Bangladeş: Rohingya mültecilere yönelik çalışmalar

Bangladeşli sağlık eğitmenlerinden Kursheda (sağda), sağlığına kavuşan bir hastaya, 600'den fazla kişiye MSF tarafından dağıtılan su filtresinin nasıl kullanılacağını gösteriyor. Fotoğraf: Dean Irvine

Uluslararası tıbbi insani yardım kuruluşu Sınır Tanımayan Doktorlar'ın (MSF) Rohingya mültecilere yönelik tıbbi insani yardım çalışmaları ve Bangladeş’in Cox’s Bazar bölgesinde MSF tarafından yürütülen çalışmaların özeti

Güncelleme: Mayıs 2018 (Ocak 2018, Ekim 2018)

  • Sağlık tesisi sayısı: 10 sağlık ocağı; 3 birinci basamak sağlık merkezi (7/24 açık); yatarak tedavi imkanı bulunan 5 sağlık merkezi (24 saat ikinci basamak sağlık hizmeti).
  • Çalışan sayısı: MSF, dünyanın en hızlı gelişen mülteci krizine gereğince karşılık verebilmek için Cox’s Bazar’daki çalışanlarının sayısını 2.000’in üzerine çıkardı. Bölgedeki ekiplerin büyük bölümü Bangladeş vatandaşlarından oluşuyor.
  • Hasta sayısı: Ekiplerimiz 2017 Ağustos’undan 2018 Nisan sonuna kadar 506.324 ayakta tedavi, 10.655 yatarak tedavi gerçekleştirdi.
  • En yaygın hastalıklar: Hepsi olumsuz şartlarda yaşamakla ilgili olan, solunum yolu enfeksiyonu, ishalli hastalıklar, cilt hastalıkları; ayrıca kronik hastalıklar.
  • Su ve sanitasyon: Hastalıkların yayılmasını önlemek bakımından büyük önem taşıyor. Bu alandaki faaliyetler kuyu ve tüp kuyu kazılması, yer çekimine dayalı yeni bir su tedarik sisteminin kurulması, tankerle su taşıma, eski tuvaletlerin sökülmesi, yeni ve sürdürülebilir tuvalet kurulumu, klorlama ve meskenlerde kullanılabilecek su filtresi dağıtımı.
  • Ruh sağlığı hizmetleri: Bu hizmet artırıldı; mevcut ekiplere yeni danışmanlar eklendi, yeni kurulan sağlık ocaklarında hizmete başlandı ve topluluk içi sağlık çalışanları temel psikososyal destek verebilecek düzeyde eğitildi.
  • Topluluk içi çalışmalar: Ekipler insanları sağlık hakkında bilgilendirmeye, salgınların önlenmesi, tespiti ve durdurulmasına odaklanırken, takip grubu da mültecilerin yerleşim alanının yüzde 80’ini kapsayan verilerden nüfus, beslenme, ölüm oranı ve doğum oranı göstergelerini takip ediyor. Ekipler ayrıca aktif olarak vaka arıyor ve tespit ettikleri hastaları teşhis ve tedavi için sağlık tesislerine yönlendiriyor; aşıları eksik olanları bularak aşı olmaya teşvik ediyor. Sadece kadınlardan oluşan bir ekip de topluluk içinde çalışarak insanları cinsel sağlık ve üreme sağlığı konusunda bilgilendiriyor.

 

Mevcut sağlık sorunları

Muson mevsimi yaklaşıyor

Yaklaşan muson yağmurları ve başka doğal tehlikeler kamplarda ölümlere yol açabilir. Yüzbinlerce Rohingya hastalık salgını tehlikesi ve yardım dağıtımında aksamalar yaşanması riskiyle karşı karşıya. Mevcut meskenler ve yapılar, sel ve tayfun gibi ağır hava koşullarına dayanacak sağlamlığa sahip değil. Barınma imkanları, zarar görmeye en açık durumdaki mültecilerin korunma ihtiyaçlarını karşılamaya yetmiyor. Muson öncesi yağmurlarda toprak kaymaları yaşandı bile. MSF bu gibi doğal afetlerle birlikte çok sayıda insanın yaralanabileceği durumlara müdahale etmek ve afetin ardından oluşacak tıbbi ihtiyaçları karşılamak için hazırlıklarını tamamlıyor.

