Bugün #SonMülteciGünü mü?

Dünya çapında 60 milyondan fazla insan, güvenlik ve koruma arayışı içinde yer değiştiriyor. Bu insanlar; düşünceleri, dinleri, cinsel tercihleri ve siyasi görüşleri nedeniyle zulmedildikleri çatışma bölgelerinden geliyorlar.

Mültecileri gözlerden mümkün olduğunca uzağa itmeyi hedefleyen siyasi kararlar e çıkarlar nedeniyle bugün bu insanların zulümden kaçma hakkı büyük bir tehdit altında.

Avrupa Birliği (AB) ve Türkiye arasında imzalanan anlaşma ve şu anda müzakere aşamasında olan diğer benzer anlaşmalar, zorla yerinden edilmiş topluluklara koruma sağlamanın isteğe bağlı olabileceğine ve sığınma hakkı sağlama dışında başka bir çözüm yolunun parayla satın alınabileceğine dair dünyaya korkunç bir mesaj gönderiyor.

Bu durum dünyayı mülteciler için daha tehlikeli bir yer haline getiriyor.

Bütün ülkeler aynı mantıkla hareket ederse, yakında sığınacak hiçbir yer kalmayacak. Erkek, kadın ve çocuklar can güvenliklerini sağlamak için kaçacak bir yer bulamayacak, güvenlikten yoksun  çatışma bölgelerinde mahsur kalacaklar.

AB - Türkiye anlaşması, koruma mekanizmalarına en çok ihtiyaç duyulduğu böylesi bir dönemde bu insanların temel sığınma hakkını hiçe sayarak II. Dünya Savaşı'ndan sonra insanları korumak için sunulan tüm vaatleri bugün geçersiz kılıyor.

Şu anda dünya çapında mültecilere tıbbi ve insani yardım götüren Sınır Tanımayan Doktorlar (MSF) olarak, Mülteci Sözleşmesi'nin ortadan kaldırılması ihtimaliyle karşı karşıyayız. Mülteci kavramı yok mu oluyor? Bu son Dünya Mülteciler Günü mü olacak?

Dünyayı kasıp kavuran savaş ve çatışmalar milyonlarca insanı yerinden etmeye devam ederken mülteci gerçeğinin değişmeyeceğine inanıyoruz. Bugün dünyanın dört bir yanında yaşam mücadelesi veren milyonlarca mültecinin çok daha büyük bir desteğe ve yardıma ihtiyacı var.

Bunun #SonMülteciGünü olmasına izin verme! Bugünün dikenli tellerle çevrili #SonMülteciGünü olması için de videoyu paylaşarak çağrımıza destek ol! #MSF #LastRefugeeDay

map refugee project_tr

Fotoğraf: Diala Ghassan/MSF

Fotoğrafta gördüğünüz Hadeel, çocuklarının can güvenliğini ve geleceğini korumak için 2013'te Suriye'yi terketmek zorunda kaldı ve Türkiye'ye kaçtı. Ülkesindeki savaştan kaçarken önce Gaziantep'e, daha sonra Şanlıurfa'ya sığındı ve ancak birkaç ay sonra eşine kavuşabildi. Hadeel şu anda Türkiye'de MSF ile çalışıyor ve çocuklarının yüzünün gülebildiğini görüyor. Fakat diğerleri Hadeel gibi geleceğe dair umutlu değil...

Fotoğraf: Sara Creta

Fotoğraf: Sara Creta

Sınır Tanımayan Doktorlar'ın Akdeniz'deki arama-kurtarma gemisi Bourbon Argos'ta görev yapan Lojistik Koordinatörü Pete Brindle ise, 140 kişiyle birlikte denizden kurtardığı bir çocuğu sakinleştirmeye çalışıyor. Denizdeki MSF ekipleri, geçtiğimiz 18 ayda 200 binden fazla insanı Akdeniz'de boğulmaktan kurtardı, fakat hala ulaşamadığımız binlerce insan var...


Meksika'dan Burundi'ye, Suriye'den Nijerya'ya, Afganistan'dan İtalya'ya kadar dünyanın farklı bölgelerinde devam eden siyasi ve askeri krizlerin yerinden ettiği insanların öykülerine ulaşmak, yaşam mücadelelerini okumak için MSF Exposure sayfasını ziyaret edebilirsiniz.

 

Yorum Yapın