla Rohingya mülteci, daha önceki krizlerde buraya gelen binlercesiyle birlikte çok büyük ve aşırı kalabalık olan düzensiz yerleşim alanlarında, derme çatma yerlerde yaşıyordu.

Havadan bulaşan bir hastalığın yayılması için gereken tüm şartlar vardı burada. MSF, Balukhali kliniğinden birkaç kilometre ötede, Moynarghona’da yeni bir hastane yapmaya başlamıştı. Durumun aciliyeti üzerine bu binayı difteri tedavi merkezi olarak açtık. Difteri olduğundan şüphe edilen hastalar
bölgedeki diğer sağlık tesislerinden buraya sevk edilmeye başladı.

25 Ağustos 2017’de Myanmar’da Rohingyaları hedef alan şiddet olayları başladığından beri 650 binden fazla Rohingya mülteci, Bangladeş’in güneydoğusundaki Cox’s Bazar bölgesine geldi. Daha önce yine şiddetten kaçarak buraya gelen mültecilerle birlikte, bugün 700 binden fazla kişi bu bölgede yaşıyor. Fotoğraf: Sara Creta

Yoğunluğu bir düşünün: Civardaki düzensiz yerleşimlerde on binlerce mülteci yaşıyor ve difteri şüphesi bulunanların çoğu bize yönlendiriliyor.

Hiç böyle bir şey görmemiştik, difteriyi sadece ders kitaplarından tanıyorduk, çünkü en son difteri salgınının üstünden onlarca yıl geçmişti [kısa süre önce Yemen’de de bir difteri salgını oldu]. Difteri hastalarını nasıl tedavi edeceğimizi bir an önce öğrenmek zorundaydık.

En önemlisi ve en zoru, salgının yayılmasını önlemek amacıyla hastaları diğer insanlardan ayırmak, karantinaya almaktı.

Elisa Compagnone’un görevi, topluluk içinde çalışan MSF ekipleriyle birlikte insanlara hastalıkları tanıtmak ve hastalandıkları zaman nereye başvurabileceklerini, ne yapmaları gerektiğini anlatmak. Bu ekipler ayrıca sahada muhtemel vakaları bularak teşhis ve tedavi için sağlık merkezlerine yönlendiriyor. Fotoğraf: Sara Creta

Difteri şüphesiyle gelenlerin çoğunda öksürük, yüksek ateş ve boğaz ağrısı görülüyor. Boğazın kalın bir membranla kaplandığını, bademciklerin üstünde beyaz bölgeler oluştuğunu görüyorsunuz, boğaz da çok şişmiş oluyor. Kimi hastalar bronkospazm geçiriyor. Membran hastanın boğazını kaplayıp solunumu engelleyebiliyor. Difteri ayrıca nabzı hızlandırabiliyor, felce neden olan nörolojik rahatsızlıklara yol açabiliyor.

Teşhis doğrulandıktan sonra sırada tedavinin en çok dikkat edilmesi gereken kısmı var: Difteri antitoksininin uygulanması. Damar yoluyla verilen ilaç yan etkilere sebep olabilir ve doğru müdahale edilmezse, ölümle bile sonuçlanabilecek komplikasyonlar görülebilir.

Dolayısıyla, özellikle uygulamanın başında, her hastayla bir sağlık çalışanının birebir ilgilenmesi lazım; çünkü yan etkileri durdurabilmek için onları hemen yakalamanız gerek. Genelde hastayı 48 saat içinde taburcu ediyoruz ama iş burada bitmiyor. Hastanın son yedi gün içinde temas ettiği herkese ulaşıp, onları difteriden korumak ve salgını durdurmak için aşı yapmak ve koruyucu tedavi uygulamak gerekiyor.

Difteri önlenebilen bir hastalık ve aşısı da, çocuklukta uygulanan temel aşı paketinde yer alıyor. Buna rağmen, burada difteri olan çok sayıda çocuk gördük. Bu da, mültecilerin daha önce hemen hemen hiç aşılanmamış olmasından kaynaklanıyor.

Bazı hastalarımızı difteri nedeniyle kaybettik; bu hepimiz için çok üzücüydü. Bize çok geç getirilen bir erkek çocuk vardı. Hepimiz çok uğraştık ve çocuğun iyileşeceğinden yana umutluyduk. Fakat hayatını kaybetti. 'Neden bu kadar geç getirdiler onu?' dedim, 'Neden aşı yapılmamıştı?' Sonra kabul ediyorsunuz, hayat böyle bir şey ve bize düşen de bazı şeyleri elimizden geldiğince değiştirmek.

Başka bir gün, yine küçük bir çocuk getirdiler. Çok yorgun bir küçük kız çocuğuydu; boğazı acıdığı için hiçbir şey yemek istemiyordu ve çok korkuyordu. Derme çatma yerleşimlerden birinden buraya, herkesin yüzünde maskelerle çalıştığı ve onun bilmediği bir dilde konuştuğu bir yere gelmişti.

Onunla birlikte bir film izledik, tedavisine başladık, sonra ufak ufak gülmeye başladı. Ertesi gün, taburcu edilirken gördüm onu. 'Herkesin eline sağlık!' dedim o zaman. Bu da bizim işimizin en güzel tarafı.”


MSF Şubat ayı sonu itibarıyla Cox’s Bazar bölgesinde 4.600’den fazla kişiye difteri tedavisi uyguladı. Bunların çoğu 5-14 yaş arası çocuklardı. Salgının hız kesmesiyle birlikte, difteri tedavisi yapan üç tesisten ikisi başka alanlarda sağlık hizmeti vermeye başladı. 

Yorum Yapın