Kampın altyapısı zayıf olduğu için hem hastaların hem de sağlık çalışanlarının sağlık ocağı ve kliniklere ulaşması daha da güçleşecek.

200.000 Rohingya halihazırda sel tehlikesi altında. Sel, tuvaletlerin taşmasına ve içme suyunun kirlenmesine de yol açabilir.

Yağmur mevsimiyle birlikte solunum yolu enfeksiyonu riski de artıyor. Mevcut hastalıkların ağırlaşması, toprak kaymasına bağlı yaralanmalar ve sudan bulaşan hastalıklar görülmesi de söz konusu.

Toprak kaymasına bağlı yaralanmalar

MSF bölgede şimdiden gerçekleşen toprak kaymalarında yaralanan bazı kişileri tedavi etti. Birkaç kişi toprak kayması nedeniyle hayatını kaybetti.

Suyla bulaşan hastalıklar

Akut sulu ishal, kolera, tifo, hepatit, şigelloz gibi sudan geçen hastalıklar; sıtma ve dang humması gibi sivrisineklerden bulaşan hastalıklar.

Kronik hastalıklar

Kutupalong-Balukhali mülteci kampında yaşayan bir kız çocuğu su taşıyor. MSF, temiz içme suyuna erişimin son derece kısıtlı olduğu kampta kuyular açtı ve su pompaları kurdu. Fotoğraf: Dean Irvine

Sınır Tanımayan Doktorlar (MSF) şu anda Cox’s Bazar bölgesinde astım, diyabet, yüksek tansiyon ve kronik obstrüktif akciğer hastalığı (KOAH) gibi hastalıkların hayatı tehdit eder noktaya geldiği akut durumlarda, tıbbi müdahalede bulunuyor ve hastaların klinik stabilizasyonunu sağlayabiliyor.

Ancak kronik hastalarda bakımın devamını sağlamak için çabalarımız sürüyor. Bunun için düzgün işleyen sevk mekanizmaları, tesisler, laboratuvar takibi ve insan kaynağı gerekiyor ve tüm bunların sağlanması için kat edilmesi gereken çok yol var. Bu açık, kronik hastalıkların ağırlaştığı kişilerin “Tepedeki Hastane”ye yatırılarak kapsamlı bir tedavi görmesi, bunun yanında tüm kronik hastaların sağlık ocaklarında verilen entegre sağlık hizmetleri kapsamında takip edilmesiyle kısmen de olsa kapatılabilir.

Aşılar ve aşıyla önlenebilen hastalıklar

Halen süren kızamık ve difteri salgınlarının örneklediği üzere, aşıyla önlenebilen hastalıklar bölgedeki Rohingya mülteciler için önemli bir sağlık sorunu olmaya devam ediyor. Kitlesel aşılama kampanyalarının tamamlanmasıyla birlikte hastalıkların görülme sıklığında büyük bir düşüş kaydedildi.

Ancak düzenli aşı kapsayıcılığı oranı oldukça düşük. Bu durum kampların aşırı kalabalık olması, yeterli su ve sanitasyonun sağlanamaması, Rohingyaların Myanmar’dayken düzenli sağlık hizmetine erişiminin çok yetersiz olması gibi başka etmenlerle de birleşince hem bölgeye yeni gelenler hem de Cox’s Bazar’ın yerli halkı açısından riskler doğuyor.

MSF, kendi tesislerinde çocukların ve hamile kadınların aşılanmasını başlatarak, Bangladeş hükümetinin kamplarda yürüttüğü düzenli aşılama kampanyasının genişlemesine destek oluyor.

MSF’nin tüm sağlık tesislerinde, çalışanlar kızamık, kızamıkçık, çocuk felci (ağızdan aşı), konjüge pnömokok ve tetanos aşılarıyla beşli karma aşıyı Bangladeş sağlık protokollerine göre uygulama yeterliğine sahip olacak. Bangladeş Sağlık ve Aile Bakanlığı, başka kuruluşların da desteğiyle kızamık ve difteri (beşli karma aşı içinde) aşı kampanyaları yürütüyor. MSF, sağlık ocaklarında sabit aşılama noktaları oluşturmak, gezici ekiplerin insan kaynağına katkıda bulunmak ve topluluk içi çalışma ekibiyle aşılamaya katılmak yoluyla bu kampanyaya destek veriyor.

Kızamık

2017’nin Eylül ayı ile bu yılın Nisan ayı sonu arasında MSF’nin tüm tesislerinde toplam 4.680 kızamık vakasına rastladık. Salgının sona erdiğini söylemekten uzak olsak da, vaka sayısının azaldığını söyleyebiliriz. Kamplara yeni gelen 5 yaşından küçük çocukların hepsine kızamık aşısı yapılıyor. Bu, MSF’nin en önemli önceliklerinden biri. Sağlık Bakanlığı tarafından, MSF’nin de desteğiyle iki tur kitlesel aşı kampanyası düzenlendi.

Difteri

Nisan ayı sonu itibarıyla MSF ekipleri Cox’s Bazar bölgesinde 5.883 kişiye difteri tedavisi uyguladı. Salgının en yüksek seviyeye ulaştığı dönemde MSF, üç sağlık tesisini sadece difteri tedavisine ayırdı. MSF Rubber Garden’da difteri tedavisine özel bir sağlık merkezi kurdu.

Sağlık ekipleri halihazırda yerleşim alanları içinde, difteri hastalarıyla temasta bulunmuş aile bireyleri ve diğer kişilerin takibini yapmaya devam ediyor.

Temaslı bireylere antibiyotiklerle önleyici ilaç tedavisi uygulanırken, topluluk içi çalışma ekibi de ilaçların gereği gibi kullanılması için günlük takip yapıyor.

Temaslı bireyler ayrıca difteriye karşı aşıyla korunmak üzere sağlık ocaklarına yönlendiriliyor. Teşhis tarihinden 30 gün sonrası itibarıyla, difteri sonrası muhtemel komplikasyonlara karşı gereken tıbbi bakımın sağlanması amacıyla hastaları takip eden bir MSF ekibi var. Difteri sonrası komplikasyonların veya başka bir hastalığın belirtisi olabilecek şikayetleri olan tüm hastalar, klinik olarak değerlendirilmek üzere MSF sağlık merkezlerine yönlendiriliyor. Burada uygun tedavi yapılıyor veya gerekmesi halinde hasta, palyatif (ağrı hafifletici) bakım ya da rehabilitasyon için başka sağlık merkezlerine sevk ediliyor. Tüm bu çalışmaların yanında Bangladeş Hükümeti difteriye karşı bir aşı kampanyası yürüttü.

Cinsel şiddet ve toplumsal cinsiyete dayalı şiddet

MSF, 25 Ağustos 2017 – 30 Nisan 2018 tarihleri arasında, cinsel şiddet ve toplumsal cinsiyete dayalı şiddete maruz bırakılmış 377 kişiye tedavi sundu. Bu kişiler 9 ila 50 yaşlarındaydı.

Tüm vakaların ancak çok az bir bölümünün MSF’ye ulaştığı düşünüldüğünden, gerçekte kaç kişinin cinsel şiddet ve toplumsal cinsiyete dayalı şiddete maruz bırakılmış olduğu tahmin edilemiyor.

Cinsel şiddet, cinsel saldırıya uğramakla ilişkilendirilen utanç duygusu ve damgalanma korkusu, mevcut tıbbi ve psikolojik destek mekanizmalarının bilinmemesi ve insanların Myanmar’dayken sağlık hizmetlerine erişimin son derece kısıtlı olması sebebiyle çoğu kez bildirilmiyor.

Cinsel sağlık ve üreme sağlığı

MSF anne-çocuk sağlığı ve üreme sağlığı alanındaki faaliyetlerini artırıyor. Doğumların çok azı sağlık merkezlerinde gerçekleşirken, evde doğumlar da çoğunlukla güvenli ve hijyenik olmayan şartlarda yapılıyor. MSF aynı zamanda çok sayıda kadının ve kız çocuğunun, tecavüz sonucu oluşan gebelikler nedeniyle tıbbi destek aradığına şahit oluyor.

Tecavüz sonucu oluşan gebeliklerde destek mekanizmalarına ulaşılamamasının, güvenli olmayan kürtaj, hatta ölüm gibi kötü sonuçları olabilir.

Tecavüz sonucu oluşan gebeliklerden bazıları epey ilerlemiş olduğundan, bu kadınlar ait oldukları topluluğa geri dönemiyor. MSF bu durumdaki kadınları ve kız çocuklarını bu alanda çalışan bir kuruluşun sığınağına sevk ediyor. Ancak bu tesisin kapasitesi de çok sınırlı.

Yaşanan tecavüzler sonucunda doğum oranlarında ciddi bir artış olup olmayacağını söylemek mümkün değil. Cox’s Bazar bölgesindeki yerleşimlerde üreme çağında çok sayıda kız çocuğu ve kadın olduğunu biliyoruz. Doğumların devam edeceğini tahmin ediyoruz, ancak MSF olarak belirli bir zaman dilimi içinde gerçekleşmesi beklenen doğum sayısı hakkında herhangi bir tahminde bulunamıyoruz.

Cinsel saldırı ve tecavüz de dahil olmak üzere çeşitli travmalar geçiren kişilerin tedavisi için sahada çalışan uzman personelimiz var. MSF’nin topluluk için çalışanları, yerleşim alanındaki insanları ziyaret ederek onları kuruluşun sunduğu ücretsiz hizmetler hakkında bilgilendiriyor; bu hizmetler arasında cinsel şiddete maruz bırakılanlara yönelik tedavi de var.

Kliniğimizde, aynı zamanda kadınlara ruh sağlığı desteği ve psikolojik danışmanlık da dahil, kapsamlı sağlık hizmeti sunuluyor. Her kadınla, onun kendine özgü durumu ve ihtiyaç doğrultusunda sunabileceğimiz seçenekler ve destek yöntemleri üzerine konuşuyoruz.

Ruh sağlığı ve psikososyal destek

Rohingya mülteciler, zorla yerinden edilmenin ve bu kadar zor şartlar altında yaşamanın ruh sağlığı üzerindeki olumsuz etkisinden muzdarip. Aralık ayında yayınladığımız geriye dönük ölüm oranları araştırmasının da ortaya koyduğu üzere, şiddeti son derece yüksek düzeyde yaşamış olan bu insanların ruh sağlığı alanında ciddi ihtiyaçları var. Bu ihtiyaca yönelik hizmetler, MSF’nin sunduğu desteğin önemli bir parçası olmaya devam ediyor.

Su ve Sanitasyon

Hastalıkların yayılmasını önlemekte temiz su ve sanitasyonun sağlanması önemli rol oynuyor.

Sanitasyon

Tıbbi müdahalenin yanında, temiz su ve sanitasyonun sağlanması hastalıkların yayılmasını önlemek için yaptığımız işlerin önemli bir ayağı. Acil duruma müdahalenin ilk safhasında hızla kurulan tesisler düşük kalitedeydi. Alandaki kalabalık ve sıkışıklık ise halen ciddi bir mesele. Bu yoğunluk, mevcut tesislere aşırı yüklenilmesine neden oluyor ve tuvaletlerin boşaltılması için buralara ulaşmayı giderek zorlaştırıyor. Bu durum da yerleşim alanında halk sağlığı risklerini artırıyor. Bu tuvaletlerin boşaltılması ve devreden çıkartılması, uygunsuz sanitasyon şartlarının düzeltilmesi için yapılacak öncelikli işlerden biri. MSF şimdiye kadar dolu veya taşmakta olan 438 tuvaleti açtı.

MSF’nin şimdiye kadar kullanıma soktuğu tuvalet sayısı 1.050. Bu, her gün yaklaşık 50.000 kişinin uygun bir tuvalet kullanabilmesi demek.

Temiz Su

Yüzeye yakın yeraltı suyunun kirlenme potansiyelini göz önünde bulunduran MSF bugüne kadar 10 tane derin kuyu (200 metre derinliğe kadar) kurarak temiz su sağladı. Bu kuyular MSF sağlık tesislerine su sağlamanın yanı sıra, borularla dağıtılmak suretiyle her biri 5.000 ila 30.000 kişiye temiz su ulaştırıyor. Topoğrafyanın böyle bir şebeke kurulmasına elvermediği bölgelerde MSF toplam 296 adet tüplü kuyu kazdı ve mültecilere temiz su sağlanabilmesi için elle çalışan tulumbalar kurdu. Ekipler, düzenli olarak bu kuyu ve tulumbaların bakımını sağlıyor.

Kısa süre önce tamamlanan, yerçekimine dayalı su şebekesi, kullanıma açıldığı tarihten bu yana (5 hafta içinde) 1.790.000 litre temiz ve klorlu su sağladı. MSF ayrıca sağlık tesislerine ve mültecilere tankerlerle günde yaklaşık 90.000 litre su taşıyor.

MSF meskenler düzeyinde temiz su temin edebilmek amacıyla, kampın altyapı olmayan genişleme alanlarındaki mültecilere filtre sistemli 1.000’den fazla su kovası dağıttı. Bunda en kırılgan durumdaki bireylere öncelik verildi (hamile kadınlar, 12 aylıktan küçük bebeği olan aileler, hiç yetişkinin bulunmadığı haneler, yaşlılar ve dullar). Sudan bulaşan hastalık salgınlarının görülebileceği alanlarda da önlem olarak bu filtrelerden dağıtılıyor.

Cox's Bazar bölgesinde MSF'nin çalıştığı yerler

MSF'nin Kutupalong-Balukhali kampındaki kliniğinde bekleyen hastalar. Fotoğraf: Dean Irvine

Sadar Hastanesi

MSF Mayıs ayı sonunda Cox’s Bazar’daki bölge hastanesinde Sağlık ve Aile Bakanlığı’na destek vermeye başlayacak. Kent merkezinde bulunan 250 yataklı bölge hastanesinde halihazırda günde 500 hastaya bakılıyor. MSF’nin desteği, hem hastalar hem de hastane personeli açısından enfeksiyon kontrolü ve önleme tedbirlerine odaklanıyor.

MSF hastanenin sağlık ve diğer alanlardaki tüm personeline enfeksiyon önleme ve enfeksiyon kontrolü konusundaki standart protokollere dair eğitim verecek, bu protokollerin uygulanması için gereken tüm malzemeleri sağlayacak ve mevcut personele takviye olarak 50 temizlik görevlisi istihdam edecek.

Ekip bunun yanı sıra yeni bir tıbbi atık boşaltma yeri ile ameliyathaneden ve doğumevinden gelen örtülerin yıkanması için bir çamaşırhane kuracak, çamaşırhanenin atık suyu için de bir arıtma sistemi oluşturacak.

Rubber Garden

MSF Cox’s Bazar’da görülen difteri salgını üzerine Aralık ayında, Kutupalong Yerleşim Alanı civarındaki Kamp 7’nin hemen dışında yeni gelenlerin transit merkezi Rubber Garden yakınlarında bir difteri tedavi merkezi açmıştı. Bu merkezde halihazırda difteri hastaları için 35 yatak var, gerekirse kapasiteyi 70 yatağa çıkarmak mümkün.

MSF ekipleri hastalığın yayılmasını engellemek için aktif olarak vaka bulma çalışması yaptı, temaslıları buldu (hastanın hanesine giderek hane halkının önleyici tedavi görmesini sağladı) ve hastaların izlemesini tamamladı.

Hastalar, halihazırda difterinin ardından oluşabilecek komplikasyonlara karşı tıbbi bakıma ihtiyaçları olup olmadığını görmek amacıyla MSF topluluk içi çalışma ekipleri tarafından teşhis tarihinden 30 gün sonrasına kadar izleniyor. Ayrıca, olası salgınlara hazırlık planları kapsamında merkezin kapasitesi 100 yatak daha artırılarak aynı anda birden fazla salgının olması, örneğin akut sulu ishal salgınının da görülmesi durumunda müdahalede bulunulabilecek bir tesis haline getiriliyor.

MSF bunların yanı sıra bir dizi hastalığın belirtilerine dair farkındalığı artırma çalışmaları yapıyor.

Kutupalong bölgesi

2E Kampı’nın hemen dışında bulunan, MSF’nin Cox’s Bazar’daki en büyük sağlık tesisi Kutupalong Yatarak Tedavi Kliniği 2009’dan beri hizmet veriyor. Klinikte 24 saat açık acil servis, ayakta tedavi birimi, çocuk hastalıkları bölümü ve yenidoğan ünitesinin de bulunduğu yatarak tedavi birimi, karantina yatakları, ishal tedavi bölümü ve ruh sağlığı birimi var.

Hastanenin sunduğu cinsel sağlık ve üreme sağlığı hizmetleri kapsamında, cinsel şiddete maruz bırakılmış kişiler için 24 saat açık tıbbi bakım imkanı mevcut. Tesiste, hayati tehlike teşkil eden acil durumlarda kan nakli yapılabilmesi için temel laboratuvar hizmetleri de veriliyor.

25 Ağustos’tan sonra, gelen kalabalık kitlelere hizmet verebilmek ve giderek artan sayıda hastaya yetebilmek amacıyla Kutupalong Kliniği’nin kapasitesi 50 yataktan 79 yatağa çıkartıldı. Bulaşıcı hastalık salgın ihtimaline karşı karantina biriminin kapasitesi de artırıldı.

Kliniğin yatak sayısını artırmak ve genel altyapısını, salgın durumunda çoğalacak hasta sayısının ihtiyaçlarına yetecek şekilde güçlendirmek için inşaat çalışmaları devam ediyor. Yeni ve daha geniş ayakta tedavi ünitesi tamamlanana kadar hizmet verecek geçici ayakta tedavi birimi 24 Aralık’ta açıldı. Bu birimde halihazırda günde 300’den fazla hasta tedavi görüyor. MSF şu anda doğum, cinsel şiddet, yenidoğan ve çocuk sağlığı bölümlerini de genişletiyor. Yatarak tedavi bölümünde de 110 yatak kapasitesine ulaşmak üzere yenileme ve genişletme çalışmaları devam ediyor.

MSF’nin Kutupalong düzensiz yerleşim genişleme bölgesinde birinci basamak sağlık hizmeti verdiği üç sağlık ocağı var (Kamp 3, 5 ve 7’de). Sağlık ocaklarında günde 300’den fazla hastaya bakılıyor. Bu noktalar genişletilmiş aşılama programının uygulanacağı sabit aşılama yerleri olarak da kullanılacak.

Balukhali bölgesi

Kamp 9

Balukhali’deki (Kamp 9) 75 yataklı tesisimiz 2017 Aralık ayının başında sadece difteri tedavi merkezi olarak hizmet vermeye başladı, diğer hastalıklara sadece acil serviste müdahale ediliyordu. 12 Ocak 2018’te bu tesis, yapılma amacı doğrultusunda, anne-çocuk sağlığı tesisi olarak hizmete açıldı. Şimdi burada çocuk hastalıkları bölümü (15 yatak) ve yenidoğan bakımı – yatarak tedavi verilen beslenme merkezi (15 yatak), doğum bölümü (10 yatak), acil servis ve gözlem bölümü (5 yatak) ve bir karantina ünitesi (20 yatak) ile hizmet veriliyor. MSF bu yerleşim alanında ayrıca iki sağlık ocağı ve bir ayakta tedavi birimiyle birinci basamak düzeyinde temel sağlık hizmetleri sunuyor.

Bunlara ek olarak bir ayrı bir yapı var. Burası faaliyete geçirildiğinde 30 yataklı bir karantina ünitesine dönüşüyor.

Difteri aşılamasında üçüncü tur tamamlandıktan sonra sağlık ocakları genişletilmiş aşılama programının uygulandığı sabit aşılama yerleri olacak.

Ekipler Şubat ayı boyunca burada 10.000’den fazla ayaklı tedavi gerçekleştirdiler.

Kamp 11 ve 18

MSF burada iki sağlık ocağıyla birinci basamak düzeyinde kapsamlı sağlık hizmeti, cinsel sağlık ve üreme sağlığı hizmetleri sunuyor (gebe izlem, doğum sonrası bakım, cinsel şiddet ve toplumsal cinsiyete dayalı şiddet karşısında tıbbi destek, jinekolojik muayene, aile planlaması).

Sağlık ocaklarının her birinde günde 200’den fazla hastaya bakılıyor.

Kamp 8

MSF 14 Nisan’da “Tepedeki Hastane” adı verilen 100 yataklı bir tesis açtı. Bu yarı-kalıcı yapıda 24 saat açık acil servis, yetişkin ve çocuklar için yatarak tedavi birimleri, yoğun bakım ünitesi, salgın durumunda kullanılabilecek 50 yataklı karantina ünitesi, cinsel sağlık ve üreme sağlığı hizmeti veren doğum bölümü, kronik hastalar için bakım ve takip birimi, laboratuvar hizmetleri ve ambulansla sevk sistemi mevcut.

Kamp 13

MSF burada bir sağlık ocağında ayakta tedavi, cinsel sağlık ve üreme sağlığı hizmetleri (gebe izlem, doğum sonrası bakım, cinsel şiddet ve toplumsal cinsiyete dayalı şiddet karşısında tıbbi destek, jinekolojik muayene, aile planlaması) ve ruh sağlığı alanında destek sunuyor. Burada bakılan hastaların yaklaşık yüzde 22’si 5 yaşından küçük çocuklar.

Hakimpara

Hakimpara düzensiz yerleşim alanında yaklaşık 34.000 mülteci yaşıyor. MSF’nin burada bir birinci basamak sağlık merkezi var; merkezde 8 gözlem yatağına sahip 24 saat açık acil servis, 6 karantina yatağı, ayakta tedavi birimi, doğumhanesi de olan cinsel sağlık ve üreme sağlığı bölümü bulunuyor. Burada cinsel şiddet ve toplumsal cinsiyete dayalı şiddet karşısında tıbbi destek ve ayrıca ruh sağlığı destek hizmetleri de mevcut. Klinikte halihazırda günde 150 hastaya bakılıyor. Ambulansla sevk sistemi de mevcut.

Hakimpara’daki MSF topluluk içi sağlık ekipleri, halkı sağlık konusunda bilgilendirme, salgınları önleme, tespit etme ve bunlara müdahale etme çalışmaları yapıyor. Bu amaçla nüfus, beslenme, ölüm oranı ve doğum oranı verilerini toplayıp takip eden bir gözlem ekibi var.

Jamtoli

Jamtoli düzensiz yerleşim alanında yaklaşık 55.000 mülteci yaşıyor. MSF’nin buradaki birinci basamak sağlık merkezinde 24 saat açık acil servis, ayakta tedavi birimi, çocuk ve yetişkin yatarak tedavi bölümü, cinsel sağlık ve üreme sağlığı, cinsel şiddet ve toplumsal cinsiyete dayalı şiddet karşısında tıbbi destek ve ruh sağlığı hizmetleri mevcut.

Günde yaklaşık 280 hastanın geldiği klinikte doğumhane, 8 gözlem yatağı, 6 karantina yatağı ve ambulans sevk sistemiyle 24 saat birinci basamak sağlık hizmeti veriliyor. MSF topluluk içi sağlık ekipleri Jamtoli’de halkı sağlık konusunda bilgilendirme, salgınları önleme, tespit etme ve bunlara müdahale etme çalışmaları yapıyor. Bu amaçla nüfus, beslenme, ölüm oranı ve doğum oranı verilerini toplayıp takip eden bir gözlem ekibi var.

Moynarghona

Moynarghona düzensiz yerleşim alanında 22.000’den fazla mülteci yaşıyor. MSF’nin Eylül’de burada faaliyete başlayan gezici kliniği daha sonra sağlık ocağına dönüştürüldü. Burada günde ortalama 160 hastaya bakılıyor. Bu sağlık ocağında acil servis, cinsel sağlık ve üreme sağlığı ile ruh sağlığını da içeren ayakta tedavi hizmetleri veriliyor.

MSF’nin topluluk içi sağlık ekipleri Moynarghona düzensiz yerleşim alanında da çalışıyor ve yine halkı sağlık konusunda bilgilendirme, salgınları önleme, tespit etme ve bunlara müdahale etmeye odaklanıyor; nüfus, beslenme, ölüm oranı ve doğum oranı verileri gözlem ekibi tarafından takip ediliyor.

Acil Durum Hazırlık Planımız kapsamında ve Sektörler Arası Koordinasyon Grubu ile Bangladeş Sağlık Bakanlığı’nın muhtemel salgınlara karşı hazırlıklarıyla uyumlu olarak, MSF Sağlık Ocağı’na yürüme mesafesinde, 30 yataklı bir İshal Tedavi Birimi kuruldu. Birim, salgına dair en ufak işaret görüldüğü anda derhal faaliyete geçmeye hazır.

Goyalmara Hastanesi

MSF Şubat ayında 74 yataklı bir sağlık tesisi açtı. Tesiste ayakta tedavi, genişletilmiş aşılama programı, ruh sağlığı desteği, cinsel şiddet ve toplumsal cinsiyete dayalı şiddet karşısında tıbbi destek imkanları var. Yatarak tedavi biriminde çocuk, yenidoğan, karantina ve doğum bölümleri bulunuyor. Bunun yanında, ambulansa da sahip, 7/24 açık acil servis mevcut. Bu tesis Aralık ayında patlak veren difteri salgınından dolayı, henüz inşaatı tamamlanmadan Difteri Tedavi Merkezi olarak hizmete açıldı ve Şubat ayı ortasına kadar bu şekilde hizmet verdi. Mülteci kampının dışında bulunan hastaneden hem mülteciler hem de yerel halk faydalanıyor.

Unchiprang

Unchiprang düzensiz yerleşim alanında 22.000’den fazla mülteci yaşıyor. Burada MSF’nin bir birinci basamak sağlık merkezi var ve kuruluş halen yerleşim alanının sağlık konusundaki ana hizmet sağlayıcısı durumunda. Unchiprang’daki MSF ekibi günde yaklaşık 200 hastaya bakıyor. Merkezde ayakta tedavi imkanı (genişletilmiş aşılama programı, ruh sağlığı, cinsel sağlık ve üreme sağlığı da dahil), 24 saat açık acil servis, 6 gözlem yatağı ve bir doğumhane var. Ayrıca karantina kapasitesi de bulunuyor.

Ekipler aktif vaka bulma çalışması yürütüp vakaları teşhis ve tedavi için sağlık merkezlerine yönlendiriyor, bunun yanında aşıları takip ederek insanları aşı yaptırmaya teşvik ediyor. Acil Durum Hazırlık Planımız kapsamında ve Sektörler Arası Koordinasyon Grubu ile Bangladeş Sağlık Bakanlığı’nın havadan veya sudan bulaşan hastalıklarda muhtemel salgınlara karşı hazırlıklarıyla uyumlu olarak, MSF Sağlık Ocağı yakınında, 36 yataklı bir İshal Tedavi Birimi kuruldu. Birim, salgına dair en ufak işaret görüldüğü anda derhal faaliyete geçmeye hazır.

Nayapara

Nayapara Mülteci Kampı’nda ve onu çevreleyen düzensiz yerleşim alanlarında 75.000’den fazla mülteci yaşıyor. MSF’nin buradaki birinci basamak sağlık merkezi kısa süre önce genişletilerek merkeze 7/24 hizmet veren, 5 gözlem yatağı ve 2 karantina yatağına sahip acil servis bölümü eklendi. Nayapara Sağlık Merkezi’nde ayakta tedavi imkanı, cinsel sağlık ve üreme sağlığı hizmetleri ve ruh sağlığı desteği bulunuyor. Buradaki ekip günde 200 muayene gerçekleştiriyor.

Acil Durum Hazırlık Planımıza uygun olarak burada bir İshal Tedavi Merkezi kuruyoruz; 100 yatak kapasitesine sahip olacak bu yapı salgın görülmesi halinde kullanıma açılacak.

Sabrang giriş noktası

MSF Ekim ayında Sabrang’daki sınır kapısında bir gezici klinikle çalışmaya başladı. Burada beslenme taraması, birinci basamak temel sağlık hizmetleri ve takibi yapılıyor. Bu hizmetler kabul merkezi ağına entegre edildi. Sabrang giriş noktasındaki gezici klinikte yeni gelen herkes sağlık taramasından geçirilerek muayene ediliyor. Çocuk ve yetişkinlere yönelik ayakta tedavi hizmeti mevcut, bunun yanında ağır vakalar tespit ve sevk ediliyor ve psikolojik ilk yardım sunuluyor.

Yorum Yapın